Sevgilim

Sevgilim,
başlar önde, gözler alabildiğine açık,
yanan şehirlerin kızıltısı,
çiğnenen ekinler
ve bitmez tükenmez ayak sesleri :
gidiliyor.
Ve insanlar katlediliyor :
ağaçlardan ve danalardan
daha rahat
daha kolay
daha çok.
Sevgilim,
bu ayak sesleri, bu katliâmda
hürriyetimi, ekmeğimi ve seni kaybettiğim oldu,
fakat açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden
güneşli elleriyle kapımızı çalacak olan
gelecek günlere güvenimi kaybetmedim hiçbir zaman...

Nazım Hikmet Ran  

 

 

 

 

Seni Seviyorum

Uyurken masumiyetin,
Uyanıkken güzelliğin
Yakar beni.
Hele
Ellerim eline
Gözlerim gözüne değdiğinde
Vurgun yemiş
Alabalık gibi çırpınırım.
Her dokunduğumda zülfüne
İnan ki erir yüreğim tellerinde.
Hele bir de
Seni seviyorum dediğinde
Beraat kararını duyan
İdamlık bir mahkumun
Hislerini taşırım içimde.
Of be gülüm of be
Anla artık.
Seni seviyorum işte...

Turan Özdemir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sevgililer Günü Öyküsü

 

Nereden çıkmıştır Sevgililer Günü , ne zamandan beri kutlanır?

 

Bir Sevgililer Günü daha yaklaşıyor... 14 Şubat günü tüm sevgililer, yine özel planlar yapmak için çabalayacak, birbirleri için en güzel hediyeyi almak için çırpınacaklar... Peki, nereden çıkmıştır Sevgililer Günü, ne zamandan beri kutlanır, gerçekten bunca özene ve çabaya gerek var mıdır? Sevgililer Günü'nün öyküsüne bir göz atalım ve kararımızı verelim.

 

Sevgiler Günü'nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.

Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurullar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkekler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.

İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubat'ında Hristiyan şehitliğine gömüldü.

 

Aynı zamanlarda Roma'daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı'nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seromoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hristiyan Kilisesi'nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı'nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bu gündür her yıl 14 Şubat , Sevgililer Günü olarak kutlanmaya devam ediyor.

Milattan sonra ilk yüzyıllardan beri her yıl şubat ayının on dördünde kutlanan Sevgililer Günü'nün başlangıcı ile ilgili o günden günümüze kadar gelmiş başka efsane ve hikayeler de var. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi; Hristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat, 270 yılında ölen Valentine'nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine'nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürür. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirler.

Yıllar geçtikçe yavaş yavaş 14 Şubat sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline gelir. Bununla pararel olarak Aziz Valentine de bütün sevenlerin koruyucu azizi haline gelip böyle anılmaya başlar.

"Saint Valentine's Day"in öyküsü bundan ibaret... Tarihte pek çok benzeri olan bir hikaye sadece...

Sevgililer Günü, 1800'lü yıllardan sonra Amerika'da Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü de çok gelişti. Neredeyse herkes her yıl 14 Şubat'ta sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen hediyeler veriyor. Her şey kutlama yapmak, bir birini hatırlamak için bir bahane değil mi? İşte Sevgililer Günü  de bu bahanelerden biri. Elbetteki sevgililer birbirlerine sevgilerini sadece Sevgililer Günü'nde göstermiyorlar; ama bu gün bir şeyleri daha da vurgulamak için bir fırsat oluyor...

 

 

SEVDİKLERİNİZE E_KART GÖNDERMEK İÇİN TIKLAYIN

 

 

 

 

 

Sevgilim

Sevgilim yalan söylersem sana
Kopsun ve mahrum kalsın dilim
Seni seviyorum demek bahtiyarlığından

 


Sevgilim yalan yazarsam sana
Kurusun ve mahrum kalsın elim
Okşayabilmek saadetinden seni




Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni bir daha


Nazım Hikmet Ran

 

 

 

 

 

Seni Seviyorum

Söylediği son nasihat hala aklımda
Eskittikçe zaman nasihatı tam bir hayat dersi oldu
Varlığıma hükmeder gibi
Dünya döndükçe o gerçek içimde yaşayacak
Aklımın ötesinde ta kaynağımda
En derinde en içten
Rüyaların en gerçeği, olasılıkların en yükseği
Sana söylüyorum ilk ve son kez bunu senden başkası benden duyamayacak
O kadar büyülü bir söz ki; içten söylenirse ancak yerini bulur
Yaşanmamış sevinçleri senle yaşamak istiyorum "SENİ SEVİYORUM"

Barış Kandil

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1