Seröz otitis media (Efüzyonlu otitis media)

           Lokal ve genel enfeksiyon belirtisi ve bulgusu vermeden, orta kulakta ve sağlam zar arkasında sıvı toplanmasıyla karakterize olan otitis media(OM) türüne, seröz otitis media(SOM) denir. Bu hastalık çeşitli sinonimlerle anılır. Efüzyonlu OM (EOM), sekretuar OM, kataral OM, serotimpanum, mukoid OM, non süpüratif OM isimleri de aynı klinik tabloya verilen adlardır. En çok seröz ve effüzyonlu OM isimleri ile anılr,

           Orta kulakta effüzyon birikmesi çeşitli durumlarda olabilmektedir. Aslında tüm bunlar östaki disfonksiyonu yapan durumlardır. Sık sık geçirilen Üst solunum yolu enfeksiyonları, adenoid hipertrofileri, yarık damak, yetersiz Akut OM tedavisi, barotravmalar, östaki borusunun orifisini tıkayan nazofarenks kanserleri, radioterapi, allerji, immün yetmezlik gibi faktörler SOM gelişmesinde etken olarak kabul edilirler.

            Hastalık çocuklarda sıktır. Çeşitli araştırmalarda, okul öncesi yaştaki çocuklarda %4 ile %18 arasında oranlar bulunmuştur.

Hastalık sinsi ve progressif olarak yerleşmektedir. Bu nedenle hasta ve sahipleri olayın farkına varmakta gecikirler. Bazan da tesadüfen, başka bir şikayetle doktora(kulak burun boğaz uzmanı) götürüldüğünde, tanı konulmaktadır.

Orta kulakta biriken sıvı başlangıçta seröz, daha sonra mukoid ve daha geç dönemde ise bir zamk kıvamında olabilmektedir. Bu hastalığa(glue ear)zamklı kulak ismi de verilmektedir.

SOM’nın etiolojik tartışmasında, orta kulaktaki sıvıda bakteri olup olmadığı tartışmalıdır. Bakteriyel diyenler var, steril diyenler var ve viral orijinli diyen yazarlarda az değildir. Son yıllarda, bakteri varlığını saptayan daha gelişmiş yöntemlerle(PCR; Polymerase Chain Reaction)yapılan çalışmalarda, etiolojideki bakteriyal teoriyi destekleyen bulgular elde edilmektedir. Sıvının içeriğinde bol miktarda glukoproteinler, ayrıca immünglobulünler de mevcuttur.

Hastalığın oluşması salt bir östaki tıkanması ve ona bağlı orta kulak havalanmasının bozulması olayı değildir. Timpanik kavitede muköz sıvı salgılayan özellikle östaki borusu girişinde fazla sayıda goblet hücrelerinin olduğu saptanmıştır.

SOM da semptom olarak iştme kaybı ön plandadır. İştme kaybı iletim tipinde olup bazı vakalarda sensoriyel komponent de ilave olabilir. İşitme kaybını, hastaların kendisi ifade edebildiği gibi, anne, baba ve öğretmeni tarafından da şüphelenilerek gündeme getirilebilmektedir. Evde televizyon ve radyonun sesini fazla açan veya evde ve okulda söylenenlere ilgisiz kalan bir çocukta, iştme kaybından şüphelenilmelidir. SOM’lı çocuklar bazan başka bir sebepten kulak burun boğaz uzmanına gitmekte, ekseriya burun tıkanıklığı, burun akıntısı, ağzı açık uyuma ve horlama gibi septomlarla gelen hastaların çoğunda, muayene sırasında tesadüfen SOM tanısı konabilmektedir. Büyük çoğunlukla hastalık iki kulakta da vardır. Hastanın yaşı küçüldükçe bilateral olma ihtimali artmaktadır.

Hastaların muayenesinde yeni vakalarda, kulak zarı şeffaf ve hafif retrakte olarak görülür, arkasında sıvı ve bazan hava kabarcıklarını da görmek mümkündür. Daha ilerlemiş vakalarda ise zar, mat ve çevresi hiperemik, radiyer tarzda dilate damarlar bulunan bir görünümdedir. Zardaki hareket yok olmuştur. Zarın normal konkavitesi bozulduğu için, ışık üçgeni de kaybolmuştur.

Efüfyonlu otitis media'da kulak zarının görünümü

Muayene sırasında yapılan diyapozon testlerinde(koopere hastalarda) iletim tipi işitme kaybını saptamak mümkündür. Ayrıca bu hastalarda odyolojik testler de yapılarak işitme kaybı seviyesini ve timpanometre ile yapılan timpanometri testi ile çizilen timpanogramlarla orta kulakta ki sıvı varlığını da ortaya koyabiliriz. Bu tip hastalarda genellikle 25-40 dB arasında iletim tipi işitme kaybı meydana gelmektedir. Timpanogramlar, üç tip olarak incelenir, normal(tip-A), negatif basınç(tip-C) ve orta kulakta sıvı varlığını gösteren(tip-B) timpanogramlar elde edilir.

Timpanogram çeşitleri

SOM tanısı koymak zor değildir. Ancak tedavisinde netice almamız güç olmaktadır. Tedavide, medikal ve cerrahi yöntemler kullanılmaktadır. Medikal uygulama, antibiyotik, antihistaminik ve lokal ve genel dekonjestan ilaçları kapsamaktadır. İlaçların uygulanma süresi hakkında değişik görüşler vardır. Bu süreler 10-15 gün ile 3 ay arasında değişebilmektedir. Cerrahi tedavide ise, parasentez (miringotomi) ve aspirasyon, miringotomi ve aspirasyon + ventilasyon tüpü yerleştirme, bazı vakalarda mastoidektomi yöntemi de kullanılmaktadır. Ayrıca predispozan faktörler içinde sayılan, adenoid hipertrofilerinin ve yarık damağın da cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekmektedir.

Cerrahi tedaviler tercihan genel anestezi altında yapılır. Ventilasyon tüpleri çok çeşitlidir. Kulak zarı üzerinde kalış süreleri göz önüne alınarak şekillendirilmişlerdir. En sık kullanılan tipi grommet-shaped denen, makara şeklinde olanıdır. Altın veya silastikten yapılmış olanları vardır. Uyguladıktan sonra, genellikle 6-12 ay içinde, zardaki epitel hareketi ile yavaş yavaş kulak yoluna atılır. Bu sürede orta kulak mukozasındaki değişiklikler de normale döner.

Çeşitli ventilasyon tüpleri ve tüp yerleştirilmiş bir kulak zarı

Özellikle SOM’ya yatkın çocuklarda nüksler görülebilir ve ventilasyon tüpü uygulamaları tekrar tekrar yapılan olgular vardır.

Tedavi edilmemiş SOM olgularında patoloji ilerleyerek zamklı kulak veya adeziv otitis media gelişebilmekte ve hastalığın tedavisi oldukça zorlaşmaktadır. Bir kısım hastada ise özellikle attik bölgesinde oluşan retraksiyon cebinin ilerlemesiyle kolsteatomlu kronik otitis media gelişmekte, böylece klinik seyir farklı bir özellik kazanmaktadır. Zamklı kulaklara, kronik otitis media muamelesi yapılarak timpano-mastoid cerrahilerden birini uygulamak gerekebilir.

Hosted by www.Geocities.ws

1