"Gecikmiş Bir Görev

Kürdistan Press'in çıkısı, beni 1970 yılına götürdü. 1970 yılında da benzeri bir atılım vardı. Kürdistan'daki solcu aydınlar ile yurtsever-demokrat diyebileceğimiz güçler ortaklasa bir matbaa kurmak ve günlük bir gazete çıkarmak için bir araya gelmişlerdi.

 

Girişimin öncülüğünü Türkiye İsçi Partisi içindeki "Doğulu Sosyalistler" grubu ile Türkiye Kurdistan Demokrat Partisi yapıyordu. sonuçta "Doğu Matbaacılık ve Gazetecilik Anonim Şirketi" adında bir şirket de kurulmuştu.

 

"Şirket", Kürdistan’ın sorunlar ile ilgili kitaplar basacak ve bir de günlük büyük bir gazete çıkaracaktı. Girişimi aynı şekilde Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) da destekliyordu ve içindeydi.

 

Girişim epeyce destek görmüş ve sevinçle karşılanmıştı. Özellikle Kürdistan'daki solcu aydınlarla yurtsever güçlerin ortak hareket edişi, gazete ve matbaa olayını kitleselleştirmişti.

 

"Şirketin" kurulusundan az bir zaman sonra 12 Märt askeri müdahalesi olmuş, ardından Kürdistan'daki yurtsever ve devrimci kadrolara yönelik toplu tutuklama  ve  yargılamalar yapılmıştı. DDKO'lar kapatılmış, tutuklamadan kurtulanlar ise dışarı kaçmışlardı.

 

12 Märt, girişimin yanda kalmasına neden olmuştu. Mahkumiyetler, ölümler. kaçmalar ise öncülük eden kadroların dağılmasına neden olmuş, yetkili kurul "şirketin" feshine karar vermişti.

 

Doğu Matbaacılık ve Gazetecilik A. Ş. Kuzey   Kürdistan'da,   devrimcilerle yurtsever demokrat güçlerin son kez bir araya gelebildikleri bir eylem olmuştu.

 

Doğu Matbaacılık ve Gazetecilik amacını gerçekleştirebilir miydi? Buna o günkü şartlarda olumlu cevap vermek zor. Ancak girişimin arkasındaki düşünce önemliydi. Böyle bir şeye ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaç devamlı gündeme kaldığı içindir ki, 16 yıl sonra değişik nitelik ve biçimde (ANK) Ajansa Nuçeya Kurd ve Kurdistan Press doğdu.

 

Bir ulusal kurtuluş mücadelesi, yalnız askeri örgütlenmesi ve eylemleri ile başarıya ulaşamaz. Özellikle dünya kamuoyunun desteğini  sağlayabilmek, haklılığını dünyaya duyurabilmek için geniş bir informatif örgütlenmeye, yine yoğun bir diplomasiye ihtiyaç vardır.

 

Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi uzun bir sürece dayanır. Güçlü bir askeri örgütlenmesi de vardır. Bugün 40 bin Peşmerge sömürgeci devletlerle fiilen savaşmaktadır. Milisleriyle birlikte silahlı güç 200 bine varmaktadır. Buna rağmen mücadele, henüz amacına ulaşamamıştır.

 

Şüphesiz ulusal kurtuluş mücadelesinin başarıya ulaşmamış olusunun birçok nedeni vardır. Böyle kısa bir yazı içinde bunlar tartışmak olanaksız. Ama, kabul etmek gerekiyor ki, Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi, sesini dünyaya duyurabilecek mekanizmalar henüz oluşturabilmiş değildir.

 

ANK ve Kürdistan Press, Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesindeki bu boşluğu gücü oranında doldurmayı amaçlamış mütevazı, gerekli ve etkili bir atılımdır. Başarıya ulaşması zorunludur. Ajans ve Gazete başarılı olduğu sürece, Kürdistan devrimi de sesini duyurmuş olacaktır.

 

Başarıda ise ikili bir görev vardır. Bu görevlerden birisi Kürdistan Press' i çıkaranlara düşmektedir. Bunu Seyit HEVAL gazetenin 3. sayısındaki yazısıyla çok iyi belirlemiştir. Seyit HEVAL "Her şeyden önce, böylesi bir yayım organı belirli bir perspektif taşısa da, bir siyasi eğilimin sesi olmamalıdır. Basındaki insanlar bir siyasi görüş taşısa da -ki mutlaka öyledir- bu böyle olmamalıdır." diyor. Buna eklenecek bir şey yok. Tamı tamına öyle de olmalıdır.

 

Ancak, bir de Kürdistan Devrimi için mücadele eden güçlerin görevi vardır:

 

Kürdistan Devrimi'nin sesi olmaya devam ettiği müddetçe Kürt Haber Ajansı (ANK) ile Kürdistan Press'i desteklemek, onlar devrimin kalıcı birer kurumu haline getirmektir. ANK ve Kürdistan Press'in omzundaki yük ağır, görevi zorludur. Kürdistan Press bu yükü omuzlamaya çalışacaktır. Ancak Kürdistan Press'in de Kürdistan'daki anti–sömürgeci güçlerden, Kürdistan devriminin dostlarından fiili olarak destek beklemeye hakkı olsa gerek.

 

Kürdistan Press, Hejmar-Sayı 4, 10 Sermawez-Kasım 1986

 

 

 

 

 

 

1

1

Hosted by www.Geocities.ws

1