merhaba.. yine eski defterler ve aynı
yerde sakladığım beş şiir.. (Murat Erşahin ve
Banu Günay lı günlerden...)
AKINTIYA KARSI
akıntıya karşı yüzerek
bir başka iklimde
saydamlığı arayan balık
hiçbirşeye inanmayan el
ben bügün o dünkü ben değilim
bana duymayı öğretti rüzgar
gülleri
geceleri eritip ters yüz ediyorum
sevinçleri
bir güvercinliği açıp
unutuş saçıyorum
ve çıkıp gidiyorum arka
kapısından göğün
hiçbirşey söylemeden
bakışlarımla
saçlarına karanfil gizleyen bir çocuk
gibi
Odisseus Elitis (Türkçesi: Cevat
Capan)
... (özgür'e)
karşımda
oturmuş
tırnaklarını
yiyen küçük kız
biliyormusun ki
onlar senin tırnakların
sende olunca
güzel
onları bir daha sakın yeme
sonra
bir anda
büyürsün
birşeyleri yitirerek..
Murat Erşahin (nisan 1992)
....
yasamı
bir yerinden yakaladığın an
mesela kıpır kıpır
birşeyler varsa içinde
ama karnını ağrıtmadan
yani uçurtmanın ipini koyvermeye
benziyorsa
onu sevmen
yada tam uyumak üzereyken
gözlerin kapalı
tatlı bir rüzgar yalamışsa
yüzünü usulca
ikinci kadehini yuvarlarken
gül renkli şarabın
yerler ıslakken sen tek
başına
kımıldayan bir heykel gibi
hissediyorsan
kendini meydana çıkan o sokakta
sabah kahvesi yada
paşa çayı çekiyorsa canın
gölgen bir önünde bir arkanda
büyüyüp küçülüyorsa sen yürürken
hüznün bir mutluluk değil
olsa olsa bir yolculuk
şekli olduğunu
anladığında
yani işte
yakalıdığın bir an
zamanı durdur
özgür..ekim96..ankara
...
ne uzundur unutuş
ah
ne kısadır
sevda
Pablo Neruda
YAKI
özleyince anılarımdan
çalmaktayım
düşlerime çalmaktayım
anılarımdan
onlardan bir yakınan yok da
hırsızlar yakınıyor
çaldıklarımdan
Özdemir Asaf