George Orwell’in 1984’ü 20 yıl gecikmeyle geliyor

 

VeriChip ve Matrix’le ilgili yazılardan sonra kitaplıkta uzun zamandır dokunulmadan

duran George Orwell’in 1984 kitabını bir daha okudum.

 

Okuduktan sonra şöyle biraz arkanıza dayanıp düşününce bize dayatılmak istenen

sistemlerin bu kitapta yazılanlara gittikçe daha fazla benzediğini göreceğiz. Acaba

George Orwell’in 1984’ü 20 sene gecikmeyle kapımıza dayandımı ?

 

Kitaptaki dünya birbiriyle sonsuz savaş içindeki üç Süper Devlete bölünmüştü :

 

·         Oceania

·         Eurasia

·         East Asia

 

Dünyadaki teknolojik gelişmeler de özet olarak üç konuya hizmet ediyordu.

 

1.      Savaşların kazanılmasına

2.      Halkın sürekli izlenerek kontrol edilmesine

3.      Kitlesel beyin yıkama tekniklerine ve böylece köleleştirmeye

 

Şimdi bunları 2004’e uyarlarsak , dünyada 3 büyük blok var.  ABD , AB ve daha

tam oluşmasa bile Pasifik Bloğu. Bu üç blok birbirleriyle şimdilik sadece ekonomik

alanda rekabet içindeler. Fakat araştırma geliştirmeler askeri ve güvenlik alanında

yoğunlaşmış durumda. Bunun dışında George Orwell’in hayal edemediği bir faktör

olan microchip var.

 

Teröre karşı savaş bahanesi Batı demokrasilerinde özgürlüklerin azaltılması için

bahane olmuştur. Sorulması gerekende eğer terör korkusu azalırsa bu özgürlükler

tekrar geri alınabilecekmidir , yoksa bir daha gelmemek üzere kaybolmuşmudur !!!

Dahada önemlisi temel özgürlüklerin azalmakta olduğunu kaç kişi farketmiştir ?

 

Biraz düşünürsek zamanımızda kredi kartları sayesinde bütün alışkanlıklarımız

bilinebilmektedir. Şehirlerdeki güvenlik ve Web kameraları hepimizi izleyebilmektedir.

Geçen gün çıkan bir haberde Londra’nın merkezinde yaşayan birinin günde 200 kere

fotoğrafının çekildiği belirtiliyordu.

 

Orwell’in kitabında insanlar evlerinde kameralı televizyonlarla devamlı izleniyorlardı.

Bugün ise kameralı telefonlar ve GPS cihazları (Cep telefonları aynı zamanda birer

GPS cihazıdır) bizim nerede ne yaptığımız 24 saat bilinebilir.

 

Yine biometric izleme cihazlarıyla bilgisayara kayıtlı bir yüzün kalabalık içinde

seçilebilmesi teknolojik açıdan mümkündür ve bazı yerlerde şimdiden kullanılmaya

başlandı bile. Yani istendiği takdirde herkesin nerede olusanız olun 24 saat izlenmesi

mümkün.

 

Buna birde daha evvel yazdığım VeriChip , veya Seisint  sistemlerinide ekleyin daire

tamamlanmış oluyor.

 

Bu kadar çok datanın kaydedilip işlenmesi zaten bugün büyük oranda ABD’de yapılıyor.

Supercomputer’ler , fiyatları gittikçe düşen ve kapasiteleri artan bilgisayar kayıt cihazları

sonsuz kapasiteleri ile hertürlü bilgiyi saklayabilmektedir. Bu uygulamanın dünyaya

yayılması da teknik açıdan çok zor olmayacaktır ve bu da diktatörlük heveslilerine Orwell’in

büyük Biraderinin bile hayal edemiyeceği imkanlar sunmaktadır.

 

Gördüğünüz gibi kitapla bugün arasında oldukça fazla benzerlik var. Son olarak birkaç

sorum var.

 

1.      11-Eylül’den daha büyük ve kanlı bir terör eylemi sonrasında teknik altyapısı

tamamlanmak üzere olan bu sistem , faaliyete geçirilebilirmi ??

 

2.      Terör korkusu içinde olan halk , güvenlik kaygısı için özgürlüklerinin sonsuza dek

 elden gitmesine göz yumarmı ??

 

3.      Bu sistemi faaliyete geçirmek isteyenler 11-Eylül’de olduğu gibi bir olayı

tezgahlarlarmı ??

 

 

 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1