|
Moskova, Kafkaslardaki Son Stratejik Ortağını kaybediyorNevavizimaya Gazeta, 13.08.2003Ermenistan'da, Gümrü ve Türk şehri Kars arasında demiryolu seferlerinin yeniden başlatılması için hazırlık çalışmaları yapılıyor. Rusya Federasyonu Ulaştırma Bakanlığı geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili olarak açıklama yaptı. Türkiye'nin Ermenistan'a komşu bölgelerinde de, demiryolunun yeniden hayata geçirilmesini amaçlayan benzer çalışmalar yapılıyor. Ermeni-Türk demiryolu seferlerinin yeniden başlatılması konusuna ABD'nin Erivan Büyükelçisi John Ordway da geçen hafta gazetecilerle yaptığı mülakat sırasında değindi. Amerikalı diplomat, ambargonun kaldırılması konusunda kesin bir tarih vermenin henüz çok erken olacağını kaydederek, Erivan ve Ankara arasındaki lişkilerin normalleşmesi ve sınırın açılması olasılığı konularına ABD’li ve Türk yetkililer arasında yapılan görüşmelerde sık sık değinildiğini belirtti. Bu arada, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) Sınır Dairesi Başkanı Tuğgeneral Sergey Bondarev, Ermeni-Türk sınırının açılma olasılığından, Ermenistan'daki Rus sınır birimlerinin haberi olmadığını açıkladı. Eğer Ermenistan ve Türkiye arasındaki demiryolu seferlerinin yeniden başlatılacağına dair duyumlar doğru çıkarsa, Kafkaslar'ın ekonomik ve siyasi durumu bundan oldukça etkilenecek. Bugün dünyada Ermenistan ve Türkiye gibi uzlaşmaz iki rakip az bulunur. Aralarındaki itilafların tarihten kaynaklanan nedenleri var. Birinci Dünya Savaşı sırasında Türkler, Ermenilerin de yer aldığı Rus ordusundan ağır darbeler almıştı. Türk makamları kendi Ermenilerini vatana ihanetle suçlayarak, Nisan 1915 tarihinde o zamanlar Osmanlı İmparatorluğu toprakları olan Suriye'ye sürgüne gönderdiler. Ermeniler sürgüne gönderilmesi sırasında, çeşitli kaynaklara göre 800 bin ile 1,5 milyon Ermeni ölmüştür. Ermenilere göre bu, modern tarihte devlet tarafından düzenlenen ilk soykırımdır. Bugün, Erivan'da da, Ankara'da da soykırım meselesi son derece hassas, neredeyse histerik bir tepki uyandırıyor. Ermenistan, soykırımın uluslararası kabulunu talep ediyor, Türkiye, soykırımın hiç bir zaman olmadığını iddia ederek buna karşı çıkıyor. ABD, Rusya, Fransa gibi bazı ülkelerin parlamentoları soykırımı kabul etti. Bu durum Erivan'ı sevindirirken ve Ankara'da protestolara yol açıyor. İki ülke arasındaki ilişkileri Karabağ sorunu da olumsuz yönde etkiliyor. Türkiye, Türklerle Azerilerin etnik ve dini yakınlığı nedeniyle, bu konuda kayıtsız şartsız olarak Azerbaycan'ı destekliyor. Ermenistan topraklarında önemli miktarda Rus askeri olmasaydı, 1990'lı yılların başlarında, yani Karabağ savaşının "sıcak" aşamasında Türkiye yenilgiye uğratılmakta olan Azerbaycan'a yardım etmek için mutlaka Ermenistan'a doğrudan askeri müdahalede bulunurdu. Şimdi Ermenistan'a karşı sıkı ekonomik abluka uygulanmaktadır. Dış dünyayla ulaşım kara yoluyla İran üzerinden, hava yoluyla Rusya üzerinden yapılabiliyor. Tabii ki, bu durum Ermenistan ekonomisini son derece güçleştiriyor ve . Azerbaycan'ın müttefiki olan Türkiye ile olan bağlarını engelliyor. Ermeniler bütün Dağlık Karabağı ve Azerbaycan'ın bir kısmını kontrollerinde tuttukları için Azerbaycan'ın Batı ve Doğu kesimleri arasındaki ulaşım son derece zor bir hale gelmiştir. Azerbaycan ekonomisi için büyük önem taşıyan ünlü Bakü-Gürcistan-Türkiye petrol boru hattı tehlike altında bulunmaktadır. Ermeni askeri birlikleri Kuzeye, Mingeçaur baraj gölü yönünde saldırdıkları takdirde, Azerbaycan fiilen iki parçaya bölünerek, taraflar arasında çok büyük problemler yaratacak. Kafkaslar'da şu anda çelişkili bir durum bulunmaktadır. Üç Kafkas ülkesinden ekonomik ve siyasi reformların gerçekleştirilmesi bakımından Ermenistan en ileri olanıdır. Bu anlamda diğer iki ülkeye nazaran Ermenistan, en "Batılısı" sayılabilir. Birçok Batılı ülkede (özellikle ABD ve Fransa'da) çok güçlü ve oldukça etkili Ermeni diasporaları bulunuyor. Fakat, Batı'nın Yakın Doğu'daki ve genel olarak Müslüman dünyasındaki "temsilcisi" olan Türkiye ile yaşadığı sorun nedeniyle Ermenistan siyasi anlamda Batı etki alanı dışında kaldı. Sadece Kafkaslar'da değil BDT genelinde Rusya'nın en yakın müttefiki oldu. Galiba Batı, artık bu durumu değiştirmeye karar verdi. Gerçi son zamanlarda Türkiye kendi tutumunu kendisi belirlemeye çalışıyor (bu özellikle Irak konusunda belirgin olarak görüldü), bu yüzden Türkiye'nin hareketlerini Avrupa ya da ABD baskısı ve tavsiyesiyle yapıldı şeklinde yorumlamak lazım. Ermenistan'la yakınlaşma fikri çok büyük olasılıkla tamamen Türk inisiyatifidir. Demiryolu seferlerinin başlatılması, soykırım konusunda ne Erivan'ın ne de Ankara'nın tutumunun değişmemiş olmasına rağmen, ambargo otomatik olarak kaldırılması anlamına gelecek. Belki de her iki taraf, siyasetin ekonomik ilişkilere engel olmamasına karar verdi. Eğer Türkiye ve Ermenistan arasındaki ekonomik ilişkiler herhangi bir sınırlama olmadan sağlanırsa Türkiye, Ermeni pazarlarından Rusya ve İran'ı hızlı bir şekilde dışlar. Geriye, Erivan ve Ankara arasında siyasi bir yakınlaşmanın doğup doğmayacağı ve Erivan'ın Moskova'dan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı konuları kalıyor. Şimdiden Ermenistan'da, Rusya ile birliğe nazaran Türkiye ile birliğe olumlu bakanlar var. Gerçi bu çevreler, Türkiye'nin öncelikle soykırım olgusunu kabul etmesi gerektiğini düşünüyor. Ve işte o zaman Ermenistan'daki Rusya’nın konumu , Türkiye'nin neredeyse yüzyıllık geçmişi olan olayları nasıl değerlendireceğine bağlı olacak. (Aleksandr Hramçihin, Siyasi ve Askeri Analizler Enstitüsü Analiz Bölüm Başkanı) Ana sayfa Rus Medyasından Haberler
|
|
|
|