![]() |
UZAYIN
YOLLARI TAŞTAN YENİ NESİL |
![]() |
BÜTÜN BOKTAN ŞEYLER

Kaptanın seyir defteri, yıldız tarihi 4370.3. Kardasyanlarla görüşme yapmak üzere tam varp giderken sarmal bir cisme saplandık. 5000 Km çapındaki bu cisim Attırganı tamamen haraketsiz hale getirdi. Bu acayip cisimden kurtulmaya çalıştıkça dahada batıyoruz. Bu cismin de ne olduğunu herzamanki gibi bilmiyoruz.

-Ne oldu Birnumara, durumda bir değişiklik var mı?
-Hayır Kaptan, ama yoğun bir şekilde araştırıyoruz.
-Sende bi haber var mı Data?
-Hayır Kaptan, ama bu cismin ne olduğunu araştırıyorum. İnşallah yakında bulurum.

-Ne inşallahı maşşalahı lan, çabuk bulun. Şuna bak inşallah bulacakmış. Sana kaç defa bu salağın fişini çek demedim mi Birnumara? Bu ne biçim androit böyle.
-Ama Kaptan, Data bir Federasyon subayı. Onu nasıl kapatabilirim. Bu bir Federasyon subayını öldürmek olmaz mı? Datanın bazen kelimeleri yanlış söylediğini sizde biliyorsunuz. Yani.
-Neyse Birnumara, fazla uzatma, zaten canım sıkkın. Çabuk araştırın bu cisim neden oluşmuş, canlı mı, cansız mı, hemen bulun. Bu arada, İnşallah kelimesinin kullanılmasınıda yasaklıyorum, haberiniz olsun.
-Emredersiniz Kaptan. Şunun analizini çabuk yap Data. Senin yüzünden Kaptandan fırça yedik gene. Sana kaç defa şu laflarını düzgün söyle, alengirli kelimeler kullanma demedim mi?
-Affedersiniz Yarbay. Ben inşallah kelimesinin bu kadar sorun çıkaracağını bilseydim, Klingonlar ağzıma sıçsın söylemezdim.
-Böyle giderse senin ağızına Kaptan sıçacak Data.
-Tamam Yarbay, araştırıyorum.
![]()
-Noldu Birnumara bir gelişme var mı?
-Evet Kaptan, araştırmalarımız sonucunda bu cismin ne olduğunu anlayabildik.
-Evet Birnumara seni dinliyorum.

-Datanın araştırmaları sonucunda, bu cismin insan dışkısı olduğu anlaşıldı Kaptan.
-Anlamadım Birnumara, insan dışkısı mı? Şaka ediyorsun herhalde.
-Hayır Kaptan şaka etmiyorum. Bu gerçekten insan dışkısı. Yapılan analizler bunun böyle olduğunu söylüyor. Biz de önce inanamadık ama gerçekten bu cisim dev bir dışkı. Zaten kokusundan da belii oluyor Kaptan.
-Vay anasını Birnumara. Demek dışkı ha, yani bildiğimiz bok.
-Evet Kaptan. Bildiğimiz bok.
-Yani Federasyonun koskoca sancak gemisi Attırgan uzayda boka saplandı ha. İnanılmaz birşey.
-Evet Kaptan inanılmaz birşey. Daha önceki kayıtları da araştırdık böyle birşeye daha önce hiç rastlanılmamış. Koskoca uzayda bulabula bizi buldu bu bok yığını..
-Tabii Birnumara, bütün boktan şeyler hep bizi bulur, bilmiyormusun? Ben de boka saplandığımızdan beri, köprüde kim ossurdu, bit ossurdu diye içimden sayıp duruyordum. Hep Vorf çıkıyordu. Günahını almışım ayının. Meğer bok kokuyormuş.
-Ne tesadüf, ben de içimden kim ossurdu, bit ossurdu diye sayıyordum ve hep siz çıkıyordunuz Kaptan.
-Olabilir Birnumara. Bu sayım zaten herhangi bir anlam ifade etmiyor, çocukça birşey.
-Bitler gaz üretebilen canlılar değil ki efendim. Neden bitleri yellenmekle suçluyorsunuz?
-Şunun fişini çek Birnumara. Gene lafı götünden anladı.
-Kes sesini Data. Senin yüzünden hep ben fırça yiyorum. Sana soru sorulana kadar da ağzını sakın açma.
-Bir türlü anlayamıyorum Birnumara. Uzayda bu kadar senedir dolaşırım, binlerce tuhaf şey gördüm, ama böylesini tahmin bile edemezdim.. Uzayda 5000 Km çapında bir bok yığını ha. Bunu galaksinin ortalık yerine kim sıçmış lan? Hayret bişey, hayret bişey. Ben aslında boktan çok, bunu sıçan götü merak ediyorum. Kimbilir o nasıl bişeydir.
-Kimbilir Kaptan, umarım onunla da karşılaşmayız.
-İnşallah Birnumara.
Kaptanın seyir defterine ek: Gemimiz Attırgan uzayda büyük bir bok kütlesine saplanıp kaldı. Ne haraket edebiliyoruz, ne de bu duruma çare bulabiliyoruz. Üstelik hertaraf acayip pis kokuyor. Bu durum Attırgan ve personel için tehlikeli olduğu kadar, Federasyon adına da utanç verici. Bu kadar senelik Kaptanım böyle bir kepazeliği ne duydum, ne de gördüm. Bunu buraya sıçan götü bi yakalasam ben yapacağımı biliyorum. Attırganla beraber içine girmezsem bana da Luk Pikard demesinler.
BİRİFİNG ODASINDA
-Evet beyler ne halt edeceğiz, bir fikri olan var mı?
-Bütün imkanları değerlendirdik Kaptan, Herhangi bir çözüm bulamadık.
-Bir çözüm mutlaka olmalı Birnumara. Attırganın motorları ne alemde Laforj? Varp dokuza çkıp gazlasak kurtulabilir miyiz?

-Motorlar iyi durumda ama Varp dokuza çıkabileceğimizi sanmıyorum Kaptan. Bu kadar enerjimiz yok.
-Mmmmm anladım Laforj. Peki Danışman Tıroy sen bir şey hissediyor musun?
-Hayır Kaptan, bir takımşeyler hissediyorum, ama bunlar çok zayıf ve anlamsız.
-Allah Allah, nedir lan bu başımıza gelenler. Niye böyle boktan şeyler hep Attırganı bulur. Bu gemiyi cenabetler mi yaptı nedir?
"Kaptan Pikard, Kaptan Pikard lütfen köprüye"
-Noluyo lan, noldu gene?
"Birtakım yaratıklar Attırgana saldırıyor Kaptan."
-Yaratık mı? Bokun içinde yaratık mı varmış. Bi yaşıma daha girdim. Hadi beyler doğru köprüye.
KÖPRÜDE
-Evet Taşa noluyo, anlat bakalım.
-Attırgan bilinmeyen birtakım yaratıklar tarafından sıkıştırılıyor Kaptan. Bu sıkıştırma böyle devam ederse korkarım Attırgan parçalanacak.
-Görüntüyü monitöre daya bakalım Data. Noluyomuş bi de biz görelim.
-İşte size görüntü Kaptan.
-Oha, bu ne lan böyle.
-Solucana benziyor Kaptan.
-Hemen araştır Data. Ne solucanıymış bu anlayalım.
-Emredersiniz efendim.
-Çok tuhaf değil mi Danışman.
-Evet Kaptan, hissettiğim şeylerde de bir artış var.
-Ne gibi Danışman Tıroy? Ne hissediyorsunuz?
-Daha çok nefretle karışık aşağılama duygusu Kaptan.
-Valla benim artık beynim durdu Danışman, ne desen çüş yani.
-Kaptan, Kaptan çok acayip birşey buldum.
-Ne buldun Data?
-Bu yaratıklar dev bağırsak solucanları Kaptan.
-Vay anasını Data. Demek acayip bi şey buldun. Ulan salak robot, bokun içinde mücevher bulacağını mı zannediyodun? Tabii solucan olacak. Bunlardan nasıl kurtulacaz onu söyle bana. Allahım neydi benim günahım da bu şapşalları bana mürettebat diye verdin?
-Üzülmeyin Kaptan buradan da kurtuluruz inşallah.
-Ne kurtulması Danışman, benim gibi zavallı bi adam burdan kurtulsa nolur, kurtulmasa nolur. Pikard zaten boktan adamdı, bokun içinde geberdi diycekler. Ihıhıhıhııı

-Ağlamayın Kaptan, mürettebatın gözünden düşüyorsunuz.
-Sıçarım mürettebatın gözüne Danışman. Benim hayatım kaymış sen ne diyon. Ihıhıhıhııııhıhhı
-Yarbay Raykır, Kaptan iyice cıvıttı. Salya sümük ağlıyo. Duruma hemen müdahale etmeseniz ayvayı toptan yedik demektir.
-Evet Diyana gördüm. Kaptan bu şekilde kaptanlık yapamaz. Onu hemen revire kaldıralım. Taşa, Vorf Kaptanı hemen revire götürün.
-Emredersiniz Yarbay.
-Bevirli ben Raykır. Kaptan Pikard balatayı sıyırdı, şuna bi bakıver. iğne yap, hap ver. Bişeyler yap işte.

![]()
Yarbay Raykır'ın seyir defteri: Attırganın boka saplanması sonrası yaşadığımız sıkıntı Kaptan Pikard'dın kel kafasını üşütmesine yol açtı. Onu revire yatırdık. Doktor Beverli Kıraşır iğne yapıp Kaptanı uyuttu. Komutayı ben devraldım. Aslında ben de ne halt edeceğimi bilmiyorum. Bu kaptanlık da amma zor şeymiş be. Bi de bu solucanlar çıktı başımıza, gemiyi sıkıştırıp duruyo yavşaklar.
KÖPRÜDE
-Noluyo Data, gene ne var? Bi sorun daha var deme, valla kırarım bi tarafını.
-Hayır Yarbay, aynı sorunlar devam ediyor. Ama çok fazla dayanabileceğimizi zannetmiyorum. Öyle değil mi Ciordi?
-Aynen öyle Data. Gemi çatır çatır çatırdıyor Yarbay. Yakında gemi parçalanacak ve biz bokun içinde gebereceğiz.
-Hay ağzının tavanına sıçıyım Laforj. Çok iyi moral veriyon . Bi haltı becerdiğin yok, bi de şom şom konuşuyon.
-Napıyım Yarbay, durum boktan.
-Yarbay Raykır ben Diyana.
-Ne var Diyana, Kaptanın durumunda bi gelişme var mı?
-Evet Yarbay kendine geldi. Durumu da iyi görünüyor.
-Çok iyi, sevindim bu habere. Kaptan görevinin başına dönebilecek mi?
-Bir kaç saate kadar tamamen iyileşir herhalde.
-Oh oh çok iyi. Ben de bu salaklarla uğraşmaktan kurtulurum. Ulan ne zor şeymiş bu kaptanlık.
-Ne zannettin Yarbay. Bu iş, kaptana yalakalık yapmaya benzemiyo dimi?
-Kaptanın iyileştiğini duyunca hemen hıyarlığa başladın Ciordi. Ama bi gün elime düşersin sen.
-Caart kabakağıt Yarbay Raykır.
-Senin işin bitti Ciordi. Sıçtım senin ağzına.
![]()
-Köprüye hoş geldiniz Kaptan. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
-Taş gibi Birnumara. Beverli bi iğne yaptı, valla zımba gibi oldum. Ayıptır söylemesi, az daha Beverliyi bile beceriyodum .
-Sevindim Kaptan. Attırganın durumu bildiğiniz gibi, bokun içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Keh keh.
-Kaptan, Kaptan..

-Noldu Taşa, ne bağırıp duruyon.
-Kaptan bu Vorf denen ayıdan bıktım artık. Ya bunu benim yanımdan alın, ya da beni başka göreve verin.
-Allah Allah. Naaptı bu Vorf dallaması?
-Attırgan boka battığından bu yana bu Vorf ayısı "nasıl olsa ortalık leş gibi kokuyo, kimse bişey anlamaz" diye hiç durmadan zart zart ossuruyo. Şimdiye kadar sabrettim ama, artık yeter. Burnumun direği kırıldı Kaptan.
-Gördün mü Birnumara, gene haklı çıktım. Kim ossurdu, bit ossurdu diye sayarken hep Vorf'un çıkması tesadüf değilmiş. Taşa çağır şu Vorf ayısını bana.
-Emredersiniz Kaptan. Lan Vorf, Kaptan seni çağırıyo.
-Emredin Kaptan.
-Bana bak Vorf, bu kadar derdin arasında bi de senin götünle uğraşmayalım. Lan koskoca Federasyon subayısın, ne diye köprüde zangır zangır ossurup duruyon? Götüne sahip olamıyon mu deve?

-Bu bir Klingon geleneğidir Kaptan. Biz çaresiz kalınca toplanır ve ossuruk ayinleri yaparız. Buna Klingonda " yussuf yussuf " ayinleri denir. Teğmen Taşa'nın bundan rahatsız olmasını anlayamıyorum. Hem o da arasıra ossuruyo; ama ben "olur böyle şeyler" diye, gelip size şikayet etmedim.
-Duydun mu Teğmen Taşa? Bu adamların dini töreniymiş. hem sen de arasıra yapıyormuşsun. Neyse barışın da bu iş bitsin. Bi daha duymayım böyle dangalaklıkları.
-Emredersiniz Kaptan.
-Gördün mü Birnumara. Bi taraftan gemiyle uğraş, bi taraftan da böyle şapşal müretebatla uğraş. Kaptanlık zor iş. Allah kimseye vermesin. Sen de sakın kaptan oluyum diye heveslenme. Salla başını, al maaşını. Benim durumumu görüyon işte.
-Çok haklısınız Kaptan. Valla 10 saat kaptan oldum, canımdan bezdim yani. Bu adamlarla uğraşılmıyo. Hepsi ayrı bi cins. Allah size sabır versin, ne diyim.
-Bu arada aklıma bi şey geldi Birnumara. Demin Vorfun ossurduğunu tekerlemeyle bildiğimi söylemiştim ya, diyorum ki bu acayip duruma da bizi düşüreni yine aynı yöntemle bulamaz mıyız.?
-Çok iyi fikir Kaptan. Peki nasıl olacak bu iş?
-Şöyle olacak Yarbay...
![]()
BİRİFİNG ODASINDA
-Evet beyler şimdi bizi bu hale düşürebileceklerin adlarını kağıtlara yazıp, masanın üstüne koyuyorum. Ve saymaya başlıyorum. "Kim ossurdu, bit ossurdu, yorgan aldı, yola düştü, öküzün götü şişti".
-Çok ilginç Kaptan. Sayma sonucunda "Q" çıktı.
-Evet Data, Q denen şımarık piç çıktı. Hay Allah, nasılda düşünemedim. Tabii ya. Bunu ancak Q yapar. Q, beni duyuyur musun? Bu işi senin tezgahladığını anladım çık ortaya.
-Bir cevap yok Kaptan. Yanılıyor olmayasınız.
-Hayır Danışman Tıroy, bu kesin Q'nun işi. Çıksana lan ortaya, Sana diyom Q ibnesi.
Boooiiink, boooooiiiink

-Hehehe çıktım işte Pikard, boşuna götünü yırtma.
-Sen olduğun belliydi zaten. Allah belanı versin Q, nedir lan bizim senden çektiğimiz. Nerden gelir aklına böyle hamşoluklar anlamam. Çabuk bizi bu bokun içinden çıkar.
-Ha hahahahahaah. Senin ağladığını görmek beni bayağı sevindirdi Pikard. Demek ki sen de ağlayabiliyor muşsun. Ama aferin sana, kafayı çalıştırıp benim yaptığımı anladın.
-Evet Q, aslında daha önce anlamalıydım. Yanlız anlamadığım birşey var. Bu kadar boku nasıl sıçabildin. Oysa sende görünüşte öyle dev gibi bi göt falan da yok.
-Ne sıçması Pikard. Benim göte-möte ihtiyacım mı var? Elimi sallasam ellisi.
-O zaman sallada şu elini, yolumuza gidelim.
-Hahahahahahahaa. Alsana el Pikard. Ama tekrar görüşeceğiz. Hahahahahaaaa
Booooiink..
-Oh bee. Kurtulduk. Durum nasıl Data?
-Tamam Kaptan, her şey eski haline döndü. Artık gidebiliriz.
-O zaman ileri Data. Varp dokuz.
-Emredersiniz Kaptan.
Kaptanın seyir defteri, yıldız tarihi 4374.6. Q hıyarı yüzünden saplandığımız boktan sonunda kurtulduk. Çocukken öğrendiğim bir tekerlemenin, yıllar sonra hayatımızı kurtarabileceği hiç aklıma gelmezdi. Bu koskoca uzayda daha nelerle karşılacağız kimbilir. İnşallah bi daha bütün boktan şeyler bizi bulmaz.
