Taşları Kavanoza Yerleştirmek

Eğitmen zaman hakkında bir konuşma yapıyordu. Bir yerde şöyle
dedi. "Tamam, şimdi küçük bir sınav yapmanın zamanı"
Masanın altına uzanıp geniş ağızlı, galonluk bir cam kavanoz
çıkardı. Masanın üstündeki yumruk büyüklüğünde taş parçalarıyla
dolu bir tepsinin yanına koydu. "Sizce bu taşların kaç tanesini
bu kavanoza, şu kavanozun içine sığdırabiliriz?"

Herkes tahminini yapınca, "Peki görelim bakalım" dedi. Kavanozun
içine bir taş yerleştirdi... sonra bir başkasını... bir tane
daha. Kaç tane koyduğunu hatırlamıyorum, ama kavanozu
doldurmuştu. O zaman sordu: "Kavanoz doldu mu?"

Herkes taşlara bakıp "Evet" diye yanıtladı.

Bunun üzerine "Eeeh" dedi eğitmen. Tekrar masanın altına uzanıp
bir kova dolusu çakıl taşı çıkarttı. Birazını avuçlayıp taşların
üzerine döktükten sonra kavanozu sağa sola sallayarak küçük
çakılların aralardaki boşluklara yerleşmesini sağladı. Sonra
gülerek bir daha sordu. "Kavanoz doldu mu?"

Bu kez kavramıştık. "Galiba dolmadı" dedik.

"Güzeeel," dedi. Masanın altından bir kova dolusu kum
çıkardı. Kavanoza boşaltmaya başladığı kum, iri çakıllar
arasındaki boşlukları doldurdu. Yine bize bakıp "Kavanoz şimdi
doldu mu?" diye sordu.

Haayır! diye gürledik.
"Güzeeel!"dedi eğitmenimiz ve bir sürahi alıp içindeki suyu
kavanoza dökmeye başladı. Neredeyse bir litre kadar suyu
boşalttıktan sonra, " Evet,buradan çıkarttığınız ders nedir?"
diye sordu.

Biri, "Eh zamanınızda her  zaman bazı boşluklar vardır, gerçekten
uğraşırsanız, daima daha fazlasını sığdırabilirsiniz
yaşamınıza" dedi...

"Hayır " dedi eğitmen anlatmak istediğim o değil. Mesele şu;
Önce büyük taşları koymamış olsaydık, onları sığdırabilir miydik
kavanoza?"


Stephen COVEY


Hosted by www.Geocities.ws

1