NGO’lar , Yardım Kurulu Elemanları ve Onların
Torunları
Son günlerde Irak’taki haberleri izlerken kaçırılan rehineleri izlemişsinizdir.
Bunların gittikçe artan
bölümü daha önce haklarında yazdığım Blackwater gibi Savaş Şirketlerinin güvenlik elemanlarıdır.
Ama bir bölümününde adı sivil görevliler olarak geçer. Ama kimdir bu insanlar , çok tehlikeli olan
savaş bölgesinde çarpışmaların ortasında ne işleri vardır , fazla yazılıp çizilmez. ( şu anda toplam
rehine sayısının 40+ olduğu söyleniyor )
Bu olaylar bana bir süre önce okuduğum bazı raporları
hatırlattı.
Birkaç hafta evvel Devletin üç önemli kurumu Genelkurmay, MİT ve Emniyet,
Güneydoğu bölgesindeki
yabancı ajanları, bu ajanların neler yaptığını, hangi ülkelerin
istihbarat servisleri adına faaliyette
bulunduklarını içeren bir rapor hazırladı.
Alınan bilgilere göre, çeşitli ülkelerin istihbarat servisleri adına
çalıştıkları tespit edilen 13 ajan son üç
ayda sınır dışı edildi. Ayrıca 40 civarında ülkenin istihbarat servisleri
adına çalışan ajanların, ABD,
Rusya, İngiltere, Almanya, Yunanistan, İsrail, Mısır, Belçika, İsveç,
Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve
Ermenistan’dan geldikleri tespit edilmiş. Yani bölge tam anlamıyla casus
kaynıyor. Benzer tipler şu anda
Kıbrıs’tada tam gaz faaliyetteler.
Bölgede, diplomat, arkeolog, gazeteci, din adamı gibi sahte kimliklerle
faaliyet gösteren bu istihbarat servisi
elemanları aslında bize hiç de yabancı değil. Değişik ülkelerin
istihbarat servisleri adına çalıştıklarının
tespit edilmesi üzerine sınır dışı edilen bu ajanlar, Kazım Karabekir
Paşa’nın anılarında bahsettiği “yardım
kurulu” elemanlarının torunlarıdırlar!!! ( yani modern lisanda NGO’lar )
Milli mücadele döneminde, ‘yardım kurulları’, bölgede insancıl amaçlarla
bulunduğunu iddia eden birimlerdi.
Aslında bu kurullar, bölgede ayrılıkçı hareketi beslemekte ve
yönetmekteydiler.
1914 yılında, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında yalnızca Amerikan
Misyonerler Kurulu örgütüne
bağlı 174 misyonerlik vardı. Kurul 17 büyük misyonerlik merkezine ve 9
hastaneye sahipti. Kontrol ettiği
426 okulda 25,000 öğrenci vardı. ( Acaba bugün durum nasıl , bu sayılar
nedir , bunlar kimlerdir , hangi
maskeler altında çalışıyorlar , hangi okullara , üniversitelere sızdılar
, kurulmasında finansman sağladılar ,
bilenler şöyle ucundan biraz açıklasada bizde öğrensek )
İşte böyle bir atmosferde, olayların içinde yaşayan Kazım Karabekir Paşa ,
Doğu İllerinde bulunan ‘
yardım kurulları’ ile ilgili gözlemlerini şöyle anlatmıştı:
''Amerikan
kurulları Tiflis, Gümrü, Erivan'da toplam 18,000 Ermeni çocuğu toplamışlar. Bunların
bir kısmı
Ermeni Hükümetinin programı ile eğitiliyor. Büyük bir kısmı protestan
yapılmış. Bunlardan Kars'da 30 tane
bulmuş, kurtarmıştım. Bizzat aklı erenler kaçıp bize haber vermişlerdi.
Künyelerine ve aile soruşturmalarına göre, Amerikalıların onaylarıyla
ailelerinden alınmıştı. Amerikalıların
yardımları müthiş, çocuklar çok iyi giydiriliyor ve besleniyordu. Dev
kışlalar bunlara ayrılmış, kadınlı erkekli
her türlü öğretmen, doktor ve bakıcı Amerikalılar, aralarında Ermeni
öğretmenleri ve öteki personeli ile
çalışıyordu. Müthiş bütçeleri vardı. Yazık ki Türk çocuklarına
bakmıyorlar. 'Tüzüğümüz elverişli değil' diyorlardı.
Hatta Kars' da elimizde olan büyük ambarlardan bile bize bir şey vermek
istemediler. Sonunda bizim çocukların
gösteriler yaparak, ambarlardan zorla alacaklarını söylemeleri üzerine
birkaç parçasını verdiler.''
Ancak doğruya doğru , Amerikan kurulları, her zaman insafsız
davranmamıştır!!! 1918, 1919 ve 1920 yıllarında
kırım ve zulümlerde rol oynayan birçok Ermeni çetecisi, Türk ordusunun
Kars’a girmesi üzerine kaçamayınca
bu yardım kurulları’na sığınmışlardı. Fakat Türklerden kırıma uğrayan
binlerce kişi ise nedense bu yardımların
dışında bırakılmıştı.
Karabekir Paşa, yardım kurulları müdürüne verdiği bir cevapta:
‘Yönetiminizde bulunan böyle bir kurulda bu
türden cani ve katillerin sığınak bulması ne kadar şaşırtıcı ise,
bunların son zamanlarda kurumlarınızın
önemli
Ermeni kişileri tarafından silahlı olarak kaçmalarına yardım etmeleri ve
yol göstermeleri de o kadar dikkat
çekicidir.’ diyerek tepkisini ortaya koymuştu.
Bu kurullar, binlerce Ermeni çocuğu ailelerinden alarak yedirdi, içirdi.
Öğretmenler, doktorlar, bakıcılar dev
kışlalarda onlara hizmet ettiler. Verdikleri ayrılıkçı eğitimlerle,
Ermeni çocuklarda, Türkiye’den kopma
düşüncesini uyandırdılar. Ermeniler, artık bulundukları duruma karşı
etkin bir hoşnutsuzluk duyuyorlar; köylü
Müslüman komşularına karşı keskin bir üstünlük duygusu besliyorlardı.
İşte değişik ülkelerin istihbarat servisleri adına çalıştıkları tespit
edilen bu ajanlar, bugün de aynı amaçlarla ,
değişik maskeler ve sözde nedenlerle bölgededirler.
Bunlar Gazeteci, bürokrat, sivil toplum örgütü temsilcileri olarak
karşımıza çıkarlar. PKK ve bölücü örğüt
üyelerinin mahkemelerinde boy gösterirler , ama şehit askerlerimiz veya
PKK tarafından katledilen vatandaşlarımız
hakkında en ufak bir yorumda bulunmazlar.
Ne acıdırki bunlardan içimizde de bol miktarda bulunur , muteber insanlar
olarak hergün ekranları doldurur.
Dün olduğu gibi bugün de ayrılıkçı hareketi desteklerler ve yönlendirirler.
Not : Kıbrıs konusunda bu aralar her akşam ekranda boy gösteren ver
kurtulcular acaba “yardım kurullarının”
torunları olabilirmi ???
Çeşitli maskelerin arkasına gizlenerek ülkemiz aleyhinde faaliyette
bulunan bu karanlık güçlere izin verilmeyeceği
son sınır dışı edilme olayı ile anlaşılmıştır. İstihbarat servisleri
adına çalıştıkları tespit edilen 13 ajanın sınır dışı
edilmesi olayını böyle yorumlanması doğru olur.
Görüyorsunuz tarih her zaman tekerrür ediyor ve bunların taktikleride
fazla değişmiyor , destekledikleri grupların
isimleri zamana göre değişiklik gösterebiliyor ama niyetler herzaman aynı
ve hiçbir zamanda değişmeyecek.
AB’ye “aday adayı” olunca herşeyin sütliman olacağını zanneden saf
vatandaşlarımızında olaylara değişik açıdan
bakma zamanı geldide geçiyor.
Not1: Ekteki linkte Kazım Karabekir Paşanın özel aile albümünden derlenmiş ( en azından benim daha önce
görmediğim ) Istiklal savaşına ve Atatürk’e ait harika resimler var. Ayrıca Ermeni katliamı ile ilgili çok enteresan
birkaç resimde var. Incelemenizi tavsiye ederim.
http://www.emreyayinlari.com/kazim.htm
Not 2 : Kazım Karabekir Paşa 1918'de
2.Kolordu komutanıyken Erzincan ve Erzurum'u Ermeniler'den ve
Ruslar'dan geri aldı. Ardından Sarıkamış, Kars ve
Gümrü kalelerini ve Karaköse’yi kurtardı.
Kazım Karabekir Paşa’nın hayat hikayesi için aşağıdaki link’e bakabilirsiniz:
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=41