AB’nin çifte Standartı Geçen gün gazetelerde küçük puntolarla Hollanda kaynaklı bir haber sanki önemsiz bir habermiş gibi geçti. Birkaç gün bekledim bizim yetkililer bir şey diyecekmi idye ama herzaman oldğu gibi tık yok. Bu habere göre Hollanda daha önce anadilde eğitim yapılabilen Türk öğrencilerinin bu derslerinin kaldırılmasını parlementosunda kabul etmiş. ( Türkçe derslerin Hollanda’da haftada sadece 2,5 saat verildiğinide hatırlatayım ) Şimdi bu çifte standart olmuyor da ne oluyor? Çifte Standart lafı bile bu yapılanlara az gelir. Bence demek oluyor ki AB içinde bile ülkeler kendi kurallarını koyabiliyor. Sebep resmi olarak harcamaları kısmak olarak belirtiliyormuş (!!) , ancak esas sebep öğrenciler Türkçe öğrenmeye uğraştıkları kadar Hollandaca öğrenmiyorlarmış , bu da toplum birliğini bozuyormuş . Ne güzel değil mi . Hollanda gibi özgürlükler ülkesi bile ülke bütünlüğünü herşeyden üstün tutuyor . Bu satırlarda Hollanda yerine Türkiye , Türkçe yerine Kürtçe koyun bakalım kim ne diyebilecek. Işin komik ve acı yanıda bize ana dilde eğitim dayatmaları yapılırken daha AB üyesi bile olmamamız. Bizim yetkililer bütün bunlar olurken yanlarında AB’li misafirleri sırıtmaktan başka bir şey yapmıyorlar. İngiltere Başbakanı Tony Blair 5-6 saatliğine geldiği Türkiye’de, Leyla Zana’yı serbest bırakın , Azınlıklara haklarını verin diyor ve hukuk sistemine direkt müdahale ediyor , ve bizim yetkililer yine sırıtıp şirin gözükmeye devam ediyorlar. Eurovision için gelen Sırp şarkıcı Türkiye’ye hakaret ediyor ve kimse ağzını açıp bir şey söyleyemiyor. Başka yerde bunların çok daha azı yapılsa , yapanı anında paketleyip birkaç gün içerde misafir etikten sonra sınırdışı ederler. Isteyen deneyebilir!! Ben bu olanlardan bir Türk vatandaşı olarak utanıyorum , biz bu kadar haysiyetsizmi olduk??
Çifte Standartlara bir örnek daha :
·
Son
tren bombalamasından sonra Ispanya’yı tehlikeli ülke ilan edip diyen çıktımı
??? Ben duymadım ,
ama HSBC bombalamasından 24 saat sonra bütün AB
Türkiye’ye gitmeyin mesajları yayınlamıştı.