|
"
Kurdische Gemeinderat’ın 25.Şubat 2001 deki toplantısındaki
konuşma“
Kürt Toplumunun değerli
Meclis üyesi arkadaşlarım,
Kuruluş çalışmalarına
belli bir süreçten itibaren katılmış bir arkadaşınız olarak, kongre öncesiyle sonrası arasında bir köprü kurmaya
çalışarak, düşünce ve önerilerimi sunmak istiyorum.
Her Kürdistan’lıyı kapsayan, siyasal örgütlerden bağımsız, demokratik çalışmayı esas alan, insan haklarına değer veren, düşünce ayrılıklarına saygı gösterme temelinde bir ortak yapı oluşturma önerisi gelince; tereddüt etmeden katılacağımı belirttim. Kuruluş çalışmalarına güç ve yeteneğim elverdiği ölçüde katıldım.
Değerli arkadaşlar,
Kürtler arasında
siyasal ilişkilerin bu denli kötü
olduğu, ortak çalışma geleneğinin bulunmadığı bir atmosferde böyle bir ortak yapı
kurulabilir miydi? Olumsuzluklar, aynı zamanda olumlu şeylerin kaynağıdır. Siyasal düzeyde ortaklıklar yaratılamıyorsa, ortak taban örgütlenmeleri ile ilerleme sağlamamız, belli yerlere varabilmemiz, siyasal yapıları da ortak hareket etmede özendirmemiz ve zorlamamız mümkündür. Bir arkadaşımın dediği gibi; „..biz bunu bugün
gerçekleştiremeysek, beş
yıl sonra aynı örgütü kurmak için bir araya geleceğiz.
O zaman da Hamburg’daki
Kürtlere beş yıl zaman kaybettirmiş
oluruz“.
Nitekim Hamburg Kürt toplumu, bir çok olumsuzluk içinden doğan bir olumluluktur. Bunda katılan tarafların, ayrılıklarının bilincinde olmalarının yanısıra, ortak çalışma gerekliliğinin ve uzlaşmanın da bilincinde olmaları önemli rol oynadı. Olgun bir kongre ile kuruluş yapıldı. Hamburg’da yaşayan bir Kürt olarak emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Şimdi görev, aynı bilinç ve özveriyle
çalışmaları yürütmektir.
Değerli arkadaşlar,
Hamburg Kürt Toplumu’nun kongresine kurucu olarak katılan derneklerin ve tek kişilerin
durumu hepinizce biliniyor. Özellikle derneklerin çoğu belli siyasal örgütlerin yan kuruluşlarıdır. Bu, Hamburg Kürt Toplumu’nun yumuşak karnını oluşturuyor. Partiler, kuruluşun kendi dar çıkarlarına hizmet etmesini ister veya fırsat kollayabilirler. Bu ise, kuruluşun sonu olur. En başta kitlesel gücü büyük olan örgüt yandaşlarına böyle bir hesap
içinde bulunmama veya bulunma girişimlerini boşa çıkarma görevi düşüyor. Çünkü kuruluş yerine oturur ve gelişirse,
bunun meyvalarınından yanlız Hamburg’daki Kürtler veya kurucu Kürt dernekleri değil tüm Kürt siyasal örgütleri de yararlanır.
Çalışmanın başında
bazı konularda duyarlılık göstermeliyiz. Bunları sıralarsak;
1.
Organların ve komisyonların oluşumunda
belli bir siyasal organizasyonun egemenliği olmamalı,
2.
Kadınların ve Kürdistan parçaların temsili gözönünde tutulmalı,
3.
Komisyonlar çalışmalarında özerk davaranabilmelidir. Çalışmalar, koordine ve bilgi açısından peryodik olarak rapor edilmelidir.
4.
Üye dernekler, kuruluşun işlerinin yürümesinde her zaman yardımcı olmalı.
Değerli arkadaşlar,
davet üzerine
katıldığım bir yönetim kurulu toplantısında, kurul üyeleri arasında uyumsuzluk olduğunu, anlayış ve tecrübe itibariyle bunu çabuk gideremiyeceklerini, bir hayli çekişme yaşanacağını gördüm.
İstifa
eden bile oldu. Bu bize, yönetimi oluşturuken Meclis olarak yeterince hassas davranmadığımızı gösteriyor.
Bunun çaresini öncelikle yönetimin kendisi,o olmazsa meclis bulmalıdır.
Yönetimin çare bulmasından kastım; ya
belli bir süre içinde uyumunu gerçek anlamıyla sağlaması ya
da çözüm için
fedekarlık yaparak yeni
bir yönetime olanak vermek için hemen toptan istifa etmesidir. Ben bunun daha iyi bir
çare olduğunu düşünüyorum. Bu önerimi lütfen şu ya
da bu kişiye, şu ya da bu
görüşe karşı olarak
algılamayın. Hamburg Kürt
Toplumu, bir an önce yönetimdeki uyumsuzluğu gündemden düşürmek ve pratik çalışmalara
başlamak zorundadır.. Bizim
yönetimdeki kısır tartışmalara bu kuruluşu feda etmeye hakkımız yoktur.
Meclisin çare bulması ise açıktır. Seçme yetkisi olanın görevden alma yetkisi de vardır. Biri ne kadar
demokratik bir hak ise diğeri de o denli demokratik bir haktır. Umarım buna hiç bir zaman
gerek duyulmaz.
Değerli arkadaşlar,
Gerekli ölçüde
ciddiye alınabilmek için, öncelikle Kürt toplumu içindeki çalışmaya ağırlık verilmeldir. Bunun için Kürtlere yönelik bölge toplantıları düzenlenmesi düşüncesi olumludur. Bu toplantılarda düzenli bir biçimde bağış toplanmalıdır. Kuruluş dışında kalmış kuruluşların, özellikle katılmaları güç verecek tek tek kişilerin katılımını sağlamak için özel bir
program oluşturulmalıdır.
Kürt akademisyenlerini kazanma
hedef olarak benimsenmelidır.
Yönetim sorunu
çözüldükten, yer olarak bağımsız bir merkeze sahip olduktan, hukuksal işlemler bittikten ve elle tutulur çalışmalar yaptıktan sonra Alman resmi kuruluşları ve siyasal örgütleriyle ilişkiye geçilmelildir. İlişkiler olgunlaşmadan hiç bir maddi
istemde bulunulmamalıdır.
Yönetim Kurulu toplantısında bu tür düşünceyi savunan arkadaşlara cevap olarak „illegal örgüt kurmadığımız“ hatırlatması yapıldı ki, bunun bu
tezle ilgisi yoktur. İstenen şey, ilişkilerde kalıcılık ve etkinlik sağlanmasıdır.
Pratik çalışmalar
için arkadaşlar, çok yararlı olabilecek çeşitli çalışma alanları için komisyon önerilerinde bulunacaklardır.
Ben değişik bir yöntemle içinde çalışabileceğim ve istediğim, Kürt gençlerini uyuşturucu alışkanlığına, satıcılığına bulaşmaması, bulaşanların kurtulması için oluşturulacak bir komisyonda görev almak istiyorum. Ayrıca Türk hukukunu mesleğim icabı bildiğimden, sorunu olanlara bilgi vermede yardımcı olabilirim. Ama her halükarda Alman pratik hukukunu bilen kişilerden yararlanarak kurulacak bir hukuk komisyonuna ihtiyaç vardır.
Sözlerime son verirken, arkadaşlara şunu söylemak istiyorum. Çalışmalarda her zaman sorunlar önümüze çıkacak. Bundan kaçınmak olmaz. Hele ortak çalışma geleneği çok kısır olan Kürtler arasında daha da çok sorun olacaktır. Görevimiz sorunların üstesinden gelmektir. Bizi bir araya
getiren ortak ilkeleri rehber edinir, toplumsak çıkarları dar örgüt ve kişisl çıkarlarımızın üstübe tutarsak, her sorunu çözebiliriz. Aynı şekilde bir şeyi de hatırlatmak istiyorum. Kurduğumuz Kürt toplumu, türünde ilktir. Şayet başarı kazanırsak; bu tür yaygınlaşır
ve Kürtler diğer Avrupa’daki yabancı toplumlar gibi örgütlenir. Böyle bir sorumluluğu
omuzlarımızda taşıdığımız
unutulmamalıdır.
Sizlere başarı
ve saygı dileklerimi sunuyorum.
25 Şubat 2001 / Hamburg
|