|
Modern biyoteknoloji kullan�larak elde dilmi� yeni bir genetik materyal kombinasyonuna sahip olan herhangi bir organizma, GDO/GMO olarak adland�r�lmaktad�r. GDO�lar yap�lar�nda kimyasal ila� ve hayvan genleri gibi pek �ok yabanc� madde bar�nd�rmaktad�rlar. Kolera bakterisi geni ta��yan yonca, tavuk geni ta��yan patates, akrep geni ta��yan pamuk, bal�k geni ta��yan domates gibi �rnekler mevcuttur. GDO�lar�n �evreye verdi�i en �nemli zarar, �evrelerindeki do�al bitki t�rlerinin yap�lar�n� bozarak ekosistemdeki t�r da��l�m� ve �e�itlili�ini bozmalar�d�r. Genetik tar�m �r�nlerinin polenleri, yeti�tirildikleri tar�m alanlar�ndan �e�itli canl�lar ve iklim �artlar�n�n yard�m�yla geleneksel tar�m �r�nlerine ta��narak �e�itlili�i ortadan kald�rmakta ve do�al olarak �retilen tar�m �r�nlerinin de genetik yap�s�n� bozmaktad�r. Birbirinin genetik kopyas� olarak �retilen �e�itlerin �retimine �Mono-k�lt�r� denmektedir. Monok�lt�r bireyleri hastal�k ve zararl�lar gibi �artlardan ayn� �l��de etkilenmektedir. Ortaya ��kabilecek bir hastal���n t�m t�r�n sonunu haz�rlayabilme ihtimali her zaman vard�r. Monok�lt�r olarak �retilen tar�m �r�nlerinin besin olarak tad� da tek tiptir. Modern biyoteknoloji �r�n� GDO tohumlar, d�nyada tar�msal �retimde ilk defa 1996 y�l�ndan itibaren kullan�lmaya ba�lam��t�r. Transgenik olarak �retilen ve kullan�lan tohumlara �rnek olarak: soya, m�s�r, kanola, pamuk, �eker pancar�, patates ve papaya verilebilir. Bu �r�nlerin ekim alanlar� t�m d�nyada son 10 y�l i�inde yakla��k 40 kat b�y�m��t�r. Transgenik tar�msal �r�n �retimi yapan ba�l�ca �lkeler: ABD, Kanada, Arjantin, �in, G�ney Afrika, Avustralya, Hindistan, Romanya, �spanya, Uruguay, Meksika, Bulgaristan, Endonezya, Kolombiya, Honduras ve Almanya�d�r. GDO�lar insanlar taraf�ndan t�ketildi�inde antibiyotiklere kar�� dayan�kl�l�k, toksik ve alerjik etkilerin g�r�lmesinin yan�s�ra bu genlerin b�nyedeki mikro organizmalarla birle�me ihtimali de ortaya ��kmaktad�r. Buna �rnek olarak, Brezilya f�nd��� geni ta��yan soya fasulyesinin f�nd��a alerjisi olanlarda alerjiye neden olmas� verilebilir. Hayvan yemi, s�v� ve kat� ya� �retiminde kullan�lan ve g�nl�k besin zincirinde de protein olarak yer alan soya fasulyesinin biyoteknolojik olarak �retilmesi ve tar�msal �retimde kullan�lmas�na ili�kin ilk itirazlar Avusturya ev Almanya�da ortaya ��km��t�r. Farelerle ilgili yap�lan bir deneyde ise, geneti�i de�i�tirilmi� patatesleri t�keten farelerdeki ba����kl�k sisteminin bozuldu�u ortaya konmu� ve bunun gen transeri nedeniyle olu�tu�u ortaya ��kar�lm��t�r. Bir ba�ka fare deneyinde ise DNA�lar�n kimi zaman ba��rsaklarda sindirilmeden kana kar��arak denek farelerin genlerine bula�t��� ve hamile olan farelerde cenin h�crelerine dahi ge�ti�i ispatlanm��t�r. GDO�lar�n sa�l��a zararl� olup olmad���na ili�kin ara�t�rmalar en fazla 10-15 y�l geriye dayanmaktad�r. Bu da kal�t�m ve evrim s�re�leri g�z �n�ne al�nd���nda, ileriye d�n�k ortaya ��kmas� muhtemel zararl� etkilerin tespiti i�in yeterli bir s�re olarak kabul edilemez. D�nyada giderek daha �nemli bir sorun haline gelen besin ihtiyac�n� kar��lamak i�in en uygun ��z�m gibi g�r�nen GDO�lar s�z�mona tar�msal �retimi artt�rmak i�in kullan�l�rken, �reticiye ve do�aya geri d�n���m� olmayan zararlar vermektedir. Geneti�i de�i�tirilmi� tohumlar�n fiyat� kimi �lkelerde (T�rkiye de bu �lkelerden biridir) do�al tohumlara g�re daha az olup, bu tohumlar beraberinde sat�lan kimyasallarla birlikte bu �r�nlerin �retimi �reticiye �ok daha pahal�ya mal olabilmektedir. GDO�larla birlikte kullan�lan kimyasallar �evre kirlili�ine yol a�maktayken, bu transgenik t�rler k�resel �s�nma nedeniyle ortadan kalkma tehlikesiyle y�z y�ze olup varolmaya �al��an do�al t�rlerin �e�itlili�ine de bir darbe daha vurmaktad�rlar. D�nyadaki a�l�k sorununun �retimdeki azalmadan de�il, adil olmayan da��l�mdan, plans�z tar�m politikalar�ndan ve israftan kaynakland��� BM G�da ve Tar�m �rg�t��n�n 1990 tarihli raporunda da a��k�a g�r�lmektedir. Tah�l �retimindeki art���n, n�fus art���n�n yar�s�ndan fazla oldu�u belirlenmi�tir. Buna ra�men a�l�k sorunu da �nemli �l��de artm��t�r. A�l�k sorunu ya�ayan �lkelerin bir�o�unun ge�mi�indeki s�m�rge tarihi, bu �lkelerin kendi ihtiya�lar� do�rultusunda �retim yapmak yerine, ihracat yapabilmek amac�yla �retim yapt�klar�n� g�stermektedir. �rne�in Etiyopya�da a�l�k sorunu ya�and��� s�rada kahve �retimi ve ihrac� devam etmekteydi. Bu �lkelerde eskiden beri besin yeti�tirmek i�in kullan�lan topraklar�nda art�k geli�mi� �lkelere sat�lan pamuk, kakao, kahve, muz gibi �r�nler yeti�tirilmektedir. Bir ba�ka ger�ek ise, ABD tar�m bakanl���n�n verilerine g�re ABD�de her y�l g�da �retiminin %25�inin israf edildi�idir. 1995 y�l�nda ��pe at�lan g�da miktar�n�n 43 milyon ton civar�nda oldu�u d���n�lecek oldu�unda, israf edilen g�dan�n %5�i geri kazan�ld���nda 4 milyon insan�n a�l�k sorununun ��z�mlenmi� olaca�� da ortadad�r. |
|
GDO �reticisi firmalar�n bir �o�u �ok uluslu �irketler olup, geneti�i de�i�tirilmi� tohum piyasas� t�m d�nyada 8-10 adet firman�n tekelindedir. Sanayile�mi� tar�mda harcanan enerji bedelinin b�y�k k�sm�n�n azotlu g�bre �retimi, tar�m makineleri yak�t�, makinelerin �retim ve bak�m� ve elektrik i�in harcand��� ortaya konmu�tur. Sanayile�mi� tar�mla u�ra�an �reticilerin bu sekt�rleri besledi�i de unutulmamal�d�r. Bu firmalar�n hedefi de tar�mla u�ra�an kesimi kendilerine ba�lamakt�r. Geneti�i de�i�tirilmi� �r�nlerin patentlenmesiyle de bu sa�lanmaya �al���lmaktad�r. Bir firma �retti�i GDO i�in patent alarak �reticiden patent bedelini de her y�l tahsil etmektedir. �rne�in bir sonraki y�l i�in ayn� �r�nden elde edilen tohumlar kullan�lmak istenirse �ift�i yine patent bedeli �demek zorunda b�rak�lmaktad�r. Do�ada bulunan genler i�in patent al�nmas� ve pazarlanmas� b�y�k bir haks�zl�kt�r. Bu bak�� a��s�yla, zengin gen kaynaklar�na sahip 3. d�nya �lkelerinin patent haklar� da bu �ok uluslu �irketlerce ya�malanmaktad�r. Bu �irketlerde �al��an yada bu kurulu�lar�n destekledi�i biyoteknolojik tar�m� savunan bilimadamlar�na g�re, t�ketici birliklerinin ve bas�n�n transgenik tar�m �r�nlerine yakla��m� spek�lasyon ve �nyarg�lara dayanmaktad�r ve bu durum biyoteknolojinin gelecekte sa�layaca�� avantajlar� baltalanmaktad�r. As�l polemik biyolojik tar�mc�lar�n, do�al �r�nleri b�rak�p transgenik �r�nlerin var olma haklar�n� savunmas�d�r. T�rkiye�deki 11.000 bitki t�r�nden 2000 kadar� endemik yani ba�ka hi�bir yerde bulunmayan b�lgeye �zg� t�rlerdir. T�rkiye bitkisel �e�itlilik a��s�ndan �ok �nemli bir �lkedir. Bu �nemli ayr�cal�k �lkemizde gerekli �nlemlerin bir an �nce al�nmas� gere�ine i�aret etmektedir. T�rkiye, GDO i�eren �r�nlerin ekimi, �retimi, ithalat� ve ihracat� a��s�ndan hukuksal bir alt yap�ya sahip de�ildir. AB�ye �yelik sonras�nda geli�ecek serbest ticaret ile birlikte �lkemize de biyoteknoloji �r�nleri getirilebilecektir. �rne�in bu�day�n anavatan� say�lan �lkemizdeki bu�day �e�itlerinin transgenik bu�day �retimi tehlikesiyle yokolabilece�ini d���n�n. T�rkiye�de tohumculuk sekt�r�, 1980�li y�llar�n ortalar�na kadar kamu kurum ve kurulu�lar�n�n kontrol� alt�nda geli�me g�stermi�tir. 1980 sonras�nda, gerekli yasal d�zenlemelerin yap�lmas�yla tohumculuk alan�nda da �zel sekt�r yat�r�mlar� yap�lmaya ba�lanm��t�r. Bu tarihten itibaren T�rkiye�de faaliyetlerini s�rd�ren yerli ve yabanc� firmalar tar�m sekt�r�nde �al��malar�n� s�rd�rmektedir. T�rkiye�de tohumculuk sekt�r�ndeki geli�meleri takip etmek ve ara�t�rmak �zere kurulan T�rkiye Tohumculuk End�strisi Biyoteknoloji �al��ma Grubu, Tar�m ve K�y ��leri Bakanl��� ile �al��malar�na 1998�de ba�lam��t�r. �al��ma grubunun bakanl�k talimat�yla, 1999 y�l�nda transgenik m�s�r ve pamuk �retimiyle ilgili alan denemeleri sonucunda olumlu bir rapor haz�rlanm��t�r. T�rkiye, May�s 2000�de imzalanan uluslararas� biyog�venlik protokol�ne de taraf olmu�tur. Protokol gere�i yap�lmas� gereken yasal d�zenlemelerin hen�z yap�lmam�� olmas� nedeniyle �lkemizde transgenik �r�n �retimine ge�ilememi�tir. AB�nin onaylad��� transgenik tar�msal �r�nlerle ilgili etiketleme ve �r�n takibi konulu 2002 tarihli y�netmeliklere ili�kin dahili mevzuatta da hen�z bir d�zenlemeye gidilmemi�tir. Ulusal Biyog�venlik Komitesi, GDO�lar�n �lkemize getirilmesi halinde do�uraca�� tehlikeyi ortaya koyan �al��mas�n� Mart 2004�te tamamlam��t�r. �al��mada ortaya konan ve �nem arz eden konular �u ba�l�klarla ele al�nm��t�r: � GDO�lu �r�nlerin �lkeye giri�i engellenmelidir. � GDO�lu tar�m yasaklanmal�d�r. � GDO�lu �r�nlerin �lkeye giri�i halinde ise bu �r�nler �zerinde uyar�c� ibarelerin bulunmas� t�keticinin se�imini yaparken inisiyatifini kullanabilmesi i�in zorunlu olmal�d�r. � Nestle, Aventis, Seita, Cargill, Novartis, Zeneca, Du-Pont, Syngenta, Monsanto ve Dow Chemical gibi �retiminde genetik �r�n kulland��� bilinen firma �r�nlerinin bu y�nden incelenmesi gerekmektedir. � GDO�lu �r�nlerin %98�inin b�cek ilac� i�ermesi nedeniyle Sa�l�k Bakanl����nca denetlenmesi gerekmektedir. � Geneti�i de�i�tirilmi� tohum fiyatlar�n�n �lkemizdeki tohum fiyatlar�na g�re daha cazip olmas� nedeniyle �retici a��s�ndan ekonomik ve tercih edilir olmas� ihtimaline dayanarak �retici her �ekilde bilin�lendirilmelidir. � Ulusal Biyog�venlik Komitesi�nin haz�rlad��� yasa tasar�s�n�n kanun hline getirilmesi s�reci h�zland�r�lmal�d�r. � T�rk G�da Kodeksi mevzuat�nda GDO�lu �r�nler tan�mlanarak yasaklanmal�d�r. � �nsan sa�l���n� tehdit eden, kamu d�zenini bozan, ekosisteme ve biyolojik �e�itlili�e zararl� olan bulu�lara patent verilmemelidir. � Geneti�i de�i�tirilmi� tar�m konusunda mevcut yasa, y�netmelik, g�mr�kler, analiz laboratuarlar� haz�rl�kl� de�ildir. Bu haz�rl�klar�n bir an �nce tamamlanmas� gerekmektedir.
|
|