Yeni Dünya Paylaşımı , Istanbul ve Patrikhane.


Bu kadar yoğun gündem arasında kaynayıp giden ve birkaç kırık dökük yazıdan başka bir şey duymadığımız fakat çok önemli bir konu olan Fener Patrikhanesi ile ilgili bir yazı yazıyordum tam bu arada bir yazı elime geçti.

Benim yazımdan daha detaylı ve güzel yazılmış bu yazı özet olarak aşağıdadır ama ne yazıkki yazarı ismini yazmamış , bildirirse kendisini tanıtırız :

--------------------------------------------------------------------


Yeni Dünya Paylaşım sisteminde Türkiye, Amerika ve Avrupa tarafından ufak devletçiklere bölünüp paylaşılacak ülkeler arasındadır.

(sbeskurt not : tabii istemek başka yapmak başka , biz buradayız bekleriz)

Bu sebeple şu aşamada Istanbulun Türkiyenin geri kalanı ve merkezi idareyle bağlari gittikçe zayıflatılmakta ve Türkiyenin pek çok sektörü bu yüzden hızla Istanbula toplanmakta. Gizlice ve el altından teşvik edilerek Istanbula göç etmeye zorlanan insan kitleleri ise yeni kurulacak şehir-devletçik yapısında ucuz iş gücü olarak hizmet verecek.

Bildiğiniz gibi Patrik Bartholomeos Fener Rum Patrikhanesi'nin bir çeşit yönetim kurulu olan 12 kişilik Sen Sinod Meclisi'ne Türk vatandaşları yerine 6 yabanci metropoliti tayin etti. Bu gelişmenin arka planı ve olası etkilerini analiz ettiğimiz zaman ilginç sonuçlara ulaşıyoruz.

Bu kapsamında Istanbulda Rum Patrikhanesi'de global düzeyde hizmet verecek bir Ortodoks Vatikanı olacaktır. Türkiyenin savunma reflekslerinin iyice zayiflatildiği bu dönemde uzun süredir planlanan Patrikhane Operasyonu için start verilmiştir. Buna göre Yeni Ortodoks Patriği bir yabanci olacak ve Patrikhane bu operasyonla globalleştirilerek Türkiye’nin kontrolünden çıkarılacaktır. Yapılan son hamleyle ileride yeni Patriğin seçileceği Sen Sinod meclisine geleceğin patriği ekibiyle beraber yerleştirildi.

Fener Rum Patrikhanesi Türkiyede rahat hareket edemediği için de facto olarak kendine bağlı Amerikan Ortodoks Kilisesini merkez olarak kullanmakta. Amerikadaki Rum Lobisininde yönetim yerlerinden biri olan Amerikan Ortodoks Kilisesi direkt olarak Fener Rum Patriğinin emri altındadır. www.patriarchate.org adresli site Amerikan Ortodoks Kilisesi bünyesinden yayın yapmakta ve dikkatli incelerseniz son derece ilginç bilgiler içermekte.

Öncelikle patrikhanenin ismi bizim bildiğimiz gibi Fener Rum Patrikhanesi olarak değil Konstantinapol Ekümenik Patrikliği olarak gözüküyor. Patrikliğin tarihçesinin verildiği sayfa ise son derece ilginç bir cümleyle başliyor. "Vatikan Roma Katolik Hristiyanlığın kalbidir. Konstantinapol Ekümenik Patrikliğide Ortodoks Hristiyanlığın kalbidir." Bu sözlerin devamında ise Patrik Bartholemeosun 250 milyon Ortodoksun lideri olarak Patrikhanenin Avrupanin bütünlüğünü sağlamadaki "global" rolünün farkında olduğu belirtiliyor.

Sitenin www.patriarchate.org/book/Fourth_period_Tourkokratia sayfasinda ise "Tourkokratia" olarak adlandırdıkları Türk idaresinde gördükleri "baskıları" anlatmaktalar. Özellikle yaptiklari bölücü faaliyetler sonucu Osmanli Devleti tarafindan idam edilen iki patrik birer kahraman olarak gösterilmiş. 1920 sonrasi dönemde ise Kurtuluş savaşında (ki onlar buna "Megale Katastophe" diyor yani Helenizmin yok oluş faciasi) Türklerin nasil binlerce Rumu göçe zorladığı, Patrikhaneye ve Patriklere baskı yaptığı ve devamlı aşağılandıklarını anlatan bir yazıyı www.patriarchate.org/book/Fifth_Phase_modern_period adresinden okuyabilirsiniz.

( not : bu linkler kısa zaman öncesine kadar vardı fakat siteden kaldırılmış , hay allah niye acaba , ayıp etmişler yani )

Patrikhanenin sözcülüğünü yapan Amerikan Ortodoks Kilisesinin üslubu gördüğünüz gibi hiçde her firsatta hoşgörüden dem vuran ve Türkiyeye sadık bir Türk vatandaşı olduğunu söyleyen Patriğin üslubuna benzemiyor.

Fener Rum Patriğinide aslinda yeterince tanımıyoruz. Kullandığı esas unvan Konstantinapol ve Yeni Roma Başpiskoposu ve Ekümenik Patrik olan Bartholemew 250 milyon Ortodoksun liderliğine oynayan iyi bir politikaci.

Türk Vatandaşı gözükmesine rağmen esas olarak yurt dışında eğitilen Patrik 1963-68 arası Romadaki Gregorian Üniversitesinde okudu daha sonra Isviçredeki Ekümenik Enstitüsüne geçti ve ardından Almanya Münih kentinde Hukuk üzerine çalıştı. Tam bir diplomat olarak yetiştirilen Patrik tam yedi dil konuşuyor (Yunanca, Ingilizce, Türkçe, Italyanca, Latince, Fransizca ve Almanca). Kendisi Patrikliğinin dışında "Doğu Kiliseleri Adalet Topluluğu" kurucu üyesi ve başkan yardımıcısı.

Avrupayla yakın ilişkileri olan Patrik 1993'de zamanın AB komisyon başkanı Jacques Delors'un özel misafiri olmuş ve 1994'de Avrupa Parlementosunda hararetli bir konuşma yapmıştı. Patrik Avrupa dışında Ortadoğuda da etkinlik gösterdi ve 1995'de Kudüsü ziyaret ederek Izak Rabin ve Yaser Arafatla görüştü.

Patrikhane ve Patrik hakkinda verdiğimiz bu kısa bilgilerden sonra birazda Patrik tarafından yeni atanan ekibi inceleyelim.

Bunlardan ilki bahsi geçen Amerikan Ortodoks kilisesi Başpiskoposu ve Patrikten sonraki en etkin kişilerden biri olan Demetrios. 1928 Selanik doğumlu olan Demetrios ilk dini eğitimlerini Yunanistanda aldiktan sonra 1965'de Amerikaya gidiyor. Burada Harvard üniversitesinde "yetiştiriliyor" ve sıkı bir felsefe eğitimi aliyor. Bir süre Yunanistanda görev yaptiktan sonra 1980-1993 arasinda Massachusetts Yunan Ortodoks Ilahiyat okulunda öğretmenlik yapiyor.

Amerikadaki Rum Lobisi içinde oldukça saygın bir yeri olan Demetrios bu sürede Amerikan devleti ile "iyi" ilişkiler kurmayı ihmal etmedi. 1999 senesinde Patrik tarafindan Amerikan Kilisesinin başına atanarak bu dönemde Rum Lobisi adına Amerikada büyük atılımlar yaptı.

11 Eylül sonrası defalarca ikiz kulelerin yıkıntılarını ziyaret edip orada ayinler yapan Demetrios Amerikalilar tarafindan da son derece sevilmekte. Amerikan Kilisesi Fener Patrikhanesinin etkinliğinin kısıtlanması yüzünden 1922'de New York’da kurulduğundan beri 540 kilise, 800 rahip kadrosu ve 1.5 milyon cemaati ile Amerikanın en etkin kurumlarından biri olduğu için Demetrios Amerikan iç siyasetinde son derece etkin bir rol oynayabildi. Özellikle son seçimlerde.

Ocak ayinda Tayyip Erdoğan Yahudilerden madalya aldiği ve Bush’la görüstüğü Amerika gezisinde Demetrios'la New York Türkevinde biraraya gelmişti. Rum Lobisinin en etkin kişileri olan 3 Rum işadamınında katıldığı bu görüşmede Demetrios israrla Heybeliada Ruhban Okulun açılmasını talep etti, bu talebine ne cevap aldı bilmiyoruz.

Gelelim yeni atananlardan ikincisine. Ingiltere Rumlarin yoğun göç ettikleri ülkelerden biri. Ilk Ingiliz Ortodoks Kilisesi 1670'de Ingilterede kurulmuştu bile. Bu Kilise daha sonra Ingilizler Rumların yaptıkları faaliyetlerden hoşlanmadıkları için kapatıldı ve Rus elçiliğine sığınmak zorunda kaldı.1800'lerde yeniden faaliyete geçen Ingiliz Ortodoks Kilisesi bugün oldukça güçlü bir konumda. Patrikhane yönetimine atanan Başpiskopos Gregorios işte bu Ingiliz Ortodoks kilisesinin başı. 1928 Kıbrıs doğumlu ve Kıbrısın bölünmesine yol açan Papaz Makariosun öğrencilerinden. 1960'da Londraya yerleşiyor ve Ingilteredeki Rum Lobisinin başına geçiyor. Cambridge üniversitesi mezunu Gregorios Ingiltere içinde oldukça etkin bir kişilik.

Patrikhane konseyine yeni atanan yabancılardan üçüncüsü ise Girit Başpiskoposu Timotheos (Papoutsakis) 1915 Girit doğumlu. Atinada Dini eğitim aldıktan hemen sonra Ikinci Dünya savaşı patlıyor ve Yunan ordusunda çavus rütbesiyle hizmet veriyor. Italyan cephesinde askeri papaz olarak görev yaparken Almanlarin Yunanistani işgalinden sonra Yunan direnişi tarafından Girite geri gönderiliyor ve bölgedeki Direniş faaliyetlerine ve müttefik istihbaratına yardımcı oluyor. Bu özellikleri sebebiyle Yunan derin devleti ile arasi çok iyi. Savaşın bitmesinden sonra hem yaptığı hizmetlere bir ödül olarak hemde eğitimine devam etsin diye 2 seneliğine Fransaya yollanan Timotheos daha sonra Girite dönerek bugüne kadar Girit kilisesinde çalışmış.

Fener Rum Patriğinin atadığı yabancılardan tanıtacağımız sonuncusu Metropolit Dionysios. 1970 senesinde zamanın patriği tarafından Yeni Zellandaya yollanan Dionysios burada sıfırdan bir organizasyon ve etkin bir Rum Lobisi kurmayı başarmiş çok iyi bir organizatör. Görev alanı daha sonra Hindistan, Kore ve Japonya’yı da içine alacak şekilde genişletilmiş.

Yeni Zellanda'daki Rum Lobisinin etkinliği sebebiyle kendini kazanmak isteyen Ingilizler tarafindan oldukça el üstünde tutulan Metropolit Dionysios Ingiltere Kraliçesi tarafından madalya ile ödüllendirildi.1991 senesinde kendi çabalarıyla Yeni Zellanda da bir Rum anıtı diktiren Metropolit 1998 senesinde ise ilk Kibris Rumlari Kültür merkezini Yeni Zellanda da açtı.

sbeskurt Not: Ingiltere Kraliçesinin madalya verdiği birini dikkatle izlemenizi tavsiye ederim. Hatta gözünüzü ondan hiç ayırmayın !!

Sonuç olarak bu bilgiler işiğinda bir tahminde bulunacak olursak. Patrikhanenin Türkiye etkisinden çikip Global bir yapiya bürünmesi için gereken ekip bence hükümetin bilgisi dahilinde Türkiyeye gönderildi. Yeni Patrik büyük bir olasılıkla sizlere tanıttığım bu dört kişi içinden seçilecektir. Böyle bir durumda Istanbulun durumu da yavaş yavaş netlik kazanmaya başlıyacak ve Türkiyenin paylaşılma süreci hızlanacaktır.


---------------------------------------------------------


Sbeskurt not :

Bütün bunlar simdi size imkansız gibi gelebilir ama unutmayın bundan 5 sene önce bugün Kıbrısta yaşananlar da insana imkansız gibi gelirdi öyle değil mi ?

Tabii bunlar uzun vadeli planlardır , ama bizim uyanık olmamıza ve bilgilenmemize engel olmamalı.

Tarihi düşmanlarımızın emelleri yüzyıllardır hiç değişmeden aynı kalmıştır.

Bizim millet tarihte neler gördü geçirdi bunlarıda atlatacaktır yeterki uyanık olalım.

Hosted by www.Geocities.ws

1