.
..
  
    -
Ontmb ing
    -
Biz
    -
Resims
    -
Karikat�rs
    -
Dedikodus
    -
R�p�rtajs
    -
Haberler
    -
Komiks
    -
�ark�lar
    -
About me
    -
Ziyaret�i Defteri
  
    .
OnTmB MeN�
.
    .
OnTmB Un-cat
..
ONTMB
Sizce okulun en KIL HOCASI HanGiSi



Current Results
  .
                                            ONTMB
               �NG
�ZMiR ANaDoLu LiSeSi
By TiMoTy
D
E
V
I
L
S
    .
Bize Yaz�nnnn
..
      E-MA�L&ICQ

E-Mail:
[email protected]
  
[email protected]

icq:66682080

NoT:Her t�rl� istekleriniz ws. bize yaz�nnnnnnnnn:)
        .
PRoGRaMs        �AKAs       MP3s       RoMaNTiKs       RePLiKs       Icq HaCK      E�LeNcE

 

SUPERMANIN GÜNLÜÐÜ

12 Ocak Persembe.
Bu gün yine Klark Kent kiliginda ise gittim. Bu salak Klark'i oynamaktan da biktim artik. Sen kalk koskoca Süpermen ol ondan sonra otobüsle, dolmusla ise git, Otobüste sikisik-sikisik giderken fortçunun biri arkama geçti. Agzida les gibi sarimsak kokuyordu. Seytan dedi sok su herifin agzina elini, parmaklarini gözünden çikar. Otobüsün lastigi patladi. Isin yoksa yürü babam yürü. Ise de geç kaldim. Bi de üstüne firça yedim. Kahve makinasindan kahve alirken üstüme döktüm. Luis herzamanki gibi dalga geçti. Ögle yemeginde çorbamdan sinek çikti. Yemekten dönerken Süpermen kiligina girip düsen bir uçagi kurtardim. Millet yine "çok yasa Süpermen" diye bagirdi. Ben de onlara sirinlik yapip el salladim.


13 Ocak Cuma.
Biktim artik bu dünyada yasamaktan. Yok arkadas ben bu dünyaya alisamadim. Bu gün gazetedeki arkadaslarla beraber ögle yemegine Meksika lokantasina gittik. Hay gitmez olaydim. Yemekte Meksika usulü kurufasülye yedik. Sen misin Yiyen. Aksama kadar gazdan geberdim. Gaz mesele degil bilader, -afferdersin- ossurunca geçer. Ama ya ossuramayinca ? Midemde atom bombasi patlasa bisey olmaz ama bu Meksika fasülyesi acayip bisey. Süperbagirsaklarim birbirine dolandi zannettim. Simdi hafiften ossursam binalar yikilcak, ossurmasam geberecem. Evrendeki kötü güçlerin basedemedigi süper kahraman koskoca Süpermen'i bi uyduruk kurufasülye öldürecek. Tuvalette üstümü degisip uzaya gidiyim dedim, benden önce herifin biri girdi, tam iki saat çikmadi. Ne yaptin bilader iki saat, yillik mi siçtin. Yuh be. Sonunda Süpermen olup uzaya kaçtim. Uzayda bi güzel zangir-zangir ossurdum. Ooohh beee, dünya varmis. Acayip rahatladim. Bu arada yanlislikla arkami Ay'a dönüp öyle ossurmusum, benim süperossuruk Ay'in yörüngesinde iki derecelik sapma meydana getirdi. Neyse onu da yörüngesine oturttum. Bundan böyle kurufasülyeyi de kriptonit gibi zararli maddeler listesine aliyorum. Insallah düsmanlarim bunu da ögrenmezler.


14 Ocak Cumartesi.
Bugün tatil. Deyli Planet gazetesine gitmedim çok mutluyum. Can sikintisinda geberdim. Sonra bizim Betmen'le Örümcekadam aradi. Aksama kadar ellibir, yanik, pisti filan oynadik. Okey de oynacagiz ama bilader dünyada üç tane süper kahraman var olmuyor. Okeye dördüncü kahramani dörtgözle bekliyoruz ama nafile. Herkes bizim gibi dünyanin derdiyle ugrasacak kadar enayi mi arkadas.


15 Ocak Pazar.
Canim sikilinca söyle bir sehri dolasayim dedim. Çok güzel bir hatun gördüm. Süperüfürügümle hatunun etegini çaktirmadan havaya kaldirdim.O ne be? Meger kari içine don giymememis mi? Onu öyle görünce acayip azdim. Bos bir telefon kulübesi bulup üç saniyede oniki posta otuzbir çektim. Anca rahatladim. Bu yasa geldik hala otuzbir çekiyoruz. Su Luis'le evlensekde abazalikdan kurtulsak. Ama olmuyor bilader. Su babamin Allah belasini versin. Beni dünyaya gönderirken yanima bir kiz çocugu koysaydi, biz de dünyada böyle sap gibi dolasmazdik. Onunla bi güzel evlenip çoluk-çocuga karisirdik. Peki babam ne yapmis? Yanimiza bir Kripton mali sisme bebek koymus. O da 5 yil önce bir azginlik zamanimda patladi.Dünyadakilerde benim hizima dayanamayip eriyor. Benim kaderimi yazan eller kirilsin, ne deyim.


16 Ocak Pazartesi.
Yine mesai basladi. Yine ayni patirti. Yine ayni kosturmaca. Yine ayni salak Klark. Yine ayni ukela Luis. Yine ayni felaketler, Yine ayni "çok yasa Süpermen" laflari. Yine ayni numaradan siritmalar. Hiç degisen bisey yok. Milletin keyfi keka. Istedigini ye-iç, istediginle yat-kalk, kilikdan kiliga girmene hiç gerek yok. Oh ne güzel. Millet de keske Süpermen gibi olsak der. Hadi ordan. Bu dünyada Süpermen olacagima keske Kripton'da çöpçü olsaydim. Ah gurbet ah. Kendi derdim yokmus gibi bi de elalemin derdiyle ugras. Herkesin derdine çare bulmaya mecbur muyum arkadas? Hadi büyük felaketleri, dünyanin basina bela olan zibidilerle ugrasmayi anladik, bir de ivir-zivir islerle ugrasiyoruz. Bilmem kimin köpegi kaybolmus gel Süpermen, su borusu patlamis gel Süpermen. Gel Süpermen, git Süpermen. Babanizin usagi mi var? Geçen gün birinin kiçinda sivilce çikmis bana sunu bi patlat diyor. Bu insanlarla iyice yüz-göz olduk bilader, suç bizde. Bunlara bu kadar yüz vermiyecektik. Bak Betmen'e, adamin yanina kimse yaklasamiyor. Hem de acayip zengin. Biz de karin tokluguna kahramanlik yapiyoruz. Dünyayi kurtaran adammisiz. Hay siçiyim dünyanizin içine.


17 Ocak Sali.

Bu gün çok kötüyüm. Bir-iki gündür kabiz olmustum. Bu kabizlik da benim için hersey gibi büyük dert. Zaten bu dünyada bana rahat-rahat siçmak bile haram arkadas. Çocukken köyde idare ediyorduk. Orasi genis arazi. Pek farkedilmiyor. Ama ya koca Metropolis'te. Sehrin göbeginde olmuyor. Mesela Arizona krateri aslinda benim marifetimdir. Metropolis'e ilk geldigimde normal insanlar gibi ben de tuvalete gitmistim. Biraz zorlayinca benim Süperbok tuvaletin betonunu delip dünyanin öbür tarafindan çikmisti. Zaten bosuna dememisler "azimle siçan betonu deler" diye. O zaman büyük olay oldu. Ama kimse bunun benim marifetim oldugunu anlamadi. Bu azimli bir vatadasin isidir deyip olayi kapattilar. Zaten o zamanlar böyle meshur da degildim. O zamandan bu yana rahatlamak için uzaya çikiyorum. Ilk baslarda iyi oluyordu. Rahat rahat isimizi görüyorduk. Bu uzay arastirmalari falan çiktigindan bu yana artik uzayda da rahat yok arkadas. Zaten dünyanin yörüngesinde -afferdersin- boktan bir uydu yapmistim. Bu insanlar beni burada da rahat birakmadilar. Ben de Ay'i tuvalet olarak kullanmaya basladim. Ay yüzeyindeki bir çok krater benim eserimdir. Ama ne çare, insanlar oraya da gelmeye baslayinca bu sefer Mars'a gitmeye basladim çok iyi oluyordu. Hem orasi kayalikda bir yer. Kiçimizi taslara siliyorduk. Çok iyi günlerdi onlar. Sonra insanlar oraya da uydu bilmem ne göndermeye basladilar.Oraninda tadi kaçti. Bir gün Mars'ta rahat rahat isimi görürken birden bir seyin kiçimi yokladigini hissetim. Benim bildigim Mars'ta hayat yok, arkama baktim insanlarin dünyadan gönderdigi robot kiçimi inceliyor. Tabii aynen yamulttum robotu. Üzüldüm ama ne yapalim bilader bizim de kendimize göre bir imajimiz var. Ondan sonra bütün dünyaya "iste Süpermen'in süpergötü" diye yayinlayacaklar. Dünyanin maskarasi olacagiz. Daha önceden de dünyanin yörüngesine siçarken NASA astronotlari bilmeden fotograflarimi çekmislerdi. Onlari NASA'dan rica edip almistim. O olay öylece kapanmisti. Bu sefer herifler Internetten canli yayin yapiyor arkadas. Sonra diger gezegenlere, Jüpitere, Satürn'e gitmeye basladim. Bu insanlar orada da rahat birakmadilar. Günes sisteminin her yerini uydularla doldurdular. Nereye gitsem karsima ya bir uydu, ya da bir sonda falan çikiyor. Bir sefer günese gidiyim dedim, az daha kestaneyi kebap yapiyordum. Ben de artik Günes Sistemi'nin en uzak gezegeni Plüton'a gidiyorum. Orasida çok soguk, adamin seyi donuyor ama ne yaparsin iste, gurbetlik. Iste neyse geçen gün acayip kabiz olmusum. Iyileseyim diye 10 kilo müshil aldim. Vay sen misin alan. Bu sefer de ishal oldum. Bu ishal beni mahvetti. Mesela gazetede çalisiyorum, zart, kriz geliyor. Hemen tuvalete gidip kilik degistiriyorum ondan sonra ver götünü -pardon- elini Plüton. Bir güzel rahatliyorum. tekrar dönüp yerime oturuyorum, iki dakika sonra bir kriz daha. Hadi bir daha ayni seyler. Tam 1643 defa Plüton'a gittim geldim. Bir iki seferde Plüton'a varamadan donumuza ettik. Pelerin-melerin hepsi batti. Allahtan Plüton'da bir miktar buz var. Buzlari süpergözlerimle eritip üstümü basimi yikadim.


18 Ocak Çarsamba
Bu gün çok mutluyum, çünkü Dünya bir süperkahraman daha kazandi. Bu süperkahraman bir Türk. Adi GAZMAN. Çok degisik bir adam. Biraz kiro, ama iyi bir çocuga benziyor. Süpergüçlerini kurufasülyeden aliyor. Tuhaf bir durum ama hepimizin tuhafliklari yok mu bilader? Betmen yarasa bozuntusu, Örümcekadam desen böcük, Gazman'da ossuruktan kahraman. Netice itibariyle herkes kendi çapinda birseyler yapiyor.


19 Ocak Persembe
Süperkahramanlar çogaldikça bana düsen görevler azaliyor. Artik ivir-zivir islerle çömez kahramanlar ugrassin. Bebeleri yanlis sünnet eden adamlari Gazman yakalamis, duvarlara iseyen kirolari Örümcekadam enselemis (duvarlar onun yasama alani tabi), essek etinden sucuk yapanlari Betmen tokatlamis. Artik böyle islerle ugrasmiyorum. Bana da artik kidem basti. Kidemli kahraman olmanin avantajlarini yasiyoruz. Biraz da biz rahat edelim bilader.


20 Ocak Cuma
Bugün çok mutlu basladi, ama sikintili bitti. Asansörde Luis'in poposunu çaktirmadan elledim. Hay ellemez olaydim. Olay söyle oldu: Ben, Luis ve gazeteden birkaç arkadas hep beraber asansöre bindik. Tesadüfen Luis'in arkasina bizim sef geçti. Ben de firsat bu firsat deyip, süperhizimla Luis'in arkasina dolanip poposunu elleyiverdim. Luis buna çok sinirlendi ve bizim sefin kafasina çantayla saldirdi. Adam ne oldugunu anlayamadan yere serildi. Gazetede büyük olay oldu. Sef artik herkesin gözünde bir sapik. O'nu gören kadinlar arkasini duvara dayayip öyle yürüyorlar. Hatta kiçina yastik baglayarak dolasanlar bile var. Adam bu yastan sonra kepaze oldu. Luis ise baska bir bölüme geçmek istiyor. Eger baska bölüme geçerse avakadoyu yedim demektir. Napacam simdi ben Luis'siz. Hay kafama iseyim. 10 mikrosaniyelik bir elleme ugruna basima gelenlere bak bilader. Sef ise israrla kendisinin yapmadigini söyleyip özür dilemeye dahi yanasmiyor. Al basina belayi.


21 Ocak Cumartesi
Bugün tatil. Mutlu olmam gerekirken dün yedigim halt yüzünden çok sikintiliyim. Üstüne üstlük bir de dünyanin derdiyle ugrasiyoruz bilader. Arizona'yi sel almis, Haiti'de yanardag patlamis. Firtinayi bulutlarin içine girip ters istikamette ossurarak durdurdum, sel sularini süpergözlerimle buharlastirdim, yanardagin agzindan dünyanin merkezine girip lav deligini tasla doldurdum. Yanardagin deligini doldururken aklima nedense hep Luis geldi. Bu arada iki-üç sefer Plüton'a isemeye gidip geldik. Vay benim dertli basim.


22 Ocak Pazar

Ben, Örümcekadam, Betmen ve Gazman aksama kadar okey oynadik. Bu Gazman denen adam burnumuzun diregini kirdi. Hiç durmadan zart,zart. Öfffff bu ne bilader. Ama ne yapalim, okeye dördüncü kahraman bulmusuz bu kadar seneden sonra. Hem Kriptonlu atalar ne demis: Essegi seven, ossuruguna katlanir.Hakkini da yememek lazim iyi okey oynuyor kerata. Hepimizi duman etti. Ben asil yarini düsünüyorum. Luis ne yapacak, kalacak mi, yoksa gidecek mi?



Hosted by www.Geocities.ws

Hosted by www.Geocities.ws

1