"Kirvem Mehmetçik

Son günlerde Türk gazete ve televizyonlarında haber olarak okuyor ve izliyoruz. Türk Ordusu 17 yıldan beri savaş sürdürdüğü alandaki bazı ilçelerde, Kürt çocukları için toplu sünnet  şölenleri düzenlemekte ve sünnet olacak çocuklara kirvelik yapmaktadır. Tabi yalnız sünnetle yetinilmiyor, resmi nikahı olmayan yetişkinlerin topluca nikahları kıyılmakta, subaylar nikah şahidi olmaktadır. Böylece toplumsal çalışmalar yapılmakta, halk-ordu kaynaşması sağlanmaktadır!

 

Askerlerinkirveliği“ 1979-1985 yılları arasında zoraki misafiri olduğum Diyarbakır Sıkıyönetim Askeri Cezaevin’de karılaştığım bazı olayları anımsattı.

 

Türkiye’yi yönetenlerin aynanın karşısında oturma gibi bir alışkanlıkları yoktur. Onun için kendi eksik ve kusurlarini görmezler. Çözmek zorunda olduklari her sorun, baskalari tafindan baslarina bela edilmistir. Kürt sorunu da öyle... Basindan beri hep Ermeni kiskirtmasi olarak görüldü. 12 Eylül askeri darbesinden sonra buna daha da inanilir oldu. Öyle ki, Kürtlerin ulusal demokratik haklari için mücadele verip te kogusturmaya ugrayanlarin yalniz fiilleriyle ilgili arastirma yapilmiyor, tüm sülalesi Ermeni olup olmadigi yönünden arastirmaya tabi tutuluyordu. Nitekim yargilandigim davanin savcisi Yüzbasi Tugay Çaglar bana; „senin tüm sülaleni arastirdik, sizde ermenilik yokmus“ diyerek durumu açikça ortaya koymus ve sorum üzerine herkes için bu arastirmayi yaptiklarini belirlemisti.

 

Yalniz nüfus kayiitlarindaki arastirmayla yetinmemis olacaklar ki, cezaevindeki tüm tutuklu ve hükümlüleri sünnet taramasindan geçirdiler. Bu taramada sünnetsiz çikanlar, otomatik olarak Ermeni „damgasi“ yediler. Bu da katmerli iskenceyi beraberinde getirdi.

 

Herkesi Türk ve atatürkçü yapmayi kafasina koyan askeri yöneticiler, pesinen Ermeni kabul ettikleri sünnetsizleri deTürk ve müslüman yapacaklardi. Hiristiyan inancina mansup ve büyük çogunlugu Süryani ve Keldani olmak üzere tüm gayrimüslümlerden zorla dilekçeler alindi. Dilekçeler 7. Kolordu ve Sikiyönetim Komutanligina hitaben yazilmisti. Dilekçede; „... ailevi nedenlerle simdiye kadar sünnet olamadim. Simdi sünnet olmak istiyorum. Bunun için gerekli islemin yapilmasini arz ederim „ deniliyordu.  

 

Sonra nedense bu uygulamadan vazgeçildi. Yoksa yirminin üzerinde kisi zorla sünnet  ettirilecekti. Eger sünnet  gerçeklesseydi; sanirim Kolordu Komutani Kemal Yamak ile iskenceci Yüzbasi Esat Oktay Yildiran onlara kirve olacakti. Diyecegim o ki, „Mehmetçigin kirveligi“ hiçte yeni bir olay degil...

 

Kürtlerde kirvelik önemli ve saygin bir kurumdur. Kirvelik iliskisi olan alevi aileler arasinda evlenme yasagi vardir. Halklarin kirvelik kurumu gibi kutsal degerlerini yozlastirmaya neden gerek duyuluyor? Yillarca Newrozu yasaklayip, Newroz  atesini yakan yüzlerce Kürdü  katleden, hapse atan devletin, hiç bir sey olmamis gibi Newroz kutlamalari düzenlemesi gibi gülünçlüklere düsmek niye?  Yürütülen savas mi durmustur? Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt halkinin gaspedilen demokratik haklari mi verilmistir? Köyler, ormanlar „kirvem Mehmetçik“ eliyle mi yakilip yikilip, iki buçuk milyon Kürt yerinden yurdundan mi edilmemistir?

 

Lütfen bu gülünçlüklere bir son verilsin! Yaptiginiza ne siz ve ne de baskalari inaniyor. Çözüm, küçük Kürt cocuklarinin pipisinin ucunda degildir. Sorun ortada ve çözümünü bekliyor. O da esitlik temelinde barisçil demokratik siyasal bir çözümdür.

 

Ruşen ARSLAN

 

 

 

 

 

1

Hosted by www.Geocities.ws

1