Dikkat
edersiniz ki son yıllarda Ortaköy' de kanserden ölenlerin sayısı
giderek artmaktadır.Hiç düşündünüz mü?Neden Ortaköy' de insanların
çoğu kanserden ölüyor?Elbette diyeceksiniz ki efendim; yediğimiz
besinlerin çoğunda kanserojen madde var. Evlerimizdeki elektronik
aletler de kısmen radyasyon yayıyor.Gel de kansere yakalanma.Tabi
ki bu saydıklarımız önemli nedenler.Yaptığımız araştırmalarda
gördük ki Çorum genelinde Ortaköy' de kanser oranı daha
fazla.Ortaköy' de bulunan GSM vericilerinin kanseri tetiklediği
muhakkak.Cep telefonlarının kansere neden olduğunu herkes
biliyor.Eski Sağlık Ocağının önündeki çamlara dikkat ediniz,
göreceksiniz ki kurumaya başlamışlar.Cep telefonu vericileri
ağaçları bile etkiliyor. Ötegeçe (Ötaçe) deki çamlarda kurumaya
başlamışlar. Eskiden böyle bir durum yoktu tabi.Hele ilginç olanı
vericinin birinin hastanenin dibinde olması.Sıkı durun; Ortaköy'
de kansere en çok sebep olan, çoğu kişinin bilmediği bir nedeni
açıklıyoruz.Biliyorsunuz ki yaklaşık 7 ila 10 yıl kadar önce
Ortaköy' ün su şebekesini oluşturan borular tamamen plastik
borularla değiştirildi. Sadece Suyolu mahallesinin üst kısımları
yani bugünkü yurttan ilerisi hariç.Oradan su deposuna kadar olan
bölüm eski astbest topraktan yapılmış borulardan
oluşmaktadır.Bugün bilim dünyası bile astbest toprağın kanserin en
önemli nedenlerinden sayarken Ortaköy' de hala astbest borular
mevcut.Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) bile yasakladığı bu borular
Ortaköy' de neden hala kullanılıyor?Bu borular kansere yol açıyor
içme suyuna karışıyor, böylece Ortaköy' deki insanlarımız daha çok
kansere yakalanıyor.Bu yüzden de Ortaköy' deki kanser oranı diğer
ilçelere göre yüksek.Bu durumu belediye bildiği halde neden
boruları değiştirmiyorlar.
Biz Ortaköy' lüler sağlımızı korumak için bir
şeyler yapmalıyız.Duyarlı vatandaşlarımıza sesleniyoruz.Bir şeyler
yapmanın zamanı gelmedi mi?
23.10.2004
Hititlerde Belediye Hizmeti
Hitit Devleti’nin
önemli kentlerinden biri olan Çorum’un Ortaköy İlçesi’ndeki
Şapinuva örenyerinde yapılan kazılarda, Hititlerin belediye
hizmeti verdiğine dair yazıtlar bulundu.
23 Mayıs 2004 —
Ortaköy-Şapinuva Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih,
Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Mustafa Süel,
bölgede bu yıl yapılacak kazı çalışmalarının C binasında ve ağıl
önünde yoğunlaşacağını söyledi.
Mustafa Süel,
Şapinuva’da açığa çıkan yerlerin genellikle dini, resmi ve idari
yapılar olduğuna dikkat çekerek, “Şapinuva’da Hititler’in devlet
yapısını görüyoruz. Bölgede ortaya çıkarılan yapılar, Şapinuva’nın,
Hititlerin metropol kenti olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
Hitit Medeniyeti’nin Ordu Komutanlık Merkezi olarak bilinen
Şapinuva’daki kazılarda Hititler’de belediye hizmeti verildiğine
yönelik bazı bulguların da ortaya çıktığını dile getiren Süel,
“Bazı bilim adamları Hititler’de belediye hizmetleri olmadığını,
bu nedenle de medeniyetin kentlerinde pislik ve hastalık olduğunu
öne sürüyor. Ancak biz bunlara katılmıyoruz. Bölgede yaptığımız
kazılarda belediye başkanına yazılmış mektuplar bulduk” diye
konuştu.
Süel, hedeflerinin Hititler’deki belediye tesislerini ve
Boğazkale-Hattuşa örenyerinde çıkarılan tabletlerde yazan Ordu
Komutanlık Merkezi’ni bulmak olduğunu kaydetti.
Süel, kazı yaptıkları alanın çok geniş olmasından dolayı
bazı şeyleri ortaya çıkarmalarının uzun zaman aldığını
vurgulayarak, bu yıl yapacakları kazı programının da mâli
imkanlara bağlı olarak şekilleneceğini kaydetti.
30.05.2004
Ortaköy' de Hitit Sarayı
Çorum’un Ortaköy
ilçesinde, Hititlerin 2. başkenti olan Şapinuva’ da yapılan
kazılarda, Fırtına Tanrısı Büyük Kral Teşup’ a ait olduğu tahmin
edilen 400 metrekarelik bir saray ortaya çıkarıldı. Dini
törenlerde kullanılan Kral Sarayı’nda ilk kez bir miğfer ve zırh
bulundu.
Ortaköy-Şapinuva Kazı Başkan Yardımcısı Ankara Dil ve
Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa Süel,
Şapinuva’ da C kompleksinde ortaya çıkarılan D binasında yapılan
kazılarda Hititlerin dini ayinlerinin yapıldığı 400 metrekarelik
Kral Sarayı olduğunu düşündükleri bir yapının ortaya çıkarıldığını
söyledi.
Büyük bir yangınla yok olan yapıda, Hitit dünyasının koruyucusu
Fırtına Tanrısı Büyük Kral Teşup’ a ait bir kabartmanın geçen
yılki kazılarda bulunduğunu anlatan Dr. Süel, bu yılki kazılarda
saraya ulaşıldığını ve burada bronzdan yapılmış bir adet miğfer,
bronzdan yapılmış zırh, 10 adet bronz balta, 6 adet mızrak ucu,
bir kısmı krala ait olan 45 adet mühür, ok uçları, 3 adet yanardağ
lavından elde edilen obsidyen (volkan camı), 50 adet çivi yazılı
tabletin gün ışığına çıkarıldığını söyledi.
11.02.2004
Fırtına Tanrısı
Elde edilen
buluntulardan, yapının Hitit dünyasının koruyucusu olduğuna
inanılan Fırtına Tanrısı Teşup’ a ait bir saray olduğunu
vurgulayan Süel, şöyle konuştu: “400 metrekarelik yapının
girişinde 2 ostostad bulundu. Elinde mızrağı, omzunda okluğu,
belinde sadağı savaşa gitmekte olan bir kralın yürür vaziyette
kabartması. Kabartma, Fırtına Tanrısı, Hitit dünyasının koruyucusu
Teşup’a ait olmalı. Diğeri ise, aslan kabartmalı kapı koruyucusu.
Yapıda ayrıca Hititlerin çok büyük önem verdiği temizliği
simgeleyen bir havuz var. Muhtemelen dini tören öncesi ayine
katılanlar burada temizleniyorlardı. Burada bulunan bronz
silahların üzerinde çivi yazılı (Lugal Gal) yani (Büyük Kral)
yazıyor. Bu da bize yapının Hitit kralına ait dini törenlerde
kullanılan bir saray olduğunu düşündürüyor.