DU Amerikanın Öldürücü Silahı

 

Depleted Uranium (DU)  “Türkçesi Seyreltilmiş Uranyum” içeren mermilerini ilk olarak

1991’deki Körfez Savaşında duymuştum.

 

26.Mart’ta haber sitelerinde okuduğum bir haberde Amerkan ordusu tarafından Alliant

Techsystems adlı bir firmaya ( www.atk.com ) 1 Milyar adetlik bir mermi siparişi verilmiş.

Bu işleri bilenlerle konuştuğum zaman bu Firmanın Amerikan Ordusunun en büyük DU

mermi tedarikçisi olduğunu söylediler , bende konuyu biraz açıp bilgilenmeye karar verdim.

 

DU , Uranyum zenginleştirme projelerinin başka hiçbir yerde kullanılamayacak bir yan ürünüdür.

Bu yüzden maliyeti hemen hemen sıfırdır , hatta firmalar bu baş belası radyoaktif ürünü aldığınız

için üstüne para bile verebilirler. Çok yoğun bir maden olan DU zırh delici bir mermiye

dönüştüğünde müthiş etkilidir. Tanklara atıldığında zırhları kolaylıkla deler ve içindekileri tankla

beraber buharlaştırır.

 

DU içeren mühimmat tank mermilerinden , A-10’ların top mermilerine , 7,62’lik mermilere kadar

çok çeşitli mühimmatlarda kullanıldığı rapor ediliyor.

 

Fakat her güzelin bir kusuru olduğu gibi DU’nun da radyoaktif olması gibi hafif bir kusuru var.

Bu mermiler patladığı zaman mikroskobik Uranium oxide toz parçacıkları havaya yayılıyor ve

rüzgarla beraber geçtiği bölgeleride kirletiyor. Kirlenme bölgedeki tarım ve su kaynaklarınıda etkiliyor.

Içme suyu ve bölgede yetişen tarım ürünleri yüksek miktarda Radysyon içeriyor.

 

Atıldığı alanlar yüzyıllarca radyoaktif kirlenmeye maruz kalıyor ve bu bölgede yaşayanlarda yüksek

radyasyonla birlikte kanser vakalarında artış , anormal doğumlar vs gibi hastalıklarda patlama yaşanıyor.

 

Işin dahada vahimi bu mermilerin radyoaktif etkileri sadece Iraklıları değil , Amerikan Askerlerini de

etkiliyor. Iraktan dönen Askerlerde kanser vakaları ve anormal doğumlar , solunum problemleri ,

sebebi Radyasyon olan hastalıklar patladı. Benzer hastalıklar bu mermilerin kullanıldığı Afganistan ,

Bosna , Kosova gibi yerlerdede birkaç kat arttı. Benzer artışların oradaki Nato askerlerinde de

görüldüğü rapor edildi. ( inşallah oralarda görev yapan Mehmetçik’te benzer hastalıklar görülmemiştir )

 

Iki Irak savaşında kullanılan DU miktarları aşağıdaki gibidir :

 

1991 -    375 ton

2003 -    tahminler 1,000-2,000 ton arasında değişiyor

 

Korkunç bir rakam değilmi ? Ölçümlere göre Bağdat’ın bazı bölgelerinde normal seviyenin 1,000-1,900

katı yüksek radyasyon seviyeleri görülmüş. Irak Sağlık Bakanlığı tarafından Akciğer kanserinde 6 kat ,

göğüs kanserinde 5 kat , rahim kanserinde 16 kat artış olduğu açıklandı. Yine bu konuda araştırma yapan

Iraklı doktorlar halen uygulanan ambargo yüzünden hazırladıkları raporları açıklayamamaktadırlar.

 

Kendini Iraktaki kanser araştırmalarına adayan Dr. Huda Ammash hazırladığı rapordan kısa süre sonra

Amerikalılarca tutuklanmış ve henüz bulunamayan  “ kitle imha !!! “  silahlarının geliştirilmesinde çalıştığı

suçlamasıyla hapse atılmıştır.

 

Işin tuhafı Irak’ta Radyoaktif kirlenmeye uğramış yerlerin haritaları var fakat açıklanmıyor. Amerikan

Ordusu DU kullanıllıp kullanılmadığı hakkında hiçbir açıklama yapmıyor ve bilmeden Irak’ta bu yerlerden

geçerseniz yüksek radyasyon yiyorsunuz , yine o bölgelerde oturan halkında bilgilendirilmediği söyleniyor.

Yani Amerika gelecek nesil Irak halkınıda sakat , hasta , zihin özürlü hale getiriyor.

 

Bu konuda çok çok az yazı çıkıyor maalesef , bu katliama kimse değinmiyor. ( niye acaba !!! )

 

Bu konuda daha derin bilgi için  www.iacenter.org  adresini inceleyebilirsiniz.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1