ŞİMDİ GÜLME ZAMANI...AŞAĞIDAKİ FIKRALARI ÜŞENMEDEN OKUYUN.PİŞMAN OLMAYACAKSINIZ:)

IKI BIT
İKİ BİT FRANSA SAHİLLERİNDE GÜNEŞLENMEKTE. BİRİNCİ BİT GAYET RAHAT ,İKİNCİ BİT TİR TİR TİTRİYOR .BİRİNCİ BİT SORAR ;
HAYROLA NE BU HALİN ?
HİÇ SORMA BURAYA BİR MOTORCUNUN BIYIKLARINDA GELDİM , DONDUM .
OLUM SENDE DE HİÇ KAFA YOK BAK SANA TAVSİYE; GELECEK YIL GELİRKEN GÜZEL BİR HATUN BUL ,GÖĞÜSLERİNDEN GİR, AŞAĞILARA İN, ORADA KILLI BİR BÖLGE BULACAKSIN ,ORADA SICACIK BİR ŞEKİLDE GELİRSİN. BU TETREYEN BİTİN AKLINA ÇOK YATMIŞTIR.
ARADAN BİR SENE GEÇER İKİ BİT GENE BULUŞURLAR , GÜNEŞLENİYORLAR AMA DURUM GENE AYNI .İKİNCİ BİT TİR TİR TİTRİYOR. BUNA ŞAŞIARN BİRİNCİ BİT SORAR ;
HAYROLA SANA SÖYLEDİĞİMİ YAPMADIN MI ?
HİÇ SORMA BURAYA GELİCEĞİM ZAMAN FISTIK GİBİ BİR HATUN BULMUŞUM , HATUNDA DEDİĞİN KILLI BÖLGEYİDE BULDUM , GAYET SICAK VE RAHAT BİR YERDİ , BİR REHAVET BASTI , GÖZLERİM KAPANDI UYUMAYA BAŞLAMIŞIM UYANDIĞIMDA BİR BAKTIM Kİ GENE AYNI MOTORCUNUN BIYIKLARINDAYIM

HAYDI OKULA
Sabah anne, oğlunun odasına girdi ve onu uyandırdı.
"Haydi oğlum, uyan artık... Okula geç kalacaksın..."
Oğlu, yarı açık gözlerle annesine baktı ve uykulu bir sesle :
"Fakat anne, bugün okula gitmek istemiyorum" dedi.
Anne, oğlunun isteğine karşı çıktı.
"Okula neden gitmek istemiyormuşsun bakayım?" dedi.
"İki ciddi neden söyle bana..."
Oğlu bir yandan esnerken, bir yandan da annesini yanıtladı :
"Okuldaki tüm öğretmenler benden nefret ediyorlar, bir...
Tüm öğrenciler de benden nefret ediyorlar, iki...
Bu iki ciddi nedenim yeter mi, anne?"=
Annesi oğlunun nedenlerini geçerli bulmadı :
"Bunlar okula gitmemen için neden olamaz" dedi.
"Şimdi hemen kalk ve çabuk hazırlan..."
Bu kez oğlu iki ciddi neden göstermesini istedi annesinden :
"Sen de bana, okula kesinlikle gitmemi gerektirecek
iki ciddi neden gösterebilir misin, anne ? " dedi.
Sabrı tükenme noktasına gelen anne, oğlunun üstündeki yorganı hızla çekti
ve oğlunun istediği iki ciddi nedeni açıkladı :
" Birinci ciddi neden, 52 yaşında koskoca adamsın.....
İkinci ciddi neden ise , sen okulun müdürüsün..."

KAMPANYA
Bir rahibin pazar günü işi varmış ve günah çıkartma törenine katılamayacakmış. Bunun için yerine birisini bulması gerekiyomuş. Mahallesindeki kasaba söylemiş gel sen yap diye o da :
"olur mu ben bilmem ki nasıl yapıldığını" demiş.
rahip de : " sen merak etme ben sana öğretirim demiş."
anlaşmışlar pazar günü gelmiş çatmış kasap rahiple birlikte oturmuşlar günah çıkartmak için bi kız gelmiş peder demiş ben günah işledim demiş anlat demiş rahip geçen hafta 3 kişiyle yattım ne yapcaz demiş. rahipde allah seni bağışlasın kutuya 100 dolar at çık demiş. ikinci kişi gelmiş o da kızmış ve anlatmış peder ben geçen hafta 3 kişiyle yattım nolcak demiş rahip de 100 dolar at çık allah günahlarını affetsin demiş.
bu olayları kasap da görmüş ve rahip demiş bak gördün herşey çok basit diye sonra çıkmış gitmiş kasap yalnız kalmış
bi kişi daha gelmiş ve o da kız. anlatmaya başlamış kız peder demiş ben gecen hafta 2 kişiyle yattım demiş napcaz demiş bizim kasap da bak kızım bu günlerde bi kampanya var demiş şimdi sen git biriyle daha yat demiş sonra gel kutuya 100 dolar at , allah seni bağışlasın demiş.

BOZUK SICIL
Zamanın birinde yaşlı bir amca eşeği ile karayolunda ağır ağır ilerlerken yolda görev yapan trafik polislerince durdurulur ve kırmızı ışık ihlali yaptığı söylenir bu sebebten ötürü ceza yazılacaktır trafik polisi yaşlı amcaya dönerek
Amca kırmızı ışık ihlali yaptın ceza yazacağım cezayı sanamı yazayım yoksa eşeğemi.Eşeğe yazarsam 3 kuruş sana yazarsam 5 kuruş nasıl istersin ?
Bana yaz oğlum
Amca anlamadın galiba sana yazarsam 5 kuruş eşeğe yazarsam 3 kuruş
Anladım oğlum anladım.Eşeğin sicilini bozmayalım belki ilerde polis olur.der...

MODERN HAPISHANE
Modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durdu: "bu çığlık da ne?"...
hapishane yetkilisi:
"burası elektirikli sandalye odası.
bir zenciyi idam ediyoruz."
peki niye çığlık atıyor
eletirikler kesildide mumla idare ediyoruz.

KUMARBAZ PAPAGAN
Birİngiliz lordu papağan almaya gitmiş.Satıcı 50-100 poundluk bir sürü papağan göstermiş ama lordun gözü 1000 poundluk çirkin bir papağana takılmış.Bu niye bu kadar pahalı deyince satıcı bu papağan bütün Londra telefon rehberini ezbere bilir ,inanmazsanız kendiniz sorun diye cevap verir.Lord rastgele bir sayfa açıp birkaç kişinin telefonunu sorar ,numara bir saniyede hazırdır,birkaç telefon numarası sorar hemen kime ait olduğunu söyleyen papağanı satın alıp doğru Lordlar kamarasına gider.Diğer lordların çirkin papağana alaylı alaylı bakarken bizimki papağanın yeteneğini anlatınca hepten gülmeye başlarlar.Bizimki inanmıyorsanız koyarsınız biner sterlin ,ben de topladığınız kadar koyarım ,sonra alırsınız rehberi istediğinizi sorarsınız.Papağanım bilemezse paralar sizin ,bilirse benim olur diye bir iddia başlatır. Sonunda 15000 sterlin toplanır,bizimki de 15000 koyar ve lordlardan biri sorar cevap yok ,bir daha sorar yine yok,alırlar paraları.Bizimki papağanı alıp eve gider tam kafasını kesecekken papağan avaz avaz bağırır
dur lordum dur yarın daha büyük oynayacağız onun için cevaplamadım soruları

KAFIYESI YOK AMA...
Idris'le Dursun, kahvede ayrı masalarda hafif sıkkın oturuyorlar.
Idris sesleniyor:
Bana "ayran" desena...
Ayran!
Uyy, ben da senun karuna hayran!
Fena halde bozulan Dursun, biraz sonra Idris'e sesleniyor:
Bana "gazoz" desena...
Gazoz...
Uyy, ben da senun karını öptum...
Idris, dudak büküyor:
Bu söyledigunun kafiyesi yoktur...
Dursun sözü baglıyor:
Kafiyesi yoktur ama asli vardur!

DELİ
Akıl hastanesindeki iki deli,hastenin bahçesinde gezinirken birden.biri kendini havuza atmış.Bu durumu gören diğer deli de,onun arkasından hemen havuza atlayıp,boğulmak üzere olan arkadasını kurtarmış.Bu olayı duyan hastanenin başhekimi,arkadaşının arkasından havuza atlayıp ,onu kurtaran delinin iyileştiğini düşünüp,taburcu etmeye karar verir.Ama aynı günün akşamı, havuza atlayarak intihar etmek isteyen deli,bu seferde,odasında asılarak ölmüş bulunur.Başhekim iyileştiğini düşündüğü hastasının taburcu kağıtlarını imzaladıktan sonra odasına gelir.Hastasına kötü haberi vermek ister:
-"Üzgünüm ama arkadaşın,kendini asarak öldürdü."
-"Yok canım.ben onu astım,kurusun diye"

DEĞERLİ MADENLER
Ögretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş. Dersin bitiminde çocuklara sormuş:
- "Çocuklar! Kim hangi madene sahip olmak ister?"
Önce David cevap vermiş:
- "Platin, öğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım."
" Ardından Mike cevaplamış:
- "Altın, öğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım."
En son Küçük Joe yanıtlamış:
- "Silikon, öğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz!..."

TEMEL SAVASTA
Temel, Amerika'nın durduk yerde Irak'a saldırmasından rahatsız olmuştur. Bir yolunu bulup başkan Bush'a telefon eder: "Alooo! Ben, Temel olarak size savaş açayrum haberunuz olsun!" Bush, gülerek yanıtlar: "Hehehe... Kaç kişilik bir ordun var ki?" Temel düşünür: "Hmmm...kayınpirader İdrus, halaoğli Tursun, kaavedeki arkadaşlar..." ve yanıt verir: "9 kişidur daa!" Bush içinden kıs kıs güler ve ciddi olmaya çalışarak: "Temel bey, sizin 9 kişilik ordunuza karşılık Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden oluşmaktadır!" der. "Hmmm..." der Temel: "Sizu pir süre sonra arayacagum." Aradan birkac gün gecer ve Temel, Bush'u yeniden arar: "Başkan, savaş ilanimuz geçerlidur. Bir miktar ekipman hazirladuk size karşı!" Bush, ilgiyle sorar: "Neymiş bunlar?" "Haçan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim çakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaslardan birinin biçerdöveri.." Bush güler: "İyi ama benim tam 150 bin tankım, 30 bin uçağım ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrıca bu arada askerlerimizin sayısı da 3 milyon oldu!" Temel yeni gelişme karşısında biraz sıkılmıştır: "Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacağum." Birkac hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar: "Başkan, savaş ilanumuzu ceri alayrum." Bush merakla sorar: "Neden?" Temel, moralsiz biçimde yanıtlar: "Cenevre anlaşmasinu incelemişuzdur. 3 milyon savaş esirini barinduracak yerimiz yoktur.

MAHKEME
Mahkemede hakim Temel'e sormuş:
kiminle evlisin?Temel yanıtlamış:bizum kariyle hakim bey...
hakim sinirleniyor:e herhelde sen hiç erkekle evli duydun mu?
temel yanıtlar:duydum tabi bizum kari.

SARHOS KOCA
Kadın sarhoş kocasını meyhaneden çıkarmaya çalışıyordu.
Hadi gidelim burdan, gidip yatalım.
Yatalım bari. Şimdi eve böyle dönersem karım kıyameti koparır.

MERDIVEN
Temel bir gün topallarken arkadaslari görmüsler."Hayrola ne oldu" demisler. Temel de "Sormayın 15 metre yüksekligindeki merdivenden düştüm." demiş. Arkadaşları da "Allah korumus.Nasıl oldu da kurtuldun?" diye sormuslar. Temel"Sormayin arkadaslar 15 metrelik merdivenin daha birinci basamagindaydim"...

SAKIN YEME
Haso ile Reso isimli iki kafadar,trenle diyarbakırdan,istanbula gitmek için yola çıkarlar.Yolculuk esnasında,diğer yolculardan birini muz yerken gördüklerinde,tadını merak ederek,ilk istasyonda inip muz alır,yola devam ederler.Reso:Önce ben yiyacağim" der ve ısırır ısırmaz tren tünele girer.Reso bağırır:"Haso sakın yemeyesen,ben yemişem, kör olmuşam!"

ÖĞRETMEN SEVGİLİ
Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar:
"Niye ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der?
Hadi
bir daha tekrarliyalim...

KAYSERILI
Oğlu, Kayseriliden para istedi:
"Baba 500 bin lira verir misin?" Kayserili :
"400 bin mi? Naapcan lan 300 bini. 200 bin neyine yetmiyor. Al sana 100 bin yeter." der ve çıkartıp 50 bin lira verir.
Bunun üzerine oğlu pişkin pişkin güler:
"Baba bana zaten 50 bin lira lazımdı." Kayserili :
"Bak kerataya, sahte para vermesem kazıklayacaktı beni.."

BASCAVUS
Temel askerdeyken yeni basçavus gelir ve tüm bölüğe şöyle der;
"Sakin benim adımı unutmayın, benim adım Arslan Oglu Arslan...Eger adımı unutursanız geldigimde canınıza okurum" der ve gider. Aradan haftalar geçer ve Başçavuş gelir herkese adını sorar ve hepsi bilir. Sira Temel'e gelir...
Temel: "Bi hayvan oglu hayvandı ama haçen ismini bilemiyrum"