Akım’ın Yeniden Yapılanması 

Ekspert Dergisi, 01-08 Aralık 2003

 

Gazprom Türkiye’ye “Mavi Akım” projesi çerçevesinde  doğal gaz sevk edilmesi  konusunda uzlaşmacı şartlar üzerinde mutabık kaldı. Müzakerelerin seyri Rus gaz tekelinin iş dünyası konusundaki zayıflığını gösterdi.

Geçtiğimiz hafta, uzun süren müzakereler sonucunda  Rusya ve Türkiye “Mavi Akım” doğal gaz boru hattı üzerinden  Türkiye’ye doğal gaz teslimatına ilişkin sorunları çözerek,  yeni şartlarla sevk edilecek doğal gazın fiyatı ve miktarı konusunda anlaşmaya vardılar.  Taraflar,  Türkiye’nin  Rusya ile olan  uzun vadeli 3 doğal gaz anlaşmasının şartlarının  eşitlenmesi, ortalama gaz fiyatlarının ise   %7 oranında ucuzlatılması  konusunda mutabakata vardılar.

Türkiye’nin Talihsizliği

Rusya’dan Türkiye’ye doğal gaz sadece “Mavi Akım” üzerinden değil, Balkanlar gaz boru hattından da  sevk ediliyor.  Balkanlar üzerinden   doğal gaz  1986 yılında imzalanmış bulunan iki  uzun vadeli anlaşma uyarınca sevk ediliyor. Bu hatlardan birincisinden   Türk  doğal gaz tekeli BOTAŞ 25 yıl süresince Gazexport şirketinden  belirlenen miktarda doğal gaz satın almayı taahhüt etmişti  (söz konusu anlaşmaya göre 1 yılda  en fazla sevk edilen gaz 8 milyar m3 )  İkinci anlaşmaya göre, Turusgaz şirketi  (BOTAŞ, Gazprom ve ENKA tarafından kurulmuştur)  Gazexport şirketinden  aynı miktarda ama 23 yıllık sözleşme imzalamıştır. Bugün için bu iki boru hattı üzerinden Türkiye’ye yılda 14 milyar  m3 doğal gaz  sevk edilmektedir.

Türkiye’de doğal gaz son 15 yıldır kullanılmaktadır. Büyük çapta  doğal hidro ve nükleer elektrik santrallari inşaatı imkanına sahip olmadığından Türkiye’ye  doğal gaz ile  termik elektrik santrallari  kurulması oldukça uygun gelmişti. Nitekim, doğal gazın elektrik enerjisi üretimindeki payı hızla artarak,  2002 yılında 20 milyar m3 ‘e çıktı.

Ayrıca, Türkiye ekonomisinin  90’lı yıllardaki gelişimi, şehirleşme ve halkın refah seviyesinin yükselmesi  doğal gaz kullanımının hızla artacağının  habercisi olmuştu.  BOTAŞ tarafından o  yıllarda yapılan hesaplara göre,  2005 yılına kadar doğal gaz kullanımı iki kat artarak, 43 milyar m3’e,  2020 yılına kadar ise dört kat artarak,  82 milyar m3’e  ulaşmalıydı. İşte bu plan  ve hesaplamalar esasında Türkiye,  Rusya, İran,  Cezayir, Nijerya, Türkmenistan ve Azerbaycan ile  uzun vadeli doğal gaz anlaşmaları imzalandı.

“Mavi Akım” iki ülkenin hükümetleri tarafından aralık 1997 tarihinde varılan mutabakat uyarınca inşaa edildi.  Gazexport ve BOTAŞ projenin operatörleri  oldular. Anlaşmaya göre, Rusya’dan   Türkiye’ye “Mavi Akım” üzerinden  2025 yılına kadar  toplam 364,5 milyar  m3 doğal gaz sevk edilecekti.  

2007 yılından itibaren de,  sevk edilecek doğal gaz miktarı yılda 16 milyar m3 ve fiyatı da  bin metre m3’ü 126 dolar olacaktı. Türkler tüketime bağlı olarak   “al yada öde” şartıyla sözleşmede belirlenen miktardaki gazı satın almayı taahhüt etmişlerdi.

Rus yatırımcılara boru hattı  2,5 milyar dolara mal oldu. Ancak, elde edilecek gelirin  yapılan masrafı kat  kat  geçmesi bekleniyordu.  Projenin  5-6 yıl içerisinde kendisini amorti  etmesi ve elde edilecek toplam  gelirin ise  40 milyar  dolar olması gerekiyordu. Gazprom ve  projenin müteahhitleri devletteki bürokratları projenin karlılığına ikna edip, yaklaşık olarak 1 milyar  dolar tutarında vergi  muafiyeti almaya dahi muaffak oldular.

Fakat, 1999 yılında Türk ekonomisi istikrarsız bir çizgiye girdi. Kriz ve üretimdeki azalma 2001 yılında da tekrarlandı.  Bütün bunlar sonucunda, doğal gaz tüketiminin hızla artacağına ilişkin tahminlere  ulaşmak imkansızlaşmıştı. 2002 yılında fazlalık  1 milyar m3 civarında oluştu.

Üç Yerine Bir

Yaşadığı ekonomik kriz ve  depremden sonra Türkler  birden bire “Mavi Akım” boru hattı üzerinden, aradaki   aracı ülkeleri devre dışı bırakarak doğrudan Rusya’dan  gelen  doğal gazın hiçte  ucuz olmadığını  ve hatta bazı Avrupa ülkelerinden de pahalıya mal olduğunu keşfettiler.  Muhtemelen bu gerçek yeni kurulmuş bulunan Türk hükümetinin şüphelerini çekti ve o zamanlar Türkiye’de yolsuzluklara karşı soruşturmalar  başlatıldı. Başlatılan  yolsuzluk soruşturmaları neticesinde, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve yüksek mertebedeki bazı bürokratlar gözaltına alındılar. Göz altına alınanlar  “Mavi Akım” boru hattından  şahsi çıkar elde etmekle suçlandılar. 

 2001 yılında başlayarak, Türk tarafı  uzun vadeli anlaşmanın şartlarının  değiştirilmesine yönelik olarak yoğun faaliyetlerde  bulunmaya başladı.  2003 yılının  Nisan ayında  “Mavi Akım” boru hattının tamamlanmasından sadece 1 ay sonra,  BOTAŞ doğal gaz ithalatını  durdurdu.  Hatta,  “Al yada öde” şartının devreye girdiği Haziran 2003 tarihinde bile BOTAŞ alıma başlamadı. Türk tarafı  anlaşmanın şartlarına uymayacağını beyan ederek,  doğal gaz fiyatının %30 oranında indirilmesini  ( bin m3’ü 75 dolara) ve  anlaşmadaki  doğal miktarınının minimuma  indirilmesini  talep etti.  İlk başlarda Gazprom yönetimi bu ölçüdeki tavize hemen itiraz ederek, tahkime gideceğini bildirdi. Cevabı beklenilmeyen ve etkili olsun diye öne sürülen "argüman"   hemen sessizleşti ve yoğun müzakerlere başlanıldı.

Güney komşumuz (Türkiye) Rus tarafına  sürekli olarak, yakın  çevresindeki  İran, Azerbaycan ve Türkmenistan gibi  gaz tedarikçisi ülkelerle gaz konusunda işbirliği imkanlarının  olduğunu hatırlatıyordu.

Gerçektende,  2005 yılında  Türkiye  uzun vadeli  anlaşmalar tahtında  iki eski Sovyetler Birliği  Cumhuriyetinden hem de Rus doğal gazından daha ucuza  doğal gaz satın almaya hazırlanıyordu.  “Mavi Akım”  boru hattından çok daha kapasiteli olan Hazar ( yıllık kapasitesi 30 milyar m3) ve İran (yıllık kapasitesi 20 milyar m3) yoğun  bir şekilde Orta Asya  gaz boru hatları   projeleri üzerinde çalışıyordu. 

Gazprom’un sorunları, halen Azerbaycan  doğal gaz yatakları, üzerinde çalışmalarına devam eden ve Türkiye’ye çok daha ucuza gaz sevk edebileceğini konusundaki  planlarını teyit etmiş bulunan  BP ve Norveçli Statoil şirketlerini hiç rahatsız etmiyor. Gazprom tarafından   “Türklerin daha fazla  sıkıştırılması halinde, Türkleri fazla doğal gazı Avrupa’ya re-export yapabilme imkanlarını araştırmak  zorunda bırakacağının”  oldukça iyi  farkına varıldı.   Bu bölgedeki yeni bir rakip   Rusya’ya  hiç lazım değildi.

Sonuçta, Türklerle anlaşmaya varılmasına karar verildi. Şimdiki mutabakat, Türkiye ile Gazprom arasında   yürürlükteki  3 anlaşmanın tek anlaşmada birleştirilmesini  ön görüyor.  1986 tarihli  anlaşmayla  Türkiye  “Mavi Akım” anlaşmasından daha ucuza doğal gaz satın alıyordu. Şimdi, Gazprom her üç anlaşmada  revizyona gitti. Böylece ortalama gaz fiyatı %7 oranında ucuzladı. Ayrıca, yaz aylarında doğal gaz fiyatı kış aylarından daha ucuz  olacak.  Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanı  Hilmi Güler eskiden olduğu gibi  Rus doğal gaz bedelinin    mal ve hizmetlerle ödenmesi konusunda  ısrar ediyor. (Andrey Vinkov, İvan Rubanov)

 

  Ana sayfa        Rus Medyasından Haberler    Konu İlgili Diğer Haberler

 

                                               

Hosted by www.Geocities.ws

1