Sonuç Bildirgesi
27 Ekim 1998, İzmir
1. Prenatal dönemde yapılan ultrasonografik incelemelerde fetusta bir üriner sistem dilatasyonu bulgusu saptandığında, özellikle aşağıda belirtilen durumlarda en kısa sürede bir Pediatrik Üroloji merkezi ile ilişki kurulmalıdır:
a) Bilateral renal/üreteral dilatasyon, veya
b) Bir tarafta geniş (1 mm/ay üzerinde) pelvis dilatasyonu bulunması;
c) Üreter veya üreterosel görülmesi;
d) Herhangi bir derecede üriner sistem dilatasyonu gözlenen bebeğin cinsiyetinin erkek olduğunun belirlenmesi, ve
e) izlemde mesanenin boşalmaması.
2. Doğum sonrasında ilk inceleme, yenidoğanın tam hidrasyonu sağlandıktan sonra yapılacak yüksek nitelikli ve ayrıntılı, standart ultrasonografidir. Ultrasonografi üriner sistem anatomisini en iyi tanımlayan yöntemdir ve bebeklerde bu tekniğin sağladığı olanak, yenidoğan deneyimi olan bir ultrasonografi uzmanı eliyle en geniş biçimde kullanılmalıdır. Ultrasonografide normal anatomi bulunması veziko-üreteral reflü (VÜR) ve renal displazileri ekarte etmez.
3. Ultrasonografik incelemelerde istemler spesifik olarak yapılmalıdır. Alt üriner sistemin tanımlanmadığı ya da mesanenin dolmadığı incelemeler yetersizdir. Üst üriner sistemde, böbrek boyu (uzun eksen) ve renal pelvis transvers (AP) çapı; alt üriner sistemde üreter genişlikleri, mesane duvarı kalınlığı ve miksiyon sonrası rezidünün ultrasonografik ölçümleri istenmelidir. Ultrasonografik inceleme raporlarının resim eşliğinde bildirilmesi zorunludur.
4. Erkek bebeklerde üretranın gösterilmesinde ve VÜR araştırılmasında Miksiyonlu sisto-üretrografi (MSÜ) standart görüntüleme yöntemidir. Bunun yanında, miksiyon sırasında yapılan perineal ultrasonografi radyolojik üretrografi ile aynı derecede değerlidir. Bir üretra obstrüksiyonu öntanısında MSÜ'nin suprapubik yoldan yapılarak patolojinin orijinal biçiminin gösterilmesi önemlidir.
5. Obstrüktif üropatilerde (üreteropelvik bileşke ve üreterovezikal darlıklar veya megaüreter) postnatal 3. haftadan sonra dinamik renal sintigrafi (MAG3 ya da DTPA) istenmelidir. Sintigrafilerde mesanenin dolu ve işeme sonrası halleri gözönüne alınarak üst üriner sisteme etkisi değerlendirilmelidir. Tuvalet eğitimini tamamlamış, 3 yaşın üzerindeki çocuklarda indirekt radyonüklid incelemelere öncelik verilmelidir. Her yaştaki kız çocukların direkt sistografilerini radyonüklidlerle yapmak uygundur.
6. Çocuklarda görüntüleme için kateterli girişimlerden olabildiğince kaçınılmalıdır. Bunun için ultrasonografi ve nükleer tıp incelemeleri hastanın kliniğine uygun olarak planlanmalı ve teknik olarak üst düzeyde tutulmalıdır. Kalitesiz incelemeler başka yöntemlere başvurmanın gerekçesi olmamalıdır.
7. Özellikle küçük çocukların dinamik incelemeleri için MAG3 kullanımı özendirilerek yeni çalışmalarla karşılaştırma kolaylığı sağlanmalı; laboratuvarların differansiyel fonksiyonlar için sapma değerleri bilinmelidir.
8. DMSA yalnız yapısal değişiklikler (dupleks sistemler dahil) ve renal skar araştırmalaraında kullanılmalıdır. DMSA ile dinamik çalışmalar (MAG3 ve DTPA) aynı zamanda istenmemeli ve yapılmamalıdır.
9. Üst üriner sistem enfeksiyonları tanısı ve ayırıcı tanısı için yapılacak inceleme DMSA'dır ve hastalığın ilk haftalarında yapılmalıdır. Skar oluşumu 3 ay sonra aynı yöntemle araştırılmalıdır.
10. İVP incelemesi çocuklarda şu endikasyonlarla sınırlı tutulmalıdır: üriner sistem taş hastalığı, böbreğin 'kriptik veya okült' sayı anomalileri, kortikal medüller nekroz. Ancak, renal kolik geçirmekte olan çocuklarda, ultrasonografiden sonra, acil radyonüklid inceleme yapma olanağı yoksa İVP istenebilir.
11. Veziko-üreteral reflü öncelikle bir semptom olarak algılanmalıdır. VÜR ile birlikte görülen dinamik ve statik değişikliklerin displazi belirtisi olabileceği hatırlanmalıdır. VÜR'nün klinik değişkenliği nedeniyle patofizyolojiyi yansıtmada radyonüklid tekniklerin sensitivitesi ve spesifitesi daha yüksektir.
12. Türkiye'de Nükleer Tıp ile Radyodiagnostik ve Medikal Ultrasonografi birimlerinin genellikle ayrı olması nedeniyle incelemelerin planlamasında ve görüntüleme verilerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi için Pediatrik Üroloji birimleri etkin olmalıdır.