ORTA ÖĞRETİM KURUMLARI SINIF GEÇME YÖNETMELİĞİ
Genel İlkeler
Madde 5- Eğitim öğretim sistemi ve süreçlerine ilişkin olarak tüm etkinliklerde Toplam Kalite Yönetimi ve Plânlı Okul Gelişim Modeli anlayışına uygun olarak öğrenci başarısıyla ilgili ölçme ve değerlendirme konularında yeni ve çağdaş yaklaşımları da içeren ilkeler göz önünde bulundurulur.
a) Bir ders yılı iki dönemden oluşur.
b) Her öğrencinin ilgi, istek, yetenek ve derslerdeki başarısına göre yönlendirilmesine, geliştirilmesine ve ilerlemesine olanak sağlar.
c) Öğrencinin başarısı bir bütün olarak dikkate alınır.
d) Öğrencilerce alınacak alan/bölüm seçmeli dersleri ile diğer seçmeli derslerin seçiminde karara, sınıf öğretmenin rehberliğinde öğrencinin ve velisinin ortak olmaları sağlanır.
e) Sınıf öğretmeninin, okul rehberlik servisi ile yakın bir işbirliği içinde çalışması esas alınır.
f) Öğrencinin sınıf geçmesi, o sınıfta aldığı bütün derslerden başarılı olmasına ya da yıl sonu başarı ortalamasına göre belirlenir.
g) Ölçme ve değerlendirmede, programlarda belirtilen özel ve genel amaçlar, hedef davranışlar, açıklamalar ve konular esas alınır.
h) Ölçme ve değerlendirmede okul, ilçe, il ve yurt çapında birlik ve beraberlik ön plânda tutulur.
i) Öğrenci başarısının tespiti; derslerin özelliklerine göre yazılı, sözlü ve uygulamalı sınavlara, ödev, proje, ders içi ve ders dışı etkinliklere dayandırılır. Öğretmen öğrencileri değerlendirirken ölçme soruları ile birlikte, öğrencilerin; sınıf içi etkinliklere katılımı, bilimsel tutum ve davranışları, gözlem yapma, araştırma, inceleme, bilimsel düşünme, sahip oldukları ve sergiledikleri fikir zenginlikleri, sorumluluk alma, ekip çalışmalarına yatkınlıkları, edindiği bilgi ve bulguları paylaşabilme gibi özelliklerini de göz önüne alarak başarıları hakkında karar verir.
j) Öğrenci başarısının ölçülmesinde kullanılan ölçme araçları; geçerlilik, güvenirlilik, objektiflik, örnekleyecilik, kullanışlılık ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmalıdır.
k) Öğrenci başarısının belirlenmesi amacıyla hazırlanan ölçme araçlarında bilginin yanında kavrama, uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeylerindeki davranışların da ölçülmesine ağırlık verilir.
l) Öğrencinin ders, ödev, atölye, uygulama, laboratuvar, staj, çalışmaları ile işletmelerde beceri eğitimine ve sınavlara katılması zorunludur.
m) Mevcut öğretim kurumlarının öğretim kadrolarından ve uygun eğitim ortamlarından ortaklaşa yararlanılır.
n) Okullar ve programlar arasında yatay ve dikey geçişlere imkân sağlanır.
o) Öğrenci başarısını ölçmeye yönelik bütün süreçlerin sürekli gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi esastır.
p) Öğrencinin başarısı çeşitli yöntemlerle sürekli olarak izlenir.
r) Her ölçme sonucunun öğrencinin gelişimi için değerlendirilmesi esastır.
s) Öğrencinin kapasite ve yeteneği doğrultusunda, her ölçüm sonucunda tespit edilen durumla, verilen eğitimin sürekli ilişkilendirilmesi esastır.
t) Eğitimde toplam kalite yönetimi ilkelerine uyulur.
u) Tüm eğitim etkinliklerinde demokrasi ve insan hakları ile ilgili kurallara uyulur.
Madde 6- Öğrenci başarısının değerlendirilmesinde “beşli not düzeni” kullanılır. Öğrencinin başarısı dört, başarısızlığı iki ayrı notla değerlendirilir.
Bütün sınavlar ile ödev ve projeler 100 tam puan üzerinden değerlendirilir. Bu değerlendirme sonuçları; öğretmen not defteri ile not çizelgelerine puan olarak yazılır. Bir dersin dönem sonu notu ise o dersten alınan puanların aritmetik ortalamasına göre takdir edilir ve nota çevrilir.
Puanların not değeri ve derecesi aşağıdaki gibidir.
Puan Not Derece
85 – 100 5 Pekiyi
70 – 84 4 İyi
55 – 69 3 Orta
45 – 54 2 Geçer
25 – 44 1 Geçmez
0 – 24 0 Etkisiz
Puanların aritmetik ortalaması alınırken yarım ve yarımdan büyük kesirler tama yükseltilir. Yarımdan küçük kesirler dikkate alınmaz.
Madde 11- Seçmeli dersler, ortak genel kültür, alan/bölüm dersleri ile alan bölüm seçmeli dersleri dışında kalan; öğrencilerin ilgi ve istekleri doğrultusunda çeşitli programlarda ilerlemelerini, kişisel yeteneklerini geliştirilmelerini sağlayıcı derslerdir.
Madde 12- Okul müdürlüğünce ders yılı sonunda, okulun derslik lâboratuar, işlik, atölye ve benzeri bölümlerinde sayısı ve kullanılabilme durumları ile mevcut branş öğretmenlerinin maaş karşılığı okutmak zorunda oldukları veya ücret karşılığı okutabilecekleri dersler göz önünde bulundurularak; takip eden ders yılında öğretime açılabilecek olan seçmeli dersler ile alan/bölüm seçmeli derslerinin tümü ilân edilir. Ders kesiminin 10 gün öncesinden 10 gün sonrasına kadar 20 gün içerisinde, ilân edilen bu dersler arasından sınıf öğretmeni, veli ve öğrencinin okumak istediği alan/bölüm seçmeli dersleri ve seçmeli dersler belirlenir. Belirlenen dersler öğrenci veya velisi tarafından okul müdürlüğüne yazılı olarak bildirilir.
Ancak, okulun yeni imkânlara kavuşması durumunda derslerin başladığı hafta içinde de bazı derslerin seçimi yapılabilir.
Alan/bölüm seçmeli dersleri ve seçmeli derslerin seçiminde;
a) Gelişim dosyasındaki bilgiler dikkate alınarak, öğrencinin önceki yıllara ait başarısı ve derslerdeki başarı grafiği,
b) Yönelmek istediği veya yöneldiği alan/bölüm alması gereken derslerin hangileri olduğu,
c) Hangi sınıflarda hangi derslerin alınmasının uygun olacağı,
gibi hususlar göz önünde bulundurulur.
ÖĞRENCİ BAŞARISININ TESPİTİ
Öğretmen, her türlü sınav, ödev, proje, işletmelerde beceri eğitimi, ders içi ve ders dışı eğitim ve öğretim faaliyetleri yoluyla öğrencinin programlarda amaçlanan davranışları kazanıp kazanmadığı sürekli olarak kontrol eder.
Madde 17- Bir dönemde yapılacak yazılı ve uygulamalı sınavların sayısı, haftalık ders saati sayısı üç ve daha çok olan dersler için üçten az, bir ve iki saat olan dersler için ikiden az olamaz. Zorunlu hallerde bir yazılı sınav eksiği ile dönem notu verilebilir.
Madde 18- Ölçme sonuçları, yalnız not vermek veya eksiklik aramak için değil, eğitim ve öğretim amaçlarına ne ölçüde ulaşıldığını tespit etmek, özellikle, işlenen konuların hangilerinde öğrencilerin başarılı olduklarını belirlemek, başarısız olunan konularda ne gibi tedbirlerin alınması gerektiğini ortaya çıkarmak amacı ile de kullanılır.
Öğretmen, her sınav sonunda, özellikle yazılı sınavlardan sonra öğrencilerin hangi konularda ve ne derecede başarılı olduğunu belirler. Başarı oranı az ise sebeplerini araştırır ve değerlendirir. Buna göre ilgili konuları yeniden işlemek veya öğrencilere alıştırma çalışmaları yaptırmak gibi tedbirleri alır.
Yazılı sınav sonunda, öğrenci mevcudunun çoğunluğu başarısız olmuşsa, öğretmen başarısız öğrenciler için bir sınav daha yapabilir. Bu sınava, isteyen başarılı öğrenciler de katılabilir. Bu sınavlarda, öğrencinin aldığı en yüksek puan geçerli olur.
b) Yabancı dil dersinde:
1) Yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan orta öğretim kurumlarında hazırlık sınıfları dahil dinleme, anlama; okuma, anlama; konuşma ve yazmadan verilen yazılı, sözlü ve varsa ödev puanlarının ağırlıklı ortalamasına göre dönem notu takdir edilir.
2) Diğer orta öğretim kurumlarında yazılı, sözlü ve varsa ödev puanlarının aritmetik ortalaması nota çevrilerek dönem notu takdir edilir.
c) Öğretmenin raporlu, izinli olması, göreve geç başlaması, dönem bitmeden ayrılmasının kesin olduğu; doğal âfet, salgın hastalık, olağanüstü hal ve benzeri durumlardan dolayı yapılamayan dersler, yoğunlaştırılmış programlar ile tamamlanır. Ders yılının uzatılması yönüne gidilmez. Bu programlara ayrılacak ders saati sayısı, dönem içinde devam edilmeyen toplam ders saati sayısından az olmayacak şekilde düzenlenir.
İl ve ilçe millî eğitim müdürlüğü gerektiğinde Cumartesi ve Pazar günleri ile çalışma saatleri dışında da öğretim yapılabilmesi için gerekli tedbirleri alır.
d) Sağlık durumları veya beden bozuklukları sebebiyle beden eğitimi dersine veya bazı beden eğitimi faaliyetlerine katılamayacak durumda olan öğrenciler, okul doktorundan, okul doktorunun bulunmadığı veya teşhis koyamadığı durumlarda, resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki bir doktordan rapor almak zorundadır.
Raporda, sağlık durumlarının veya beden bozukluklarının hangi beden eğitimi faaliyetlerine, geçici bir süre için mi, sürekli olarak mı engel oluşturduğu açıklanmalıdır.
Rapora göre, beden eğitimi faaliyetlerinin bazı uygulamalı bölümlerinden muaf tutulanlar, bu bölümlerden sorumlu tutulmazlar ve sadece teorik bilgilerle ve sakıncalı görülmeyen uygulamalı bölümlere, bütün uygulamalı bölümlerden muaf tutulanlar ise sadece teorik bilgilere göre değerlendirilirler.
e) Mesleki ve teknik orta öğretim kurumlarında eğitimi okulda yapılan uygulamalı meslek derslerinde dönem notu;
1) Öğrencinin dönem içinde yaptığı temin çalışmaları ile projelere takdir edilen puanların aritmetik ortalanmasının,
2) Sınav işlerinde takdir edilen puanların her birinin
3) Varsa sözlü puanı/puanlarının her birinin
4) Hizmet puanlarının aritmetik ortalamasının,
5) Varsa ödeve takdir edilen puanın aritmetik ortalaması alındıktan sonra nota çevrilerek belirlenir.
BİR DERSİN YIL SONU NOTU
Madde 31- Bir dersin yıl sonu notu:
a) Birinci ve ikinci dönem notlarının aritmetik ortalamasıdır.
b) Hiç dönem notu yoksa yetiştirme programında alınan nottur.
c) Ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları sonunda sınava girilen ders/derslerin en son belirlenmiş yıl sonu notu ile sınavda alınan notun aritmetik ortalamasıdır.
d) Naklen gelen öğrencilerin önceki okulunda aldığı dersler ile yeni okulundaki dersler farklı olduğunda, bir dönem notu alınabilecek kadar süre bulunması durumunda yeni dersten alınan ikinci dönem notudur. Yeterli süre bulunmaması durumunda ise önceki okulda alınan dersin puanlarına göre belirlenen dönem notudur.
e) 57 nci madde kapsamına girenlerden iki dönem notu alamayanların birinci veya ikinci dönemde aldıkları dönem notudur.
Dönem notlarının aritmetik ortalamaları hesaplanırken yarım veya yarımdan büyük hesaplamalar tama yükseltilir.
DERS YILI SONUNDA HERHANGİ BİR DERSTEN BAŞARILI SAYILMA
Madde 32- Öğrencinin, ders yılı sonunda herhangi bir dersten başarılı sayılması için;
a) İkinci dönem notunun en az “Geçer”, ancak, birinci dönem notu “Etkisiz” ise ikinci dönem notunun en az “Orta”,
b) Yalnız bir dönem notu aldığı derste dönem notunun en az “Geçer”, olması gerekir.
DERS YILI SONUNDA DOĞRUDAN SINIF GEÇME
Madde 33- Ders yılı sonunda:
a) Üç yıllık liselerin 9 uncu sınıfları ile dört yıllık genel lise türü okulların 9 uncu ve 10 uncu sınıflarında;
1) Tüm derslerden başarılı olan,
2) Yıl sonu başarı ortalaması ile başarılı sayılamayacak derslerden başarılı olup bazı derslerden başarısızlığı bulunan genel liseleri ile her türdeki meslekî ve teknik liselerde yıl sonu başarı ortalaması en az 2.50; Anadolu Liseleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri ve Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerde en az 3.00; Fen Liselerinde Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile Fen ve Matematik grubu derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması en az 3.50 olan
Öğrenciler doğrudan sınıf geçerler.
b) Diğer sınıflarda:
1) Tüm derslerden başarılı olan,
2) Alan/bölüm ders/dersleri ve yıl sonu başarı ortalaması ile başarılı sayılamayacak ders/derslerden başarılı olup bazı derslerden başarısızlığı bulunan öğrencilerden genel liseler ile her türdeki meslekî ve teknik liselerde yıl sonu başarı ortalaması en az 2.50; Anadolu Liseleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri ve Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerde en az 3.00; Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde alan derslerinden de başarısızlığı bulunanlar için alan derslerinin, Fen Liselerinde Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile Fen ve Matematik grubu derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması en az 3.50 olan,
3) Sadece alan/bölüm ders/derslerinden başarısızlığı bulunan öğrencilerden bu derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması genel liseler ile her türdeki Meslekî ve Teknik Liselerde en az 3.00; Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde alan derlerinin, Fen Liselerinde ise Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile Fen ve Matematik grubu derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması en az 3.50 olan,
4) Yıl sonu başarı ortalaması ile başarılı sayılamayacak ders/derslerden başarılı olup bazı derslerle birlikte alan/bölüm derslerinden de başarısızlığı olanlardan genel liseler ile her türdeki Meslekî ve Teknik Liselerde alan/bölüm derslerinin ağırlıklı ortalaması en az 3.00, yıl sonu başarı ortalaması en az 2.50; Anadolu Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri ve Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerde yıl sonu başarı ortalaması ile birlikte alan/bölüm derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması en az 3.00; Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalamasının en az 3.00 olmasının yanında alan derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması en az 3.50, Fen Liselerinde ise Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile Fen ve Matematik grubu derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması en az 3.50 olan
Öğrenciler doğrudan sınıf geçerler.
Üçüncü alt bende göre alan/bölüm derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması belirlenirken alan/bölüm seçmeli derslerinin yıl sonu notları değerlendirmeye katılmaz.
ORTALAMA YÜKSELTME SINAVI SONUNDA SINIF GEÇME
Madde 34- Ortalama yükseltme sınavı sonunda başarısız oldukları derslerin her birinden geçer not alan öğrenciler ile 33 üncü maddedeki şartları taşır hâle gelen öğrenciler doğrudan sınıf geçerler.
SINIF TEKRAR ETME
Madde 35- Ortalama yükseltme sınavı sonunda da sınıf geçemeyen 9 uncu sınıf öğrencileri ile bütün sınıflarda devamsızlık nedeniyle başarısız sayılan öğrenciler sınıf tekrar ederler. Sınıf tekrarı orta öğretim süresince bir defa yapılır.
SORUMLU OLARAK SINIF GEÇME
Madde 36- Bilindiği gibi ortaöğretim kurumlarının 9. sınıflarında sorumlu olarak sınıf geçilmez hükmü mevcut idi.
Bu hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.
Yapılan değişiklikle:
1) Genel lise, Yabancı Dil Ağırlıklı lise, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi ve Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin 9. sınıflarında da; yıl sonu başarı ortalamasına bakılmaksızın başarısız oldukları ders sayısını tek derse indirenler, bu dersten sorumlu olarak 10. sınıfa devam edeceklerdir.
Bu liselerdeki Türk Dili ve Edebiyatı ile Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinin Resim alanında “Desen Çalışmaları”, Müzik alanında “Müziksel İşitme ve Okuma” dersleri de bu kapsama dahildir.
2) Yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması;
a) Genel liselerde 2.00 – 2.49,
b) Anadolu Liseleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri ve Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerde 2.50 – 2.99,
c) Fen Liselerinde Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile Fen ve Matematik grubu derslerinin 3.00 – 3.49 olanlardan; başarısız oldukları ders sayısını en fazla iki derse indirenler bu derslerden sorumlu olarak 10. sınıfa devam edeceklerdir.
3) Bu hükümler 2000 – 2001 öğretim yılında 9. sınıfta öğrenim gören öğrencilerden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.
· Sorumluluğun kalkması konusunda, ilgi yönetmeliğin 40. ve 41. maddeleri doğrultusunda uygulama yapılmaya devam edilecektir.
· İlgi yönetmeliğinin 58. maddesinin 3. fıkrasına göre haklarında işlem yapılan (ilişiği kesilen) 9. sınıf öğrencilerinden durumları 1. ve 2. madde kapsamında olanlar; başka bir deyişle getirilen yeni hükümlerle sınıflarını sorumlu geçebilecek düzeye gelenlerin velilerine yazılı duyuru yapılarak isteyenlerin kayıtları yeniden yapılacak ve 10. sınıfa devamları sağlanacaktır.
· Okul yönetimlerince; 9. sınıfta başarısızlık nedeniyle sınıf tekrarına kalanlardan, 36. maddede yapılan değişiklikten yararlanarak 10. sınıfa sorumlu geçme imkânına kavuşan öğrencilerin durumları sınıf geçme defterinin açıklamalar sütununa işlenecektir.
Gereğini önemle ve ivedilikle rica ederim.
SORUMLULUK SINAVI
Madde 38- Sorumluluk sınavları, ders yılının ikinci döneminin başında ve ortalama yükseltme sınavları sonunda olmak üzere bir öğretim yılında iki defa yapılır. Öğrenciler,okulla ilişkileri kesilinceye kadar sorumluluk sınavlarına girebilirler.
Son sınıflara devam eden öğrenciler, ikinci ortalama yükseltme sınavı ile birlikte alt sınıflarda başarısız oldukları derslerden ayrıca sorumluluk sınavlarına alınırlar. 58 inci maddeye göre sınav hakları devam eden son sınıf öğrencileri de bu sorumluluk sınavına girebilirler.
ORTALAMA YÜKSELTME VE SORUMLULUK SINAVLARI İLE İLGİLİ ESAS VE USULLER
Madde 39- Ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları üç haftayı geçmeyecek şekilde, gerektiğinde Cumartesi ve Pazar günleri ile çalışma saatleri dışında da yapılır. Sınavlar “Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Ortalama Yükseltme ve Sorumluluk Sınavları Yönergesi” esaslarına göre yürütülür.
Madde 40- Öğrencinin sorumlu olduğu dersten sorumluluğu;
a) O dersin bir üst sınıfında uygulanan programından başarılı olması,
b) Sorumluluk sınavı sonunda o dersten en az “Geçer” not alması,
c) Sorumluluk sınavı sonunda sorumlu derslerin bulunduğu sınıfın yıl sonu başarı ortalamasının genel liseler ile her türdeki Meslekî ve Teknik Liselerde en az 2.50; Fen Liselerinde Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile Fen ve Matematik grubu derslerinin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalamasının en az 3.50; Anadolu Liseleri, Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri, Anadolu Öğretmen Liseleri ve Yabancı Dil Ağırlıklı Liselerde en az 3.00; alan/bölüm derslerinden de sorumlu olduğu ders/dersleri var ise ayrıca alan/bölüm derslerine ait yıl sonu notlarının ağırlıklı not ortalamasının da en az 3.00; Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde ise en az 3.50 olması
Durumunda kalkar.
Sorumlu olunan dersin üst programında başarılı olunması durumunda sadece bir alt sınıfın programındaki sorumluluk kalkar. Alan/bölüm değiştirmekten dolayı sorumlu duruma düşen öğrencilerin (a) ve (c) bendine göre sorumluluklarının kalkabilmesi için bu derslerden sorumluluk sınavlarına girmeleri zorunludur. Yıl sonu başarı ortalaması ile başarılı sayılamayacak ders/derslerden sorumluluğu bulunan öğrencilerin sorumluluğu, sorumluluk sınavında en az “Geçer” not alınmadıkça kalkmaz.
YIL SONU BAŞARI ORTALAMASI İLE BAŞARILI SAYILAMAYACAK DERSLER
Madde 41- Öğrenciler, Türk Dili ve Edebiyatı dersi ile okulların programlarında belirtilen her sınıfta bir dersten başarılı olmadıkça, yıl sonu başarı ortalaması ile başarılı sayılmazlar ve başarmadıkça mezun olamazlar. Bu derslerden başarısız olanlar sorumluluk ile ilgili hükümlere tâbidirler.
HAZIRLIK SINIFINDA ÖĞRENCİ BAŞARISININ TESPİTİ
Madde 44- Hazırlık sınıfında sınıf geçme, yabancı dil dersindeki başarı ile tespit edilir. Dinleme – anlama, okuma – anlama, konuşma ve yazma çalışmaları ayrı ayrı not konusu olmakla birlikte, dönem notu olarak yabancı dil dersi için yalnız bir not verilir. Diğer derslerden verilen notlar sınıf geçmeyi etkilemez. Ancak öğrencilerin teşekkür ve takdir durumları tespit edilirken bu notlar dikkate alınır. Yabancı dil dersinden başarı gösterenler 9 uncu sınıfa devam hakkını kazanırlar. Başarılı olamayanlar ise bir yıl daha hazırlık sınıfına devam edebilirler. Hazırlık sınıfında okuyup da kayıtlı olduğu okulun 9 uncu sınıfına devam hakkı kazanamayan öğrencilerin diğer okullara kayıtları, Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Nakil ve Geçiş Yönergesi hükümlerine göre yaş kaydına bakılmaksızın yapılır.
Hazırlık sınıfında öğrencinin yabancı dil dersinden başarılı sayılabilmesi için ikinci dönem notunun en az (2), birinci dönem notu etkisiz ise ikinci dönem notunun en az (3) olması gerekir.
Önünde yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan liselerin hazırlık sınıfında ders yılı sonunda başarılı olamayan öğrenciler için takip eden ders yılının başlamasında bir hafta önce yazılı ve sözlü seviye tespit sınavı yapılır. Bu sınavda en az “Geçer” alan öğrenciler başarılı sayılırlar.
Hazırlık sınıfı bulunan imam – hatip liselerindeki hazırlık sınıfındaki başarı, sınıf geçmeye esas derslere göre tespit edilir. Seviye tespit sınavı da bu derslerden yapılır.
ALANLARA YÖNELME
Madde 45- Programlarında birden fazla alana yer verilen üç yıllık liselerde 9 uncu sınıfı, dört yıllık liselerde 10 uncu sınıfı geçen öğrenciler; ilgi, istek, yetenek ve derslerdeki başarı durumlarına göre alanlara yönelir veya yönlendirilir. Yönlendirme, öğrenci ve velisinin görüşü alınarak ilgili müdür yardımcısı, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmen tarafından yapılır.
Yönelme veya yönlendirme; üç yıllık liselerde 9 uncu sınıfta, dört yıllık liselerde 9 uncu ve 10 uncu sınıfta okutulan ve alanlara kaynaklık eden derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması ya da bu derslerin yıl sonu notları esas alınır.
a) Alana kaynaklık eden derslere ait yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalamasının 3.00 ve daha yukarı,
2. yıl sonunda 32.nci madde hükmüne göre, alana kaynaklık eden derslerin her birinden başarılı olduğu alan veya alanlardan birine yönelir.
b) Alanlara yönelme şartını taşımayan öğrenci, alanlara kaynaklık eden derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması, hangi alan için daha yüksek ise o alana yönlendirilir.
c) Yöneldiği veya yönlendirildiği alan yerine başka bir alana devam etmek isteyen öğrenci, alana kaynaklık eden derslerin yıl sonu notlarının ağırlıklı ortalaması; tercih ettiği alana devam etmeye hak kazanmış ve ağırlıklı ortalaması en düşük olan öğrencinin ortalamasından daha aşağı olmamak kaydıyla bu alana yönelir. 32.nci madde hükmü gereğince yıl sonu notlarına göre başarılı olan ve bu alana yönelen öğrencilerin alanlara kaynaklık eden derslerden aldıkları notların ağırlıklı ortalaması, en düşük ağırlıklı ortalama tespit edilirken dikkate alınmaz.
d) Üç yıllık liselerde 10 uncu sınıfa, dört yıllık genel lise türü okullarda 11 inci sınıfa geçip birden fazla alana yönelme şartını taşıyan ve bir alana yönelmiş bulunan öğrenci, istemesi durumunda ders yılının başlamasını izleyen bir ay içinde şartlarını taşıdığı diğer bir alana geçebilir.
e) Üç yıllık liselerde 10 uncu sınıftan, dört yıllık genel lise türü okullara 11 inci sınıftan sonraki sınıflarda not şartına bakılmaksızın isteyen öğrenci, (d) bendinde belirtilen süre içinde alanını değiştirebilir. Ancak alanını değiştiren öğrenci, yeni alana ait alt sınıfın görmediği alan dersleri ile gördüğü hâlde bir ders saatinden fazla fark olan alan derslerinden sorumlu tutulur ve bu derslerden sınavlarına girmek koşuluyla sorumluluk hükümlerine tâbi olur. Önceki alanında varsa sorumlu olduğu alan derslerinden muaf tutulur. Alan seçmeli dersleri ile seçmeli derslerdeki sorumluluk durumunda değişiklik yapılmaz.
f) Okulda alan açılamaması veya bir alanı tercih eden öğrenci sayısının 8’ den az olması durumunda eğitim bölgesi müdürler kurulunca önlem alınarak kayıtları okullarında kalmak kaydıyla öğrencilerin alan açılan okullarda öğrenim görmeleri sağlanır. Bu uygulamanın mümkün olmaması durumunda ise sayıya bakılmaksızın istenilen alan açılır veya öğrencilerden istedikleri alanlardan birine yönlendirilir.”
DERS YILI SÜRESİ VE DEVAMSIZLIĞIN HESAPLANMASI
Madde 54- Ders yılının süresi, derslerin başladığı günden kesildiği güne kadar, okulun açık bulunduğu günler ile öğrencilerin törenlere katıldıkları resmî ve mahallî bayram günleri sayılarak hesaplanır. Normal öğretim yapılan okullarda sabah ve öğleden sonraki süreler yarımşar gün, çift öğretim yapılan okullarda bu süreler bir gün sayılır.
İlk derse girmeyenler ile ilk derse girdiği hâlde arada bir veya birden fazla derse özürsüz olarak girmeyen öğrencinin devamsızlığı yarım gün sayılır.
DEVAM ZORUNLULUĞU
Madde 55- Öğrenciler okula devam etmek zorundadırlar. Devamsızlık yapan öğrencilerden:
a) Ders yılı içinde toplam 10 gün okula özürsüz olarak devam etmeyen öğrenciler notları ne olursa olsun başarısız sayılır.
b) Özürlü ve özürsüz devamsızlıklar ile okul yönetimince verilen izinlerin toplamı 30 günü aşamaz. Özürlerin resmî bir makamdan veya özel sağlık kurum veya kuruluşlarından usulüne göre alınmış ve zamanında okul yönetimine teslim edilmiş bir rapor veya belge ile tespit edilmiş, özür belgesinin, özrün sona erdiği tarihten itibaren en geç 7 gün içinde okul yönetimine verilmiş olması gerekir.
c) Yurt içinde ve yurt dışında, bilim, tiyatro, spor, müzik, folklor ve benzeri eğitici ve kültürel faaliyetlere katılan öğrenciler, okula devam edemedikleri süre için izinli sayılırlar.
Yurt içindeki faaliyetlere katılan öğrencilere o ilin millî eğitim müdürlüğünce, yurt dışındaki faaliyetlere katılanlara ise valilikçe izin verilir. İzin süresince yapılan devamsızlıklar özürlü devamsızlıktan sayılır.
Ancak, ulusal ve uluslar arası nitelikteki resmî etkinlikler ile bunların hazırlık çalışmalarına katılan öğrencilerin bu organizasyonun devamı süresince izinli sayıldıkları süreler, devamsızlık süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaz.
Bu öğrencilerin başarı durumlarının belirlenebilmesi için en az iki dönem notu almış olmaları gerekir.
d) Yetiştirme programlarına devam zorunludur. Yetiştirme programlarına devam etmek zorunda oldukları toplam ders saatinin özürlü ve özürsüz olarak altıda biri kadar devam etmeyen öğrenciler notları ne olursa olsun başarısız sayılırlar.
GEÇ GELME
Madde 56- Okula zamanında gelmeyen öğrenciler derslere alınırlar. Geç gelme birinci ders saati için geçerlidir. Geç kalan öğrencilerin derse alınma şekli ders yılı başında öğretmenler kurulunca kararlaştırılır. Karar, veli ve öğrencilere duyurulur.
Geç gelmeyi alışkanlık haline getirenlerle izinsiz olarak sınıftan veya okuldan ayrılanlar için disiplin işlemi yapılır.
ÖZEL DURUMLAR
Madde 57- Yangın, deprem ve diğer doğal afetlerden dolayı ya da sürekli tedaviyi gerektiren bir hastalık nedeniyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak tedavi gören ve sonrasında tedavisi devam ettiğinden sağlık kurulu raporuna dayalı olarak okula devam edemeyen öğrenciler;
a) En az bir dönem notu almış bulunmak,
b) Özürünü belgelendirmek,
c) Sınıf öğretmeninin başkanlığında rehberlik servisinde görevli okul rehber öğretmeninin de katılımıyla o sınıfta derse giren öğretmenlerden oluşturulan kurulca çalışkanlığına karar verilmiş olmak
Kaydıyla devam süresini dolduran öğrenciler gibi işleme tâbi tutulurlar.
OKUL BİTİRME SÜRESİ
Madde 58- Öğrenciler, kayıt oldukları yılından itibaren üç yıllık okullara en çok, dört yıllık okullara en çok beş öğretim yılı devam edebilirler. Hazırlık sınıflarında geçen süre bu süreye dahil değildir.
57. nci maddede belirtilen nedenlerden dolayı okula devam edemeyen öğrenciler ile ders yılı başlamadan tasdikname alarak okuldan ayrılan öğrenciler, o yıla ait okuma haklarını kullanmış sayılırlar.
9 uncu sınıfı, ikinci ders yılının ortalama yükseltme sınavı sonunda da başaramayan öğrencilerin öğrenim gördükleri programla ilişkileri kesilir ve bu öğrenciler uygun programlara yöneltilirler.
Ancak ortalama yükseltme sınavı ile sorumluluk sınavları sonucunda da başarısızlığı devam eden son sınıf öğrencilerinden, sınıf tekrarı yapmış olanlar bir öğretim yılı, sınıf tekrarı yapmamış olanlar ise iki öğretim yılı daha sorumluluk sınavlarına katılabilirler.
M.E.B. ORTA ÖĞRETİM KURUMLARI ÖDÜL ve DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ
Okul disiplin kurulu, örnek, güzel davranışları, derslerdeki gayret ve başarılarıyla üstünlük gösteren öğrencilerle ilgili olarak;
Dönem notu, hiçbir dersten 10’luk not sisteminde “5” ten, 5’lik not sisteminde “2” den az olmayan, dönem notlarının ağırlıklı ortalaması, 10’luk not sisteminde”7” den , 5’lik not sisteminde “3.50” den aşağıya olmayan öğrencilerin adlarını dönem sonlarında bir liste halinde okul yönetiminden ister.
Listeyi inceleyerek, davranış notu indirilmemiş öğrencilerin, dönem notlarının ağırlıklı ortalaması, 10’luk not sisteminde “7.00-8.49”, 5’lik not sisteminde “3.50-4.49” arasında olanların teşekkür, 10’luk not sisteminde “8.50”, 5’lik not sisteminde “4.50” ve daha yüksek olanların takdirname ile ödüllendirilmesine karar verir.
Ayrıca almış olduğu notlarla istenilen başarıyı gösterememekle beraber aşağıdaki şartlardan en az birisini taşıyan öğrencilerin, onur kurulu, öğretmenler veya okul yönetiminin teklifi üzerine onur belgesi ile ödüllendirilmesine karar verir ve en kısa sürede belgelerin verilmesini sağlar.
a) Hiç devamsızlığı bulunmamak.
b) Davranışlarıyla arkadaşlarına ve çevresine iyi örnek olmak.
c) Çeşitli yarışmalarda, sosyal, sportif ve sanatsal faaliyetlerde üstün başarı göstermek.
d) Eğitici kol çalışmalarında liderlik vasfı göstermek ve gösterdiği faaliyetlerle eğitime katkısı bulunmak.
e) Okulun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kollamadaki örnek davranışları okul yönetimi veya öğretmenlerince tespit edilmiş olmak.
Ödül Takdir Edilirken;
a) Öğrencinin okul içindeki ve dışındaki genel durumu,
b) Öğrencinin derslerdeki ilgisi,
c) Davranışın niteliği önemi ve çevresine iyi bir örnek teşkil edip etmediği,
ç) Çalışmaları ile eğitime katkı sağlayıp sağlamadığı
gibi hususlar gözönünde bulundurulur.
Onur kurulunca verilen ödüller yazılı olarak disiplin kuruluna bildirilir.
B- DİSİPLİN CEZALARI VE CEZAYI GEREKTİREN DAVRANIŞLAR
Öğrencilere, kusurlu veya cezayı gerektiren davranışlarının niteliklerine göre;
a) Uyarma-Mahrumiyet-Kınama,
b) Okuldan Kısa Süreli Uzaklaştırma,
c) Okuldan Tasdikname İle Uzaklaştırma,
d) Örgün Eğitim Dışına Çıkarma,
cezalarından biri verilir.
Cezayı gerektiren davranışlar şunlardır:
a) Uyarma-Mahrumiyet-Kınama cezalarını gerektiren davranışlar;
1- Görgü kurallarına uymamak,
2- Okulda başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle konuşmak,
3- Okulu ve çevresini kirletmek,
4- Öğretmen veya okul yönetim tarafından verilen ödevleri ve görevleri yapmaması
5- Kılık- kıyafet yönetmeliğine uymamak,
6- Okulda sigara içmek,
7- Başkasına ait eşyayı sahibinin izni olmadan almak veya kullanmak,
8- Derslerle ilgili araç ve gereçleri yanında bulundurmamak, bu konuda uyarılara aldırış etmemek,
9- Yalan söylemek,
10- Duvarları, sıraları kirletmek,
11- Okul içinde kavga etmek,
12- Okula geldiği halde özürsüz olarak derslere, törenlere, etütlere, diğer eğitici çalışmalara, sınavları, atölye, laboratuvar ve uygulama çalışmalarına katılmama, geç katılmak veya katıldıktan sonra ayrılmak ve okulu terketmek.
13- Okul kitaplığından, laboratuvarlarından, atölyelerinden, pansiyonundan veya spor yurdundan aldığı kitap, araç ve gereçleri geri vermemek, eksik vermek, kötü kullanmak
14- Okul içinde veya dışında yöneticilere, öğretmenlere, arkadaşlarına ve okulun diğer personeline kaba ve saygısız davranmak.
15- Dersin ve ders dışı faaliyetlerin akışını ve düzenin bozacak davranışlarda bulunmak,
16- Okul yönetimi tarafından verilen izin süresini özürsüz olarak uzatmak,
b)Okuldan Kısa Süreli Uzaklaştırma cezasını gerektiren davranışlar;
1- Arkadaşlarına sarkıntılık, hakaret ve iftira etmek veya başkalarını bu gibi davranışlara kışkırtmak,
2- Kişileri veya grupları; dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi, inanç, din ve mezheplerine göre ayırmayı, kınamayı, kötülemeyi amaçlayan davranışlarda bulunmak,
3- Okul içlinde öğrenciler arasında gruplaşmalara, sürtüşmeler, çatışmalara neden olabilecek izinsiz gösteri veya toplantı düzenlemek, siyasi partilere, bu partilere bağlı yan kuruluşlara veya sendikalara ait amblem, rozet, yazı, slogan, bildiri, ilan, broşür ve benzeri propaganda araçlarını dağıtmak,
4- Yatılı okullarda gece izinsiz ve özürsüz dışarıda kalmak,
5- Okul demirbaş eşyasına, kendisinin ve arkadaşlarının araç ve gereçlerine ahlak dışı, ideolojik veya siyasi amaç taşıyan resim, amblem ve benzerlerini yapmak, yazılar yazmak,
6- Yasaklanmış her türlü yayını okula bağlı yerler sokmak veya yanında bulundurmak,
7- Kişisel durumu ve adresi ile ilgili bilgileri okula yanlış bildirmek,
8- Okul yetkilerinin ve disiplin kurulunun çağrılarına uymamak, çağrı yazılarını almaktan kaçınmak,
9- Kumar oynamak veya oynatmak,
10- Öğretmen veya okul yönetimi tarafından verilen görevlerin yapılmasına engel olmak,
11- Okulda bulunduğu halde kasıtlı olarak bayrak törenlerine katılmamak, özürsüz olarak bayram törenlerine gelmemek
c)Okuldan Tasdikname ile Uzaklaştırma cezasını gerektiren davranışlar;
1- Hırsızlık yapmak,
2- Okulla ilişiği olmayan kimseleri okulda veya okula ait yerlerde barındırmak,
3- Okulca verilen kimlik kartında veya başka belgelerde değişiklik yapmak, sahte belge düzenlemek, üzerinde değişiklik yapılmış belgeleri kullanmak, bu belgelerin sağladığı haklardan başkalarını yararlandırmak,
4- Yasaklanmış kitap, dergi, broşür, gazete, bildiri, beyanname, ilan ve benzerlerini dağıtmak, duvarlar ve diğer yerlere asmak, yapıştırmak, yazmak, okul araç ve gereçlerini bu amaçlar için kullanmak,
5- Okul sınırları içinde herhangi bir yeri okul yönetiminden izinsiz olarak eğitim ve öğretim amaçları dışında kullanmak veya kullanılmasına yardımcı olmak,
6- Okulun bina, eklenti ve donanımlarını, okula ait taşınır veya taşınmaz malları tahrip etmek,
7- Ders, sınav ve diğer faaliyetlerin yapılmasını engellemek veya aşınmaz malları tahrip etmek,
8- Öğretmenlere, yöneticilere, memurlara ve diğer görevlilere hakaret etmek, karşı gelmek, onların okulda veya eklentilerinde görevlerini yapmalarına engel olmak,
9- Okula yaralayıcı, öldürücü aletler, silah ve patlayıcı maddeler getirmek veya bunları bulundurmak,
10- Zor kullanarak veya tehditle kopya yapmak veya yapılmasını sağlamak,
11- Okulda içki içmek, içkili olarak okula gelmek veya uyuşturucu madde kullanmak,
12- Türk Bayrağı’na, Sancağı’na kasıtlı olarak saygısızlık yapmak,
13- Milli ve manevi değerleri sözle, yazıyla veya başka bir şekilde aşağılamak, değerlere küfretmek,
14- Kendi yerine başkasını sınava sokmak, başkasının yerine sınava girmek,
15- Okul içinde siyasi partilerin, bu partilere bağlı yan kuruluşların, ideolojik amaçlı dernek ve kuruluşların veya sendikaların siyasi ve ideolojik görüşleri doğrultusunda eylem düzenlemek, başkalarını bu gibi eylemleri düzenlemeye kışkırtmak, düzenlenmiş eylemlere etkin biçimde katılmak,
16- Herhangi bir kurum, dernek, örgüt ve parti adına üye kaydetmek; para toplamak veya bağışta bulunmaya zorlamak,
ç) Örgün Eğitim Dışına Çıkarma cezasını gerektiren davranışlar;
1- Kişileri veya grupları; dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezheplerine göre ayırmayı, kınamayı, kötülemeyi amaçlayan bölücü toplum eylemlere katılmak,
2- Disiplin ile ilgili işleri ve disiplin kurulunun çalışmasına zor kullanarak veya tehditle engellemek,
3- Okulda uyuşturucu madde ticareti yapmak,
4- İffetsizliği tespit edilmiş olmak, herhangi bir kimsenin iffet ve namusuna tecavüz etmek,
5- Güvenlik kuvvetleri tarafından aranan kişileri okulda veya okula ait yerlerde saklamak ve barındırmak,
6- Okula, derslere, sınavlara girilmesine, ders veya sınavların yapılmasına engel olmak, dersteki öğrencileri dışarı çıkarmak, çıkarmayı kışkırtmak ve zorlayıcı davranışlarda bulunmak,
7- Okul içinde ve dışında tek veya toplu halde okulun yöneticilerine, öğretmenlerine ve diğer personeline karşı saldırıda bulunmak, bu gibi hareketleri düzenlemek veya kışkırtmak,
8- Okulun bina, eklenti ve donanımlarını, okula ait taşınır veya taşınmaz malları kasıtlı olarak tahrip etmek,
9- Okul içinde veya dışında yaralayıcı, öldürücü her türlü alet, silah, patlayıcı maddeler kullanmak suretiyle herhangi bir kimseyi yaralamaya teşebbüs etmek, yaralamak, öldürmek, maddi ve manevi zarara yol açmak,
10- Kişi veya kişilere her ne sebeple olursa olsun eziyet etmek, işkence yapmak veya yaptırmak,
11- Kanun dışı kuruluşlara üye olmak, bu kuruluşlarda faaliyet göstermek; bu gibi kuruluşların propagandasını yapmak,
12- “Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti ve milletiyle bölünmezliği” ilkesine ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcında belirtilen temel ilkelere dayalı millî, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devlet niteliklerinde aykırı miting, forum, direniş, yürüyüş, boykot ve işgal gibi ferdi veya toplu eylemler düzenlenmiş bu gibi eylemler katılmak veya katılmaya zorlamak,
13- Yol kesmek, adam kaçırmak, haraç almak.
PSİKOLOJİK DANIŞMA ve REHBERLİK SERVİSİMİZ
Sevgili öğrenciler,
Rehberlik ve Psikolojik Danışma merkezi, Okulumuz bünyesinde siz öğrencilerimizin yaşadıkları güncel yaşantılardan kaynaklanan ya da yaşadığınız yaş dönemi gereği, doğal olarak oluşan, bir takım sorunlarınıza yine sizinle konuşarak, görülerek sağlıklı çözümler bulabilmeniz, kendimizi eğitiminize daha sağlıklı bir şekilde verebilmeniz için kurulmuş bir danışma merkezidir. Zaten rehberliğin kelime anlamı yol göstermektir. Bu merkezin amacı da sizlerin kafasında oluşan karmaşıklıkları çözmek, sağlıklı ve size uygun kararlar almanızda sizlere yol göstermektir.
Rehberlik merkezinde ne gibi konuları görüşebilirim, bilgi alabilirim, gibi bir soru aklınıza gelebilir, bunu da şöyle açıklayabiliriz: Burada arkadaşlarınızla yaşadığınız sorunları, ailenizden kaynaklanan sorunları, okulunuz ve eğitiminizden kaynaklanan sorunlar, ayrıca fiziksel yapınız kişilik yapınız, başarı yada başarısızlığınız, karşı cinslerle arkadaşlıklarınız, mesleki seçiminiz ve tercihlerinizi, kısaca karmaşaya düştüğünüz, sizleri kaygılandıran ve üzen her türlü konuları konuşabilir görüşebilirsiniz.
Burada bizim en önemli temel kuralımız anlatılanların özelliği açısından GİZLİLİKTİR. Psikolojik danışmalarda konuşulan konuların sizin onayınız olmadıkça
Hiçbir kimsenin bu konuları bilemeyeceğinden emin olmalısınız. Ancak yine size danışılarak, sizler adına yararlı olacağını düşündüğünüz bazı konuların ve sorunların daha çabuk çözülmesi açısından, sorunla direk bağlantısı olan kişilere de bazı bilgilerin aktarılmasının da sorunların çözümlerini kolaylaştırdığını zaman zaman görüyoruz.
Rehberlik merkezinde bir diğer çalışmamız da, mesleki rehberliktir. Geleceğinizle ilgili kararlar alırken, meslekler hakkında bilgileri, kendi ilgi ve yeteneklerinize uygun seçenekleri, üniversiteye hazırlanırken yapacağınız çalışmaları ve tercihlerinizi kararlaştırmaktır. Bu konularda da mutlaka rehberlik merkeziyle görüşmelisiniz.
Kısaca sizler artık kendisini tanıyabilen, çağdaş ve aydın insanlar olmanın ilk asımlarını atıyorsunuz. Bu hızlı değişim ve gelişim içerisinde bir takım güçlük ve sorunlarla karşılaşıyorsanız. Sorunlarınız siz büyüdükçe karmaşıklaşıyor ve çoğalıyor gibi görünüyor. Kendinize yakın hissettiğiniz insanlarla ya da aile çevrenizdeki büyüklerinizle, arkadaşlarınızla, öğretmenlerinizle konuşarak bazılarına çözüm olları bulabilir, bilgilenebilirsiniz. Ancak bazı konular çok karmaşık ve çözümsüz gibi gelebilir. İnsanın sinirlerin bozar, okul başarısını düşürür, arkadaşlarıyla olan ilişkilerini bozar. Kısaca sizi rahatsız eder uykularınızı kaçırır. İşte bu noktada sorunların sağlıklı çözümü için kişi, bu konuda eğitim görmüş bir uzmanla görüşmelidir. Bu son derece uygar ve gerekli bir davranıştır. İşte rehberlik merkezi bu uzmanlardan kurulu bir ortamdır ve herkese açıktır. Uygun derslerinizde öğretmenlerinize ileterek teneffüslerde ve öğle aralarında gelerek konuşabilirsiniz. Rehberlik merkezi okulumuzun ikinci katındadır.
Hepinize yeni eğitim öğretim yılında sonsuz başarı ve mutluluklar dileğiyle.
Ders çalışmada yakalamayı amaçladığınız başarıyı elde edebilmeniz için bazı koşulları yerine getirmeniz gerekmektedir. Bu koşulların başında çalışma zamanını belirleme konusu vardır. Çalışma zamanınızı belirlemede okulunuz rehberlik servisinden aldığınız çalışma programlarından yararlanabilirsiniz. Sizlere verilen çizelgeler, sizler tarafından dikkatlice incelenmelidir unutmayınız ki zaman çizelgesinin incelenmesi basit bir iş değildir. Başlangıçta kendinizi zorlamanız gerekebilir, ancak bu kısa süreli bir sıkıntıdır. Çünkü birey ileride kendini bekleyen sistemli çalışmalarının belirlenmesi çok önemli bir konudur, çünkü günlük işler bir plana bağlandığında birden çok iş aynı anda zihninizi kurcalamayarak, sizi tedirgin etmeyecek, işleriniz aksamayacak ve bunalıma düşmeyeceksiniz. Elinizdeki çizelge gereksinimleriniz en iyi şekilde karşıladığında başarıya ulaşabilirsiniz ancak sizin açınızdan bazı eklemelerin veya değişikliklerin yapılaması da gerekli olabilir bu değişiklikleri tartışmaya rehberlik merkezine gelerek yapabilirsiniz.
Verimli ders çalışmada ikinci önemli koşul; Çalışma yerinin belirlenmesidir. Çalışma masanız, sandalyeniz, odanızın ısısı, ışığı, sessizliği ders çalışabilme açısından önemli özelliklerdir. Öğrenci ders çalıştığı ortamında ders kitaplarını, yardımcı ders kitaplarını, kaynak kitaplarını ve öbür araç gereçlerini, elini uzattığında alabileceği bir yerde bulundurmalıdır. Ders çalışırken mutlaka bir masanın başında oturulmalıdır. Yaratarak, uzanarak, ciddi bir zihinsel etkinlikte bulunmak verimsizliğe yol açar. Uzanarak, ayaküstü, yemek hazırlığını bekleme arasında, ancak ezberleme, rahatlıkla anlaşabileceği okuma gibi çalışmalar yapabilir.
Okuma ve not alma yeteneğini geliştirme, de verimli ders çalışabilmek için geliştirilmesi gereken bir yetenektir. Okuma hızınızı, konunun zorluğu, sözcük dağarcığınız ve okuma amacınız belirler. Bir öykü ile bilimsel bir kitap aynı hızda okunamaz. Hafif konular hızlı okunabilirken, zor anlaşılan konular ise her cümle üzerinde önemle durularak okunur. Çalışılan konunun anlaşılması o konunu içeriğindeki kavramların anlaşılması ile mümkündür. Yani ders çalışırken bilinmeyen sözcükle karşılaşıldığında hemen sözlüğe ya da ansiklopediye baş vurulmalıdır. Okuma hızı amaca göre de değişir. Örneğin bir roman salt merak etkisiyle okunduğunda daha dikkatsizce ve hızlı okunur. Ancak özetlemek veya eleştirmek amacı ile okunduğunda okuma hızı buna göre ayarlanır. Örneğin fizik, matematik ve felsefe konuları “ağır okuma” tekniği ile okunabilen konulardır bir saat içinde ancak dört veya beş sahife okunabilir.
Yapılan deneyler gösteriyor ki herkesin okuma hızı arttırabilir. Okuma hızı arttıkça bireyin, anlayış ve kavrayışında gelişme gözlenir. Okuma hızını arttırmada yapabilecek ilk şey, sessiz okumadır.Sessiz okuma ile yaklaşık üç kat fazla okunduğu ortaya çıkmıştır. İkinci yapılması gereken önemli şey paragraftaki ana düşünceyi ortaya çıkarmak, dikkati salt anlamaya yöneltmek, tekrar , tekrar okumayı en aza indirmektir.
İster sınıfta, isterse sınıf dışında olsun, bir dersin öğrenilmesi, çoğu kez daha önceki konuların iyi öğrenilmiş olmalarına bağlıdır. Çok basit bir örnek verecek olursak bir öğrencinin bölme işlemini kolaylıkla kavrayabilmesi, toplama, çıkarma ve çarpma işlemlerini kavramış olmasına bağlıdır. Ders konuları genellikle bir önceki konunun iyi öğrenilmesiyle kavranabilecek biçimde sıralanmıştır. Bu nedenledir ki başarılı olma şansı, okuldan evine geldiğinde günlük ders tekrarını yapan öğrenci için daha yüksektir. Rehberlik servisinizin sizlere ulaştırdığı ders programlarında günlük ders tekrarının önemi vurgulanmıştır. Yani, BAŞARI, SINAVA ÖNCESİNDE ÇOK İYİ ÇALIŞARAK DEĞİL, GÜNDELİK DERSLERİMİZİN İÇERDİĞİ HİÇ BİR KONUYU SAVSAKLAMADAN GÜNÜ GÜNÜNE ÇALIŞILDIĞINDA ELDE EDİLİR. Bu nedenle zamanı doğru kullanma asına ellerinizdeki çalışma programlarınızı değerlendiriniz, gereken eklemeleri yapınız.
Başarılı olmayı isteyen öğrenci sınıfta işlenecek konuyu dersten önce en az bir kez okuyup, anlamadığı yerleri belirleyerek derse girmelidir. Bu yapılan ön hazırlık kendinize olan güveninizin artmasında neden olacaktır. Evde anlayamadığınız konuyu sınıfta anlama şansını yakalayarak dersi derste öğrenmiş olacaksınız. Ders bittiğinde sizin için karanlık noktalar kalmamalıdır bu nedenle öğretmeninize sorular yöneltmelisiniz ancak unutulmamalıdır ki o konuda bir bilginiz yoksa soru da soramazsınız bu nedenle ön hazırlık derse hazırlanmada birincil koşuldur. Ancak az önce belirttiğimiz gibi, ders bittiğinde sizlerin işi bitmiyor ellerinizdeki çalışma programlarınızda belirtildiği gibi o gün derse işlenen konunun tekrarının yapılması asla ihmal edilmemesi gereken bir konudur.
Başarılı olamaya kararlı bir öğrenci, öncelikle konunun tamamını okur. Ardından ana düşünceleri dile getiren cümleleri işaretler, sonra sırası ile konunun parçalarını oluşturan bölümleri ele alır. Her bölümü duraksamaya gerek kalmayacak şekilde öğrenir. Parçaları ayrıntıları ile öğrendikten sonra, konuyu tekrar baştan sona dek, ana hatları ile gözden geçirerek zihninde bütünleştirir.
Sevgili öğrencilerimiz, sizlerin başarılı olmaları bizlerin birincil hedefidir; yukarıda sizlere yönelik yapılan açıklamaları dikkate almanızı diliyoruz.
Lise çağlarında birey, kişiliğini bulma yolunda, doğrudan doğruya kendi geleceğini ilgilendiren alanlarda kararlar almak zorundadır. Kişi aldığı kararlarla hedeflerine adım adım yaklaşabilir ya da uzaklaşabilir. İşte bu nedenledir di alacağınız kararlar anlık isteklerinizin veya beklentilerinizin sonucunda olamayıp, düşünülmüş, taşınılmış, tartılmış kararlar olmalıdır. Çünkü gelecek yalnız sizin geleceğimizdir. Unutmayın ki seçeceğiniz meslek, ömrünüz boyunca sürdüreceğiniz etkinliklerin çerçevesinin çizer. Yani mesleğinizi seçerken bir anlamda genel yaşam biçiminizi , çalıştığınız ortamda kainlerle etkileşim içersinde olacağınızı da belirleyecektir.
Farklı meslekler farklı etkinlikler ve farklı bireysel özellikler gerektirir. Örneğin mimar olmak isteyebilirsiniz, bu durumda uzay ilişkileri yeteneği olarak adlandırılan şekilleri üç boyutlu olarak algılayıp algılayamadığını kendinize sormalısınız ya da diş hekimi olmak isteyebilirsiniz; bu durumda da kendinize el ve parmak becerinizin olup olmadığını sormanız gerekir. Bu sorgulamayı yapmadan bir mesleğe yönelmek kişiyi düş kırıklığına uğratabilir.
MESLEK SEÇİMİ NEDİR?
Bu soruya verilecek yanıt: Bir kimsenin çeşitli meslekler arasından en iyi yapabileceğini düşündürücü etkinlikleri içeren ve kendisine en üst düzeyde mutluluk ve devam sağlayacağına inandığı bir alana yönelmesidir.
Bu tanımda üzerinde durulacak en önemli konu, kişiyi en çok mutlu edecek, doyuma olaştıracak mesleğin seçilmesidir. Bu seçim yapılırken doğru karar nasıl alınabilir. Öncelikle kişi kendi yeteneklerinin sınırının farkına varmalı ve istediği mesleğin tipik bir üyesinin nasıl bir ortamda çalıştığını, kimlerle diyalog içersinde olduğunu araştırmalıdır.
Okulumuzun Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi, sizlere yüksek öğrenim programları ve mesleklerin tanıtımında her zaman yardımcı olacak bir birimdir. Bu olanağınızı en güzel şekilde değerlendirerek rehberlik merkezi ile iletişime geçmeyi ihmal etmeyin. Hayatınız yönlendirmede bir mesleğe adım atmada pek çok etmen yaşamınızı etkileyebilir. Bu olumsuz veya olumlu olabilecek etmenleri rehberlik merkezinize gelerek bizimle tartışınız.
Aileniz sizden, sizin yönelmek istediğiniz alanların dışında bir alana yönelmenizi isteyebilir. Bu sizler üzerinde doğal olarak bir baskı oluşturabilir. Unutmayın ki Rehberlik merkezi, Aileniz-siz ve okulunuz arasında bir köprü kuran güvenebileceğiniz bir merkezdir.Ailenizle yaşayacağınız her sorunda size yardımcı olunacaktır.
LİSE I sınıflarında okuyan öğrencilerinize Rehberlik Merkezimiz Mesleki Yönlendirme Testini bilgisayar aracılığı ile uygulayarak, ilgi alanlarını ve mesleki eğilimlerini saptayacaktır.
LİSE II ve III. sınıflar zaten bir alana yöneldiklerinden, bu öğrencilerimize de tercikleri ve meslekleri tanımalarında yardımcı olunacaktır. Ancak burada en önemli konu sizlerin Rehberlik Merkezi ile olan iletişimizi koparmamanızdır.
Meslek, “bir kimsenin yaşamını sürdürmek, geçimini sağlamak için yaptığı sürekli bir iş” olarak tanımlandığı gibi “çeşitli kuruluşlardaki benzer iş ve pozisyonlar (konumlar) grubu olarak da tanımlanabilir. Bir uğraşın meslek özelliği taşıması için, yasal düzenlemesi, belli bir eğitimi, statüsü, kuralları (normları) ve kullandığı belirli araç gereçleri olmadır.
Kişinin ekonomik ve ruhsal bağımsızlık kazanması, sağlıklı bir aile kurması ve toplumsal çevresini geliştirmesi ile yetenek ve ilgilerine uygun bir meslek seçmesi, mesleğinde gelişmesi arasında yüksek bir ilişki vardır.
Yetişkinlik, kişinin toplum içinde yer ve rol alması, bir anlamda mesleğini olması demektir. Çoğunlukla insanlar kişiliklerine eklenen mesleğinin olması demektir. Çoğunlukla insanlar kişiliklerine eklenen meslekleriyle tanınır ve değerlendirilirler. Meslek içinde kazanılan kişilik ve oynanan rol, kişiliğin başka özelliklerinden daha önde gelir. İnsanı topluma bağlayan, çevreyle ilgisini sağlayan nitelik kazanır. Avukatın şiir yazması, doktorun resim yapması, teknisyenin şarkı söylemesi, işçinin heykel yontması, esas meslekten daha ön planda değilse, geçimi sağlamıyorsa, kişiye ün getirse bile, meslek niteliği taşımaz. Meslek seçimi, gençlik çağında olur. Türlü etkiler rol oynar. Kimi aile, gençlerin baba mesleğini sürdürmesi için ısrar eder. Kimi ana-baba da kendilerinin isteyip giremedikleri meslekleri, çocuklarının yapması için baskıda bulunur, onları zorlar. Zaman zaman gözde olan meslekler vardır. Bunlar ya sağladıkları kazanç ya da toplumsal rol bakımından aileye ya da gençlere çekici gelir. “Benim oğlum mühendis olur”, “kızım diş hekimliğine girecek”, “çabuk hayata atılıp para kazansın” biçiminde konuşmalar, etkiler, baskılar genci istemediği bir öğrenime ya da işe sürükler. Bunun yanında ailenin ve gencin ekonomik sorunları yüzünden kısa ve kolay yoldan “Elinin ekmek tutması” istenir. Öğrenim yapılacaksa, bu yüzden parasız ya da burslu olanlar yeğlenir. Kimi genç, orta öğrenim sırasında öğretmenlerinin etkisi altında kalır. Onların mesleğine girer ya da bu konuda önerilerini gerçekleştirmeye çalışır.
Yüksek öğrenime bir tür meslek seçimidir. İstememesine karşın yüksek öğrenime girmek, bazı gençler için bir süre askere gitmemek, ya da askerliği subay olarak yapmak için yeterli bir gerekçe olmaktadır. Kimi kız öğrenci yüksek öğrenimi ev ve aile baskısından kurtulmak daha bağımsız yaşamak için ister. Ayrıca yüksek öğrenim için yapılan seçme sınavları bir çok öğrencinin özellikleri, yetenekleri, amaçları ve beklentileri dışındaki bir sonuçla noktalanmaktadır. Bu tür seçimle girilen iç ve öğrenim sonucu kazanılan meslek türlü uyumsuzluk, sürtüşme, çatışma ve tedirginliklerin doğmasına yol açar. Çoğunluk başka bir meslekte olamamanın ezikliği içinde ömür boyu yakınıp durur. Mimar, doktor olamamanın pişmanlığı içindedir. Teknisyen, öğretmen okuluna girmediği için küskündür. Mühendis, avukatlığı düşler, işçi ticarete atılmayı özler. Bu durum yalnız çalışan insana ve aileye tedirginlik vermekle kalmaz.
SÖZEL BÖLÜM:
TÜRKÇE: Adaylara Türkçe’den 45 soru sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılımı; Paragraf, Cümlede Anlam ve Yargı Çeşitleri, Söz ve Söz Kalıplarında Anlam, Anlatım Bozuklukları, Ses Bilgisi, Yazım ve Noktalama, Sözcükte Tür-Görev, Sözcükte Yapı Ekleri, Anlatım Biçimleri, Düşünceyi Geliştirme ve Cümlenin Öğeleridir.
TARİH: Adaylara 19 Tarih sorusu sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılımı, İnkılap Tarihi ağırlıkta olmak üzere İlkçağ uygarlıkları ve Tarih bilimi, Ortaçağ Avrupa’sı İslâm Tarihi, İslâmiyet Öncesi Türk Devletleri, Selçuklu Tarihi ve Uygarlıkları, Yeniçağ Avrupa’sı, Osmanlı İmparatorluğu’nun Yükselme ve Gerileme dönemleri,14 Yüzyıl Osmanlı Tarihi ve Meşrutiyet dönemidir.
COĞRAFYA: Adaylara Coğrafyadan 16 soru sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılımı; Türkiye coğrafyası özellikleri, Türkiye Ekonomik Coğrafyası ve Bölgeler, İklim Bilgisi, Yeryüzü ve Evren , yer şekilleri, harita bilgisi ve ölçek konularıdır.
FELSEFE GRUBU: Adaylara Felsefe grubundan 10 soru sorulmaktadır.
SAYISAL BÖLÜM:
MATEMATİK: Adaylara Matematikten 45 soru sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılımı, Sayılar, Dört İşlem Problemleri, Dörtgen ve Çokgenler, Doğrunun Analitiği, Denklem ve Eşitsizlikler, Polinomlar, Çarpanlara Ayırma ve Katı Cisimlerdir.
FİZİK: Adaylara Fizikten 19 soru sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılımı; Kütle, Özkütle, Katı, Gaz, Basınç, Arşimet Prensibi, Optik, Vektörler, Kuvvet, Denge, Momentum, Basit Makineler, Sıcaklık , Isı, Genleşme, Doğru Akım Devreleri ve Doğru Akım Etkileri, Güç, Enerji, Elektrostatik
KİMYA: Adaylar Kimyadan 15 soru sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılımı; Gazlar, Atomun Yapısı ve Periyodik Cetvel, Çözelti, Mol Kavramı ve Kimya Kanunları, Çekirdek Kimyası, Hal Değişimi , Kütle ve Korunum konularından gelmektedir.
BİYOLOJİ: Adaylar Biyolojiden 11 soru sorulmaktadır. Sorulan soruların ağırlıklı olarak konu dağılım; Virüs ve Bakteriler, Gelişmiş Tek Hücreli Hayvansal Dokular, Populasyon ve Yaşama Birlikleri, Yönetici Moleküller ve Genetik Şifre, Fotosentez(Işık Enerji ve Hayat), Hücre Solunumu, Kimyasal Enerji ve Yaşam(Organik Moleküller)’dir.
GENÇTE RUHSAL VE TOPLUMSAL GELİŞME
Gençlik tanımı güç ve sınırları belirsiz bir çağdır. UNESCO gençlik çağını onbeş- yirmibeş yaş dilimleri arasında göstermektedir. Ancak bu yaş sınırları değişik ülkelerde ve yayınlarda birbirinden oldukça farklı olarak verilmiştir. Gençlik çağını on-onbir yaşlarında başlatıp yirmialtı-yirmiyedi yaşlarında kadar sürdürenler yanında, onbeş’den başlatıp yirmibir-yirmiüç yaşlarına kadar sürdürenlerde vardır. Bu değişiklikler gencin içinde yaşadığı toplumun doğal ve kültürel özelliklerine bağlıdır.
Ülkemizde gençlik çağı kızlarda on-oniki, erkeklerde oniki-ondört yaş dilimleri arasında yer alan Önerinlik (buluğ öncesi) dönemiyle başlar. Bunu gençlik çağını oluşturan Erinlik (buluğ) Erginlik, önerişkinlik dönemleri izler. Yirmi yaşından sonra başlayan Erişkinlik çağı’na ulaşılır.
Gençlik çağı ruhsal ya da toplumsal özelliklerle de tanımlanmıştır. Bu çağda davranışlar duygusaldır. Suskunluk ve başkasına açıkça isteği aktarma arasında bocalama vardır. Ana baba ve aile çevresinden kopma çabaları başlar. Kendine özgü dünya görüşü ortaya çıkar. Ana babaya, aileye, okula, düzene karşı çıkılır. Yaşıtlarına bağlanma eğilimi karşı cinse ilgi artar.
Gençlik çağının başlangıcında hızla ilerleyen bedensel değişme ve gelişme zamanla yavaşlar ve durur. Bunu ruhsal ve toplumsal değişme izler. Önce bedensel değişmenin doğrudan doğruya, ya da dolaylı olarak yarattığı ruhsal değişmeler görülür. Mutlu, uysal, dengeli çocuğun yerini, kaygılı, tedirgin, dengesiz, uyumsuz genç alır. Genç, bocalama ve kararsızlık içindedir. Duyguları, ilgileri çabuk değişir. Coşkuları kısacası gençlik çağının başlangıcı ruhsal bakımından duyguların egemen olduğu çelişkili düşüncelerin ve davranışların bulunduğu bir geçiş dönemidir. Kimisinde hafif, kimisinde gürültülü geçer.
Bu çağın önemli sorunu, gencin toplumsallaşması, içinde yaşadığı toplumun üyesi olarak, o toplumda yer ve rol almak için çaba harcamasıdır. Kuşkusuz, bu çaba gençlik çağına özgü, ruhsal duruma etkili olabileceği gibi toplumsallaşma sürecinde ortaya çıkan engeller çelişme ve çatışmalar da gencin durumunu etkiler. Kaygı tedirginlik ve bunalımını arttırır.
Kişinin içinde doğup yaşadığı, büyüyüp geliştirdiği toplumun bir üyesi olmasına toplumsallaşma denir. Bu süre içinde, kişi içinde doğup yaşadığı, toplumun dilini, dinini, gelenek, görenek ve törelerini, kültürünü, değerlerini, ortak amaçlarını tanır, anlar, öğrenir ve benimser. Daha önce de belirtildiği gibi toplumsallaşma, bebeklikte başlar. Ufak çocukluk dönemi ve gençlik çağında hızlı bir gelişme gösterir. Gençlik çağında kişiliğin oluşmasına yönelir. Genç, toplum içinde kendini aramaya, kişilik sınırlarını belirtmeye başlar. Kim olduğunu, ne olacağını, nelere değer verip bağlanacağını , amacının ne olduğunu, toplumdaki yerinin neresi olduğunu bulmaya çalışır. Bilinçli ve bilinçsiz olarak kişiliğini oluşturur. Bu oluşum içinde özdeşleşme yapar. Özerkliliğinin, özgürlüğünün, sorumluluğunun dengesini kurar.
Kişiliğini ararken ana babanın etkisinden kurtulmaya çalışır. Gençlik çağının başlangıcına kadar onlara benzemek, onlarla bir olmak, onları benimsemek, onlarca beğenilmek, başka bir deyişle onlarla özdeşleşmek için harcadığı çabayı seçtiği yeni örneklere yöneltir. Çevresinde onu etkileyen kişi ve kişiler benzemek istediği yeni örneklerdir. Duygusal olarak bağlandığı bu kişilerin iyi ve kötü yönlerini benimser. Bir süre sonra onlardan kopup başka örnekler bulur. Her örnekten kişiliğinde bir iz kalır. Gençlik çağının özdeşleşme sürecini tamamlarken, çocukluk çağında özdeşleşme yaptığı, başka bir deyişle kişiliğinin temelini oluşturan ana babasını eleştirmeye başlar. Onları yeniden edindiği davranış kalıplarının gücüne göre, ana babasının duygu, düşünce, tutum ve davranışlarına karşı çıkar. Duygularını, sevgilerini, ilgilerini gereksiz yer görür. Düşüncelerini eskimiş, zamanı geçmiş bulur. İnançlarını, amaçlarını kuşkuyla karşılar. Davranışlarını yersiz olarak niteler, beğenmez. Hatta alay eder. Ana babadan gelen her öneriye karşı çıkar.
Özdeşleşme süreci içinde genç kendi kendisini ve ana baba genci bir yönden çocuk gibi değerlendirirken, diğer yönden büyük bir insan gibi görmek ister. Bu çelişkili değerlendirme ana baba ve genç arasında ciddi sürtüşme ve çatışmalara yol açar.
Özdeşleşme sürecinde genç, kendi kendini yöneltmeye, başka bir deyişle özerk, bağımsız olmaya çalışır. Evden kopar, çevreye yönelir. Arkadaşlarıyla birlikte olmak ister. Aileden uzaklaşma, çevreden etkilenme arkadaş ilişkisiyle başlar. Çevrede kendini anlayan, seven destekleyen yaşıtlarını bulur. Onların giyim, süs ve davranışlarıyla kendisi arasında kıyaslama yapar. Onlarla birlikte olmak için onlar gibi davranmayı, kendini kabul ettirmek için olanak ve yeteneklerini kullanmaya, böylece kendisini yönetmeyi öğrenir.
Evde ana babasının anlayış görmeyen, onlarla çatışma içinde olan genç evde bulamadığı güveni arkadaş çevresinde arar. Onlara daha çok bağlanır ve benimser. Onlardan ayrı kalmamak için kendisine aykırı gelen, düşünce, tutum, davranış ve eylemleri bile benimser.
Birçok aile kendi uzantıları olarak gördükleri gençlere kendi özlemlerini, beklentilerini, kaygılarını karmaşalarını, coşkularını yansıtırlar. Kendi kişiliklerinin genç de sürmesini isterler. Öylece ya onları tamamen kendileri gibi yaparlar ya da büyük tepkilerle karşılaşırlar.
Bilinçli olarak gençlerin büyümesini, gelişmesini, bağımsızlığını kazanmasını isteyen birçok aile, gencin kendilerinden uzaklaşıp koptuğunu gördükçe bilinç dışı olarak onların türlü davranışlarına karşı çıkıp aradaki sıkı bağların sürmesine çalışır.
Gençlik çağında, genel tutum her şeyin hemen orada tümüyle çözüme kavuşması biçiminde özetlenebilir. Beklemeye, karşı çıkmaya, sınırlamaya, engellemeye, sabırları yoktur. Onlara içinde bulundukları dönemlere ve çevreye göre sorumluluk verilerek bu tutumlarına toplumsal nitelik ve gerçekçi uygulama sağlanabilir.
Toplumda kendine bir yer ve rol arayan genç, özerklik ve sorumluluğunun sınırını iyi bilmezse genel olarak dört grupta toplanabilecek davranış ve eylemleri benimser.
Birincisi tam boyun eğerek içinde bulunduğu çevrenin diğer kişilerine benzer. Onların uzantısı olur. İkincisi, çevreden gelen tüm etkilere karşı çıkar, başkaldırır. Üçüncüsü, çevrenin tüm etkilerine aldırmaz. Alabildiğine özerklik peşinde sorumsuz yaşar. Dördüncü ve en sağlıklı yol olarak da, olumlu bir özdeşleşmeye özerklik ve sorumluluk sınırlarını iyi belirleyerek çevresiyle gerçekçi ilişkiler kurup kendinin ve toplumun gelişmesinde katkısı olacak bilinçli çaba içine girer. Karşılaştığı engellere ve sınırlamalara gerçekçi çözümler bulmaya çalışır.
Gençlerin sağlıklı gelişmesi için onlarla sürekli ilişki içinde olmak, özelliklerin bilmek, kişiliklerine sevgi ve saygı göstermek yeterlidir. Böyle davranılmadığında gençlerle erişkinler arasında çatışma başlar. Kuşaklar arası çatışma denilen bu durumdan genç ve erişkin kuşak kendi değer, inanç ve tutumlarına sımsıkı sarılıp, aralarında ilişki kurmak, iletişim ve etkileşim yapmak olanağını bulamazlar. Böylece iki kuşağın birlikte yaşaması devamlı sürtüşme ve çatışmalara yol açan sağlıksız bir ortam oluşturur. Kuşaklar arası çatışma konuşma biçimi, içeriği beğeni, giyim, kuşam gibi günlük yaşamla ilgili konulardan başlayıp, dünya görüşüne sayasal tutuma, ideolojik inanca kadar gidebilir.
Yaşlı kuşakların gençlerden yakınması ve kuşaklar arası çatışma yüzyıllar boyu süregelen bir olgudur. Bugünden sonra da sürüp gidecektir.
Eski Mısır’da I.Ö.1500-2000 yıllarından kalan papiruslarda bile Firavunların gençlerden yakınmaları yer almıştır. Bunlardan birinde, “Bizim topraklarımız yozlaştı...Artık çocuklarımız ailelerine saygı göstermiyorlar.” diye yazılmıştır. İ.Ö.800 yılarında HESİOD, yaşadığı dönemdeki Yunan gençlerinin tutum ve davranışlarını kınamış, onlardan şöyle yakınmıştır: “Eğer halkımızın geleceği bugünkü sorumsuz gençliğe dayanacaksa, sonucu pek umutlu görmüyorum. Bütün gençler anlatılmayacak kadar dengesiz. Çocukluğumuzda bize büyüklerimize karşı daha ölçülü ve saygılı olmamızı öğretmişlerdi.
Fakat bugünün gençleri sınırlandırmaya karşı çıkıyorlar. Son derece kurnaz ve sabırsızca davranıyorlar. İ.Ö.470-399 yıllarında SOCRATES da döneminin gençlerini beğenmiyordu: “Bugünün gençleri lüksten haşlanıyorlar. Kötü tutumları benimsiyor, olumsuz davranışlar yapıyorlar. Yetkiye karşı çıkıyor, yaşlılara saygı göstermiyorlar. Beden eğitimiyle ilgilenecek yerde boş sözle zaman geçiriyorlar. Yaşlılar odaya gelince ayağa kalkmıyorlar. Ailelerine karşı çıkıyorlar. Misafirin önüne gelişigüzel konuşuyorlar. Sofradaki güzel yemekleri kapışıyorlar, öğretmenin önünde bacak bacak üstüne atıp kendi bildiklerini okuyorlar.
Erişkinlerin gençlere göstereceği ilgi, sevgi ve anlayışlı bir yaklaşımla, kuşaklar arası, çatışma yumuşatılıp, gençlerle barış içinde yaşanabilir. Bunun tek yolu erişkinlerin, gençlerin duygu, düşünce, tutum ve davranışlarını, onların çağının özellikleri içinde değerlendirebilmesi, gençlerin de kendi çağlarının özelliklerinden haberdar olmasıdır. Gençler bir gün erişkin olacaklarını erişkinler de kendi gençliklerini düşünseler, çatışma konusu olan birçok sorunda ortak görüşler bulunabilir. Böylece bir çok soru kendiliğinden çözümlenecektir.
Ø Çocuğunuza zaman ayırın. Onunla birlikte geçen zaman asla boşa harcanan zaman değildir. Onunla zaman geçirirken tüm dikkatinizi ona yoğunlaştırın. Bu nedenle başka bir işle meşgul olurken değil, kendinizi rahat hissettiğinizde onunla ilgilenerek anne baba olmanın keyfini çıkarın.
Ø Aşağılamak, suçllamak, çocuk adına karar vermek adına onu dinleyin. Dinlenildiğini gören çocuk, kabul edildiğini, dolayısıyla sevildiğini düşünür. Anne babasının kendisini dinlediğini gören çocuk “kişiliğine saygı duyulduğunu” düşünerek iletişimi sürdürür.
Ø Çocuğunuza karşı davranışlarınızda tutarlı olun. Kendi içinizde çelişkili davranmanız ya da anne babanın birbiriyle çelişen biçimde davranması çocuğu doğruyu bulmak konusunda zorlar.
Ø Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmayın. Çocuk anne ve babası tarafından önemsenmek, değerli bir insan olarak kabul edilmek ihtiyacındadır. Karşılaştırma yapmak onun kendi değerli görmesini engeller.
Ø Bir şey başarması konusunda aşırı beklenti içinde olmayın. Beklenti düzeyinizin ölçüsü, çocuğun kapasitesi ve bireysel özellikleri olmalıdır.
Ø Çocuğun eğitiminde öyle bir yerde durun ki çocuğunuz hem her an sizi yanında hissederek destek bulsun, hem de sizi hiç görmeyerek kendini özgür hissetsin.
Ø Çocuğunuzun başarılı girişimleri onu yeni başarılara yöneltmek ve öğrenme arzusunu pekiştirmek için destekleyin. “Aferin çok güzel oluyor”, “İstersen bir kez daha deneyebilirsin” gibi sözler onu cesaretlendirir. Tersine “beceriksiz, o öyle değil, böyle yapılır, iyi bakta öğren” gibi eleştiri içeren sözler ise hayal kırıklığına uğratır. Kısaca merakını gidermek için yeterli kapasiteye sahip olduğu konusunda cesaretlendirin, teşvik edin.
Ø Çocuğunuzla yaşadığınız sorunu çözmek için çocuğunuzun sorununu kendi kendisine çözmesine fırsat tanıyın. Gerekirse çocuğunuzun duygu ve ihtiyaçları konusunda karşılıklı konuşun. Onun daha fazla rahatlaması için kendi duygu ve ihtiyaçlarınızdan bahsedin. Karşılıklı olarak uygun bulacağınız çözüm yolları arayın. Aklınıza gelen tüm fikirleri, değerlendirme yapmadan kağıda yazın. Beğendiğiniz önerileri ve beğenmediklerinizi saptayın ve izleyip uymayı düşündüklerinizin hangileri olacağına karar verin.
Ø Baba çocuk ilişkisini pekiştirin. Çocuğun özgüvenli, uyumlu ve doyumlu bir birey olarak gelişimini sürdürmesinde, destekleyen ve faaliyetlerine katılan bir baba modeline ihtiyaç vardır.
Ø Çocuk gerek kişiliğinin gelişmesi gerekse cinsel kimliğinin oluşması için hem cinsi olan anne –baba ile özdeşleşmeye ihtiyaç duyar .Bunun yetersizliği, kişiliği, kimliği ve sosyal gelişimi olumsuz etkiler.
Ø Çalışan ebeveynler için çok zaman değil yoğun birliktelik, nicelik değil zamanın niteliği önemlidir. En önemli tehlike ebeveynin suçluluk duyması içinde çocuğa vereceği zamanı maddeyle kapatmaya çalışması, suçluluk duygusu içinde çocuğun her istediğini yapmasıdır. Oysaki çocuğun ondan istediği ne aşırı hoşgörü, ne şımartma ne de sevdiği nesnedir.. Çocuk anne ve baba ile yeryüze birlikteliği özlemiştir.
Ø Disiplin sorununu çözmek için anne ve baba olarak çocuğunuza “tutarlı” ve “kararlı” davranın. Kuralların ne olduğunu kesin ve net bir şekilde aktarın. Gerektiğinde esnek davranın. Davranışlarının sonuçlarına katılmasına sağlayın. Olumsuz davranışları karşısında duygularınızı ifade edin. Beklentileriniz diler getirin.
Ø Ona seçme şansı tanıyın ve hatalarını nasıl telafi edeceğini gösterin. Sorunu çözmesine yardımcı olun. Bütün bunları yaparken adil ve objektif olmaya özen gösterin. Örneğin küçük çocuğa kollamak uğruna büyük çocuğa haksızlık etmeyin. Gerektiğinde her ikisini de ayrı odalara gidererek ayırma yöntemiyle ayırım yapmadığınızı kanıtlayın.
Ø Sevilen ve kişiliğine saygı duyulan çocuk, başkalarını sever ve onlara saygı duyar. Bu nedenle disiplini sevgi temeline inşa edin.
Ø Sorumluluk duygusu kazandırmak için onun yaşına ve gelişim düzeyine uygun görev ve sorumluluklar verin. Başarısı için onu destekleyin. Onun seçim yapmasına izin verin. Onun adına düşünmek yerine, kendi başına düşünmesine sağlayın.
Ø Çocuğunuzla aranızda güven duygusunun gelişmesi için, çocuğunuza “önem verdiğinizi” hem sözle hem de davranışlarınızla gösterin. Yeri geldiğinde övgüde bulunmaktan çekinmeyin.
Ø Okul başarısının sağlanması için, başarıda önemli bir faktör, çok çalışmak değil zamanı iyi kullanması ve yönetebilmesinin öğretilmesidir.