Evrimde Ara Formlar
ARA
FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN?
November
30 2003 at 5:04 PM claudandus (Login
claudandus)
from
IP address 212.64.219.149
--------------------------------------------------------------------------------
SORU
5
Zork
(no
login)
212.64.224.250
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? November 30 2003, 6:19 PM
Sen
aynaya bak kardeşim!
Ara
fosili orda göreceksin!!
Beni
Adem
(no
login)
217.122.35.14
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? November 30 2003, 7:10 PM
Haci,
Ayni
hakaretleri bende sana yapabilirim aslinda. Ama bu bana neyi kazandiracak?
Hicbirsey.
Cunku
sonunda yine ben mahcup duruma dusecegim. Cunku Yuce Rabbimiz benide senide
goruyor. Ben once ondan sonra da butun insanlardan utanirim senin yaptigini
yapmak icin.
Insana
insan gerek,
Baksan
aslinda dost gerek.
Insandan
dost olami ki
Sirtini
donmeye gerek.
Oyle
degil mi Haci?
ahmet
kara
(no
login)
195.175.95.9
arafosiller hacıda November 30 2003, 9:15 PM
ara
fosil nerdemi.bu hacı varya kesin kazı yapmıştır bulmuştur bi kaç tane ara
fosil bak demedi demeyin:)ara fosil yoktur.hiç bir suda yaşayan canlı kara
hayatına geçmez.hem geçmesi aptallık olur çünkü suda yaşam karaya göre çok daha
kolay hemde biyolojik olarak bu mümkün değil.ayrıca hiç bir sürüngen evrimleşip
uçamaz.canlılık tarihin eski bir çağında birden bire ortaya çıkmıştır.onun
ötesinde hiç bir şey yoktur.ayrıca insan maymunsu bir atadan gelemez.dünyada ki
bütün memeliler 4 ayağının üstünde yürür.insanın bunu terkedip iki ayağı
üstünde yürümesi biyolojik olarak aptallık olur.çünkü iki ayak üstünde yürümek
bir hayvana yüzlerce dezavantaj sağlar doğal ortamda.herhalde hayvanımsı bir
insan türü iki ayağının üstünde yürüyünce binlerce yıl sora zekasının
gelişeceğini bilemezdi.bu ve bunun gibi bir sürü soru cevabını evrimcielr
veremiyor.
requiem
(no
login)
212.174.97.176
himmmm November 30 2003, 9:16 PM
arafosilleri
reddeden aslında müslüman degildir?_
muhammed
yalancımı yani ?
bence
islamın buluşudur ara fosil evet cok ciddiyim?_
bakalım
mı beraber?_
miracı
hatırla (at ile eşek arasında bi hayvan burak)
yani
bi geçiş(yasayan)fosiili örnegi buraktı????
bence
bütün fosiller gökte ??????
büyük
bi ihtimal ki darwin ara geciş fosillerinin oldugunu muhammedden esinlendi
(burak)
sevgiler
VAR
(no
login)
80.162.87.197
CEVAP VEREMIYORLAR November 30 2003, 10:07 PM
Ateistlerin
ve evrimcilerin cevap veremedigi bir soru oldugu icin dalga gecmek ve hakaret
etmekten baska bir sey yapamaz bu ateitler.
Hadi
yüreginiz varsa cevap verin ödlek Kâfirler.
Isinize
gelmeyince dalga gecmek ve hakaret etmekte bulursunuz son careyi.
oguz
(Premier
Login oguz..)
Forum
Owner
81.212.44.88
Var November 30 2003, 11:38 PM
lutfen
sakin ol...
VAR
(no
login)
80.162.87.197
oguz December 1 2003, 1:13 AM
zork
ve requem'e diyecektin sasirdin galiba.
requiem
(no
login)
212.174.16.167
önce? December 1 2003, 12:12 PM
bırak
su harun yahya ayaklarını
sonra
bi sitedeki evrim tartışmalarına bi bak?_
anlamassan
bi kaç kitağ ismi vereyim sana(dawkins)
onuda
anlamssan anlatıcam arageciş fosillerini sana
copy
pastel hiç yapmadım yapmıycam da?
ama
aynı seyleri neden yazalım ki?_
git
bi bak önce?_
ödlek
miş)))
claudandus
(Login
claudandus)
212.174.17.63
ateizm ve spekülasyon December 1 2003, 1:54 PM
Bırakın
lütfen ya sizde biliyorsunuz ki bir tane bile ara fosil yok bi ara bir kaç tane
evrimci sahtekarlık yaptı ama pozitif bilim onlarında foyasını ortaya çıkartı.
sorularımı
yine silmişsiniz yüreği olmayan deve kuşları sizi.
tevhid
(Login
tevhid.)
213.139.192.139
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 2:01 PM
Bu
konuyu fazla uzatmaya gerek yok. Aslında konu çok basit....
İnsanlar
ve insansılar meselesi bu. Allah insanlara hitap etmiştir. Ağaçlara, hayvanlara
ve insansılara değil.
Her
kim ki kendini insan görür ADEM den geldim derse bilinsin ki o gerçekten
İnsandır. Her kim ki hayır ben bir evrimleşmiş hayvan türünden geldim derse
bilsin ki o da hayvandan türemiş bir İnsansıdır.
Herkes
kendini ne farzederse odur. Haydi seçin yerinizi.
mucahit
(no
login)
81.214.19.17
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 3:08 PM
Bunların
çoğu delilleri örtpas etmekten başka bir şey bilmezler.Ara geçiş formu diye bir
şey yoktur.
HACI
(no
login)
24.147.252.201
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 3:19 PM
Ara
sekilleri size aciklasak anlayacak misiniz?
Sizde
o kadar kapasite var mi?
Var
deyin, Haci aciklasin..
Gecmiste
belki yuz kere acikladi..
Anlamadiniz..
Hadi
bakiiiiiiimmmmmm
Musluman
kafalilar...
Kucuk
beyinliler yani..
Yallah.......
ALLAH
(no
login)
62.109.88.247
VAR MUCAHIT KULUM VAR! OLMAMI! December 1 2003, 3:20 PM
VAR
OLMASINA DA, BEN SAKLIYORUM ONU YERIN VE GOGUN 7 KATMANI ARASINDA.
NIYE
MI SAKLIYORUM?
SEN
BENIM HIKMETIMDEN SUAL MI EDIYORSUN YANI SIMDI?
NEYSE,
IMANLI BIR KULA BENZIYORSUN CEVAPLIYAYIM,
ATEISTLER
KAFAYI YESIN DIYE SAKLIYORUM TABII KI, NEDEN OLACAK. CEZA CEHENNEMDE OLMAZ
SADECE!
HADI
NURI HOCANIN YANINA HATIME DEVAM EDIN,
SUPHESIZ
KI NE HIKMETLER SAKLADIM SIZIN ICIN KITABIMA!
HACI
(no
login)
24.147.248.129
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 3:52 PM
HAYVANLARIN
EVRIMI-FOSIL KAYITLARI
Punctuated
Equilibrium.
Mevcut
fosil kayitlarina bakarak cikarilan sonuc, evrimin duzenli bir sekilde ve bir
plan dahilinde cereyan etmedigi gercegidir. Yaradilisa inananlara gore,
ara-gecis formlarinin olmamasi, canlilarin bir guc (Al-lah) tarafindan
yaratilmis olmalari gerektigini gostermektedir. Allah, caninin istedigi an, o
gun keyfi yerindeyse, bir canli turu yaratmis ve onu dunyaya indirmistir. Canli
turlerinin milyonlari astigi gorulurse, Allah’in cok keyifli gunler gecirmis
oldugu sonucuna varilabilir. Ne aptalca bir Al-lah bile diyebilirsiniz.....
Evrim
yalniz yavas ve tedrici bir surecler dizisi degildir. Aniden de ortaya
cikabilir. Canlilar, cevrelerindeki baskilara boyun egerken, her zaman yok olup
gitmezler. Letal olmayan cevresel baskilara adapte olurlar. Bu adaptasyon
(uyum) evrim olarak bilinir. Icinde yasadiklari ortama cok iyi uymus olan
canlilarda evrim sureci ya son derece yavas bir sekilde gelisir, ya da hic
gelismez. Bazi kopek baliklarinin ve deniz hayvanlarinin yuzmilyonlarca yil
ayni sekli koruduklari gibi.... Fosil kayitlari da bu gercekleri yansitmalidir
ve gercekten de yansitmaktadir.
Canlilarin
“fenotipik” ve “genotipik” nitelikleri vardir.
Fenotipik
nitelikler canlilarin gorunusudur. Ornegin insanin gorunusu onun fenotipik
niteligidir. Kimi, ince uzun, digeri, kisa sisman, kimi kadin, digeri erkek,
kimi beyaz digeri siyah, o kadar cok fenotipik ozellik vardir ki, bazi
durumlarda uzaydan entel bir yaratik gelip, bizleri incelese, ve genotipik
niteliklerimizi dikkate almasa, bizleri farkli turlere bile ayirmaya tesebbus edebilir.
Bu fenotipik nitelikler, genotipik nitelikler tarafindan dikte ettirilir.
Kromozomlarda bulunuan DNA, cesitli protein molekullerini sentez ederek,
gozumuzun renginden, ayak bas parmagimizin buyuklugune kadar, sacimizin
kivircikligindan, burnumuzun sekline kadar, her turlu insani niteliklerin
manifestasyonunu saglar. Bu mekanizmalar cok iyi bilinmektedir. Su anda
onlardan bahsetmek istemiyorum.
Insanlarla
hayvanlar arasinda fenotipk ve genotipik benzerlikler vardir. Ancak atla insan
arasindaki, fenotipik ve
genotipik
benzerlikler, (Claudandus gibi bazi geri zekalilarin ata benzemelerine ragmen),
gorille insan arasindaki benzerlikten cok daha azdir. Aslinda, insan ve goril
arasindaki fenotipik benzerlik oldukca az oldugu halde, genotipik benzerlik %
99’a yakindir. Durmaksizin degisen bir ortamda, cevredeki bazi baskilara maruz
kalan canlilarda ilk degisiklige ugrayacak olan nitelik, genotipik olanidir.
Bazi genler mutasyona ugrayarak, canlinin cevreye olan uyumu saglanir. Bu
genetik mutasyon hizla gelisebilir ve canlilar degismekte olan ortama kisa bir
sure icinde, bin-iki bin yil icinde, adapte olabilirler. Bu sure icinde
fenotipik bir degisime ugramamis bile olmalari soz konusudur. Cunku her genetik
nitelik, kendini yeni bir fenotipik nitelik olarak yansitmamaktadir. Genetik
mutasyonun baska yararlari olabilir. Canli metabolizmasi ve organ ve dokularin
fonksiyonlari ile ilgili nitelikler bu genetik mutasyon sirasinda yeni
kosullara uymak uzere degisir ve daha uyumlu bir nitelik kazanabilir ve bunlar
henuz fenotipik nitelikleri dikte ettirmeyebilir. Ancak genetik degisikliklerin
fenotipik olarak kendilerini belirtmemelerinin bir siniri vardir. Genetik
degisiklikler birikir ve bir gun gelir, son bir damla hayvanda cok belirli bir
fenotipik niteligin ortaya cikmasi ile sonlanabilir. Butun bu surec bir kac bin
yil icinde baslayip, bitmitir. Buna punctated equilibrium denir ve yeni ortaya
cikan hayvanla, eski hayvan arasinda ara turleri gelismeye zaman bulamamistir.
Ara hayvana gerek yoktur veya ara hayvanlarin fosillesmesi icin gerekli zaman
yoktur. Evrim, insan gozu icin cok yavas cereyan eden bir surectir belki ama,
dogada bir kac bin yil, son derece kisa bir suredir.
Punctated
equilibrium evrimle ilgili kuramlardan biridir. Neden fosil kayitlarinda
ara-gecis formlarinin olmadigini aciklar.
Allah'a
sukur; Allah yoktur. Cunku Allah’a gerek yoktur.
Zork
(no
login)
212.64.224.250
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 3:58 PM
Sayın
ALLAH, seni hazır yakalamışken şurada, bir sorum olacak sana, izninle tabiii:
Senin
şu taşkafa müslo kulların evrim/yaratılış konusunda kafa ütülüyorlar burada.
Sanan
sormak istediğim, madem bu taşkafaları çamurdan yarattın bu pislikleri,
hangi
akla hizmetle sediment aralarına fosilleri serpiştirdin?
Ya
çok şakacı bir kişiliğin var, ya da son derece kurnaz birisi olmalısınç
İnsanları
birbirine düşürmekten ne yarar umarsın, anlamak mümkün değil.
Adam
gibi çık ortaya ve hangi versiyonun doğru olduğunu kanıtları ile koy oraya!
Sen
koymazsan biz koymasını biliriz walla!!
Ateistlerle/evrimcilerle
kafa mı buluyon sen allaşkına ?
Yaşından
başından utan!
mucahit
(no
login)
81.214.17.147
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 4:14 PM
Efendiler
sizlere hakaret etmiyeceğim .Allahı peygamberi tanımayan ne derse yeridir.Bende
sizin gibi olsam aynı şeyi düşünürdüm ve yapardım.İnançsizdan bu beklenir.Öküze
diyemeyiz neden insan gibi oturup kalkmıyorsun.yiyip içmiyorsun? bir işte
çalışmıyorsun diye .Bu ateist kafalarada hak ettikleri gibi davranmak lazım.
Zork
(no
login)
212.64.224.250
Lan Zurna kafalı Müslo! December 1 2003, 4:27 PM
bırak
tatavayı das soruya cevap ver!
Madem
evrim falan yok, hepiniz çamurdansınız
Allah
neden kayalık aralarına fosilleri koymuş?
Allah
‘dalgac’ı biri mi??
Neden
fosiller var,
fosil
kafa seni??
yorumcu
(no
login)
213.143.224.130
mucahit December 1 2003, 4:30 PM
valla
bravo
tebrik
ediyorum seni,
inan
bu zamana kadar gördüğüm en güzel cevabtı..
ahmet
kara
(no
login)
195.175.95.80
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 1 2003, 11:55 PM
hacı
arafosilleri anlatacam diye kasma kendini bu kadar çünkü saçmalayıp
durmuşsun.kanıt sölicem demişsin ama kanıtın yok boş boş laflar.darwin bile
teorimi kanıtlamam için arafosilleri bulmalıyım ama bulamadım demiş.elbetteki
bi sürüngen birden bire uçmaya başlamamıştır bunun arası bir canlı
olmalıdır.aynı şekilde insan maymun arası bir hayvan olmalıdır.evrimciler bu
fosilleri bulamadığı gibi insanları aldatmaya çalışmışlardır.çeşitli
sahtekarlıklar yapmışlardır .burda müslümanlara hakaretler eden evrimciler bir
sürü bilimsel sahtekarlık yapmışlardır.arafosil diye sundukları kanıtların
bazılarıda hala dünyamızda yaşayan canlılar çıkmışlardır.bi kere daha
sölemiştim nasıl bütün insanlar geriye doğru sıralarsak ademde
birleşiyor.evrime görede bir sinekle bir insanın evrimini geriye doğru
çevirirsek aynı ortak atada buluşacak.haha çok inandırıcı
DEHA
(no
login)
212.146.161.226
Allah nickini kullanan arkadaş December 2 2003, 12:02 AM
Bu
nickin bazı katılımcıları rahatsız edebileceğini düşünüyorum,eğer sizce de
uygunsa bu nick'i bundan sonra kullanmamanız daha uygun olacaktır.
Mantık
(no
login)
68.39.250.92
Ara geçiş fosilleri vardır December 2 2003, 7:04 AM
Ara
geçiş fosilleri vardır, bulunmuştur. Yaratılışçıların bu konudaki iddiaları geçersizdir.
Harun Yahya'nın ABD'deki ICR (Institute for Creation Research) ve benzeri,
kilise kaynaklı, bilimle ilgisi olmayan yaratılışçı kurumlardan tercüme ettiği
yazılarda bulunan bu tür iddialar, sadece cahil halkı yanıltmak ve evrim
teorisine karşı şartlandırmak amacıyla yazılmaktadır.
Bir
ara fosilleşmenin ne kadar nadir olduğundan bahseden bir yazı yazmıştım. Ölen
her canlı fosil olmaz. Bir canlının fosilleşebilmesi için çok özel şartların
oluşması ve pek çok faktörün bir araya gelmesi gerekmektedir. Bir rakam vermek
zor ama milyonda, hatta milyarda birden bile küçük bir olasılık ölen bir
canlının fosilleşmesi.
Bu
yüzden istediğiniz her canlının fosilini bulamazsınız. Ama buna rağmen elde pek
çok ara geçiş formu fosili bulunmaktadır.
Ara
geçiş formları konusunda Dr. Ümit Sayın'ın Evrimcik sitesinde yazdığı bir
yazıyı buraya kopyalıyorum:
-------------------------------------------------------
Bilimsel
Yaratiliscilarin ve BAV'in bu iddialarinin hic birisi bilimsel olarak gecerli
degildir. Cunku pek cok gecis fosili bulundugu gibi, pek cok gecis canlisi da
mevcuttur. Yaratiliscilar, gecis turleri hakkinda son derece on yargili ve
cahilce davranmakta; islerine gelmeyen bilgiyi de her zaman oldugu gibi
carpitmaktadirlar. Oncelikle sunu belirtmekte yarar var: Evrimciler, Evrim
Kuramini ortaya koyarlarken, Yaratiliscilara veya bilim dunyasina hic bir gecis
fosili sunmak zorunda degildirler. Gecis turleri veya fosillerini bulamasaydik
da, bu Evrim Kuramini gecersiz kilmazdi. Bugun Coelacanth gibi, Archaeopteryx
gibi, Icthyostega gibi, Seymouria gibi, gecis fosillerine rastliyorsak, bu
sadece sansli olmamizdan dolayidir. Aslinda bu fosillerin hic birisini
bulamayabilirdik de, ama bu yine Evrim Kuramini gecersiz kilmazdi. Bugun
dedigimiz gibi, bu turler kaybolmustur diyebilirdik! Her yil yeni fosiller
bulunarak Evrim Kurami biraz daha desteklenmektedir ve yeni fosiller bulunmaya
devam edecektir. Evrimciler kaybolan gecis fosillerinin veya kaybolup dogaya
karisan gecis canlilarinin hesabini Yaratiliscilara vermek zorunda degillerdir.
Nitekim gecis canlilarinin cogunun kaybolmasina karsin, bugun Evrim Kuraminin
izah edilmesi icin yeterli sayida fosil bulunmustur (1, 2, 3, 4). Baliklardan
Amfibiyanlara gecis: 408 milyon yil once, erken Devonian cagda, iki tip kemikli
balik turedi; Sarcopterygii ve isin yuzgecli baliklar (ray-finned fishes).
Sarcoptopterygii grubu baliklar cigerbaliklarini, (lungfishes, Dipnoi)
coelacanthi [kolekant] ve rhipidistian isimli baliklari icermekteydi.
Eusthenopteron [ostenopteron] , lob yuzgecli rhipidistianlar [ripidistian]
grubunun bir uyesidir ve tetrapodlar (dort ayaklilar) bu gruptan turemislerdir.
Ichthyostega [ikitiostega] Gronlandda bulunan, gec Devonian donemi
amfibiyanidir ve amfibiyanlarin baslangicina verilebilecek ilk ornektir.
Eusthenopteron'da pelvis kemigi, femur, tibia/fibula kemiklerinin ilk
bicimlerine rastliyoruz, sonra bu kemikler Ichthyostega'da ve biraz daha
degismis ve buyumustur. Ichthyostega 'da hem solungaclara ait yapi hem de ciger
bulunmaktadir. Acanthostega [akantostega] isimli baligin fosilleri ise benzer
ozellikleri kanitlamistir. Ama tabii aradaki pek cok balik turu kayiptir.
Labyrinthodont [labirintodont] (Diplovertebron) bu gecis grubu icin
verilebilecek baska bir ornekti Amfibiyanlardan surungenlere gecis: Amniotlar,
Aves (kuslar), Mammalia (Memeliler) ve Reptilia (surungenler) gruplarini
olusturan cok genis bir tetrapod (dort ayakli) sinifidir . Ilk bilinen
amniotlar, labyrinthodont [labirintodont] amfibianlardir. Bunlar kertenkeleye
benzeyen surungenlerdi. Isimlerini amniyotik yumurta ile uremelerinden
almaktadirlar. Amfibianlardan iskelet yapisindaki degisiklik sayesinde ayirt
edilebilirler; bunlar, bir sakral vertebranin yerine pelvisi iki sakral
vertebranin tutmasi, uc tarsal kemigin bir kemik halinde birlesip, kaynamasi
(astragalus) vb ozelliklerdir. Captorhinid [kaptorinid] isimli bir gruptan da
diger bir grup surungenler turemistir. Amfibianlardan surungenlere gecisin
diger bazi ornekleri, Hylonomus, Paleothris, Protorothyris di Amniotlar dan
memelilere gecis: Memeliler yaklasik 50-70 milyon yil once ortaya cikmaya
baslamislardir. Bu gecise ornek olarak gunumuzde yasayan, uc grup vardir:
PROTOHERIA (echidna ve platypus) METATHERIA (Marsupialler; kesecigi olan
memelilerdir, yavru dogduktan sonra, bu kesecikte bir sure saklanir, kanguru,
koala, opossum Avusturalya ve Amerika kitasinda yasayan marsupiallerdir) ve
onlarin kardes grubu, EUTHERIA (plasentali memeliler). Bu gruptakilerin
surungenlerden en temel farklari endotermik olmalari, yani vucut sicakliklarini
belirli bir derecede sabit tutabilmeleri (35-38 derece santigrad); tuylu
olmalari, yavrularini dogurup, dogumdan sonra onlara uzun sure bakmalari; sut
uretmeleri; sadece alt cene kemiginin hareket edebilir olmasi; dislerin belirli
fonksiyonlar icin spesifiklesmis olmasi; pelvisin genis bir ileuma sahip olmasi
(buyuk olasilikla dogumu kolaylastirmak icin), dar bir zigomatik kemige
baglanan ve kafanin iki tarafindan cikan ve ceneye (mandibula) baglanan guclu
cigneme kaslari vb. Alt grup amniotlardan sonra memelerin turemesi soyle
olmustur, bu bilgiler, gerek fosil kanitlari gerekse bugun yasayan memelilerle
kiyaslaninca ve bulunan fosillerin yasi hesaba katilinca tam bir tutarlilik
gostemektedir (5): A) Captorhinidler ilk amniotlardi B) Gozlerinin kenarinda
cesitli kemiklerle goz cukuruna sahip, Syanapsidia (sinapsidler), C) Iskelet
yapisiyla bu gruplardan ayrilan sphenacodontid [sifenakodontid] pelycosaurlar;
en meshurlari Dimetrodon'du. D) Daha sonra ortaya cikan sinapsidleri gec
Permian donemde goruyoruz: Biarmosuchus [Biarmosukus] E) Therapsida, grubu
ozellikle vertebra ve kafa iskeleti bakimindan atalarindan degisiklik
gosteriyordu F)Cynodonta grubu'nun en onemli ozelliklerinden birisi, alt cene
ile kafatasi arasinda ikincil bir eklem yapisinin gelismesiydi, 70 milyon yil
once yasadilar. G) Mammalia grubunun ilk atalarindan birisi Morganocodon, son
Triassic ve erken Jurassik donemde oraya cikan ve memelilerin pek cok iskelet
ozelligine sahip bir on-memeliydi . Ayrica orta kulaktaki cekic, uzengi ve ors
kemiklerine de sahipti, yani bu grupta koku hissinin yanisira sesleri duyma da
oldukca gelismisti H) Memelilerin baslangici , ornegin marsupialler I)
Plasentali memelile Asagida ele alinacak olan, pek cok on memeli ve memeli
grubuna verilen isimlere ait fosiller bulunmustur; sistematizasyon bilimsel
yaratiliscilarin analojik ve carpitma yontemlerine hic benzemeyen kati bilimsel
yontemlerle ve hayvanlarin anatomileri ve de tahmin edilen fizyolojileri uzun
incelemeler sonunda goz onune alinarak yapilmistir (5). Iste Yaratiliscilarin
yok dedikleri gecis fosilleri, amniotlarin baslangicindan Memelilere kadar,
ornekleriylebirlikte soyledir (1, On Memeli.................. Limnoscelis
PELYCOSURIA ..... ........ Ethyris (#: yukaridakinin aynisi).. Archaeothris #.......................................
Varanops
#.............................
........ Haptodus
#......................................
Dimetrodon
THERAPSIDA
............... Biarmosuchus
#.....................................Regisaurus
#....................................Theriognatus
CYNODONTA....................Dvinia
#........................................Procynosuchus
#.......................................Thrinaxodon
#.......................................
Cynognatus
#......................................
Diademodon
#.......................................
Probelesodon
#......................................
Probainognathus
#......................................
Oligokypus
MAMMALIA...............
Morganucodon
#...................................Kuehneotherium
#...............................
.. Peramus
#...............................
Aigialodon
#...................................Marsupilia
#...............................
Placentalia Placentalia (plasentasi olan) primatlara ve Homo sapiense kadar
uzanan genis bir grubun adidir. Fakat Amniotlardan, Therapsidlere gecen sure
icinde pek cok gecis fosili ve canlisi bulunmustur. Bu canlilari siniflandirabilmek
, yogun bir biyoloji egitiminin sonucunda varilabilen bir sonuctur. Bu
siniflama yapilirken ozellikle, anatomi ve paleontoloji konusunda cok yetkin
olmak gereklidir. Bu siniflamaya Harun Yahya gibi, BAV elemanari veya bilimsel
yaratiliscilar gibi gecmis egitimleri supheli ama amaclari asikar kisiler
bilimsel olarak itiraz etme yeterliligine ve yetkisine sahip degillerdir. [
1)Douglas Futuyma, Evolutionary Biology, Sinauer, 1998, sayfa: 138-160. 2) Tim
Berra, Evolution and the Myth of Creationism, Stanford University Press, 1990
3) Roger Cuffey, Paleontologic Evidence and Organic Evolution, in Science and
Creationism, edited by Ashley Montague, Oxford University Press, 1984,
sayfa:255-282 4) Douglas Futuyma, Science on Trial, Sinauer 1995, sayfa: 68-97
5) T.S. Kemp, Mammal-like Reptiles, Academic Press, 198
mucahit
(no
login)
81.212.238.93
Re: ARA FORMLAR NEREDEDÝR ATEÝSTLER AÇIKLASIN? December 2
2003, 11:14 AM
Bunuda
iyi okuyun beyler .Bir DNA İçindeki bilgiyi açıklayamıyan bir teori nasıl hala
inatla savunuluyor anlamıyorum.Yer yüzünde tesadüf diye bir şey yoktur.Hani
peki hilkat garibesi canlılar?Bir iğne ustasız olmaz bir harf katipsiz
olmaz.Nasıl bu muhteşem saray hakimsiz olabilir.BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
mucahit
(no
login)
81.212.238.93
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 2 2003, 11:20 AM
Bunuda
iyi okuyun beyler .Bir DNA İçindeki bilgiyi açıklayamıyan bir teori nasıl hala
inatla savunuluyor anlamıyorum.Yer yüzünde tesadüf diye bir şey yoktur.Hani
peki hilkat garibesi canlılar?"Bir iğne ustasız olmaz bir harf katipsiz
olmaz.Nasıl bu muhteşem saray hakimsiz olabilir".BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
ali
oktay
(no
login)
217.131.89.79
Manitu evrimleşti allah oldu. December 2 2003, 1:33 PM
Allah
putuna tapanlar evrim kuramına fena takmışlar anlaşılan,azıcık düşün
yetenekleri varsa onu da sıyırtacaklar bu gidişle.
Evrim
kuramı ve bu kuramı destekleyen tüm bulgular ortada yokken de yaratıcı bir
tanrının var olamıyacağı binlerce yıldan beri söylene geliyordu.Yani tanrıların
yadsınması yeni bir şey değil.Evrim olgusunun keşfi ve bir kuram olmanın
ötesine geçmesi yani bilimsel zemine oturması hala Allah putuna tapmakta
olanların son umutlarını yok etmesiyle tek hedef haline gelmesine yol açmıştır.
Tanrıyı
doğuran ana neden bir zamanlar insanoğlunun doğaya ilşkin egemen
cehaletidir.Yani Allahın anası cehelettir.Bu cehaleti yok edecek tek silah ise
doğa bilimidir.Doğa bilimine eklenen her bilgi ve bulgu altında ezilen tanrı
kavramı, evrim kuramı altında jiletle bile kazınamıyacak denli ufalanmış ve bu
bilgilerle donanmış uluslar tarafından dışlanarak süpürülmüş,yok edilmiştir.Bu
süprüntü savlar ortadoğu ülkeleri gibi bilimin dışında kalmış ulusların batı
ugarlığı karşısındaki onarılmaz yenilgilerinin tek tesellisi olarak yapay
solunumla yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Ne
gariptir ki İslami terörü ve bilim karşıtlığını hortlatan da yine batı
emperyalizmidir.Ve burada amaçlanan yine bizatihi "emperyalizmdir".
Dini,
umarsız insanların bir umut ve güven duygusu olarak körükleyen kan
emiciler,insanı insanlığından çıkarmış olan islamın allahını emperyalist
amaçlarının tetikcisi olarak kullanırken kendi halklarını alabildiğine doğa
bilimi ile donatmakta, böylece Allah söylemi ile "hırt" haline soktuğu
çağdışı kafaları göz diktiği bölgelerin uyanışına karşı biyolojik bir çinseddi
olarak kullanmayı amaçlamaktadır.
Yaşanan
son terör olayları, allah putu adına nasıl pervasızca cinayetler
işlenebileceğinin son örnekleri olarak ortada dururken doğayı doğru olarak
açıklayabilen tek kuramı, yine bu allah putuna kurban etmek istercesine allah
putuna tapan cahilleştirilmiş ayak takımının ağızına sakız olarak tıkıştırmak
günümüzün en trijikomik manzarası olarak ibretle izlenmektedir.
Bu
çok basit taktiği anlamak zor değildir.
Bizim,
allah putuna tapan ayak takımı bilim dışı dünyalarından özveride bulunup neden
olmayan akıllarını bu konuya yormaktadırlar dersiniz?
Basit,
Bilindiği
gibi bilim dünyası içinde allah putu her ne kadar itibar görmese de bimin
kıyında olanlardan binde bir allah putuna tapanlar da çıkmaktadır.Evrim kuramı
bilimsel bir kuram olarak bilim çevrelerinde asla doğruluğu-yanlışlığı
bağlamında tartışılmamakta salt ayrıntılar üzerindeki görüş farklılıkları ele
alınmaktadır.Çünkü kuramın temel çerçevesi tüm bilim nsanlarınca kabul görmekte
ve yeni bir alternetif ortaya konulamamaktadır.Zaten bu konuda bir çalışma bile
yoktur.Evrim kuramının çok spesifik ayrıntıları üzerindeki tartışmalar bilimin
doğal yapısı ile örtüşmektedir.Evrim kuramına tavır alan bilimsel çevreler
değil tam aksine bilimdışı çevrelerdir.Forumdaki allah ptuna tapan zoptriklerin
hangisi bilimin birebir içindedir,bırakınız bilimle ilişkiyi iki satır düzgün
tümce kurmaktan aciz,yüzelli kelime dağarcığı olan garibanlardır,büyük bir çoğunluğu
ise hala yüz sene önce yumurtlanan çatlak nur yumurtasının sınırlı dilini
kullanan sapkınlardır.İşte bu güruh bu işin kaymağını yiyenlerce papağan olarak
kullanılmakta,önceden belirlenen klişelrin şaklabanlığını yapmaktadırlar.Asıl
organizatörler toplum önüne çıkmaktan özenle kaçınmakta,bilimsel alandan
sıvışmaktadırlar. Tüm dünyada bu cehaletten beslenen inanılmaz bir sektör
vardır.Bu gün bilimsel kuruluşlar ortak bir deklerasyon yayınlayıp
allahlarınızı çöpe atabilirsiniz deseler dünyadaki tüm ekonomiler
batacaktır.Evet evet düş gücünüzü bir zorlayın bakalım.İşin altından neler
çıkacak?Yer yüzündeki milyonlarca tapınak bunların sırtından geçinen
asalaklar,ödenekler,genel giderler,inşaat sektörü,restorasyon
sektörü,mühendisler,kabzımallar,enerji sektörü,matbaalar,kurum ve
kuruluşlar,medya,promosyon sektörü,tekstil sektörü...bu aklıma gelenler sadece
küçük bir bölümüdür ve işin bir yanıdır.Bnun yanında işsizlik,pikolojik yıkım
gibi daha dev boyutlu sorunlar vardır.Kitlesel intiharlar,umudun tükenişine yönelik
cinnetlerin getirdiği soygunlar,ayaklanmalar,cinayetler de cabası.
Burada
Volteri anmadan geçemiyeceğim,
Tanrı
yoksa bile uydurulmalıdır.
diyor,
büyük düşünür.
Devletin
başında olsam ben de aynısını söylerdim.
Bu
kadar ahmakla uğraşmak gerçekten zor iş.Zaman her şeyin çaresidir bir
bakıma.Evrimsel süreçte yok olacak olan bir sapkın düşünceyi birden yok etmenin
alemi yok.İnsanlık tarihi bu acıyı çok çekti kanını çok akıttı,yüzdü yüzdü
kuyruğuna geldi,sabretmeli,zorlamaya işi zora koşmaya gerek yok.Bazan bu kör,
sağır ve beyinsel kabızlık çeken güruha kızmıyor değilim bu zavallılar
Dicovery,National geographic,Animal Planet,History gibi kanalları izlemezler mi
diye,Belki olanakları sınrlıdır izleyemiyorlardır,ama bir okuldan daha değerli
ve etkin öğretiler sunan (beleş)bu yayınları izliyor ve buna rağmen allah
putuna tapmaya devam ediyorlarsa bunun bilgisizlikten kaynaklanan bir
saplantının ötesinde travmatik bir boyuta uzandığını anlamamak zor değil.bizce
sakıncası da yok,ancak bilim dışındaki bir sfsataya bir söylenceye haklılık
kazandırmak uğruna çırpınmaya ,çarpıtmaya,bilisizlerin aklını çelmeye de el
insaf demeden edemiyorum.bir allah putuna tapan dingil koca başlık açıyor ancak
söylediği bir şey yok,tek şey neden bir ara form yok?böyle bir soru olurmu?a
benim beynine limon sıkılmış müslom,bilim araştırma,bulgu,kuram bu kadar kolay
mı?dinamik bir dünyada? birisan kalıntısının salt uyluk kemiğinden ciltler
dolusu kitapların yazıldığı,yüzlerce toplantıların yapıldığı,binlerce
bildirilerin sunulduğu bir platforumda sen neden söz ediyorsun?ey dingil..unun
şurasında paleontolojik ve arkeolojik buluntuların geçmişi bir kaç on yıllık
buluşlar değil mi?beş milyerlık dünya tarihi içinde başlangıç anındaki
puzzle'ın son parçasını sormanın telaşı niye?elbet yanıtı bulunacak,gerekli
boşluklar doldurulacaktır.Bilim din gibi doğmalardan ibaret değildir,bilimde
sabitler,kabuller de vardır.Pi sayısı allah icadi değil ama tüm mühendislik
alanında geçerli bir sabit, bir kabuldür.Kaldı ki dinamik bir evrende yaşadığımızı
söylemiştim,yer kabuğunun her an hareket ettiği,belirsiz periotlarda evrensel
felaketlerin yaşandığı bir ortamda ara formların hiçbir zaman bulunamaması da
söz konusu olabilir,ama kuramın doğruluğunu asla etkilemiyecektir,hem bilim
dünyasının ara form diye bir kaygısı da yok,bu sizin dar kafanızın gerçekleri
sınırlı aklınıza oturtma fobinize karşı icat ettiğiniz bir argumandır,evrim
salt insan bağlamında araştırılan bir olgu da değildir ,daha bu ay içinde
izlediğim bir belgeselde bir adada yaşayan yılan türlerinin bir kaç yıl içinde
evrimleştiklerinin gözlendiği anlatılıyordu uzun uzun.Yerdeki kemirgenlerin
tükenişleri ile birlikte yılanların beslenme zincirlerini nasıl değişime
uğrattıkları ve yerden ağaçaların tepelerinde yaşayan kuşlara yönelerek yeni
doğalarına nasıl uyum sağladıkları konusunda ayrıntılı bir yapıttı.Bu tür
görsel yayınlara kapadığınız gözleri çağdışı pagan kültürlerine alabildiğine
açmanız çok vahim doğrusu.
Bir
El kaide kafalı bilimsel bir gerçeği çağdışı bunak bir müslonun söylemi ile
çürütme gafletinde bulunmuş,buna ne denilebilir ki? gülmek mi gerek ağlamak mı
bilemiyorum.Bu genç insanları bu kadar bilimin dışına iten eğitim zihniyetinin
ayıbıdır bu ama üzülmemek elde değil.Sonra da kalkıp allah putu adına katliam
yapanlara şaşırmamak gerek.İnsanlık tarihi boyunca işlenen her cinayetin on da
dokuzu allah putu adına yani bir hiçlik uğruna işlenmiştir ne yazık
ki.Dolomalık kabak gibi beyni boşaltılan kafaların içine önceden hazırlanıp
doldurulmuş din kompostu kafanın içinde şişip kaplamış tüm boşluğu,artık yeni
bir şeyi alır tarafı kalmamış,tek çare şok tedavisidir bu gibi psikolojik
travmaların ama o da toplumsal depremler yaratır diye kontrollü aktarılıyor
bilgiler.Yakın bir gelecekte yeni kuşaklar bu tarvmadan uzak tutulacaktır,bizlere
ise biraz daha katlanmak kalıyor.
claudandus
(Login
claudandus)
212.253.77.97
Okan December 2 2003, 5:38 PM
Yüreğiniz
yok mu sizin neden bu kadar korkuyorsunuz yazdıklarımdan hiç mi cesaretiniz yok
sizin burdaki yazılarımdan korkan sizler utanmadan tehdid mailleri atıyorsunuz.
Sizin
yüreğiniz ancak yazılanları silmeye yeter o kadar.
Mantik
(Premier
Login oguz..)
Forum
Owner
65.160.128.2
okan December 2 2003, 5:55 PM
Cad'da
bulunan fosil ile ilgili kopyaladigin yazi daha once forumda tartisilmis. Bak
sana link'ini vereyim:
http://www.network54.com/Hide/Forum/thread?forumid=155862&messageid=1026717815&lp=1026894937
Eger
bu konuda soyleyeceklerin varsa, o basligin altina yazabilirsin. Boylece hem
yazi guncellenir, hem de varsa kendi fikirlerini tartismis olursun.
Yukariya
astigin yazi bir tekrardan baska birsey olmadigi icin siliyorum.
claudandus
(Login
claudandus)
212.253.77.97
OTA BENGA December 2 2003, 6:05 PM
Ota
Benga, 1904 yılında, Samuel Verner adlı evrimci bir araştırmacı tarafından
Kongo'da yakalanmıştı. Adı, kendi dilinde "dost" anlamına gelen
yerli, evli ve iki çocuk babasıydı. Ama bir hayvan gibi zincirlendi, kafese
kondu ve ABD'ye götürüldü. Buradaki evrimci bilim adamları, St. Louis Dünya
Fuarı'nda onu çeşitli maymun türleriyle birlikte kafese koyarak "insana en
yakın ara geçiş formu" olarak teşhir ettiler. İki yıl sonra ise New
York'taki Bronx Hayvanat Bahçesi'ne götürdüler ve birkaç şempanze, Dinah adı
verilen bir goril ve Dohung adı verilen bir orangutan ile birlikte
"insanın eski ataları" adı altında sergilediler. Hayvanat bahçesinin
evrimci müdürü Dr. William T. Hornaday, bu nadide "ara geçiş formu"na
sahip olmanın kendisine verdiği gurur hakkında uzun konuşmalar yapmış,
ziyaretçiler de kafese konan Ota Benga'ya sıradan bir hayvan gibi
davranmışlardı. Ota Benga, sonunda maruz kaldığı uygulamaya dayanamayarak
intihar etti.
Philips
Verner Bradford, Harvey Blume, Ota Benga: The Pygmy in The Zoo, New York: Delta
Books, 1992
claudandus
(Login
claudandus)
212.253.77.97
AT December 2 2003, 6:09 PM
Onlarca
yıldır, "atın evrimi", evrimin teorisinin en iyi belgelenmiş
kanıtlarından biri olarak gösterilmiştir. Farklı devirlerde yaşamış dört ayaklı
memeliler küçükten büyüğe doğru dizilmiş ve bu "at serileri" doğa
tarihi müzelerinde sergilenmiştir. Oysa son yıllardaki araştırmalar, at
serilerindeki canlıların birbirlerinin atası olmadığını, sıralamaların çok
hatalı olduğunu, atın atası olarak gösterilen canlıların gerçekte attan daha
sonra ortaya çıktıklarını ortaya koymaktadır.
Memelilerin
kökeni konusu içinde önemli bir yer tutan başlık, uzunca bir zamandır evrimci
kaynakların baştacı ettikleri "atın evrimi" efsanesidir. Bu bir
efsanedir, çünkü bilimsel bulgulara değil, hayalgücüne dayanır.
"Atın
evrimi"ni sembolize ettiği iddia edilen şemalar, yakın bir zamana kadar,
evrim teorisine kanıt olarak gösterilen fosil sıralamalarının en başında
gelmekteydi. Oysa bugün pek çok evrimci, atın evrimi senaryosunun
geçersizliğini açıkça kabul etmektedir. Kasım 1980'de Chicago Doğa Tarihi
Müzesi'nde 150 evrimcinin katıldığı, dört gün süren ve kademeli evrim
teorisinin sorunlarının ele alındığı bir toplantıda söz alan evrimci Boyce
Rensberger, atın evrimi senaryosunun fosil kayıtlarında hiçbir dayanağı
olmadığını ve atın kademeli evrimleşmesi gibi bir sürecin hiç yaşanmadığını
şöyle anlatmıştır:
Yaklaşık
50 milyon yıl önce yaşamış dört tırnaklı, tilki büyüklüğündeki canlılardan
bugünün daha büyük tek tırnaklı atına bir dizi kademeli değişim olduğunu öne
süren ünlü atın evrimi örneğinin geçersiz olduğu uzun zamandır bilinmektedir.
Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya
çıkmakta, değişmeden kalmakta, sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar
bilinmemektedir.(1)
Rensberger,
dürüst bir tutumla atın evrimi senaryosundaki bu önemli açmazı dile getirirken
aslında tüm teorinin fosil kayıtlarındaki en büyük çıkmazını, "ara-geçiş
formları çıkmazı"nı gündeme getirmiştir.
Atın
evrimi şemalarının sergilendiği "İngiltere Doğa Tarihi Müzesi"nin
yöneticilerinden ünlü evrimci paleontolog Colin Patterson da, hala müzenin alt
katında duran bu şema hakkında şunları söyler:
Hayatın
doğası hakkında her biri birbirinden hayali bir sürü kötü hikaye vardır. Bunun
en ünlü örneğiyse, belki 50 yıl önce hazırlanmış olan ve hala alt katta duran
atın evrimi sergisidir. Atın evrimi, birbirini izleyen yüzlerce bilimsel kaynak
tarafından büyük bir gerçek gibi sunulmuştur. Ancak şimdi, bu tip iddiaları
ortaya atan kişilerin yaptıkları tahminlerin, yalnızca spekülasyon olduklarını
düşünüyorum.(2)
Peki
"atın evrimi" senaryosunun dayanağı nedir? Bu senaryo, Hindistan,
Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da değişik zamanlarda yaşamış, farklı
tür canlılara ait fosillerin evrimcilerin hayal güçleri doğrultusunda küçükten
büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik
araştırmacıların öne sürdükleri 20'den fazla değişik atın evrimi şeması vardır.
Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında evrimciler arasında
da görüş birliği yoktur. Bu sıralamalardaki tek ortak nokta, 55 milyon yıl
önceki Eosen devrinde yaşamış Eohippus (Hyracotherium) adlı köpek benzeri bir
canlının atın ilk atası olduğuna inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl önce
yok olmuş atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika'da yaşayan ve atla hiçbir
ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax isimli hayvanın hemen hemen aynısıdır.(3)
Atın
evrimi iddiasının tutarsızlığı, her geçen gün ortaya çıkan yeni fosil
bulgularıyla daha açık olarak anlaşılmaktadır. Eohippus ile aynı katmanda,
günümüzde yaşayan at cinslerinin de (Equus nevadensis ve Equus occidentalis)
fosillerinin bulunduğu tespit edilmiştir.(4) Bu, günümüzdeki at ile onun sözde
atasının aynı zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi denen sürecin
hiçbir zaman yaşanmadığının kanıtıdır.
Evrimci
yazar Gordon R. Taylor, Darwinizm'in açıklayamadığı konuları ele alan The Great
Evolution Mystery adlı kitabında at serileri efsanesinin aslını şöyle anlatır:
Darwinizm'in
belki de en ciddi zaafiyeti, paleontologların, büyük evrimsel değişiklikleri
gösterecek olan akrabalık ilişkilerini ve canlı sıralamalarını ortaya
koyamamalarıdır... At serisi genellikle bu konuda çözüme kavuşturulmuş olan
yegane örnek gibi gösterilir. Ama gerçek şudur ki, Eohippus'tan Equus'a kadar
uzanan sıralama çok tutarsızdır. Bu sıralamanın, giderek artan bir vücut
büyüklüğünü gösterdiği iddia edilir, ama aslında sıralamanın ileriki
aşamalarına konan canlıların bazıları (sıralamanın en başında yer alan)
Eohippus'tan daha büyük değil, daha küçüktürler. Farklı kaynaklardan gelen
türlerin bir araya getirilip ikna edici bir görüntüye sahip olan bir sıralamada
arka arkaya dizilmeleri mümkündür, ama tarihte gerçekten bu sıralama içinde
birbirlerine izlediklerini gösteren hiçbir kanıt yoktur.(5)
Tüm
bu gerçekler, evrimin en sağlam delillerinden birisi gibi sunulan atın evrimi
şemalarının, hiçbir geçerliliğe sahip olmayan hayali sıralamalar olduklarını
ortaya koymaktadır. Diğer türler gibi atlar da, evrimsel bir ataya sahip
olmadan var olmuşlardır.
----------
(1)
Boyce Rensberger, Houston Chronicle, 5 Kasım 1980, Bölüm 4, s. 15.
(2)
Colin Patterson, Harper's, Şubat 1984, s. 60
(3)
Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, New York:
Ticknor and Fields, 1982, s. 30-31
(4)
Francis Hitching, The Neck of the Giraffe, s. 30-31
(5)
Gordon Rattray Taylor, The Great Evolution Mystery, London: Sphere Books, 1984,
s. 230
claudandus
(Login
claudandus)
212.253.77.97
Trilobitler December 2 2003, 6:21 PM
Kambriyen
Devir'de bir anda ortaya çıkan trilobitler, son derece karmaşık bir göz
yapısına sahiptirler. Petek şeklindeki yüzlerce parçaya ve çift mercek
sistemine sahip olan bu göz, jeoloji profesörü David Raup'un ifadesiyle
"ancak günümüzün iyi eğitim görmüş ve son derece yetenekli bir optik
mühendisi tarafından geliştirilebilecek bir tasarıma sahiptir".
Bu
göz, 530 milyon yıl önce, bir anda, kusursuz biçimde var olmuştur. Elbette
böyle bir tasarımın bir anda ortaya çıkması evrimle açıklanamaz ve yaratılışın
varlığını ispatlar.
Dahası,
trilobitlerdeki bu petek göz sistemi, bugüne kadar da hiç değişmeden gelmiştir;
arı ya da yusufçuk gibi günümüzdeki bazı böcekler de aynı göz yapısına
sahiptirler.* Bu durum, evrim teorisinin canlıların ilkelden karmaşığa doğru
geliştiği yönündeki iddiasını da açıkça geçersiz kılmaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------
(*)
R. L. Gregory, Eye and Brain: The Physiology of Seeing,
Oxford
University Press, 1995, s. 31.
HACI
(Login
omeryalniz)
24.147.252.201
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 2 2003, 6:39 PM
Evrim
her zaman ilkelden karmasiga dogru gelismez. Gerek yoksa hic degisme olmaz.. Bu
evrim aleyhine degil, lehine olan bir gozlemdir..
Mantik
(no
login)
65.160.128.2
Atin evrimi December 2 2003, 6:42 PM
Atin
evrimi, elimizdeki en tam fosil kayitlarindan biridir. Yaratiliscilarin bununla
ugrasmasi da bu yuzdendir. Ingilizcesi olanlar icin atin evrimini
okuyabilecekleri birkac link veriyorum:
http://www.talkorigins.org/faqs/horses/horse_evol.html
http://www.pbs.org/wildhorses/wh_origin/wh_origin.html
http://chem.tufts.edu/science/evolution/HorseEvolution.htm
http://members.tripod.com/cavanaughc/id94.htm
Ayrica,
bu konuda evrimcik sitesinde yazilmis bir yaziyi da buraya kopyaliyorum:
ATIN
EVRIMI
Fosiller,
bize atın evriminin çok karışık bir yol izlediğini ve kökeninin milyonlarca yıl
öncesine, EOSEN’e kadar uzandığını göstermektedir.Özellikle KuzeyAmerika’da bol
miktarda bulunan fosiller, atların buradıgını türediğini, daha sonra Asya’ya
geçtiğini Amerika’da kalanların PLEISTOSEN’de salgın bir hastalık nedeni ile
ortadan kalktığını kanıtlamaktadır.Bugün Amerika’da yaşayan atlar daha sonra
Avrupa’dan getirtilen atlardan üretilmiştir.
Fosillerin
incelenmesinden anlaşıldığı kadarıyla, atın evriminde belirli bir yol izlenmiş,
fakat bu yolda birçok dallanmalar ortaya çıkmıştır.bu yan dalların bir çoğu
doğal seleksiyon ile ortadan kaldırılmıştır.Atın evriminde birinci derecede,
üyelerin ve dişlerin, aynı zamanda vücut büyüklüğünün değiştiğini görüyoruz.
Atın
filogenisinde ilk hayvanın köpek büyüklüğünde Eohippus (=Hyracotherium) olduğunu
biliyoruz.Bu hayvanın ön ayağında iş görür durumda dört, arka ayağında üç
parmak vardır.Ön ayakta bir, arka ayakta iki körelmiş parmak bulunur.Bu, bu
hayvanın beş parmaklı bir atadan köken aldığını göstermektedir.Körelen
parmaklar birinci ve beşinci parmaklardır.Kıkdört dişi vardır.Dişlerinin taç
kısmı kısa, kök kısmı uzundur.Bugünkü atlardan farklı olarak ormanın içerisinde
ve çevresinde yaşamaktaydı.Bu nedenle dişleri, genç dalları öğütecek şekli
kazanmıştı.Devrin diğer memeli hayvanlarından, ormanın tenha yerlerine kaçarak
kurtulmuştur.Orta Eosen’de Orohippus’un molar dişleri biraz daha
gelişmiştir.Üst eosen’de Epihippus yaşamıştır.Vücut büyüklüğünde gittikçe artma
görülür.
Evrimsel
hat üzerinde ikinci bir gelişim oligosen’de MESOHIPPUS’un ortaya çıkmasıdır.Vücut,
büyük bir koyun kadar olmuştur.Her iki ayakta üçer parmak bulunmakla beraber,
orta parmaklar diğerlerine göre daha fazla büyüyerek vücudun yükünü çekmeye
başlamıştır.Üst oligosen’de ayakları biraz daha değişmiş MIOHIPPUS
görülür.Miyosen’in başında MORYHIPPUS, orta miyosen’de PARAHIPPUS ve HYPOHIPPUS
görülür.Bu hayvanlarda orta parmak vücudun tüm ağırlığını çekmekle beraber,
diğer iki parmak ta dıştan görülebilir.Molar dişler daha düzleşmiştir.Dolayısı
ile artık ormanlık yerlerde değil, açık arazi ve çayırlarda
yaşamaktasır.Kafatası ileriye doğru uzanmış, göz çukurları geriye doğru
çekilmiştir.Üst miyosen’de hayvanın büyüklüğü 90-120cm ye ulaşır.Bu devirde
MIOHIPPUS’tan ayrılan bir dal daha sonra ortadan kalkan ANCHITHERIUM’a
evrimleşmiştir.
Pliyosen’de
Pliohippus ortaya çıkmıştır.Bu hayvan, at özelliklerinin bir çoğunu
kazanmıştır.Her ayakta tekbir parmak vadır, diğerlerini kalıntı halindeki
kemiklerden anlıyoruz.Bu ayak tipi değişmeden günümüze kadar gelmiştir.Dişler
ise çiğnemeye daha iyi uyum yapacak hale gelmiştir.Bu hayvanda iki ayrı
evrimsel çizgi göstermiştir;Daha sonra ortadan kalkan Hipparion, diğeri ise
Pleistosen’de bugünkü adların cinsini meydana getiren Eguus’tur.
Evcilleştirilmiş
ata, yani Eguus Cabellus’a köken olan Tür kesin olarak bilinmemektedir.
Zamanımızda yaşayan tek yabani at türü Moğolistan’daki Eguusprezewalskii’dir.Bu
hayvanın yüksekliği 120 cm olup boz renkli, büyük başlı, küçük gözlü ve kısa
kulaklıdır.Evcilleştirilmiş atla yavru meydana getirebilir.Evcil atın atası olma
olasılığı zayıftır.
Gerçek
yabani atlar Amerika’daki atlardrı.Amerikanın bulunuşundan kısa bir süre sonra
bilinmeyen bir nedenle (belki bir hastalıktan dolayı) ortadan
kalkmıştır.Amerika’da bugün yaşayan yabani atların atası, Ispanyollar
tarasından getirilen Avrupa kökenli atlardır. Insanlar mağara devrinde atları
besin için avlamışlardır.Daha sonra Mısırlılar araba çekmede
kullanmışlardır.Arap atlarının iskeleti diğerlerinden farklı olduğu için (kafa
tasında fazladan bir şaft bulunur, kuyruğu daha az omurlu, ön üyelerinde küçük
bir kemik vardır) farklı bir kökenden geldiğine inanılmaktadır.Altmış milyonluk
bir süre içerisinde gelişen atın, daha sonra yapay çaprazlamalar ve ıslahı
sonucu daha iri, daha uzun üyeli ve daha güçlü ırkları elde edilmiştir.Bu arada
uyum yapamayan bir çok yan dal ise tamamen ortadan kalkmıştır.
Hacettepe
Üniversitesi Fen Fakültesi Prof.Dr.Ali DEMIRSOY Yaşamın Temel Kuralları Cilt:I
/ Kısım:I / Sayfa:676
claudandus
(Login
claudandus)
212.253.77.97
ŞAH MAT December 2 2003, 6:44 PM
KLASİK
BİR EVRİM SAFSATASINI SAVUNAN ATEİST AMA VERECEK CEVABI YOK NE YAZIK Kİİ
NEXT
MONKEY
oguz
(Premier
Login oguz..)
Forum
Owner
81.212.177.204
Birak tatavayi da cevapla... December 2 2003, 6:47 PM
Yoksa
bunlarin cevabi Harun Yahya'nin sitesinde yok mu?
Mantik
(no
login)
65.160.128.2
okan December 2 2003, 6:50 PM
Verdigim
linkleri incelemis olsan, kendi kopyaladigin yazida verdigin bilgilerin neden
gecersiz oldugunu goreceksin. Senin kopyaladigin o Harun Yahya yazisi, evrimi
duz bir cizgi gibi gostermeye calisan bir yazi. Evrim bir agactir. Eldeki
fosiller, agacin degisik dallarina aittir. Bulunan hicbir fosil, senin yukarida
iddia ettigin gibi atin evrimini yalanlamamis, tam tersi desteklemistir. Sadece
bulunan her yeni veriyle sema daha net hale gelmistir. Verdigim linklerde senin
astigin yazida sozu edilen tum fosillere deginiliyor.
CLAUDANDUS-OKAN
(no
login)
81.214.1.40
EVRİMCİLERİN ARA FORM VAHŞETİ December 3 2003, 5:25 PM
OTA
BENGA December 2 2003, 6:05 PM
Ota
Benga, 1904 yılında, Samuel Verner adlı evrimci bir araştırmacı tarafından
Kongo'da yakalanmıştı. Adı, kendi dilinde "dost" anlamına gelen
yerli, evli ve iki çocuk babasıydı. Ama bir hayvan gibi zincirlendi, kafese
kondu ve ABD'ye götürüldü. Buradaki evrimci bilim adamları, St. Louis Dünya
Fuarı'nda onu çeşitli maymun türleriyle birlikte kafese koyarak "insana en
yakın ara geçiş formu" olarak teşhir ettiler. İki yıl sonra ise New
York'taki Bronx Hayvanat Bahçesi'ne götürdüler ve birkaç şempanze, Dinah adı
verilen bir goril ve Dohung adı verilen bir orangutan ile birlikte
"insanın eski ataları" adı altında sergilediler. Hayvanat bahçesinin
evrimci müdürü Dr. William T. Hornaday, bu nadide "ara geçiş formu"na
sahip olmanın kendisine verdiği gurur hakkında uzun konuşmalar yapmış,
ziyaretçiler de kafese konan Ota Benga'ya sıradan bir hayvan gibi
davranmışlardı. Ota Benga, sonunda maruz kaldığı uygulamaya dayanamayarak
intihar etti.
Philips
Verner Bradford, Harvey Blume, Ota Benga: The Pygmy in The Zoo, New York: Delta
Books, 1992
Kemal
(no
login)
80.162.87.197
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 3 2003, 10:32 PM
Tüh
adam intihar etti ara gecif formunun tek örnegi de ellerinden gitti. Ne
yapacaklar simdi bu Dar-vinistler.
Artik
ne gösterecekler dünyaya. Yada vahsi baska bir
bir
yamyam yada killi bir maganda bulmalari lazim.
Kih
kih ki
Yaa
bu Dar-vinistlerden ne beklenebilir ki bir insanin intihar etmesine sebep
olmuslar, coluk cocugu ortada kalmis.. Vicdan azabi duymadiklarina eminim cünkü
ellerindeki uydurma ara gecis formu gitti diye nekadar üzülmüslerdir.
HACI
(Login
omerusta)
24.147.252.201
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 3 2003, 11:35 PM
Ara
forumlarla en cok ilgilenenler ateistler degildir.
Evrim
karsiti Musluman'lardir.
Arada
bir bu konuyu gundeme getirirler. Onlari yanitlariz. Ama tatmin olmazlar.
Cunku
kafasizdirlar. Beyinleri dumura ugramistir. Anlayislari kitdir.. Okuyamazlar.
Okusalar bile okuduklarini anlayamazlar..
keeeeh
kehhhhhhhhh kehhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
oguz
(no
login)
81.212.177.243
yaw December 3 2003, 11:41 PM
Ara
forum, veya miller bilmemnesi, su veya bu...
Ulan
bunlar sizin Allah'inizdan daha mi anlamsiz?
Hem
bu sorular bize ne?
Ulan
dangalaklar;
Darwin'den
once de Ateistler vardi...
O,
Darwin'den once Ateist olanlar; evrim'e gore mi Ateizm'i savunmuslardi?
Be MUDSMULA
kafalilar??????
tanyeri.
(no
login)
129.206.196.22
Furkan (ya da: düzeyleri ve alanlari birbirinden ayirmak) December 3 2003,
11:49 PM
inanirlara
bir soru:
Evrimle
celistiklerini düsündügünüz kur´an ayetlerini bu baslikta siralar misiniz??
(Âdem
ve Havva ibranice kökenli sözcüklerdir, anlamlari vardir)
tesekkür
ederim.
HACI
(Login
omerusta)
24.147.252.201
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 3 2003, 11:54 PM
Bu
adamlar gercekten kafasiz.
Ara
forum saplantisi onlara ait.
Ateistler
biliyorlar ki, bunun bir aciklamasi olabilir ve kizmen acikliyorlar.. Bu konu
evrimle ilgili kuramlar arasinda. Cesitli nedenleri olabiliyor, ara forumlarin
olmasinin veya olmamasinin..
Bence
o zavalli zenciyi sergileyenler garanti evrimi yeterince anlayamayan
Hristiyan'lar.. Tabii onlar Musluman degillerse..
Ara
forum saplantisi evrimi bilen ateistlere ait olamaz. Cunku evrime inanan bu
isin dogrusunu biliyor ve bilinmeyen yonlerinin de ilerde bilinecegini
biliyor...
Bizim
Musluman salaklar konunun temelini kavrayamadiklari icin, ara forumlarinin
mutlaka olmasi gerektigine inaniyorlar..
Zavallilar..
DEHA
(no
login)
195.175.171.87
Claudandus ufak at biraz ! December 4 2003, 12:21 AM
'Trilobitler
December 2 2003, 6:21 PM
Kambriyen
Devir'de bir anda ortaya çıkan trilobitler, son derece karmaşık bir göz
yapısına sahiptirler. Petek şeklindeki yüzlerce parçaya ve çift mercek
sistemine sahip olan bu göz, jeoloji profesörü David Raup'un ifadesiyle
"ancak günümüzün iyi eğitim görmüş ve son derece yetenekli bir optik
mühendisi tarafından geliştirilebilecek bir tasarıma sahiptir".
Bu
göz, 530 milyon yıl önce, bir anda, kusursuz biçimde var olmuştur. Elbette
böyle bir tasarımın bir anda ortaya çıkması evrimle açıklanamaz ve yaratılışın
varlığını ispatlar. '
Trilobit'in
hepsi kaç santim ki kusursuz göz yapısına sahip olsun?
Şöyle
ifade edebiliriz.
Eğer
bu gözse,trilobit nerede?
Eğer
bu trilobit'se ,göz nerede?
Eğer
Trilobit'te böyle mükemmel bir göz var idi ise neden yokoldu?
Vs
vs vs..
Mucahit
(no
login)
81.212.233.191
Re: ARA FORMLAR NEREDEDÝR ATEÝSTLER AÇIKLASIN? December 4
2003, 11:33 AM
Bakınız
baylar bayanlar burdada tekrar ediyorum.Risale'i nurları okuyun.Bediüzzzman
diyorki; Yer yüzündeki şeffaf şeylerde görünen akistler güneşi gösteriyor.Siz
deseniz ki hayır ben güneşi tanımıyorum .Nekadar ahmakca bir fikir.Ozaman o
şeffaf şeylerin herbirinin bir güneş olması lazım."Evet beyler oda mümkün
olmadığına göre bir yaratıcıyı kabul etmekten başka bir yol yok.Demek ki her
zerre onu gösteriyor.Bir çok ilahlarda olsa herşey karışır.Hadi 3 5 tane tesadüf
tuttu, peki milyonlarca atomun içindeki programları nasıl açıklarsınız?Birakın
ben size diyim vaz geçin bu teoriden iman edin.Tekrar tekrar söylüyorun ;ara
forum yaftalarını bırakın.Gerçekci olun.
claudandus
(Login
claudandus)
212.174.96.232
Piltdown Sahtekarlığı Sergisi Açılıyor December 5 2003, 1:26 PM
Üzerinden
elli yıl geçtikten sonra Piltdown sahtekarlığından kimlerin sorumlu olduğu hala
tam olarak anlaşılabilmiş değil. İngiltere'deki Doğa Tarihi Müzesi bir yandan
sahtekarlıkla ilgili düzenlediği ve 25 Kasım 2003'te ziyarete açacağı serginin
hazırlıklarını yürütüyor bir yandan da Dr. Andy Currant ve Profesör Chris
Stringer gibi isimlerin ağzından bu skandalın arka planı hakkında açıklamalar
yapıyor. Currant ve Stringer BBC.com'da yayınlanan bir yazıda, neredeyse bütün
izlerin Charles Dawson'a çıktığını ve sahtekarlıktan onun sorumlu olduğuna % 99
emin olduklarını ifade ediyor.
Amatör
bir paleontolog ve aynı zamanda avukat olan Charles Dawson, 1912 yılında
İngiltere'nin güneyindeki Piltdown kasabası yakınlarında bir çukurda bir
kafatası bulduğunu ilan etmişti. Hacimce iri olan bu kafatasının maymunsu bir
çeneye sahip olması, evrimci çevrelerde büyük heyecanla karşılandı ve insanın
evrimle ortaya çıktığı iddialarına kanıt gösterildi. Tam 40 yıl boyunca Ünlü
British Museum'da (Günümüzdeki adı Natural History Museum) sergilendi, yüzlerce
doktora çalışmasına konu oldu. Ancak 1953 yılında yapılan kimyasal testlerle
kafatası ve çenenin yaşlarının ayrı olduğu ve farklı canlılara ait oldukları
anlaşıldı. Bir orangutan çenesi çelik aletlerle yontularak bir insan kafatasına
monte edilmişti.
Mantik
(no
login)
65.160.128.2
claudandus December 5 2003, 5:40 PM
Piltdown
adami olayi bir sahtekarliktir, dogru. Fakat bu sahtekarlik yine evrimciler
tarafindan ortaya cikarilmistir. Cunku evrimin piltdown fosiline ihtiyaci
yoktur. Evrim teorisinin yeterince delili vardir. Piltdown fosili bir tane
varsa, gecerli fosil yuzlerce, binlerce vardir. Insan etkinliginin bulundugu
her alanda sahtekarlar ortaya cikabilir. Bilim de bundan muaf degildir. Bilim
dunyasinda da arada bir sahtekarlar cikar ve bu sahtekarlar yine bilim dunyasi
icinde ifsa edilir ve curutulur.
Asil
insanin camurdan yaratilip icine ruh uflenmesine dayali yaratiliscilik
sahtekarligina ne demeli?
Kac
kisi ifsa etti, boyle birseyin sacmaligini gozlerinizin onune serdi, ama siz
hala burnunuzun dikine gitmekte israr ediyorsunuz. Evrim ile ilgili bu kadar
bilimsel terim iceren iletileri okuyup anlayabiliyorsunuz, ama insanin camurdan
yaratilip icine ruh uflenerek dunyaya konulabilecegi ve tum insan soyunun
ensest yoluyla bir erkek ve bir disiden tureyecegi gibi bir fikirde sacmalik
gormuyorsunuz. Adem'de neden meme var bir dusun bakalim? Allah erkeklere neden
meme koymus olabilir? (Hele de once onu yarattigi dusunulurse). Hem bir cift
insandan, bugun gordugunuz genetik cesitlilige sahip insan soyunun ortaya
cikmasi bile, cevresel etkenlere adaptasyon diye bir gercegin dogrulugunu
gostermiyor mu? Yaratilis dogu olsa bile evrim dogru olmak zorunda. Bunlari
gormuyor musunuz?
Evrim
teorisi aleyhine bir suru yazi astin. Coguna cevap yazdim. Yaptigin alintilarda
Harun Yahya'nin yaptigi sahtekarliklari ortaya serdim. Benim yazdiklarimin
hicbirine cevap veremiyor, vermeye bile yeltenmiyor, kalkip Harun Yahya'dan
farkli konularda yeni iletiler yapistiriyorsun. Yaratilisciligi tartisma
talebinde bulundum, bu konuda bir tartismaya link verdim, ama oraya da
yaklasmiyorsun.
Biz
evrimi tartismaktan kacmadik, yazdiklarinin coguna cevap yazdik. Fakat sen
bizim cevaplarimiza cevap vermeyi reddettin ve kendi teorini (yaratiliscilik)
tartismaktan kactin. Forumda okurlar gozunde guvenilirligin gittikce azaliyor,
benden soylemesi.
Bunu
kurtarmanin yolu var. Cok basit. Su linke tiklayip, yaratilisciligi
tartisabilirsin:
http://www.network54.com/Hide/Forum/thread?forumid=155862&messageid=1025283301&lp=1070258708
DEHA
(no
login)
195.174.68.160
Claudandus önce cevap ver,sonra sallamaya devam edersin ! December 5 2003, 5:53
PM
'Trilobitler
December 2 2003, 6:21 PM
Kambriyen
Devir'de bir anda ortaya çıkan trilobitler, son derece karmaşık bir göz
yapısına sahiptirler. Petek şeklindeki yüzlerce parçaya ve çift mercek
sistemine sahip olan bu göz, jeoloji profesörü David Raup'un ifadesiyle
"ancak günümüzün iyi eğitim görmüş ve son derece yetenekli bir optik
mühendisi tarafından geliştirilebilecek bir tasarıma sahiptir".
Bu
göz, 530 milyon yıl önce, bir anda, kusursuz biçimde var olmuştur. Elbette
böyle bir tasarımın bir anda ortaya çıkması evrimle açıklanamaz ve yaratılışın
varlığını ispatlar. '
Trilobit'in
hepsi kaç santim ki kusursuz göz yapısına sahip olsun?
Şöyle
ifade edebiliriz.
Eğer
bu gözse,trilobit nerede?
Eğer
bu trilobit'se ,göz nerede?
Eğer
Trilobit'te böyle mükemmel bir göz var idi ise neden yokoldu?
Vs
vs vs..
DEHA
(no
login)
195.174.68.160
Charles Dawson, December 5 2003, 5:58 PM
1912'de
bu sahtekarlığı yaptı diyelim,demek ki topu topu 4 sene daha yaşamış ve 1916 da
ölmüş.
Oysa
ekipte bulunan, Fransız Antroplog ve RAHİP olan,Pierre Teilhard de Cardin 1912
den sonra 40 sene daha yaşamıştır.
Eğer
ortada bir sahtekarlık varsa,bunu 40 sene boyunca gizleyen de Cardin bence
Dawson'dan daha fazla töhmet altındadır.
tolonbeg
(no
login)
213.23.225.24
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 7 2003, 12:29 PM
Sevgili
Tavhit
Camurmu
daha kiymatlidir yoksa bir hayvanmi?
Insandan
sonra en kiymatli sey hayvandir-
Hayvandan
sonrada bitkiler-
Bitkilerden
sonra cesitli kiymatli taslar
En
sondada toprak gelir-
Sen
cidden kendi deyerini bulmusun Haydi hayirli olsun-
Tavsiye
ederim Erzurumlu Irbaam hocanin Marifetnamesini oku-O zaradilisi cok guzel
anlatiyor-
Kalin
saglicakla
tolonbeg
Claudandus
(Login
claudandus)
81.214.2.66
Bilim idolojiye kurban edilmemeli !!! December 9 2003, 3:58 PM
Sadece
bir sahtekarlık mı sizlere daha onlarcasını sayabilirim sizde görüyorsunuz ki
insan hak bir dava üzerinde değil ise haklılığını ispatlamak için sahtekarlık
yapacaktır ki düşündüğümüz zaman bir çok Evrimci bilim adamını ideolojik inat
uğrına bilimsel gerçekleri tahrif ettiğini görürüz çünkü ellerinde somut bir
delil yok sadece Kambrien devri bile Ara form safsatasını yerle bir etmeye
yetecektir.
Boşuna
tartışıyoruz gerçekler o kadar açık ortada ki.
Bu
konu ile ilgili olarak Çad'ta bulunan fosilin makalesinin silinmemesi gerekli
idi başka bir tartışmada söz konusu yazı yayınlanmış olabilir ama bu tartışma
ile ilgili olarak direk bağlantılıdır.Bu yazını silinmesi gerçeklerin
kamoyundan saklanmsı ile paraleldir.
Okan...
Claudandus
(Login
claudandus)
81.214.2.66
Kambriyen Gerçeği December 9 2003, 4:16 PM
Bilindiği
gibi kompleks canlılık, yeryüzünde bundan 540 milyon yıl kadar önce, Kambriyen
devri olarak adlandırılan dönemde aniden ortaya çıkmıştır. Kompleks canlı
türlerinin ataları olmaksızın hep beraber görülmelerinin mantıklı tek bir
açıklaması vardır. Bu da “Yaratılış”tır. Bu gerçeği reddetme adına hareket eden
materyalist bilim adamları, kambriyen patlamasını evrimle bağdaştırma çabaları
yüzünden komik duruma düşmeye devam ediyorlar.
Yaratılışa
alternatif olarak getirilen açıklamalardan bir tanesi ABD’nin MIT enstitüsünden
Jeolog Prof. John Grotzinger’den geldi. Ünlü “Science” dergisinin 22 Kasım 2002
tarihli sayısında geniş yer verilen makalede, Grotzinger Kambriyen patlamasını
tetikleyen sebebi bildiğini öne sürdü. Kambriyen döneminin hemen başında tek
hücreli canlıların aniden ortadan kalkmalarına cevap arayan Prof. Grotzinger,
buna okyanuslardaki bir felaketin, “muhtemelen karbondioksit oranında ani bir
artışın sebep olduğu” yorumunu yaptı. Böylece “ortamın yeni kambriyen
canlılarının ortaya çıkışına uygun hale gelmiş olabileceği”ni belirtti.
Şimdi
düşünelim; Bu hikayede kompleks organ ve sistemlerin kendi kendine nasıl ortaya
çıkabileceği anlatılıyor mu? Hayır. Bunun yerine mantıksız bir iddia ile karşı
karşıyayız. Felaketlerin kompleksliğin anası olduğu fikri. Ne kadar felaket
olursa o kadar hızlı evrim olur iddiası. Bu hikayenin temelinde doğal
seleksiyonun evrimleştirici güce sahip olduğu fikri yatar ki, bilimsel bulgular
ve özellikle genetik veriler karşısında hiçbir değeri kalmamış, fosilleşmiş bir
iddiadır. Çünkü doğal seleksiyonun DNA üzerinde olumlu ya da olumsuz hiçbir
etkisi yoktur. Doğal şartların zorluğu bir topluluktaki sakat veya güçsüz
bireyleri eler. Ancak bu seçilme asla onları sahip oldukları genetik bilgi
düzeyinden daha ileri bir düzeye taşımaz. Doğal afetler türlerin yok olmasına
sebep olabilir ancak yeni türlerin oluşması ancak ve ancak yeni genetik bilgi
ile mümkün olabilir. Bu da ancak ve ancak bilgi sahibi bir yaratıcının
müdahalesi ile olabilir.
Unutmayalım
ki, Kambriyen döneminde ortaya çıkan komplekslikle önceki dönemlerdeki arasında
aşılamayacak bir uçurum vardır. Çoğu günümüzde de halen varolan hayvan grupları
bu devirde aniden ortaya çıkmıştır. “Yaşamın Tarihi” evrimsel bir süreci
reddetmektedir. Canlılardaki kompleks tasarım yaratılışı kanıtlayan bir delildir.
Evrim taraftarı materyalist bilim adamlarının hayallerine dayalı görüşleri,
verilere dayalı “Yaratılış Gerçeğini” asla değiştiremez.
Unutmayalım
ki Bilim Eşittir İslam
HACI
(no
login)
24.147.252.201
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 9 2003, 5:31 PM
Bu
yazi Claudandus'a ait olabilir mi?
Umarim
oyledir.. Ama sanmiyorum. Yine bir yerlerden copy paste ediyor, Claudansuz..
Bu
ileti o kadar cok sacmalik iceriyor ki, gormezden gelmeme olanak yok..
Once
iletinin en son cumlesini basa alarak, incelemek istiyorum..
Unutmayalım
ki Bilim Eşittir İslam
Yani
Bilim=Islam...
Hadi
diyelim dogru.. Islam Kambriyum devrinde aciga cikan hayvanlarin cesitliligini
red mi ediyor? Kur'an'in neresinde Kambriyum devri hakkinda ahkam kesiliyor?
Islam Kambriyum devrine nasil isik tutuyor? Kur'an hayvanlarin ortaya cikis
oykusune ne gibi katkilarda bulunuyor?
Simdi
gelelim esas elestiriye;
Claudandus'un
astigi bu ileti felaketlerin kompleksligin anasi olamayacagini iddia ediyor.
Felaketlerin, yok olmalarin evrimi stimule edemeyecegini ileri suruyor. Neye
dayanarak? Hic bir seye dayanmadan. Sadace insanin duygusal tarafina
hitabederek.
Oysa
dunyada evrim tukenmeleri izleyen donemlerde hiz kazanmis bir dogal surectir.
Kambriyum oncesi dunyanin nasil oldugu hakkinda fazla bilgi yok. Bir iki fauna
var. Ediacara gibi.. Oralarda yasayan canlilarin fosillesmis artiklari
Kambriyum devri yaratiklarindan cok farkli. Ama Kambriyum oncesi dunyada bazi
canlilarin var oldugu ve onlarin butun dunyaya yayilmis oldugu kesin. Bu kadar
yaygin bir faunada evrim olusamaz. Cunku biliniyor ki, evrimin olusmasi icin
canli populasyonunun once artmasi gerek. Bu yaygin populasyon herhangi bir
nedenden dolayi hizla kuculmedikce, ortaya cikan genetik degisikligin topluma
yayilmasi ve ona hakim olmasina olanak yok. Bu konuda ilginc bir yazi var..
(Population
Size and Genomic Complexity, Science, Lynch and Conery, vol 302, No:5649 sayfa
1401, 2003)
Eukaryotik
hucrelerin sayi ve buyukluklerinin artmasi, onlarin populasyonunun azalmasina
neden oluyor ve bu kucuk populasyonda ortaya cikan genetik degisiklikler,
tekrar artan sayi ile birlikte butun populasyona yayiliyor.. Tabii bu arada
yeni canli turleri ortaya cikiyor. Canlilar farklilasirken diger canlilar ortaya
cikiyor..
Bu
nedenden dolayi Kambriyum oncesi bir felaketin, Kambriyum patlamasi denen,
hayvan turlerinin cogalmasindan sorumlu olmasi son derece dogal.. Belki de
evrim icin en onemli, ya da tek kosul..
Felaketlerin
olmadigini reddeden gorus, dinsel inanclardir. Dunyanin 4.5 milyar yillik
yasaminda sayisiz felaketler olmus ve evrim cesitli basamaklari atlayarak,
gerceklestirilmistir. Bu basamaklarin cogu geride fosil iz birakmamistir. Ara
formlarin olmamasinin nedenlerinden biri de bu felaketlerdir..
Hadi
bakiiiiiiiimmmmmmmm Claudandus.. Hadiiiiiiii..
Mantik
(no
login)
65.160.128.2
claudandus December 9 2003, 5:54 PM
Okan,
kamriyen doneminin ne kadar surdugunden senin haberin var mi?
Kambriyen
donemi bundan 505-590 milyon yil oncesine verilen bir isim. Demek ki 85 milyon
yil surmus. Bunun neresi aniden ortaya cikis?
Sozde
bilim adamlarinin "Kambriyen doneminde canlilar aniden ortaya
cikmistir" sozunu alip, yaratilisciliga kanit gibi gostermeye
calisacaksin. Bilim adamlarinin aniden o dedigi, dunyanin toplam yasina gore
cok kisa bir sure icinde. Yani kisa bir sure icinde canli cesitliliginde bir
patlama olmus. Fakat bunun neresi yaratilisciligin kaniti? Kambriyen olsa olsa
evrimin kanitidir. Bunu farkli gostermeye calisan Harun Yahya benzeri
sarlatanlar, halkin cahilliginden yararlanmaya calisiyor sadece.
Evrimcik
sitesinde kambriyen donemiyle ilgili yer alan bir soru ve cevabi buraya
yapistiriyorum:
SORU
: Fosiller, Kambrian doneminde birdenbire fazlalasmislar ve cok hucreli
organizmalar birdenbire artmislardir. Halbuki Kambrian oncesi doneme ait hic
boyle bir donem ve iz yoktur. Bulunan tum fosiller cok hucrelilerin bir anda
Kambrian doneminde yaratildiklarini ortaya koymaktadir.
YANIT:
Ilk bilinen mikrofosiller 3.5 milyar onceye kadar gitmektedirler; yani 3-3.5
milyar yil once evrimlesmekte olan hucre yapilari vardi. Fosil kayitlarinda,
cok hucrelilere ait en eski fosil izleri 670 milyon yil onceye dayanmaktadir.
Bu da Kambriyan donemden 80 milyon yil onceye denk gelir. Kambriyan donemde,
505-590 milyon yil once, ilk kabuklu organizmalar olusmustur, ornegin
brachiopodlarin ve trilobitlerin kabuklari mevcuttu. Bu dayanikli kabuk
yapilari, kendilerinden daha once var olan yumusakca yapisindaki cok
hucrelilerden cok daha iyi fosillesir ve bugune kadar kalir Pre-Kambriyen
donemdeki yumusak vucutlu tum organizmalar fosillesemeden yokolup gitmislerdir.
Ama buna ragmen bugun, o doneme ait bazi fosil izlerine de rastlamaktayiz; o
doneme ait alglerin, denizanasinin, kurtcuklarin fosillerini bulabilmekteyiz.
Ama o devrin kayalari o kadar eskidir ve oylesine deformasyona ugramislardir
ki, o kayalarda fosil bulabilmek hemen hemen imkansizdir Cok onemli bir nokta
neden, 500 milyon yasinda bir memeli, ya da 100 milyon yasinda bir insan iskeleti
bulamadigimizdir. Madem Yaratiliscilara gore, hersey Kambrien donemde
birdenbire yaratildi, oyleyse neden trilobitlerle ayni yasta dinozorlar,
memeliler, kuslar bulamamaktayiz? Neden Adem'in buyuk buyuk torunlarinin
iskeletlerini, Devonian cagda yasamis amfibiyanlarin fosilleriyle ile yanyana
goremiyoruz. Bilim adamlari jeolojik caglari ve amfibiyanlardan surungenlere
gecisi kafalarindan uydurmamaktadirlar; elde edilen fosiller ve bu fosillerin
yaslari, bu gelisimi jeolojik gelisim cizgisinde de ispatlamislardi Fosillerin
yaslarina baktiginizda, Evrim Kuramindaki gelisim tamamen desteklenmektedir.
Ornegin, Prekambriyen donemde (4 milyar-590 milyon yil once, MYO) bulunan
yumusakca, kurtcuk fosillerinden sonra, Kambriyen donemde (505-590 MYO) ,
trilobitlerin fosillerine rastliyoruz. Sonra Ordovician donemde (438-505 MYO)
birden bire memeli fosillerine atlamiyoruz, cenesiz baliklara ait fosiller
buluyoruz, ayni donemde ne kuslara, ne amfibiyanlara, ne memelilere ne de
dinozorlara ait tek bir iz yok! Sonraki Silurian donemde (438-408 MYO), Ilk
ceneli baliklarin fosillerine rastliyoruz. Yani yumusakcalar, kabuklu bocekler,
cenesiz baliklar ortaya cikmadan ceneli baliklar ortaya cikmiyor nedense!? Ilk
amfibiyan fosillerine, Devonian cagda (408-360 MYO) rastliyoruz, sonra
Carboniferous (360-286 MYO) ve Permian (286-248 MYO) donemlerde surungenlerin
fosilleriyle karsilasiyoruz, madem Kambriyen donemde surungenler de yaratildi,
neden fosil olarak karsimiza cikmak icin yaklasik 200-250 milyon yil bir yere
saklandilar ve beklediler? Triassic donemde (248-213 MYO) Ilk dinozorlarin
iskeletlerini gormekteyiz. Jurassic Donemde (213-144 MYO) ise ilk kuslar ve dev
dinozorlarin fosilleri ve iskeletleri karsimiza cikmakta. Madem tum canlilar
ayni anda yaratildi, neden dinozorlar 350 milyon yil bir karanlik kosede
gizlenerek beklediler? Daha sonra 65 milyon yil once dinozorlar neden birden
bire Sodom ve Gomorrah lanetine ugrayip, tum dunyadan temizlendiler? Neden
Dinozorlar sahneden cekilince, memeliler, maymunlar primatlar arttilar. Neden
dinozorlara, memelilere, maymunlara, primatlara ait 20 milyon yillik iskeletler
buluyoruz da, ayni doneme ait Homo sapiens iskeletine hic rastliyamiyoruz. O
zamanki Homo sapienslerin hepsi mi dogaya karisip yok oldu, oyleyse, o zamana
ait diger hayvanlarin iskeletleri neden karsimiza cikiyor? Sormaya baslayinca,
seriatciya ve bilimsel yaratiliscilara sorulacak sorularin ardi arkasi
tukenmez! Ama ne yazik ki seriatci akli ve bilgiisi ile degil, omuriligi ile
dusunmektedir! [1) Harland et al."A Geologic Time Scale", 1982,
Cambridge Uni. Press 2) J. W. Schopf, "Evolution of the Earliest
Cell", Scientific American, 1978, 239 (3): 110-138 3) Douglas Futuyma,
"Evolutionary Biology", Sinauer, 1998, 4) Tim Berra, "Evolution
and the Myth of Creationism", Stanford University Press, 1990
Mantik
(no
login)
65.160.128.2
claudandus December 9 2003, 5:55 PM
Cad'daki
fosil ile ilgili yazinin silinmesinin sebebi, daha once tartisilmis olmasi. O
tartismaya link vile verdim. Tek yapman gereken altina bir yorum yazip
tartismanin guncellenmesini saglamakti. Boylece orijinal yazi da tekrar
yapistirilmasina gerek kalmadan forumun ilk sayfasina tasinacakti. Fakat sen, o
yazi altinda yapilan tartismalar ve verilen cevaplar gorunmesin diye, yaziyi
guncellemekten cekindin. Simdi de sanki bunu, biz yaziya cevap veremedigimiz
icin silmisiz gibi gostermeye calisiyorsun.
Hem
sen hani Yaratiliscilik Teorisini tartisacaktin? Hala tek yaptigin sey, Harun
Yahya'dan evrim karsiti yazi yapistirmak. Ne verdigimiz cevaplara cevap verip
tartismayi devam ettirebiliyorsun, ne de cagrimiza uyup yaratilisciligi
tartismaya yanasiyorsun. Bu tavrin acikca maksadinin tartismak degil, forumu
sabote etmek oldugunu gosteriyor. Sana son uyari, ya mevcut yazilarina
yazdigimiz cevaplari tartis, ya da verdigim linkten yaratiliscilik tartismasina
gidip, yaratiliscilik teorini bize anlat ve tartismaya hazir ol. Eger bu
ikisinden birini yapmazsan, tavrinin durust olmadigi kanitlanmis olacak ve
bundan sonra asacagin Harun Yahya yazilarina izin vermeyecegim.
Heineken
(Login
8906)
195.142.128.226
Claudandus December 12 2003, 2:29 PM
Sen
hayatında hiç Harun Yahya'dan başka evrim teorisinin geçersiz olduğunu savunan
bir bilimadamının yazısını okudun mu?
Harun
Yahya'nın alıntı sahtekarı olduğu forumdaki diğer arkadaşlar tarafından
defalarca anlatıldı. Örnekler gösterildi.
Kabul
etmemekte neden bu kadar direniyorsun?
Harun
Yahya'nın (Adnan Oktar) paranoyak şizofreni olduğu hastane raporları ile
tescilli bunu bilmiyormusun?
Harun
Yahya'nın Güzel Sanatlar Fakültesini bile bitirememiş bir lise mezunu olduğunu
biliyormusun? Sence bu insan evrim teorisi hakkında nasıl ve ne kadar bir fikir
sahibi olabilir? Herşeyden önemlisi böyle bir şahıs bu teoriyi nasıl
çürütebilir?
Bence
referansın Harun Yahya olmasın çünkü kendini kandırmaktan öte bir şey yapmış
olmuyorsun....
Mantik
(Premier
Login oguz..)
Forum
Owner
65.160.128.2
claudandus December 12 2003, 5:53 PM
Hakkini
kaybettin. Bugun astigin yeni Harun Yahya yazilari silinmistir. Kac oldu
cagrida bulunuyoruz. Maksadinin tartismak degil, forumu kirletmek ve sabote
etmek oldugunu kanitladin bugunku tavrinla.
claudandus
(Login
claudandus)
81.215.193.3
HAK GELDİ BATIL ZAYİ OLDU. December 18 2003, 3:31 PM
YAZILANLARI
SİLMEK KAMOYUNDAN BİLGİ SAKLAMAKTIR VE SİZLER İŞİNİZE GELMEYEN YAZILARI
SİLİYORSUNUZ KLASİK ATEİST KARAKTERİ O YAZILAR BU TARTIŞMAININ SONU ANLAMINDA
İDİ NE YAZIK Kİ KAMOYU BUNLARI OKUYAMIYOR NİYE BİLİYORMUSUNUZ ÇÜNKÜ
YÜREKSİZSİNİZ GERÇEKLERİN OKUNMASI HOŞUNUZA GİTMİYOR KAYNAĞIN NE OLDUĞU HİÇ
ÖNEMLİ DEĞİL ÖNEMLİ OLAN BİLGİNİN KENDİSİDİR VE SİZLER BU BİLGİLERİN
YAYINLANMASINA CESARET EDEMİYORSUNUZ VE KENDİNİZCE BİR SAVUNMA BULMUŞSUNUZ
FORUMUN SABOTESİ FALAN SAKIN BU SİZİN ÇIKMAZ SOKAKTA OLDUĞUNZU HERKESİN
GÖRMEMESİ İÇİN YAPTIĞINIZ SALAK BİR SAVUNMA PSİKOLJİSİ OLMASIN.
SİZDE
BİLİYORSUNUZ Kİ BİZ HAK OLAN TARAFIZ VE ASLA GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ.
TÜM
MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİN ESERLERİNİ COPY PASTE YAPMA HAKKINI GÖRÜYORUM KENDİMDE
AMA SİZLER YAYINLAMA CESARETİNİ GÖREMİYORSUNUZ BU ARADA YAZDIĞINIZ ÇOĞU YAZININ
COPY PASTE OLDUĞU DA AİŞKARDIR AMA BU GERÇEĞİ YAZAMAYACAK KADAR YÜREKSİZSİNİZ.
ŞİMDİ
BU YAZIYI SİLMEYECEKSİNİZ Kİ HERKES VAY BE BAK ADAM ATEİSTELERE YÜREKSİZ DEMİŞ
AMA ATEİSTLER OLGUN DAVRANIP SİLMEMİŞLER FALAN DİYE DÜŞÜNECEĞİNİ SANIYORSUNUZ
AMA SİZDE BENDE BİLİYORUZ Kİ HAYATIMIZIN SONUNA KADAR ÇEŞİTLİ PLATFORMLARDA
SİZLERLE KARŞILACAĞIZ VE YÜCE KURANDA YAZDIĞI GİBİ ALLAHIN İZNİ İLE BATILI
DARMADAĞIN EDECEĞİZ.
SEE
YOU MONKEYS
HACI
(no
login)
24.147.252.201
Re: ARA FORMLAR NEREDEDİR ATEİSTLER AÇIKLASIN? December 18 2003, 5:25 PM
Kamu
oyundan saklanan bir sey yok..
Isteyen
Harun Yahya'yi okur..
Burasi
onun sapik yazilarinin tekrar tekrar asilacagi bir forum degildir. Orijinal
fikirlere cok hurmet edilen ama, kopyalari yasaklamasa bile, istemeyen bir
forumdur. Harun Yahya'nin hayrani sapik biri onun yazilarini burayi bogmak icin
kullanamaz. Hepsi bu kadar..
Hadi
bakiiiiiiiiimmmmmmmmmmm Harun Yahya kafali pikaia..