Demiştik ki bilgi dünyasına temel olarak önerdiğimiz analitik düzlemde dört ayrı alan (saha) var ve bu alanlar arasında arayüzler (berzahlar) bulunmaktadır. Bilindiği üzere “arayüz” bilişim ve bilgisayar çağının kilit kavramıdır. Evren ara-yüzlerle doludur. “BEYNE-HÜMA-BERZAH” sözünün anlamı “ara-iki-perde” dir. Us ve göz ani nazar ve basar kendisi böyle olduğu gibi işinde ve evrende de daima böyle “iki alanı aralayan perde”leyen araçları ve olguları yapar ve saptar durur.
Şimdi Naklin ve Aklın bu (BERZAH) ARAYÜZ terimini geniş kapsamda ve genel anlamda düşünürsek, berzahlar, alanları hem bir perde ve duvar gibi ayırırlar hem bir kapı ve köprü gibi birleştirirler. Ya da yarısaydam camlar veya yarıgeçirgen zarlardır. Ya da iki yan arasında iletişim ve etkileşimi sağlayan tampon alanlar ve ara bölgelerdir. Yada iki katmanı birbirine bağlayan, ikisi arasında iletişime ve etkileşime imkan veren; geçiş, başkalaşım, değişim, dönüşüm, çevirim yapan ara-katman, araç, aygıt, dil ve gönüllerdir. bilgisayar ve motor, mantık ve matematik, , akıl ve dil gibi.
Şimdi sol ve sağ yanlar ile yukarı ve aşağı uçlardaki bu arayüzleri teker teker kısaca tanıtalım:
(LEVHA-6) (SOL VE SAĞ)
Önce SOL TARAFA bakalım: ( sol ortayı matematik
üstü aritmetik altı geometri olarak adresliyoruz.) Sol üstteki
Sayıl alan, ARİTMETİK formülü
temsil eder. Sol alttaki Nicel ise alan,
GEOMETRİKçizgiyi
temsil eder. Ortadaki MATEMATİK ise
aritmetik ve geometri arasında bir berzahdır. Yani yöntembilimin de esası
olan kartezyen koordinatlar, FKB bilimlerinde, SÜREKLİ çizgiyi
SÜREKSİZ formüle, hadd-formülü hatt-çiziye dönüştüren matematik
bir tasarım aracı olarak kullanılmaktadır.
Remz-i rakamın ihsası ile vasf-ı hattın imtidadı arasında muayyen dönüşümün vasıtası olan matematik, FKB ilimlerinde mizan ve veznin (ölçü ve tartının) öneminin anlaşılmasından sonra, bilimlerin vazgeçilmez temeli olmuştur. Ölçülebilir ve belirlenebilir somut mekan idrakine dayanan bu Fıtri arayüz l611 yılında Descartes’in eliyle bilime hediye edilmiştir.
Şimdi SAĞ TARAFA bakalım:(sağ ortaya lojik üste filoloji alta filozofi )Sağ üstteki Sözel alan, dil simgesini temsil eder. Sağ alttaki Nitel alan ise , düşünce imgesini temsil eder. Ortadaki LOJİK ise, biçimsel FİLOLOJİ VE içerikli FİLOZOFİ arasında bir “interface”dir. Yani Mantıki, kavramsal TEFEKKÜR ve nutkun terimsel TEKELLÜM berzahıdır. Lojik berzah, matematik berzahın hem PARELELİ hem kökenidir diyebiliriz. Mantıki berzahta akli zaruretler ve lisan kaideleri , matematikteki kuramsal katiyetin kaynağını teşkil etmekle beraber düşüncede takdir ve tercihe yer verdiği için pratik olarak (Akl-ı Ameli) içinde hürriyeti ve muhtariyeti de bulundurur. Mantık, Aristo’dan beri hafiza ve zekamızın, lisan ve hadsimizin disipline edildiği bir ilim dalıdır. İlk yöntembilimdir. Bu vaz’i arayüz, düşenceyi dile dönüştüren , dili düşünceye çeviren klasik bir kurgulama aracıdır.
Tercemeden tevile doğru geniş kodifikasyon alanını içeren ve insanın kuvve-i vahimesinin kurgulamasının incelenmesini gerektiren sorunlar, yöntembilimin ve bilgibilimin değerli ve önemli ilginç bir konusunu teşkil eder.
Günümüzde bu iki berzahı birleştiren yani matematik tasarım ile mantıki kurgulamayı bir bütün halinde lojiko-matematik hakikat olarak ele alan bir yaklaşım var. Bazı dil ve bilim felsefelerinin yaklaşımı olan bu konuyu onların araştırmalarına bırakarak biz yöntemimizin lojiko-matematik kökeniyle ilgili başka bir gerçeği işaretlemek istiyoruz.
(LEVHA-7): (ÜST VE ALT)
Şimdi ÜST TARAFA bakalım: (ortaya commpüterik sağ
yan software sol yana hardware) Üst sağdaki Sözel
alan, harfleri ve rakamları içeren desimal karakterlerdeki YAZILIM
gerçeğini temsil eder.
Üst sol daki Sayıl alan ise, elektirik ve manyetik kutupları içeren binarik patternlerdeki DONANIM gerçeğini temsil eder.
Ortadaki digital COMPÜTERİK arayüz ise, belge haline getirilmiş bilgiyi işleyip başka bir belgeye dönüştüren berzahdır. Sibernetik bir arayüzdür.
Tasarımın bu sayıl / sözel dönüşümü, doneyi dataya yani ham bilgiyi işlenik veriye çevirir. Fakat bunu ışık hızında okuyan bir işlemeci ile atom küçüklüğünde yazan bir bellek kullanarak yaptığından zekamızın ve hafızamının yükünü olağanüstü bir şekilde hafifletir.
Demek çağdaş bir kağıt kalem olan bilgisayar, vaz’i/lojik ve fıtri/matematik arayüzlerin birleşik kuvvetini kullanan katmerli sun’i bir beyn-i berzahdır.
Bu arayüz, değişmez katlayıcı (math.) ve karşılatırıcı (log.)’nın sayıl ve sözel değişken ve değerleri “değiştiren” (operat) işleviyle data ve program donelerinin okunup yazılması esasına dayanır. Bu aygıt, bugün internet ile iletişim ve etkileşimin küresel bir ara yüzü haline geldi. Bilgi ve bilim ile uğraşan herkesin mutlaka kullanmak ve yararlanmak zorunda olduğu bir araç oldu.
Şimdi de ALT TARAFA bakalım. ( Ortaya metodik sağ yana mental sol yana vital) Yukarıda nasıl bir katmerli arayüz varsa, burada da başka bir katmerli lojiko-matematik berzah bulunması gerekir.
Eğer buraya kadar solda, sağda ve üstte anlatılan üç berzahın benim vehmin yada hayalim olmadığına inanıyorsanız UFKUN ALTINDA GİZLENEN METODİK dediğim dördüncü bir berzahın bulunması gerektiğini kanıtladım demektir.
Bu berzah, hayatın VİTAL süreçleri ve şuurun MENTAL işlemleri ile arasında bulunan ayo kapu ve ara yüzüdür. Bu interface’yi herkes kullanıyor ama formüle edilmediği için karanlıkta kalıyor. Bütün bilgi aygıtlarımız ve bilim etkinliklerimizin yer aldığı bu BERZAHIN ayrıntılı incelenmesini yöntembilime bırakıyorum. İşte ilm-i usul denilen bu şuur yönetimi, sadrızımın sırri bir arayüzüdür. Düşüncede nicel ve nitel çevirimini yaparak boyut ve kavrama bağlantısını kuran bu berzaha 4444 YÖNTEMİ adını veriyorum.
Yukarıdaki dışyüzde , çağdaş kağıt ve kalem olan sibernetik ara yüzün belge üretimini , aşağıdaki içyüzde hafıza ve zekanın koordinatik bilgi üretimiyle besleyecek bir alan olacak bu İLM-İ USUL, insanın ufuklarını açacak disiplinli bir düşünme tarzından başka bir şey değildir.
Deneme ve yanılmanın zaman alıcı ve çağrışımın rasgeleci
dörtte birlik gücünü artıran bu YÖNTEMBİLİMİN dört dörtlük
BİRLEŞİK
GÜCÜ, düşünceye kanat takacaktır. Bizce fen ve dinden elini çekmiş
yeni bir felsefe olan bu yöntembilim, aynı zamanda fen gibi rüştünü
ısbat ederse hikmet etkinliğinin onur ve saygınlığını artıracaktır.
Çünkü temelleri ve içerikleri ve bunlarla kurulan düzen ve dizgeleri
ilgili alanlarına yani dine, fenne ve sanata bırakıp kendi alanına
çekilmiş ve yükünü hafifletmiştir.