yineleme
önümde
bir kadeh hoş şarap gibi gök
elimi uzatsam
bir avuç mutlu kuş sürüsü
ve uzaktan uzağa
hayali bir yüz
inadına bir düş kuruyorum
yüreğim sana yaslanamaz
ne vakit
unutsam
çocuk
serseri mayın gibi
gezer durur
düş sularında
bir çift elalı göz gibi
hayali bir yüz
bu vakitlerde
sararıp solmuş
bir güz habercisi
yarısı yanmış
ahşap rum konağın
cumbasında
uzun bir yudum çeker
şişeden
öylesine bir şarkı düşer göğe
gitme vaktidir artık
paslı dilde
söz
kendini
yineler