Orhan Arı -İlginç Sözler Mizah Şaka Fıkralar Espriler


Milli ve çağdaş aydınlar esprileri, din ermişler ve mistiki mizah, toplum sosyal şaka fıkraları çok, O S Arı’nın. Hoş sohbet neşeli tavır tebessümü, keskin zekâ, şakaları, güzel sözler fıkra ve komik hikayeleri, tuhaf hayattan karikatürler ve esprileri ile de anılır Orhan Arı. 35 kadar (1968-1992) yıllık köşe yazarlığı esnasında gazeteler (Halkın Sesi, Birlik gazeteleri, vb) sütunlarında makaleler ve yazılarında milli ve sosyal görüşler ve anlamı manalı hikaye espri ile de göstermeyi severdi. Orhan Arı şaka ve fıkralar, hikaye espriler ile izahlı, mizahlı dersleri ile de hatırlanır okullarda 40 kadar yıllık müdürlük ve öğretmenliği esnasında öğrencileri tarafından. Kıbrıs edebi ve aydın fikir yazarları ve şairleri çevresinde yazarlar ve şairler arasında anı güler yüzü eğitim ve öğretim mesleğinde arkadaş öğretmenler anıları ile de anma konusudur. Mizah, hazır cevap şaka şiirleri ve mısralarında da var; esprili düşünce, hoş hikayeli fikir görüşeri mizahi şiir ile de ifadelidir. Alaylı tenkid yerine eğitici nükteler idi mizahi düşündürücü sözleri, esprili cevap ve düşünceleri, mizah ve hikayeleri, fikir ve düşündüren zeki ilginç fıkraları. Dünya düşünürleri, alimleri, filozofları ve mistikleri konuları, ecnebi ve Türk düşünürleri ve ilim bilim felsefe tadlıdır Orhan Seyfi Arı’nın fıkra, mizah, esprileri. Orhan Arı’nın şiirleri ve gazete makalelerinde mizah esas Kıbrıs Türk dil edebiyat ve yazarları şaiirleri dili türkçe ile olumlu toplum sosyoloji felsefe kültür eleştirisidir. Bazı fıkra, şaka ve hikayesi insan ve toplum psikokoloji ve felsefe ile zeka oyunu, bazı fıkra karikatür hikayeleri sosyolojik karakter kültür eğitici felsefesi, hayatından, öğretici idi. Aşağıdaki hoş komik hikayeler fıkralar Orhan Arı’nın şaka, espri, düsündürücü sözler ve sohbet hatırlarındandır.


Yüzünden hiç eksilmeyen tebessümü...

(Harid Fedai, Bu Dünyadan Bir Seyfi Geçti -Halkın Sesi gazatesi, 27 Aralık 1992)


Arı'nın espiri dolu sesi ...

(Mustafa Döğrusöz, Alaylı mı Mektepli mi -Kıbrıs gazetesi, 5 Şubat 1999)


Diplomatik müzakerelerde demecler ve bilgi, şu fıkra hikaye ile, demişti, radyoda, birinin adı Abdi, ötekinin adı Bandinelli, iki boksorün maçını canlı yayınlayıp, dinleyiciyi 'Abdi vurdu, Bandinelli düştü!..', 'Bandinelli vurdu, Abdi düştü!..' diye bir de epi heyecanlandırıp, sonra anansörün heyecanla, bağıra-bağıra nihayet neticeyi şöyle anonsuna benzer: 'Hee.. Abdinelli kazandı!'


Düşünür sonra bakarız’ gibi fikir ve sözler, görüşler üstüne Orhan Arı’dan şu düşündüren sözler var: ‘Bügünkü işi yarına brakmak’, bazan insan, hatta toplum millet, için, araba uçuruma yuvarlanmaya başlayınca dümene hakim çıkmaktır.


Tepki, resmi ve şahsi, alakasız izah cevaplar insanda ilginç gülünç huy idi. O S Arı’nın mizah keyifli zevkli hoş şakaları ve sohbet hikayeleri anıları arasında güldüren karikatür bir hikaye: Epi görmedigi arkadaşa şaka etti, ‘Kelleştin ahbap!’ Arkadaşı beraber olana baktı, ‘Ha!’ dedi, ‘Oğlunun saçı daha mı cok!?’


Problemler, komik ve gülünç hoş olmayan dünya sosyoloji, ekonomi, etik sorunları da Orhan Arı'ya şaka, mizah espri kaynağıydı. Dünya problemleri, düşündürücü sözler ve şiir benezetme ile, şundandı: ‘Tıknefesler dalgıç oldu’.


Alimler değildik hep, gülünç, komik olurdu hepimizi alim saymak. Esprili düşünür, nükteler idi: Hepimiz cahildi bazı konuda -bazımız, cehaletimizden bile!


Zihniyet ve takdir konusunda hikayeler ve düşündürücü sözler, yaptığı sohbet ve ilginç nükteler, kültür sanat dil edebiyat da kapsardı. Komik ayar gülünç ölçü üstüne şaka ve düşündüren sözler ile yaptığı hoş benzetmeler soyolojik psikoloji etkleyebilecek tuhaf felsefe zihniyet ve görüşler yansıtır: Bazıları güneşte ışıldayan cam parçası peşinde gölgedekinin altın olabileceğini bilmezler, kendileri beste yapabilirken artist köpek Rin-tin-tin'in havlamasını alkışlarlar.


Azim, öğrenmek öğretmek ve hayatta başarıda faydası üstüne güzel sözler ve güzel hikayeler, mistik yönlü felsefi, mistiki düşünceli görüşler ile idi düşündüren sözler ve azim teşvik izahı. Eğitici öğretici fikir ve moral yükselten düşündürücü sözler ile zevk şevk verici bir misali hatta varoş asfalt beton kaldırım yarığınıdan dahi çıkıp büyüyebildiği idi minik çiçekler ve küçük otların bile.


Hakikat gayri şahsi genel şeklinde iki idi Orhan Seyfi Arı’nın felsefe mantık ilim ve evrensel ve toplum bilim tecrübesinde; gerçek, dünya alimleri ve düşünürleri ve filozofları ilmi idi veya kültür edebiyat ve öğretim eğitim ile sosyolojik psikoloji. Felsefi şiirleri ve fikir yazıları içinde de yansayan düşündürücü güzel sözler ilginç zeki ve mantıklı idi: her dil tarih edebiyat ve felsefe değişse de kültürel sosyoloji ve kimin dediği sosyal psikolojisi ile, iki ve ikinin dört ettiği değişirmiydi?


Aciz çaresiz insan psikolojisi alimleri düşündürücü ilginç bilim amma hoş gülünç feryatlı, komik tuhaf idi. Neşeli hikayeler ve eğlendirici fıkralar idi ifade şekli bazan. Arkadaşı ‘Ah, treni kaçırdım –yirmiiii dakka nasıl geçiktim!?’ diye feryat edince, Orhan Arı nükte etti: ‘Arkadaş, bir dakika geçikseydin de kaçıracaktın.’


Vakit, insanın vaktini ayarlaması mühimdi; 'Vapur, bekle yahu, bekle yahu!' diye-diye koşup 'Bak yahu, bir saniye, sırf bir saniye ile vapuru kaçırdım!' demek, vapurun gittiğini değiştirmez -bir saniyenin bile bazan kıymeti var.


Ermişlik konusunda iddialının elini-eteğini öpüp huzuruna çıkmıışlar:   'Efendim, dediniz ki hayat bir bardak şarap gibidir.. düşündük, kafa patlattık, danıştık, her yere soduk, soruşturduk, ne Druid çıkabildi içinden ne Sufi.. n'olur, bizi bu inci damlası sözlerin derin manasından mahrum etmeyin, izah edin'  demişler. Düşünmüş, 'Kimse bilemedi, ha?..' demiş, 'E, öyleysa, herhalde, hayat, bir bardak şarap gibi değil…'


Aydınlık konusunda yetki iddia eden bazılarının bir testini şöyle nakletmişti: 'Tabi' ile kafiyeli kelime bilir min diye sordular, dedi 'tabii'  -dediler 'Nedir?'


Milletlerin propagandaları ye bazılarının kendilerini ihyâ etmeleri konusunda bir hikâyesi vardı: İkinci dünya harbında bir tarafın generalları, üstlerindeki toz-toprağı silkip da tekrar konferanslarına devam için masa başina oturduklarında, endişelendiler, bir taneleri eksikti; sonara o, masanın altından başını uzattı, 'Peh!..' dedi, ' Bir bombacıktan korktunuz, yahu!?'


Reinkarnasyon, dünyaya insan veya hayvan olarak tekrar gelmek, var mı konusunda bu hikâyeyi anlatırdı: İki arkaş anlaştı, hangisi ilk ölürse, öyle bir şey varsa, obirine bildirecek; bir tanesi rahmetlik olduktan sonra, obiri,  bir gün, çekmecesinde tıkırtı duydu -fareydi, 'Ha..' dedi, ' sensin, arkadaş?'


Millici da var, millici geçinen 'lillici' da konusunda, misâl tercihi buydu:  küçüklüğünde, iylik yapar, halkın sıhhatını umursar, diye gelip eliksir satan birisi,'Bitti, effendi' diyen yardımcıya bunu dediydi: 'Git doldur çeşmeden!'


Politik Anketler ve iddialar konusunda, bazılarının usûlu:  Kardeşi 'Sakat anamızın ayakları açık, ört' dedi, obürü de 'Öyle hoşlanır -serinlik' diye münakaşa  edince ve kendisine 'Sor, yahu!' denilince kalkıp anasının kulağına fısıldadı 'Ana, ayaklarını örtüp kıçını açayım m?' - anası 'Yo-ok.. Sakın ha!' deyince da 'Aha, görün..?' dedi, 'İstemez!'


Tavır Ayarı konusunda: Bazısı obür yanağı dönsen, onu da tokatlar; amma,  seni ısıran köpeği ısırmaya kalsan, nasıl farklısın -köpek terbiyesi de usûllu.


İzahsız talimat bazan faydasızdır, derdi: Üç-dört yaşindaki oğlana oyuncak trampet aldık, yazda öğle uykusuna yattığımda çaldı, uyandırdı -tembih ettik sormadan trampet çalmasın diye; geldi, tam uykuya daldık, uyandırdı, sordu


İnsanların birbirlerine karşi vahşeti ve afallatıcı tavırları konusunda bir   sorusu: 'Sülükten geldik, maymunduk' -neyseydik, şimdi 'insan' değil miyiz!?


Pikolojikdir, haklı çıkmak veya teselli için bazan mantıksızca davranırız: Sigara içmenin zararlarından, çeşitli alâkalı fenni ve tıbbi bilgiye değinerek bahsettiği bir genç, bir gün elinde bir gazette ile gelip de dünyada çok ileri yaşlı müstesna biri hakkındakı haberde onun sigara içtiği bahsini gösterdi!


Münasebetlerde, ilişkilerde, hatırda tutulması gereken, kimsenin, bir ayna karşisnda, surat asarsa, gülümseyen bir yüz görmeyi bekleyemeyceğiydi.


Kaba kuvvet hakiki kuvvet değil; 'Ben boksörüm!'  diye tehdit eden birisinin aldığı cevap şuydu: 'Ben da koşucuyum!'


Allah 'mevcut diye bir isbat bilmem ben!'  Değil diye bir isbat bilir min?..


Sevilmek, hoşlanılmak, bunu hatırda tutmakla başlardı ki, yüzü bal satan sirke tüccarının müşterisi daha çoktu yüzü sirke satan bal tüccarınınkından.


Orhan Arı, bilgi, şiirleri Ana Sayfa ORHAN SEYFİ ARI

Hosted by www.Geocities.ws

1