|
CINDERELLA MAN
"Cinderella
Man" lakabıyla tanınan ünlü boksör James J. Braddock´un yaşamını
anlatan aynı adlı film EYLÜL 2005´te Türkiye sinemalarında gösterilmeye
başlanacak. Filmde Braddock ve ailesinin ABD´deki Büyük Ekonomik Kriz
yıllarında yaşadığı sıkıntılı yıllara ve verdikleri büyük yaşam
mücadelesine tanık olacağız.
ABD´de
büyük ekonomik kriz milyonlarca insanı bir gecede yoksul
,çaresiz ve işsiz bırakmıştı. Ülke nüfusunun neredeyse yüzde 20´si
ekmek kuyruklarında çile doldurmaya başladı. Yoksulluğun, açlığın ve
işsizliğin kol gezdiği o dönemde James Braddock´un olağanüstü yükselişi
insanlara umut ışığı oldu. Ailesini açlığa mahkum
etmemek için boks ringlerine çıkıp dövüştü. Sonunda dünya ağır sıklet
boks şampiyonluğuna kadar ulaştı. Dünya şampiyonluğunu elde ettiği gün
ülkenin bankerleri ve en zenginleri bile bütün umudunu James J.
Braddock´un başarısına bağlamıştı.
James J.
Braddock´un yaşam öyküsünü anlatan "The Cinderella Man"in
yönetmenliğini Ron Howard üstlendi. Ünlü boksörün yaşamından gerçek
kesitlerin anlatıldığı filmin çekimleri Kanada´nın Toronto kentinde
gerçekleştirildi. Dünyanın en eski stadyumlarından olan ve günümüzde hala
sportif mücadelelere ev sahipliği yapan tarihi Maple Leaf Gardens da
yapılan çekimleri Braddock ailesinin günümüzdeki üyeleri de izledi. Hatta
sadece izlemekle yetinmeyip filmin boks maçı sahnelerinde figüran
olarak da yer aldılar.
Ron
Howard´ın filmini bu mekanda çekmeye karar
vermesinin temelinde ünlü boksörün rakipleriyle karşı karşıya geldiği New
York´taki Madison Square Garden´a çok benzemesi yatıyordu. 1935 yılında
Max Baer´i yenen Braddock´un dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu
kazandığı unvan maçı Madison Square Garden´da yapılmış ve salonu binlerce
boks fanatiği doldurmuştu.
"The
Cinderella Man"de efsanevi boksör Braddock rolünde Russell Crowe
oynarken, karısı ve üç çocuğunun annesi rolünde Renee Zellweger kamera
karşısına geçti. Buena Vista Filmcilik, Miramax Filmcilik ve Universal
Filmcilik´in birlikte gerçekleştirdiği filmde ABD´nin büyük bunalım
döneminde yaşanan büyük acılar ve büyük yoksulluk dalgası bütün
çıplaklığıyla ( son derece gerçekçi bir şekilde) canlandırıldı. Filmin
ABD´de yapılan ön gösterimlerini izleyenler, Oscar ödüllü iki oyuncunun baş rollerde oynadığı "The Cinderella Man"in
son dönemin en etkileyici filmi olduğu görüşünde birleştiler. 2000
yılında gladyatör arenasında dövüşürken izlediğimiz Russell Crowe, bu
filmle boks ringlerine transfer oldu.
"Cinderella
Man" lakabıyla ringlerde fırtınalar estiren James J. Braddock, ismi
duyulmamış yerel boksörlükten dünya ağır sıklet şampiyonluğuna tırmanarak
lakabını hak eden bir kariyer sahibi olmuştu. Bu oyuncu kadrosu , bu yönetmen ve teknik ekiple "The Cinderella
Man"in izleyiciden büyük ilgi görmesi ve en az "Rocky" ve
"Raging Bull - Öfkeli Boğa" kadar büyük bir beğeni toplaması
bekleniyor.
James J.
Braddock, 7 Haziran 1906´da New York´un 48. Batı Caddesinde küçük
apartman dairesinde dünyaya geldi. İrlanda´dan
ABD´ye göç eden Joseph ve Elizabeth O´Toole Braddock çiftinin yedi
çocuğundan birisiydi. James J. Braddock´un çocukluk yılları, New
Jersey´deki Hudson ırmağı kıyısındaki küçük bir evde geçti. Küçük Jimmy
çocukluk yıllarını arkadaşlarıyla bilye ve beyzbol oynayarak
, Hudson ırmağı sularında yüzerek geçirdi. İleride itfaiyeci veya
tren makinisti olmayı hayal ediyordu. New York´ta büyüyen Jimmy´nin
adaleli bir vücudu vardı. Özellikle sağ kolu çok güçlüydü. Diplomasını
almadan okuldan ayrıldı. 1919 - 1923 arasında
Western Union şirketinde kargo taşıma, kamyon şoförlüğü ve ipek
imalathanesinde ayak işleri yaptı.
Braddock
boksörlük kariyerinin amatörlük döneminde bile bütün dikkatleri üzerine
toplamıştı. . 1926 yılında profesyonel oldu. İlk resmi maçında George
LaRocco´yu dördüncü rauntta nakavt etti. Kısa süre içinde sergilediği
başarılı maçlarla adını duyurdu. En büyük başarısı ise, o dönemin bütün
orta ağır sıklet boksörlerini yenmiş olan Tony Griffiths adlı boksörü
yenmesi oldu. O dönemde de boyu 1.88´di ama kilosu nadiren 82 kiloyu
geçiyordu. Üst üste yaptığı maçlarda başarısını sürdürerek bütün
rakiplerini yendi. Ağır sıklet kategorisine geçmek için ekstra 5 kilo
daha aldı.
O yıllarda
yaptığı maçlarda Jimmy Slattery ve Pete Latzo gibi ünlü boksörleri de
yenerek büyük zaferler kazandı. Boks dünyasında mücadeleci bir boksör
olarak tanındı. Orta ağır sıklet boksörlerin hepsinden daha sıkı çalıştı.
1929´da
Tommy Loughran ile oynadığı şampiyonluk maçında kariyerinin büyük
bozgunlarından birisini yaşadı. Tommy Loughran çok seri ve kurnazca
hareket eden, dövüş planını ustaca gizleyebilen bir boksördü. Maç boyunca
sürekli uzaktan kaçak dövüştü. Braddock ona yaklaşamadı ve sağlam tek
yumruk bile atamadı. 15 raundluk maç sonunda kaybeden Braddock oldu.
Loughran
maçından kısa bir süre sonra Amerika´da büyük ekonomik kriz dönemi başladı.Ülke ekonomisi tam anlamıyla dibe
vurdu.İflaslar, intiharlar, işşizlik ve açlık ülkenin her yanına hakim
oldu.İşyerleri kapandı ya da işçilerinin büyük bölümünü işten çıkarmak
zorunda kaldı. Borsa çöktü ve milyarlarca dolar bir anda adeta
buharlaştı. Ülke çapında çok zor günler yaşanıyordu. Braddock o dönemde
ailesinin masasına bir lokma yiyecek koyabilmek için maçlara çıkmaya ve
dövüş yapmaya devam etti.
O zor
yıllarda Jim Braddock´un şansı ters gidiyordu. Yaptığı 22 maçın 16´sını
kaybetti. Artık sıralamanın en altlarındaydı. Herşeyin bittiği sanıldığı
bir dönemde Braddock´un şansı tekrar dönecekti.
Damon
Runyon adlı bir arkadaşı ona "Cinderella Man" adını verdi.
Cinderella Man, kelimenin tam anlamıyla yoksulluğun içinden geliyordu.
Bakması gereken bir karısı ve üç çocuğu vardı. Mutlaka para kazanması ve
onların karnını doyurması gerekiyordu. Ekonomik kriz yıllarında herşey
çok küçük bir azınlık için iyi, ezici bir çoğunluk için ise berbattı.
Braddock şansı tekrar dönene kadar sabretti. Mücadeleden asla vazgeçmedi.
Aradan 5
yıl geçip 1934 yılına gelindiğinde Braddock´un şansı tekrar dönmeye
başladı. İlk olarak Corn Griffin´i yendi. Carnera ile Baer´in yaptığı
maçtan önce gerçekleşen Braddock - Griffin maçında ilginç dakikalar
yaşandı. Corn Griffin sol eliyle dövüşürken Jim Braddock ona sağ eliyle
cevap verdi. Braddock´un birkaç yumruğu Griffin´e isabet etti. Corn
Griffin tecrübeli bir boksördü. Bu maçtan önce Carnera´ya karşı dövüşmüş,
Primo Carnera´yı da yenmişti. Kısacası Braddock´un karşısına çıkmadan
önce klasman sıralamasında hayli üst sıralara çıkmıştı.
Jim
Braddock bu maçın ardından John Henry Lewis ve Art Lasky ile karşılaştı.
Bu maçların her ikisini de kazanınca o yılların ağır sıklet boks
şampiyonu Max Baer´a karşı unvan maçı yapma hakkını elde etti. Artık
şampiyonluğun eşiğine kadar gelmişti.
Ağır
sıklet boks şampiyonluğu ünvanını elinde bulunduran Max Baer, tüm
zamanların en sağlam yumruk atan boksörü olarak tanınıyordu. Sert yumruklarından
dolayı "dinamit yumruk" lakabını almıştı. Boks çevrelerinde
sıkça dile getirilen bir söz vardı: "Eğer Baer´dan
sıkı bir yumruk yerseniz tribünlerin üçüncü sırasına kadar uçarsınız, ve
ancak ertesi sabah kendinize gelirsiniz."
Özel
hayatında sakin bir adam olarak bilinen Max Baer, görüntü olarak da
boksörden çok sinema yıldızına benziyordu. Sinirlerine hakim
olmasıyla tanınırdı. Ringde öfkelendiği nadiren görülürdü. Ancak
sakinliğini kaybettiği anda rakibine öyle sağlam vururdu ki, ringlerde birkaç
kişiyi öldürmüştü. Baer´in yumruklarıyla hayatını kaybedenler arasında
Frankie Campbell de vardı.
13 Haziran
1935 gecesi New York´un Long Island bölgesinde yapılan unvan maçında
Braddock´a bahislerde 1´e 10 veriliyordu. Bahisçilerin favorisi Max Baer´di.
Ancak çok iyi bir dövüş sergileyen Jim Braddock, imkansızı
gerçekleştirerek dünya şampiyonluğunu Max Baer´dan
almayı başardı. Maçı izleyen yorumcuların ortak kanısı, "Jim
Corbett´in John L. Sullivan´ı yendiği maçtan beri en büyük sürpriz"
şeklindeydi. James J. Braddock artık dünya ağır sıklet boks şampiyonuydu.
Braddock
bu ünvanı sadece iki yıl elinde tutabildi. 1937 yılında "Kahverengi
Bombacı" lakabıyla tanınan Joe Louis ile yaptığı maçta ancak sekiz
raund dayanabildi. Joe Louis karşısında sekizinci raundda nakavt olunca
dünya ağır sıklet boks şampiyonluğuna veda etti.
Menejerlerin
birçoğu yönettiği boksörleri anlamsız maceralara çıkarırlar. Ancak Jim´in
menejeri Joe Gould işini bilen bir menejerdi. Joe Louis ile yapılacak maç
öncesinde onun menejeri Mike Jacobs ile sağlam bir sözleşme yapmıştı. Bu
anlaşma hükümlerine göre Braddock bu maçta yenilse bile, rakibi Joe
Louis´in 10 yıl boyunca yapacağı her maçın gelirinin yüzde 10´unu
alacaktı. 1937 - 1939 yılları arasında Braddock
bu anlaşma sayesinde 150 bin dolardan fazla para kazandı. Günümüz
parasıyla 500 bin dolara yaklaşan bu para sayesinde Braddock ailesi rahat
yaşadı.
Joe Louis
ile yaptığı maça Jim Braddock´un ilaç takviyesiyle çıktığı çok az kişi
tarafından bilinir. Sol kolunda kireçlenme belirtileri başlamıştı. Doktor
tavsiyesiyle kas rahatlatıcı ilaç tedavisi uygulandı. Bu yüzden Joe Louis
ile yaptığı maç sırasında sol kolunu zorlukla kaldırabiliyordu.
Ancak bu
durumun faydasını, rakibine "aparkat" olarak adlandırılan
yukarıdan aşağıya vuruş yapmaya çalışırken gördü. Kolunu kaldırmakta
zorlanınca yumruğu rakibinin çenesi yerine göğsünde patladı. Spor
salonunu yumruğun sesi kapladı. Rakibini devirmesine ve ünvanını
korumasına ramak kalmıştı. Bu raund sonrasında Joe Louis hakimiyeti ele alarak Jim Braddock üzerinde çalışmaya
başladı. Sonraki raundlarda başarısını sürdürerek Jim Braddock´u yenmeyi
başardı.
İzleyiciler
o geceki maçı büyük keyifle izledi. Jim Braddock maçı kaybetmesine rağmen
hayatının belki de en iyi maçını yapmış, en iyi performansını sergilemişti.
1938
yılında Tommy Farr ile yaptığı maçtan sonra boksa veda etme kararı aldı.
Maçı kazanmasına rağmen böyle bir karar almasının temelinde vücudunun sol
tarafındaki kireçlenmenin hızla artması vardı. Ringlerde sakatlanmadan bu
sporu terk etmesi gerektiğinin farkındaydı.
Ringlerden
ayrıldıktan sonra denizcilik ekipmanları,
jeneratörler ve kaynak makineleri satan bir işyeri açarak orada çalıştı.
Manhattan´da ırmak kıyısındaki evinde karısıyla beraber yaşamaya devam
etti.
Spor
yaşamı boyunca 85 maç yapan ve bunların 51´ini zaferle kapatan James J.
Braddock, 29 Kasım 1974 tarihinde hayata veda etti.
James J.
Braddock´un ölümünden uzun yıllar sonra çekilen "Cinderella
Man" adlı film, insanların ekonomik sıkıntılar nedeniyle büyük
acılar çektiği tarihin en karanlık dönemlerinden birine ve dönemin en
ünlü boksörünün kariyerinin en iyi yıllarına görkemli bir zaman yolculuğu
niteliği taşıyor.
CINDERELLA
MAN (JAMES J. BRADDOCK) KİMDİR?
"Cinderella Man" lakabıyla tanınan ünlü boksör James J.
Braddock, 7 Haziran 1906 tarihinde New York´un 48. Batı Caddesinde küçük
bir apartman dairesinde dünyaya geldi. Doğumunda sekiz kilo çeken James
Braddock, İrlanda´dan ABD´ye göç etmiş olan
Joseph ve Elizabeth O´Toole Braddock çiftinin dünyaya getirdiği yedi
çocuktan birisiydi.
Beşi
erkek, ikisi kız olmak üzere yedi çocuk sahibi olan Braddock ailesi,
ABD´ye yerleştikten bir süre sonra New Jersey´de Hudson Irmağı
kıyısındaki eve taşındı. Küçük Jimmy´nin çocukluk yılları, New York´un
batısındaki barış ve huzur dolu ortamda geçti. Arkadaşlarıyla bilye ve
beyzbol oynuyor, Hudson ırmağı kıyısındaki küçük havuzda veya Hackensack
Köprüsü altında yüzüyordu. Geleceğe yönelik hayali ise itfaiyeci veya
tren makinisti olmaktı.
İlk öğrenimini New York´ta Saint Joseph Kilise Okulunda
yaptı. 35 kişilik sınıfta çocuklar arasında sürekli dövüş ve kavga vardı.
Sınıftaki en büyük rakiplerinden birisi, en az 30 kez kavga ettiği Jimmy
Morris adlı bir çocuktu. Ancak rakip çocukların en talihsizi, Braddock´un
tek yumrukta nakavt ettiği Elmer Furlong oldu. Bir süre sonra diplomasını
bile almadan okuldan ayrıldı.
1919 - 1923 arasında çeşitli işlerde çalıştı. Bu
dönem yaptığı işler arasında Western Union şirketinde kargo götürüp
getirme, kamyon şoförlüğü, ipek imalathanesinde ayak işleri gibileri vardı.
Jim
Braddock´un ringlerle ilk tanışması ise 27 Kasım 1923 gecesi gerçekleşti.
Jimmy Ryan ismiyle ringe çıkan Jim Braddock, kariyerinin ilk resmi
maçında New Jersey Polis Departmanında görev yapan Tommy Hummell adlı
boksörle dövüştü. Ertesi gün yayınlanan gazetelerin hepsinde o gecenin en
iyi maçının Jimmy Ryan - Tommy Hummell maçı olduğu yorumu vardı. James J.
Braddock´u boks dünyasının yıldızlığına götüren yolun başlangıcında
Hummell ile yaptığı maç yer aldı.
Braddock
bu maçı izleyen 10 yıllık dönemde 100´e yakın maç yaptı. 13 Haziran 1935
gecesinde Max Baer ile yaptığı maçta yıllardır sürdürdüğü kararlılığının
en büyük meyvesini topladı. Max Baer´i yenerek zafere ulaşmıştı. O artık
Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonuydu.
Sonraki
iki yıl boyunca Ağır Sıklet Boks Şampiyonu ünvanını elinde tuttu. 22
Haziran 1937 tarihinde "Kahverengi Bombacı" lakabıyla tanınan
Joe Louis ile yaptığı maçın sekizinci raundunda nakavt olunca
şampiyonluğu kaybetti. Joe Louis maçının ardından birkaç küçük maça
çıkmış olsa da, 1938 yılında eldivenlerini atarak riglerden ayrıldı.
James J.
Braddock, 29 Kasım 1974´te hayata veda etti.
SAYISAL
İSTATİSTİKLERİsmi: James J. Braddock
Doğum Tarihi ve Yeri: 7 Haziran 1906, New York City
Lakabı: The Cinderella Man
Boyu: 1.90 mt.
Kilosu: 88 kg.
Yumruk mesafesi: 1.90 kt.
Göğüs ölçüsü: 1.04 kt.
Bel genişliği: 87 cm.
Pazı genişliği: 33 cm.
Boyun genişliği: 43 cm.
Bilek genişliği: 20,5
cm.
Baldır genişliği: 40,6
cm.
Ayak bileği genişliği: 25,4
cm.
Kalça genişliği: 58,4
cm.
Yumruk genişliği: 29 cm.
Ön kol genişliği: 32 cm.
|