t   HEVDEM YAZILARI  u

 

"Şam’da Kürt Mezarları“

           

Suriye’de Cezîre ve Çiyayê Kurmênc (Kürt Dağı) bölgelerinden sonra Kürtlerin en yoğun olarak yaşadığı yer Şam’dır. Şam’da tahminen ...... bin kadar Kürt yaşamaktadır. Zaten Şam ulusal bir mozaik oluşturmaktadır. Arap çoğunluğun yanısıra, Ermeni, Yahudi, Türk ve diğer azınlıkların epeyce bir toplam oluşturduğu görülür.

Şam’da yaşayan azınlıklardan Kürt, Ermeni ve Yahudiler; kendi oluşturdukları mahallelerde yaşıyorlar. Ermeni ve Yahudilerin halk arasında Ermeni Çarşısı,Yahudi Çarşısı olarak bilinen kendi çarşıları bile var.

Kürtlerin dağ sevdalısı olduğunu Şam’da da görmek mümkün. Orada da dağı seçmişler.. Şam’daki Kürt mahallesi Rüknettin, sarp bir dağ yamacında kurulmuş. O kadar sarp ki, evler üstüsteymiş gibi bir görünüm veriyor. Yukarıdaki evlere yaya gidildiğinde, insanın iki-üç kez soluklanması gerekiyor. Nitekim, Osman Sebrî’yi ziyarete gittiğimizde iki kez soluklanma gereğini duyduk.

Şam’da kaldığımız Nîsan ayı boyunca, hemen hemen tümü de Rüknettin’de oturan bir çok yurtsever dostun konuğu olduk. Suriye’de yaşayan Kürtlerdeki yaygın yurtseverliğe ve siyasal bilince, diğer parçalarda rastlanılamıyacağı iddiası; bir abartma olmasa gerek. Davetlerine yetişmede zorlandığımız bu dost insanların, davetlerine gitmeyi nasıl görev bildikse; bugün hayatta olmayan tanınmış Kürt yurtseverlerin mezarlarını ziyaret de bir görevdi. Tanınmış yurtseverlerin Şam’da bulunan mezarlarını tanıtmayı amaçlarken; ünlü bazı Kürtlerin de mezarlarını tanıtmayı uygun gördük.   

Selahaddin Eyyubi dışındaki ünlü Kürtlerin mezarları Rüknettin Mahallesi’ndeki mezarlardadır. Selahhaddin Eyyübi ise Meşhur Emevi Camisi’nin arkasında özel bir yerde bulunmaktadır. Turistlerin çokça ziyaret ettikleri türbede iki sanduka (1.Ftograf) bulunmaktadır. Soldaki beyaz Mermer lahit, Alman Kralı Wilhelm tarafından armağan edilmiştir. Buna karşın Selahaddin Eyübi, sağdaki mavi kırmızı örtülü mezarda bulunmaktadır. Kral Wilhelm’in gönderdiği mezara konulması dini açıdan uygun görülmediğinden; naşı, tahta çerçeveli çinilerle yapılmış  sandukada kalmıştır. Kral Wilhelm’e de ayıp olmasın! diye, armağan mermer lahit gerçek mezarın yanına konulmuştur.

Kapının girişinde solda (2.fotoğraf) Selahaddin Eyyübi     nin temsili bir resminin bulunduğu çerçeveli bir levha vardır. Bu levhadaki yazı şöyledir:

                                  

Selahaddin Eyyübi’nin huzurundasınız.

                                   Saygılı durun!

 

                                   Önünüzdeki ziyaret, Eyyüb Şadi’nin oğlu İslâm                    Kahramanı  Büyük Sultan Selahaddin Yusuf’undur.

                                   Allah’ın rahmeti ona olsun.

                                   Hicri 532 de Tekriti’de[1] doğdu.

                                   Ölümüne kadar yirmi yıl Mısır ve Şam çevresine                   hükmeden Selahaddin Eyyübi’nin soyu

                                   Kürtlerin en büyük ailesine ulaşır.

                                  

                                   Hicri 589 da vefat eden Selahaddin Eyyübi’nin

                                   kabri a Kalesinde bulunmaktaydı. Bir süre sonra

                                   Emevi Camisi’nin kuzeyindeki şimdiki yerine kondu.

 

Eyyubi Devleti’nin kurucusu olan Selahaddin Eyyübi, doksan yıla yakın bir süre haçlıların elinde bulunan Kudüs’ü alışı ve Kudüs’ü geri almak üzere Ingiltere,Fransa ve Alman krallarının oluşturduğu haçlı ordusunu yendiği için dünyaca ün kazanmıştır. Şam’a gelen turistlerin çoğu Selahaddin Eyyubi’nin türbesini ziyaret etmeden geçmezler.

Nakşibendi tarikatını Kürdistan’a yayan Mevlana Halid’in türbesi, Rüknettin Mahallesi’ndeki Kürt mezarlığındadır.Aynı mezarlıkta Celadet ve Rewşen Bedirxan, Qedrî Can gibi ünlü Kürt yurtseverleri de yatmaktadır. Türbe, mezarlığın ortasında ve tepe üzerindedir.(Fotoğraf:3) Kardeşi ve yakınlarının mezarı da aynı türbe içindedir. (Fotoğraf:4).Türbe, etrafı duvarlarla çevrili ve avlu içindeki iki binadan  oluşuyor. Binanın kubbeli olanında Mevlana Halit ve yakınlarının türbesi, diğerinde ise, bakıcısı oturuyor. Bakıcısından izin alınarak gezilen türbe, Cuma akşamları aydınlatılıyor.

Mezarının üzerinde arapça olarak; “Fatiha! Bu mezarın sahibi olan Sayın Şêx Xalidê Diyaedîn önündesiniz”.(Fotoğraf:5)

Tanınmış kürt aydını, dil bilimcisi ve mücadele adamı  Celadet Bedirxan 15.Temmuz 1951 de vefat etmiştir. Rüknettin’deki Kürt mezarlığında gömülüdür. Hayat ve mücadele arkadaşı, öğretmenlikten emekli vefakar eşi Rewşen Hanım, Aralık 1992’de Şam’da vefat edince; vasiyeti üzerine Celadet Bey’in yanıbaşına gömülmüştür. Revşen Hanım’ın mezarı henüz yapılmamıştır. Mezarında yazılı bir taş bile bulunmamaktadır. Mezarı belli belirsizdir.                                                              

Mezarlar, biriketten yapılmış basit ve iğreti bir oda içindedir. Tavanı yıkılır gibidir. Demir kapısında çirkin bir görünüm oluşturan ipler vardır. Celadet Bey’in mezarının çevresi ile Revşen Hanım’ın mezarının üstünde bol miktarda çakır dikeni oluşmuştur.

        

Celadet Bey’in mezar taşına Qedrî Can tarafından kürtçe olarak şu yazılmıştır (Fotoğraf:6)

                                   Mîrê Kurd

                                   Lavê Kurdistan

                                   Neviyê Bedirxan

                                   Celadet.

                                   Fedekar xwedêye himet

                                   Cendekê wî di vir de bin ax bû

                                   Giyanê wî bilindî asîma bû.

                                   Di riya niştîman

                                   Xwedî bê can

                                   Giyanê xwe kir qurban

                                   Ne miri ye, zendî ye

                                   Navê wî ebedî ye.

                                                                                              Qedrî CAN

                                               15.Tirmeh 1951

        

Tanınmış kürt şairlerinden Qedr’i Can, 1974 yılında Şam’da vefat etmiştir. Vefat ettiğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Özlük Işleri Müdür Yardımcılığı’ndan emekliydi. Mezarı yakın mücadele arkadaşı Celadet Bey’in yakınındadır.

        

Qedrî Can’ın mezar taşına da, kendisi gibi uzun süre sürgün hayatı yaşamış  hemşehrisi İzzet Derîkî şiir yazmıştır. İzzet Derîkî, hem akrabası ve hem de arkadaşı olan Qedri Can’ın  mezar taşına kürtçe şu şiiri düşürmüştür:(Fotoğraf:7)

                                              

Qedrî Can

                                   Cendekê di vê gorê de

                                   Zor nazik û civan e.

                                   Ji Derîkê Çiyayê Mazî

                                   Navê wî Qedrî Can e.

                                   Hezar xweşî li canê wî

                                   Hozanekî kurdan e.

                                   Welatparêzekî qenç bû

                                   Ruhstên jê gırt can e.

                                   Gorê xiste zikê xwe

                                   Ew ji kire qurban e.

                                   Ji pişta me kurda çû

                                   Ew zanayê ziman e.

                                                                      

Ízzet Derîkî

Melle Ehmedê Şûzî:

 

1925 deki şêx Seîd direnişine katılmış ve harekat sonrası arandığı için Suriye’ye gelmiş ve bir yurtsever olarak çalışmalarına orada devam etmiştir. Siirtli olan Melle Ehmedê Şûzî’nin mezarı da Rüknettin’deki Kürt mezarlığındadır. O’nun mezar taşına ise kürtçe olarak şu düşülmüştür.

 

Cendekê di gorê de

Bi canê xwe yek bû           

Bahis û zanîn miletek bû.

7O sal kar û xebat bû

Destên pak û dilekî şewat

Bi tev canê wî çû gorê

Axîn û hesrata welat.

Hezar rehmet li gorate be

Te bi bihûşt timî cîhê te be.

 

Rüknettin mahallesi’nde başka bir mezarlıklar da var. Bunlardan biri de Omer Axa Şemdînî aile mezarlığıdır. Ki buradaki mezarlıkta, Ekrem ve Kadri Cemilpaşa’ların mezarları bulunuyor. Omer Axa Şemdînî’yle akrabalıklarından ötürü bu aile mezarlığına gömülmüşlerdir.

Şam’da ünlü kürtlerin mezarlarından söz ederken, Omer Ağa Şemdînî’den söz etmesek olmaz. Çünkü kendisi, Şam’daki Rüknettin Mahallesi’nin kurucusudur. Halen genişçe olan ailesi orada oturmaktadır.

Omer Axa Şemdînî hakkında bize Mihemed İbrahîm Kîkî adında ve 75 yaşlarındaki bir kürt bilgi verdi. Mihemed Íbrahîm Kîkî, “Gözümü açtığımda Omer Axa buradaydı. Nereden geldiğini bilmiyorum. Adına bakılırsa, Şemdînan’lı olması gerek. Çok iyi bir insandı ve büyük saygınlık görürdü. Buradaki tüm Kürt aşiret reisleri ona bağlıydı. Mahalledeki tüm sorunları çözerdi. Bir sorun olduğunda tellal çağırtır , kadın, erkek ve çocuk tüm mahalleliyi evinin önünde toplar tarafları dinledikten sonra kararını açıklardı.. Herkes bu karar uyardı. Omer Axa’nın Fransızlar ve devlet yetkilileri nezdinde de itibarı büyüktü. Fransızlar kendisini Şam’daki Kürtlerin temsilcisi kabul ediyorlardı. Kendisi hiç parlamenter olmadı ama, onun gösterdiği Kürt adaylar seçilirdi. Cenazesinde kilometrelerce kuyruklar oluşmuştu...”

Ekrem ve Kadri Cemilpaşa’lar, kız alıp verme yönünden Omer Axa Şemdînî’yle akraba olmuşlardır. Yukarıda değindiğim gibi, mezarları bu özel aile mezarlığındadır. Her ikisi de yanyana gömülüdür. (Fotoşraf:9)

Kadri Cemil ve Ekrem Cemil Paşa’ların mezarını gece ziyaret edebildik. Mezarlık görevlisini bulabilmek epeyce zamanımızı almıştı. Siyah boyaları silindiği için, mezar taşının üzerindeki yazıları gece okumak zordu. Ancak, doğum ve ölüm tarihlerini  alabildik. Kadri Cemil Paşa’nın mezar taşinda Doğum: 189O, ölüm: 26.Aralık 1973 yazılıydı. Ekrem Cemil Paşa’nınkinde ise; doğum: 22.şubat 1891, ölüm: 31.Ocak 1974 yazılıydı. Her ikisinin de mezarı oldukça bakımlıydı.

Selahaddin Eyyubi, Mevlana Xalit ve Omer Axa şemdînî’yi ayrık tutarsak, diğer şahsiyetler, birer kürt yurtseveri ve aydınlarıdır. Hepsi de 192O sonrasındaki ulusal kurtuluş mücadelesinin sonucu sürgün hayatı yaşamak zorunda kalmış ve yurt hasretiyle dolu vefat etmişlerdir. 192O’lerden sonra Suriye’de yaşanan sürgünlerden sonra bir de yakın dönemin  sürgünü vardır. Bu da 198O Askeri Darbesi sonrası yeni kuşağın yaşadışı sürgündür. Bu yeni kuşaktan da gurbet ellerde vefat edenler oldu. Bunlardan birinin, Yılmaz APAYDIN’ın mezarıyla karşılaştım. Yeni kuşağın çektiği ve çekmekte olduğu acıyı bilen biri olarak, önceden tanımadığım ve adını duymadığım Yılmaz’dan söz etmeseydim, bugünkü kuşağa haksızlık etmış olacaktım.

Yılmaz Apaydın, Celadet Bey’in ve Kadri Can’ın mezar komşudur. Onun mezarında şu yazılıdır:

YILMAZ APAYDIN 1953 VAN-

     13 Çileyê pêşîn 1983 -ŞAM

    Ji ber hûkmê faşîst a Tirkiyê ji welat derketî bû.

 

Suriye’de diğer önemli Kürt şahsiyetlerinin mezarları da var. Ancak biz bunlardan yalnızca Şam’da olanları yazı konusu yaptık. Kaldı ki, hepsini araştırma olanağımız da olmadı.

Bir ulusu ulus yapan şeylerden biri de ulusal değerlerine  sahip çıkmasıdır. Celadet Bey’in mezarını görünce ne kadar umursamaz olduğumuzu gördüm. Bir ulus ne denli yüksek bir kurtuluş mücadelesi verirse versin, Celadet Bedirxan gibi yaşamı mücadele olmuş bir Kürt aydınının mezarı adeta bir harabe görünümündeyse, o mücadelede eksiklik vardır. Herhalde biz çok “büyük işlerle” uğraştışımızdan, böylesi “küçük” bir işle uğraşma gereğini duymuyoruz.

Ben bir araştırmacı değilim. Ne varki, Celadet Bey ve Rewşen Hanım’ın mezarlarının hali beni böyle bir yazı yazmaya sevketti. Onların ve onlar gibilerin hatıralarını layıkiyle yaşatmak hepimiz için bir görevdir. Tüm kürt yurtseverleri tarihimize ve ulusal değerlerimize sahip çıkmalıdır.

Ruşen ARSLAN

 

Not: Mezarları gezmede, fotoğraf çekiminde, tercümede ve bilgi vermede yardımları dokunan Reşat DERIKİ, Kek Dîlaver ve Mihemed İbrahîm Kîkî’ye teşekkürlerimi sunmayı görev bilirim.

 

Bu makale, HEVDEM’in Ekim 1993 tarihli 2. sayısında yayınlanmıştır.

 

Şamdaki Kürt Mezarları Fotoğraflarının Fotoğrafları İçin Tıklayınız.

 

 

 

1

1



[1] Bugün Irak sınırları içinde bulunan ve Saddam Hüseyin'in doğduğu   kasaba.

Hosted by www.Geocities.ws

1