TÜRKLERE MAVİ AKIM LAZIM DEĞİL

Ekspert, 19-27 Mayıs 2003

       Türkiye’nin Avrupa Birliğine girişi  GAZPROM’un Türkiye’deki konumunu kaybetmesine neden oldu. Ancak, GAZPROM  imzalanmış kontratlardan doğan cezaların parayla değil de, Türkiye’nin gaz boru hattı altyapısı ile ödenmesi konusunda ısrar ederse,  bu durumdan fayda sağlayabilir.

       Mayıs tatili  öncesinde, Türkiye  “Mavi Akım” projesi çerçevesinde Rus doğal gazı satın almayı durdurduğunu resmi olarak beyan etti. Türk tarafınca gaz alımının durdurulduğunu, alıma ancak Ağustos ayında başlanılacağını bizzat Türkiye Enerji Bakanı  kendisi  kamuoyuna açıkladı. 

        Söz konusu proje çerçevesinde Türkiye’ye doğal gaz satan GAZPROM’da kısa vadede yılda 2-4 milyar m3 gaz karşılığı bir kaç yüz milyon dolarlık gaz teslim edilemeyeceği için durumun pek te kötü olmadığı görüşü  hakim. Bu rakam gaz monopolü  GAZPROM için küçükmüş!

        Aslında durum elbette daha dramatik. Birincisi, “Mavi Akım” ‘ın durdurulması Rusya’da  büyük yatırım projelerini başarıyla gerçekleştiren tek kuruluşu olan GAZPROM’un imajına darbe indirilmesi anlamına geliyor.  İkincisi,  Türkiye’nin ve Türkiye’ye yakın ülkelerin  gaz pazarı taksimatında yeni yeni ufuklar (imkanlar) ortaya çıkıyor, Mavi Akım’la ilgili belgelerin imzalanmasıyla taksimat fiilen GAZPROM’un faydasına olmuştu. Bundan dolayı, Mavi Akım’ın durdurulmasına etki eden nedenleri ve etkilerini araştırmak  için  haklı sebepler var.

Fazla gaz  kötü gaz

      Konuya  “Mavi Akım”ın teknik donanımına yapılan harcamalardan,  dünyanın en komplike ve en pahalı gaz boru hatlarından biri olduğundan başlamak lazım. Projenin hayata geçirilmesini etkileyen nedenler kadar,  projenin  durdurulmasına yol açan nedenler de çok ciddi olmalı. Birisi Türkiye Cumhuriyeti’nin doğal gaz ihtiyacı konusunda çok büyük hata yapmış.

 

       Türkiye’de doğal gaz kullanımı pek de eski değil, sadece 15 sene önce kullanılmaya başladı. İlk anlaşmalar 1986 yılında SSCB ile imzalandı.  1987  yılında da Türkiye’ye 500 milyon m3 hacminde ilk doğal gaz sevkiyatı gerçekleştirildi. Türkiye doğal gaz alımını çeşitlendirmeye başlandı; Türkiye sadece Rusya’dan değil İran, Cezayir ve Nijerya’dan da gaz almaya başladı. (Bkz. Tablo2)  2002 yılına doğru Türkiye’nin tüketimi  20 milyar m3’e ulaştı. Dinamik ekonomisi, hızla şehirleşmesi ve üretim artışı Türkiye’de  doğal gaz tüketiminin   artmasını  ön görüyordu. Devlet Şirketi BOTAŞ uzmanlarına göre, 2005 yıla kadar Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacı 43 milyar m3’e ,   2020 yılında ise 82 milyar m3’e çıkması gerekliydi.  Doğal olarak bu arzı karşılamak yurt dışından gaz alınması yoluyla karşılanabilirdi, zira, Türkiye’nin kendi  doğal gazı hemen hemen yok.

 

        Bu tahminlere dayanarak,  Rusya ve Türkiye 1997 yılında  Karadenizin dibinden  Rusya’dan Türkiye’ye Rus doğal gazı sevk edilmesine dair anlaşma imzalandı. “Mavi Akım” gaz nakil hattı yılda 16 milyar m3 doğal gaz sevki gerçekleştirecekti. Böylece,  diğer gaz nakil güzergahı ile birlikte 2008 yılında  Rusya  Türkiye’ye her yıl 37 milyar m3 gaz pompalayabilecekti.  Türkiye’de doğal gazın  bin m3’ünün değeri  90-125 dolar arasında olduğundan, Mavi Akım projesi kendisi 5-7 yılda amorti edecekti (Bkz. Tablo 1) Rusya’nın doğal gaz satışından elde edeceği gelirleri artacak ve yılda 4,5-7 milyar dolara ulaşacaktı.

 

       Ancak,  daha 2000 yılında Türkiye muhalefeti ülke yönetimini eleştirerek, yeni büyük enerji projelerine katılmazsa Türkiye’nin enerji kriziyle karşılaşacağına dair oluşan genel fikri yalanladı. Örneğin, Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşar Yardımcısı, Türkiye’nin önde gelen ekonomistlerinden ve  Cumhuriyet Halk Partisi’nin dış politika kurmaylardan olan Ali Tigrel Turkish Daily News  gazetesine verdiği bir mülakatta  “Türkiye’nin enerji fazlasından ve enerjinin çok yüksek olan fiyatından yakında müşteki olacağını” iddia etmişti. Ali Tigrel’in sözlerine göre, az ve/veya fazla miktarda ithal edilen enerji kaynakları ileride Türkiye’ye pahalıya mal olacak tehlikeli  bir faktördü. Bay Ali Tigrel Türkiye’nin elektrik enerjisi fazlasının 2005 yılında oluşacağını  ve BOTAŞ tarafından satın alınacak doğal gazdan dolayı Türkiye’nin 1,5 milyar dolar tutarında fazla ödeme yapacağını tahmin etmişti. Ali Tigrel’in iç karartıcı tahmine göre, Türkiye bilgisizce planlama neticesinde tüketicisinin veya hazinenin omuzlarına yüklenecek  korkunç bir ekonomik  fatura ile karşılacaktı.

 

       Bay Ali Tigrel’in tahminlerini bazı araştırmalar özellikle de The Boston Consulting Group’un yaptığı araştırma teyit ediyor.

 

      Yapılan bu eleştiriler fark edildi.  2001 yılının başlarında  Savcı “Mavi Akım” etrafında çevrilen dolaplara ilişkin olarak soruşturma başlattı.  “Beyaz Enerji” adıyla yürütülen operasyon sonucunda, Türkiye’nin Eski Enerji Bakanı, onun yardımcısı ve  ihalelerden sorumlu bürokrat ta dahil olmak  üzere, Enerji Bakanlığı’nda  yüksek kademede bulunan 7 bürokrat  tevkif edildi.  Bu yolsuzluk soruşturması sermaye piyasasının çökmesine  ve uzayıp giden ekonomik krizin  başlama nedenlerinden biri oldu.

 

     Neticede, Türkiye ödeme gücünü kaybetti, dış borcu 100 milyar doları aştı.  Hükümet değişikliği bile durumu düzeltemedi; Türkiye ekonomisi halen taze mali girdilere ihtiyaç duyuyor. Türkiye hazinesine 26 milyar dolar tutarında  kredi getirebilecek, Türkiye topraklarına 62 bin Amerikan askeri yerleştirilemesi ve Irak’a kuzeyden cephe açılmasını öngören Tezkere’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından red edilmesiyle menkul kıymetler borsası tamamen çöktü.

  

       Türkiye bazı gaz anlaşmalarınının realize edilmesini durdurmaya çalıştı. Türkiye  her defasında çeşitli bahaneler öne sürerek,  2 yıl boyunca İran’dan doğal gaz sevk edilmesini durdurabildi. Şimdi BOTAŞ,  GAZPROM ile yapmış olduğu “Al yada Öde” prensibine dayalı anlaşmanın bazı maddelerini Türkiye’nin yeterli miktarda gaz depolama tesisine sahip olmadığı gerekçesiyle,  değiştirmeye ve alım miktarını azaltmaya çalışıyor.

 

     GAZEKSPORT şirketinin verilerine göre, söz konusu anlaşmada 1 Temmuz 2003 tarihine kadar olan dönem teslimat başlangıç dönemi olarak yer alıyor,  bu döneme kadar taraflar  gaz sevk etmek veya gaz almak konusunda her hangi bir yükümlülük altında değiller. Ancak, GAZPROM’da  “Mavi Akım” projesinin Avrupalı bankalar konsorsiyumu  tarafından finanse  edildiğini ve söz konusu bankaların hem ana parayı hem de işleyen faizi tahsil edebilecekleri iddia ediliyor. Bu olabilir,  zira Türklerin “Mavi Akım” çerçevesinde Rus doğal gazını satın almayı red ettiklerini resmi olarak açıklamalarından 5 gün sonra IMF ve Dünya Bankası’nın  Türkiye’ye mali ve bankalar krizinin yol açtığı olumsuz neticeleri gidermeye yönelik olarak 10 milyar dolar tutarında kredi verme kararı alması belki de  bu ihtimalden kaynaklanmaktadır.

 

      Türkiye’nin anlaşmanın sartlarını yerine getirmemesi halinde yılda yaklaşık olarak 700 milyon dolar gibi  hatırı sayılır miktarda  cezai müeyyide bekliyor.

 

      The Boston Consulting Group’un Başkan Yardımcısı ve Moskova temsilcisi Stefan Dertnig’e göre,  anlaşmazlıkta Rusya için ilave olumsuz bir  faktör Türkiye’nin hukuki statüsünün değişmesi olabilir.  Avrupa Birliği’nin muhtemel üyesi olarak Türkiye Avrupa spot enerji pazarını gelişimini  teşvik etmekle mükellef olacak.   Türkiye’nin doğal gaz ihtiyacının %70-80’i Rusya’dan sevk edilen edilen gaz ile karşılandığı için  AB’ye üyeliği Türkiye’nin Rus doğal gazını satın alma şartından vazgeçmesini ağırlaştırabilir.

 

       GAZPROM temsilcilerine göre, anlaşma imzalandı, boru hattı inşaa edildi bundan dolayı Türkiye Rus doğal gazını satın almazsa bile  GAZPROM  Türkiye’yi ödeme yapmaya zorlayabilirler.  İşte soru: Türkiye Neyle ödeyecek? Söylentilere göre, Türk resmi bürokratları GAZPROM’a gaz bedelini mal ve hizmetle ödemeyi öngören  “takas”  teklif etmişler.  Fakat, GAZPROM’un yüzlerce milyon dolarlık Türk tekstili veya işlenmiş altınla  “baştan çıkarılması” (kandırılması) pek muhtemel değil. GAZPROM doğal gaz bedeli olarak Türkiye’den “Mavi Akım” boru hattının Türkiye’deki kısmını ve/veya Ak Deniz kıyısında turizm alt yapısına yönelik toprak gibi daha   önemli  şeyler talep ediyor. Konu belki de “Mavi Akım” boru hattının   İsrail’e kadar  uzatılmasına kadar gidebilir, o zaman GAZPROM  borçları karşılığı olarak, söz konusu boru hattının inşaası için  Türkiye’den toprak alabilir. 

 

 

(The Boston Consulting Group ve Yaroslav Klimenko’nun materyallerinden faydalanılmıştır.)

 

 

                      TABLO 1

                   “Mavi Akım”  Gaz Sevkiyat Planı (milyar m3)

 

2002

2003

2004

2005

2006

2007

2008

2009

2010

2

4

6

8

10

12

14

16

16

Kaynak:  The Boston Consulting Group

 

                

                  

 

      Ana Sayfa       Rus Medyasından Seçmeler

 

                                               

Hosted by www.Geocities.ws

1