
Older Gamer 2000 Nihayet Geldim
 |
 |
 |

Cambaz mail grubuna yapmış olduğu
yardım ve destekden dolayı teşşkür ederim
|
|
Merhaba en
sonunda sitede denmiycek bu ufak çapta webde bir
solukluk yerimiz bizimde sesimiz duyulsun türk
gamer larla buluşalım tanışalım diye bu tarzda
ufak bir site yaptım amacım hem kendim için oyun
kültürümü geliştirmek hemde başka arkadaşlarla
takas yada alış veriş yoluyla oyun değiş tokuşu
yapmak. elinizdeki tam çözümler görüşleriniz
oyunlisteniz varsa her türlü şeyi burda da
yayınlarım saygılarımla. |
EVIL DEAD

Hikaye bir grup gencin haftasonunu geçirmek için kiraladıkları eve gelmeleriyle başlar. Kulübenin
daha önceki sakinleri ise yaşlı bir karıkocadır. Eski bir arkeolog olan Raymond Knowby büyük bir keşif sonucu "Candar Kalesi"nde "Book of Dead"i
bulmuş ve çalışmalarını ormanın bu ıssız köşesindeki kulübede
sürdürmüştür. Latince tercümelerle kitabın pasajlarını bugünkü dile
çevirmeyi başaran Profesör yüzyıllardır saklı olan kötülükleride ortaya
çıkartır. Bu yüzden karısı Henrietta'da bedenini ele geçiren kötü güçler
sonucu korkunç bir değişime uğrar. Evi kiralayan gençlerin
profesörün çalışmalarını kaydettiği teybi bulması ve kötülükleri ortaya
çıkaran pasajların latince tekrarıyla dehşet dolu saatlerde başlamış
olur. O zamanlarda ülkemizde sinemacılık sektörü çok popüler olmadığı
için Evil Dead'I video kasetde izleme şansına sahip olmuştuk. Evet
1982'de yönetmen Sam Raimi'nin çok düşük bir bütçeyle çevirdiği ve bugün
korku sinemasının klasikleri arasında yeralan filmin oyunuda çok yakında
çıkıyor. Evil Dead üçlemesinin değişmez başrol oyuncusu Bruce Campbell bir
4. Evil Dead filmi olmayacak desede dehşeti bundan sonra bilgisayar
ekranlarında yaşayacağız. Yayıncı firma THQ sanırım Evil Dead'deki
potansiyeli gördüğü için oyunun yapım haklarını özelliklede playstation
piyasasında oldukca tecrübe sahibi programcılardan oluşan ve yeni kurulmuş
"Heavy Iron Studios"a verdi.
Oyunun konusu ise yazıldığı mürekkebin kandan dış yüzeyinin insan
derisinden meydana gelen Ölülerin Kitabı yani "Necronomicon ex Mortis" ile
ilgili. Kahramanımız Ash sonuncu Evil Dead, "Army of Darkness"dan 8 yıl
sonra kötü güçlerin dünyamıza geçişini önleyebilmek için bir kez daha
kulübenin bulunduğu karanlık ormana dönüyor. Öncelikle 3D adventure
ağırlıklı action olarak tasarlanan oyunda filmin yönetmeni Sam Raimi ve
yapımcısı Robert Tapert'inda fikirlerine sıklıkla başvurulacak. Özellikle
yaratık tasarımlarında kullanılacak yeni teknolojilerle maximum gerçeklik
oluşturulması öngörülüyor. Tabi bununla birlikte çeşitli puzzle'lar
çözerek oyunda ilerlemeniz mümkün olacak. Single player olarak tasarlanan
oyunda 3D full motion videoların kullanılacağıda gelen haberler
arasında. Evil Dead hayranlarına verebileceğim tek kötü haber ise oyun
için uzun bir süre bekleyecek olmamız. Evil Dead ne yazikki 2000'in 31
Ekiminde yani Cadılar Bayramında piyasaya sürülecek.
Groovy..

THE BLAIR WITCH
PROJECT
1994 yılında 3 sinema öğrencisi bir belgesel
çekmek amacıyla gittikleri Burkittsville-Marryland yakınlarındaki ormanda
kaybolurlar. Olaydan 1 yıl sonra çekim yaptıkları kasetler bulunur. Film,
bu kasetlerin kurgulanmasıyla 3 sinema öğrencisi Heather, Jashua ve
Michael'ın ormanda kaybolana kadarki yaşadıkları süreci beyaz perdeye
yansıtıyor. Tamamen amatör kayıtlarla meydana gelen bu
dökümantasyon, 3 öğrencinin kasaba sakinleriyle 200 yıllık Blair Efsanesi
üzerine yapılan röportajlarıyla başlıyor. Grubun ormanda kaybolmasıyla
beraber, gelişen olaylar, aralarındaki çatışmalar ve geceleri yaşadıkları
deneyimler, mutlak sona kadar devam ediyor. Evet oldukca zekice
hazırlanmış bir projenin ürünü olan Blair Witch Project kısa zamanda
yapımcı firması "Haxan Films" ve yayımcı firması "Artisan Entertainment" a
görülmedik bir servet kazandırdı. Film ile ilgili birçok ürün hayranları
tarafından adeta kapışıldı. Tabi boylesine bir potansiyele sahip filmin
bilgisayar oyununda yapılmaması sanırım oldukca tuhaf olurdu. İşte
Gathering oyunun lisansını satın alanarak piyasaya yepyeni bir korku oyunu
çıkartmayı planlıyor. Gathering 'le ortaklaşa gerçekleştirilecek projede,
şu sıralar oldukca popüler olan korku türündeki Nocturne'ün yapımcısı
Terminal Reality, bu oyun için geliştirdiği grafik motorunu Blair Witch
Project'in oyununda kullanıcaklarını acıkladı. Oyunda filmin temasına
uygun özellikle orman karanlık ortamlarda oldukca korkutucu bir atmosferde
sinematik bir deneyim yaşayacağız. 3D action olarak tasarlanan oyunda
adventure özellikleride yeralması düşünülüyor. Nocturne grafik motorunun
özelliklerine uygun olarak dinamik ışık ve gölge efektlerinin bulunduğu
oyunda filmin yapımcıları Eduardo Sanchez ve Daniel Myrick 'den de sıksık
teknik destek alınacak olması gelen haberler arasında. Sinemalarda
gercek korkuyu hissettiren bu farklı filmin oyunuda oldukca iddialı olacak
gibi görünüyor. Ne yazikki sinemalarda yaşadığımız korkuyu bilgisayar
ekranlarımızda tecrübe etmek için 2000 yazını beklememiz
gerekiyor.

DEUS EX
WOLFENSTEIN
3D’den sonra oyun piyasasında her şey değişmişti. Herkes oyunu hemen aldı,
hayretler içinde oynamaya başladı ve mükemmelliğinin içinde kayboldu.
Artık, WOLFENSTEIN 3D’den sonra hiçbir şey eskisi gibi değildi. Bunun en
büyük göstergesi piyasadaki tonlarca 3D SHOOTER ve daha çıkmaya hazırlanan
yüzlercesinden anlayabiliriz. Bence 3D SHOOTER dünyasındaki önemli dönüm
noktalarından biri budur. Bir diğeri ise; UNREAL. Neden böyle düşünüyor
diyebilirsiniz. Bunun nedeni; UNREAL’dan sonra tüm firmaların UNREAL
ENGINE’ını kullanmaya başlaması. WOLFEINSTEIN 3D çıktığı zaman tüm
firmalar oyuna hayranlıkla bakmaya ve aynı oyunlar yapmaya başlamıştı.
UNREAL çıktıktan sonra da, diğer firmalar bu kalitedeki grafiklere ulaşmak
için kopya çekiyorlar. Bence ikisi birbirinin aynı, sadece kullanım
yönleri değişik. UNREAL’ın ENGINE’ına hayranlık duyan firmalardan biri de
ION STORM. Firma, yeni yaptığı oyununu (DEUS EX) UNREAL ENGINE ile
oluşturuyor. DEUS EX, firmanın çok kısa bir süredir üzerinde durduğu
bir şey değil. Warren Spector “Ben DEUS EX gibi bir oyunu yıllar önceden
planlıyordum.” diyor. Yani bununla, hiçbir şekilde bir yerlerden
fikirlerin çalındığının ya da alıntı yapıldığının sanılmamasını istemiyor.
Konu olarak diğer oyunlardan daha gerçekçi; dünya ekonomik bir çöküşün
içinde, terörizm ile başa çıkılamıyor, uyuşturucu her tarafta, hastalık ve
kirlenme her yeri kaplamış durumda. Bir çete bir komplo hazırlıyor ve en
sonunda dünyayı ele geçirmeyi hedefliyor. Sizin oyundaki rolünüz, bunlara
karşı çıkıp dünyayı ele geçirmeye çalışan çeteyi durdurmak. Siz, iyi
eğitimden geçmiş olan bir anti terör ajanısınız. Oyunu, X-FILES’ın
yaratıksız olarak düşünebilirsiniz. Oyundaki ajan bana biraz MATRIX
filmindeki NEO’yu anımsattı. Tipi ve karizması oldukça benziyor. Zaten
oyundaki görevi de benzerlik taşımakta. Baş karakter dışındaki karakterler
de çok kaliteli ve sayıca fazlalar. Oyunda çok geniş bir konu
bulunmuyor. Konu, 3 değişik ACT’den meydana geliyor. İlk bölümde, neler
olup bittiğini öğrenmek, ikinci de bu konu hakkında bir şeyler yapmak ve
üçüncüde de problemi yok etmeniz gerekiyor. Oyunda, dünyanın bir çok
yerine seyahat ediyorsunuz. Oyunda tüm dünyayı ele geçirmeye kalkışan
büyük bir çete ile tek başınıza mücadele edemezsiniz. Bunun için kendi
tarafınıza adam toplamalısınız. Bu adam toplama işi ya da yanınıza adam
alma olayı SWAT serilerinde olduğu gibi başka ajanlardan oluşmuyor. Bu
daha çok KINGPIN’e benziyor. Sokaktaki insanlardan seçtiklerinizi kendi
tarafınıza çekiyorsunuz. Kendi tarafınıza adam almak için onlarla çok iyi
iletişim kurmalısınız. Çok kibar olmalı ve şiddete başvurmamalısınız. Eğer
bir mekana silahınızla dalarsanız, insanlar sizden kaçabiliyor ya da
konuşmuyor. Bu, oyunun en büyük özelliği. DEUS EX’de diğer karakterlerle
çok fazla (NPC’lerle) konuşuyor, onlardan bilgi topluyorsunuz. Zaten
oyundaki ilerleme şekli size bağlı. Yani belirli bir konu üzerinde
yapılacak hamleler size bağlı. Oyunda ister her işinizi silahınızla kan
dökerek halledebilir, ister de, aklınızı kullanarak oyunu daha az kanla
bitirebilirsiniz, seçim size kalmış. Sokaklarda gezerken kendi halinde
hareket eden, işine giden ya da işini yapmaya çalışan karakterler
bulunuyor. Bunlardan bazıları oyunun gidişatını değiştirebilirken
bazılarının hiçbir etkisi olmuyor. Sokaklardaki telefonları
kullanabiliyorsunuz (işte bu hiçbir oyunda yok). Spector bunların hepsini
anlatırken “Biz gerçek dünyada olan her şeyin DEUS EX’de de olmasını
istedik.” diyor. Oyundaki bir diğer gerçeklik ise binalar ve içleri. Bir
yere girdiğinizde sanki kendinizi gerçek bir binaya girmiş gibi
hissediyorsunuz. Her şey gerçek bir binada nerede olabiliyorsa, DEUS EX’de
de orada bulunuyor. Yani tuvalet olabileceği kadar ofislerden uzakta,
ofislerin içlerinde demirbaş listelerinin bulunması gibi. Eğer bir şifreyi
alamazsanız ya da bir kilidi bulamazsanız ya da bir karakterle iletişim
kuramazsanız bile bunları yapmanın başka bir yolu bulunuyor. Dünyanın
bir çok yeri gerçeğe uygun olarak yapılmış (New York, Paris gibi). Ayrıca
bu şehirlerdeki önemli yerlerde DEUS EX’de mevcut (Beyaz Saray gibi).
Beyaz Saray gibi yerler gerçeğe uygun olması için projelerden ve
planlardan yararlanılmış. Böylelikle hepsi çok gerçekçi olmuş. Tabi
gerçekliğin bir diğer etkisi de UNREAL ENGINE’ı olmuş. Oyunda Beyaz
Saray’ı patlatabiliyor ya da içindeki en gizli yerlere bile
girebiliyorsunuz (gerçekte bile girilemeyen). Paris’de de büyük bir
patlama gerçekleştiriyorsunuz. Mekanlar dışında karakterlerdeki kalite
farkı hemen anlaşılabiliyor. KINGPIN’de karakterler kaliteli ama bazı
yerleri biraz orantısızdı. DEUS EX’de böyle bir şey söz konusu değil.
Karakterlerin (yönettiğiniz veya yönetmediğiniz tüm karakterler) tüm
ayrıntıları yapılmış. Ayrıca omuz ve kafa gibi zor yapılan (orantı
bakımından) yerler de oldukça iyi yapılmış. DEUS EX’de aldığınız
malzemeleri koyabildiğiniz bir INVENTORY bulunuyor (SYSTEM SHOCK’da olduğu
gibi, ne de olsa programcıları aynı). Oyundaki INVENTORY sistemi
DIABLO’nunkini andırıyor. Gereğinden fazla mal aldığınızda koyacak yeriniz
kalmıyor. Ama bu yer kalmaması objelerin ağırlıklarıyla değil,
büyüklükleri (kapladıkları yerle) ile ölçülüyor. Spector “Biz oyundaki
karakterin kabiliyetler sistemini zar yuvarlamaya bırakmadık. Karakterin
kendine özgü küçük bir kabiliyet listesi var. Siz oyunda ilerlerken
karakterinize istediğiniz gibi bu özellikleri dağıtıyorsunuz.” diyor. Yani
oyundaki karakterinizle tek düzey olarak ilerlemiyorsunuz. Bölüm
ilerledikçe nasıl karşınızdaki karakterler güçleniyorsa, o oranda siz de
güçleniyorsunuz. Başta da dediğim gibi oyun, UNREAL ENGINE ile
oluşturuldu. DUKE NUKEM FOREVER’in yapımcılarının dediğini, Spector’de
diyor “Bu ENGINE bizim gördüğümüz en esnek grafik motoru.”. ENGINE
sayesinde, oyundaki şehirler gerçekleriyle aynı yaratılmış ve her ayrıntı
eklenmiş. Oyunun hiçbir yerinde gereksiz boş alan ve gelişi güzel yerler
yok. Firmanın oyunu yaparken en az uğraştığı şey, grafiklerin
oluşturulması olmuş. Tabi ki bunun nedeni UNREAL ENGINE’ı. Firma oyunun
grafiksel yönünün yapımını çok kısa bir sürede bitirmiş. Grafiksel yönü
kısa sürede bitirince, oyunu geliştirmek için kendilerine uzun bir süre
kalmış. Tabi böyle olunca firma, oyunun grafiksel yönü dışındaki
konularıyla - oynanabilirlik, oyunun nasıl daha eğlenceli hale
getirilebileceği- uzun süre ilgilenmiş. Bence bu özelliği DEUS EX’i diğer
oyunlardan ayıracak. Çünkü diğer firmalar sadece oyunun grafiklerinin çok
kaliteli olması için uğraşıyor. UNREAL’da da böyleydi. Grafikler mükemmel
ama oynanabilirlik iyi değildi. Benim yaptığım açıklamanın aynısını Chris
Norden’da açıklamalarında söylüyor; “Eğer bir oyun zevkli değilse, en son
teknoloji kullanılsın veya en mükemmel grafiklere sahip olsun, kimse
tarafından oynanmaz.”. Ama bu açıklamaların hiçbirinde ne gibi
gelişmelerin yapıldığını söylenmiyor. Halen çoğu şey sır olarak ION STORM
firmasına ait. Grafiklere ve açıklamalara bakılırsa gerçekten de iyi
olacak gibi. Zaten UNREAL motorunu seçmesiyle en iyi ilk seçimini
gerçekleştirmiş. Konusunun diğer oyunlara göre daha gerçekçi olması ve
karakterlerin sadece insandan oluşması oyunu daha çekici kılabilir, tabi
itici de kılabilir. Bence, ION STORM’un bir şeyi unutmaması gerekir. Artık
teknoloji çok ilerledi ve UNREAL ENGINE’ını EPIC MEGAGAMES’den alıp
kullanan tek firma kendileri değil. Daha çıkmamış ama ağzı burnunda olan
oyunlar var; DUKE NUKEM FOREVER, WEREWOLF! Konuk Yazar: Ceren ARIGİL


|
 |

|