EN KOMİK FIKRALAR

MATEMATİKCİ
Bir fizikçi, bir kimyacı ve bir matematikçi ıssız bir çölde mahsur kalırlar. Günler geçtikçe yiyecekleri hızla azalır ve bir müddet sonra üçünün de bir teneke konserve kutusunda son yiyecekleri kalır. Fakat kutunun kapağını açmaları gerekmektedir ki, bu da elle olacak bir şey değildir. Fizikçi nasıl açsam diye düşünürken aklına basit makineler gelir ve çantasından çıkardığı bir takım aletlerle konservenin kapağını açar, karnını doyurur. Kimyacı da fizikçinin verdiği ilhamla çantasından asit çıkararak tenekenin kapağına döker, kapak açılır ve kimyacı karnını doyurur. Matematikçiye sıra gelir. Kapağı nasıl açsam diye düşünürken, teoremleri ispatlarken kullandığı bir yöntem aklına gelir; " kabul edelim ki açık olsun" der, kutuyu ağzına atar.



DAHİYANE BORU DÖŞEMESİ

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir
araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki
Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m kadar yukarda,
altındaki dizili taşların üzerindedir.

Sobanın niçin böyle kurulmus olabileceğine dâir bir tartışma başlar. Kimyacı:

- "Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüs, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış." Fizikçi:

- "Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede
ısınmasını sağlamak istemiş." Jeolog:

- "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan, herhangi bir deprem ânında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış." Matematikçi:

- "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış." Antropolog:

- "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş." diyerek görüşünü bildirmiş.

Tartışmalar büyümüş ve kesinlikle sebebi bulamamışlar. Derken ev sahibi içeri girmiş ve ona sobanın yukarda olmasının sebebini sormuşlar.

- "Boru yetmedi."


ALKOL VE SINAV

Fakültenin sınav salonunda, kürsüye yaklaşan içmiş bir öğrenci Profesör’e soruyor:

- Hoocammm, iç-içmişşşleri iiiimthan-an ed-dermi-isi-inz-z?

Profesör:

- Prensip olarak etmem, ama sen çalıştıysan bu seferlik seni sınava alabilirim.

Öğrenci kapıya dönüp:

- Tamam arkadaşlar taşıyın içeri!


ÇIKARILACAK DERS

Amerika'da bir ilkokulda ögretmen çocuklara evde ders alinabilecek bir hikaye yaratmalarini, ertesi gün sinifta okuyacaklarini söylemis. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya baslamis. Ilk sirada küçük Suzi varmis. Baslamis anlatmaya:

- Bizim çiftligimiz var. Bir gün babamla yumurtalari topladik, bir sepete koyduk. Arabayla Giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtalarin hepsi kirildi."

Ögretmen:

- Güzeel. Peki bu hikayeden alinacak ders nedir?
- Bütün yumurtalari ayni sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sira sende.

Küçük Lily tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:

- Bizim de bir çiftligimiz var. Babam yumurtalardan civciv çikmasi için onlari kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacagini saniyordu, ama sadece 8'inden civciv çikti.
- Eveeet. Peki burdan alinacak ders nedir?
- Yumurtadan çikmamis tavuklari sayma.
- Aferin bu da çok güzel. Billy, sira sende.

Küçük Billy tahtaya kalkmis ve anlatmaya baslamis:

- Amcam Ted Vietnam Savasina katilmisti. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmus. Ted Amcam helikopter düsmeden elinde bir makineli tüfek, bir kasatura ve bir sise birayla atlamayi basarmis.Parasütüyle yere inerken yolda birayi içip bitirmis. Inince mermisi bitene kadar makineli tüfegiyle 70 kisiyi haklamis. Sonra kasatura kirilana dek onunla 20 kisiyi halletmis. Sonra son 10 kisiyi de silahsiz bitirmis.
- Böyle korkunç bir hikayeden alinacak ne ders olabilir?
- Içince Ted Amcama bulasmayin...


İLAHİ ADALET

Jack ve arkadasi Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmisler. Birkaç saat yol aldiktan sonra korkunç bir kar firtinasina yakalanmislar. Yakindaki bir çiftlik evine arabalarini çekmisler ve evin çekici hanimindan geceyi orada geçirmek için izin istemisler.

- "Dul bir kadinim ben" diye açiklamis hanim,
- "Eger evimde kalmaniza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar."
- "Endiselenmeyin" demis Jack, "ahirda da rahat edebiliriz."

Bir sene sonra Jack, dulun avukatindan bir mektup almis. Arkadasi Bob'u çagirarak sormus:

- "Bob, su çiftliginde kaldigimiz çekici dul kadini hatirliyor musun?"
- "Evet, hatirliyorum."
- "O gece geç vakit eve gidip, o kadinla yattin mi ?"
- "Evet, itiraf etmeliyim ki bunu yaptim."
- "Ona kendi adin yerine benimkini verdin mi peki ?"

Bob yüzü kizararak cevap verir:

- "Evet, korkarim öyle yaptim."
- "Eh, sana çok tesekkür borçluyum dostum. Kadin ölmüs ve çiftligini de bana birakmis."


YALNIZ ÇOCUK
Sarısının biri ilkokul ogretmeni olarak staja baslar, cok heveslidir. Bir gun teneffus sırasında butun cocuklar futbol oynarken bir cocugun oyun alanının sonunda kenarda durdugunu gorur.

Cocugun iyi olup olmadıgını ogrenmek uzere yanına yaklasır ve cocuk bir sorununun olmadıgıni soyler. Bir sure sonra sarısın cocugun yine tek basına aynı yerde durdugunu gorur, ici rahat etmez ve tekrar cocuga yaklasarak:

- "senin arkadasın olmamı ister misin?" diye sorar, cocuk pek hevesli olmamakla birlikte "tamam" der. Ilerleme kaydettigini dusunen sarısın ogretmen
- "Butun cocuklar topun pesinde kosturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?" diye sorar.

Afallayan cocuk hayretle cevap verir:

- "Cunku.. ben kaleciyim!!!"


KASET SAVAŞI

Uc arkadas sehrin sokaklarında geziyormus derken bir muzik marketin onunden gecerken iclerinden biri bakin demis bir firlamalik yapimde gorun derken iceri girmis ve kendi adini soyleyerek mete atesin kaseti varmi demis
adamda ya nebilim kardesim hergun bir o.cocogu u bir kaset cıkarıyo ne bilim kardesim demis


SHERKLOCK HOLMES

Sherlock Holmes ve Dr.Watson birlikte kıra gidip kamp kurmuşlar. Güzel bir yemek yedikten sonra uykuya dalmışlar.Birkaç saat sonra Holmes uyanmış ve Watson'ı dürtürek uyandırmış.Watson uyku sersemidir.

- "Ne oldu, Ne istiyorsun?"
- "Yukarı bak, ne gördüğünü söyle bana."
- "Bunun için mi uyandırdın? Milyonlarca yıldız işte."
- "Peki bu sana neyi gösteriyor?"

Artık uykusu iyice kaçan Dr.Watson filozofça cevap vermiş:

- "Teolojik olarak Tanrının kudretini ve kendi acizliğimi görüyorum. Felsefi olarak evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi; astronomik olarak galaksilerin, yıldızların,
gezegenlerin varlığını,dünyaya benzeyen başka gezegenlerde de hayat
olabileceğini; meteorolojik olarak yarın havanın güzel olacağını görüyorum.
Peki sana neyi gösteriyor?"

- "Görmüyor musun ahmak, çadırımızı çalmışlar."

ANA SAYFAYA DÖNÜŞ
Hosted by www.Geocities.ws

1