Türk Eğitim
Sisteminin Katledilmesi 2
Yorum yazıp fikirlerini bildiren arkadaşlara teşekkürler , tartışarak olaylara değişik açıdan bakmaya
çalışmanın her bakımdan çok faydalı olduğuna inanırım. Gelen yorumlardan bazı konulara biraz daha
açıklık getirmem gerektiğini anladım.
1. Yazdıklarımdan sakın yabancı dile karşı olduğum anlaşılmasın , ben olabildiği kadar çok insanımızın
kendi dilinden başka dilleri konuşabilmesinin önemine inanırım , hele genç arkadaşlarımızın işlerinde
yükselebilmeleri ve başarılı olmaları için 2 lisanı “gerektiği kadar” bilmelerinin öneminede inanırım.
2. Bugün gelişmiş Avrupa ülkelerine bakarsak hepsi eğitimlerini kendi dillerinde almaktadırlar ama çok
iyi seviyede verilen yabancı dilleride aynı zamanda öğrenmektedirler , bu ikisinin karışımı hem ana
dillerini iyi bilip hemde yabancı lisanları bilmelerine engel değildir. Iskandinav ülkeleri ve Hollanda buna
iyi bir örnektir.
3. Yukarıda bahsettiğim “ gerektiği kadar “ ‘ı biraz açayım. Dil öğrenmek dipsiz bir kuyudur ve ömür boyu
öğrenmekle bitmez , onun için herkes kendine gerektiği lisanın gerektiği kadarını (not : sadece ingilizce
değil , buna önümüzdeki yıllarda altın bilezik olacak Çince’yi ve öteki çok kullanılan lisanlarıda katmak
lazım) ve en kısa zamanda öğrenmelidir. Mesela bir yönetici kendi branşındaki teknik terimleri bilirse ,
o memlekete gittiği zaman iş görüşmelerini yapabiliyorsa ve karşısındaki insanlarla onların dilinden
yakınlık kurabiliyorsa onun için bu yabancı dil seviyesi yeterlidir. Bunun üstüne çıkmak istiyorsa kendi
çabasıyla çıkabilir , ama zamanını ve kaynakları verimli kullanmak amacıyla tavsiye edilmez. Italya’ya
Ispanya’ya gittiğiniz zaman yarısı turist dolu olan otellerde resepsiyon dışında lisan bilene rastlamazsınız
çünki gerek yoktur ve kaynakların boşuna harcanmasını istemezler , garsonlar bile 3-5 kelime dışında
Ingilizce bilmezler.
4. Bu söylediklerim için ise, o memleketlerdeki uzman okullarda alınacak 5-6 aylık çok yoğun bir eğitim
yeterlidir. Yalnız bizde ve bilhassa Ingilterede çok miktarda olan ve günde 2-3 saatlik eğitimi 15-20 kişilik
sınıflarda yapan uyduruk kurslardan bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim kurslar en fazla 2-3 kişilik
sınıflarda yapılır ve günde 8+ saat haftada 6 gündür ve çok yoğundur , akşam eve gittiğinizde yorgunluktan
canınız çıkmıştır. ( ve ucuz değildir )
Şimdi gelelim Ingilizlerin Irlanda’da yedikleri nanelere , tarihten ders almazsak başımıza örülen çorapları göremeyiz.
Ingilizler’in Irlanda’yı işgal ettikleri zamana gidelim (1600’ler ) . O zamanlarda Irlanda’nın Anglosaksonlar’dan
çok daha eski bir dili ve kültürü vardır. Filozofları , Şairleri , hukuk sistemleri vardır , ve dilleri Gaelik’tir.
( not: Irlanda (güneyi ) benim ziyaret etmekten çok zevk aldığım ve çok iyi dostlarımın olduğu bir yerdir , Gaelik
konuştukları zaman vurgulamaları bana türkçenin unutulmuş bir dialekti gibi gelir, ama iki lisan arasında bir bağ
varmı bilemiyorum.)
O dönemde Irlanda’da Ozanlar çok önemliymiş , ve eğitim sistemini bu Ozanlar yönetirmiş. Ingilizlerin ilk yaptığı
Ozanları yok etmek olmuş , ama görmüşlerki Irlanda’lılar hala kültürlerinden ve dillerinden vazgeçmiyor.
Ingilizleri almış bir düşünce , başlarında valimiz var , sesini çıkaranın kellesi gidiyor ama hala bunlar Irlanda’lı
olmaktan vageçmiyor neyapacağız diye ?
Bunun üzerine dönemin Ingiliz valisi 1890’da çıkardığı emirle ilk , orta , lise , üniversite dahil bütün okullarda
eğitimin Ingilizce olmasını emretti.
Bu uygulamanın sonunda , başlangıçta halkın %90’ı Gaelik konuşurken iki nesil sonra bu oran %30’a düşer ,
bunun üzerine Irlandalı vatanseverler gizlice Gaelik kursları açarlar ve halkı eğitmeye başlarlar.
Mücadeleler sonunda 1921’de bağımsız Irlanda Cumhuriyeti kuruldu ve ilk yapılan iş resmi dilin tekrar Gaelik
olması oldu . Fakat hala Ingilizlerin başlarına musallat ettiği bu beladan tam olarak kurtulamadılar. Aynı taktik
Ingiltere tarafından Hindistan’da da uygulandı.
Irlanda tarihi hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler http://www.irelandseye.com/aarticles/history/index.shtm
sitesine bakabilirler
İbret alınması gerken bir örnek , şimdi bizdede Ingilizce eğitimin anaokullarına kadar sokulmaya çalışılmasında neler
hedeflenebileceğine birde bu açıdan bakın.
Benzer bir örnek Fransızlar tarafından Cezayirde yapılanlardır. Benzer uygulamalar sonucu Cezayir’in okumuş sınıfı
anadilleri olan Arapça’ya köylü lisanı olarak bakar , aşağılar ve aralarında Fransızca konuşurlar. Amaçlarıda biran
evvel kapağı Paris’e atmaktır !!!
Devamı var…..