EGE BÖLGESİ’NDE ÖRTÜ ALTI SEBZE YETİŞTİRİCİLİĞİNDE EKOLOJİK TARIMA DOĞRU İLK ADIM: IPM UYGULAMALARININ 4.YILI


Nilgün YAŞARAKINCI, İbrahim ÇINARLI, Ülkü FİDAN, Ayşe UÇKAN Hasan KOÇER, Nursen ÜSTÜN, Nedim ALTIN

Anahtar Kelimeler: Entegre mücadele, sera, sebze

Summary

THE FIRST STEP TOWARDS THE ECOLOGICAL FARMING ON THE PROTECTED VEGETABLES IN THE AEGEAN REGION: 4. YEAR OF THE IPM IMPLEMENTATION

Integrated pest management was carried out in Muğla, Aydin, İzmir provinces in Aegean Region of Turkey. The natural control, mass trapping with yellow sticky traps, cultural and hygiene measures were the major alternative control methods instead of chemical control. When the pests populations reached the treatment threshold the selected chemicals which has the least side effect were used. As a result of implication of integrated pest management, beneficials began to appear at a low population incidence of the pests and mostly suppressed the pests populations. Consequently, the pests were recorded at a very low level in the IPM greenhouses which IPM has been carried out for 4 years. The chemical treatments were applied when the symptoms of diseases were appeared. Thus, an unconscious chemical treatments were prevented. In spite of the limited alternative control methods, a significant reduction of chemical treatment were achieved and a natural balance was preserved. Plant growth regulator was not used in 10 tomato greenhouses. The growers who implemented IPM for 2-4 years or applied fertilizers according to the soil analyses, used optimum amount of fertilizers. Thus, the excessive use of the fertilizers were prevented.

GİRİŞ

Örtü altı yetiştiriciliği Türkiye’de 33833,6 ha alanda ve Ege Bölgesi’nde 2968,67 ha alanda yapılmaktadır. Bu alanın %95’inde sebze, sebzenin de %51’inde domates yetiştirilmektedir. Domatesi hıyar, biber, patlıcan, fasulye takip etmektedir (Tüzel, 1999). Türkiye’de ekilen alanlarda kimyasal preparatların hektara düşen etkili madde miktarı 1988’de 633 g/ha olduğu ve bunun 2/3’ünden fazlasının Ege ve Akdeniz Bölgesi’nde kullanıldığı saptanmıştır (Delen, 1992; Bora ve Delen, 1981). Zararlılara karşı mücadelede yaygın ve yoğun olarak kullanılan kimyasal mücadelenin nedeniyle, alternetif mücadele yöntemleri araştırılarak uygulamaya konmuştur. Tüm mücadele yöntemleri içersinde ekolojik ve ekonomik mücadele yöntemlerinin seçilerek uygulanması ile oluşturulan entegre mücadele programları uygulanmaya başlanmıştır. Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde entegre mücadele projesi 1995 yılında İzmir’de 13 serada, 1995-1996’da Muğla ve İzmir’de 37 serada, 1996-1997’de İzmir, Aydın ve Muğla’da toplam 44 sebze serasında uygulanmıştır.

Materyal ve Metot

Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde entegre mücadele Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü koordinatörlüğü ve danışmanlığında, Tarım İl Müdürlükleri Bitki Koruma Şubesi ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından Entegre Mücadele Teknik Talimatına göre üreticilerle birlikte yürütülmüştür. Çalışmalarda kullanılan mücadele yöntemleri: Kültürel önlemler: Sağlıklı tohum ve fide kullanmaya, yetiştirme tekniklerini uygulamaya, yeterince gübreleme, sulama ve havalandırma yapmaya özen gösterilmiştir. Sera içerisinde ve dışında yabancı ot temizliği, hastalıklı bitkiler ile bitki artıklarının imhası yapılmıştır. Nematodlara karşı toprak 15 gün aralıklarla en az iki kez alt üst edilmiş, seranın bozulmasından sonra bitki kökleri topraktan temizlenmiş ve solarizasyon yapılmıştır. Bitki sağlığı için hijyenik önlemler alınmıştır. Kitlesel tuzaklama: Beyaz sinek (Trialeurodes vaporariorum Westw.) ve yaprak galeri sineğine (Liriomyza trifolii (Burgess), L. bryoniae (Kaltenbach), L. huidobrensis (Blanchard)) karşı sarı yapışkan tuzaklar asılmıştır. Doğal Mücadele: Beyaz sineğin predatörü (Macrolophus caliginosus Wgn.), yaprak galeri sineğinin parazitoidi (Diglyphus isaea Walker ve Hemiptarsenus zilahisebessi Erdös), yaprak bitlerinin (Myzus persicae Sulz., Aphis gossypii Glov., Macrosiphum euphorbiae (Thomas.)) parazitoidleri (Aphidius matricariae Hal., Lysiphelebus fabarum Markhall.), kırmızı örümceğin (Tetranychus urticae Koch., T.cinnabarinus Boisd) predatörü (Typhlotromus similis Qud.), pas akarının (Aculops lycopersici (Massee)) pradatörü (Pronematus ubiquitus (MCG)), tripsin (Trips tabaci Lindeman; Frankliniella occidentalis Pergande) predatörü (Scolothrips longicornis Priesner), ayrıca genel predatörlerden Coccinellidae, Syrphidae, Chrysophidae, Orius spp. ve Nabis spp. türleri gözönüne alınmıştır. Bu amaçla yararlılara karşı en az etkili olan preparat seçilmiş ve yararlılara mümkün olduğunca en az etkili olan zamanda uygulanmıştır. Kimyasal Mücadele: Kimyasal preparatlar zararlı böcek populasyon yoğunluğu ve doğal düşman yoğunluğu göz önüne alınarak yapılmıştır. Bunun için zararlıların yoğunluğu mücadele eşiğine geldiğinde (beyaz sinek için 5 adet/yaprak; kırmızı örümcek için 3 adet/yaprak, yaprak biti için 10 adet/yaprak, pas akarı görüldüğünde) yararlı yoğunluğu veya parazitlenme oranı dikkate alınmıştır. Yararlı yoğunluğu veya parazitlenme oranı giderek artınca veya en azından sabit kalınca populasyon yoğunlukları izlenmeye devam edilmiştir. Ancak zararlı yoğunluğu artarken, yararlı yoğunluğu azalınca veya sabit kalınca kimyasal mücadele uygulanmıştır. Kimyasal mücadelede yaprak biti, beyaz sinek ve pas akarına karşı lokal mücadele yapılmıştır. Pas akarına karşı kükürt %80 WP, Kırmızı örümceğe karşı Hexythiazox 5 EC yaprak bitine karşı Pymetrozine %25 WP, Kök-ur nematoduna (Meloidogyne spp.) karşı solarizasyon uygulama olanağı olmadığı durumlarda veya solarizasyonun hatalı uygulanması sonucunda ilaçlama yapılmıştır. Nematoda karşı Cadusafas %10 ve Ethoprophos 10 % kullanılmıştır. Fungal ve bazıbakteriyel hastalıkların ise ilk belirtileri görüldüğünde kimyasal mücadelesi yapılmıştır. Domates mildiyösüne (Phytophthora infestans Mont. De Bary)) karşı Oxadaxyl %10 + Mancozeb %56; Mancozeb %80; Captan 50 WP; Erken yaprak yanıklığına karşı (Alternaria solani Ell and Mart.) propineb %70, İmazalil, Mancozeb %80, Kurşuni küfe (Botrytis cinerea Pers.) karşı Iprodione %50, Propineb %70, Cyprodinil 37.5 + Fludioxonil, Diethofencarb %25 + Carbendazin %25, Küllemeye (Erysiphe cichoracearum D.C., Sphaerotheca fuliginea (Schlech) Polacci)) karşı Kükürt %80, Hıyar Mildiyösüne (Pseudoperonospora cubensis Berkeley and Curtis), karşı Dimothomorph %9+Mancozeb %60, Metalaxyl %8+Mancozeb %64, Propineb %70, Oxadixyl %8+Cymaxonyl %3.2+ Mancozeb kullanılmıştır. Domates bakteriyel benek hastalığına ise bakırlı preparatlar kullanılmıştır. Dana burnu (Gryllotalpa gryllotalpa L.) ve Bozkurta (Agrotis spp.)’ye karşı zehirli yem kullanılmıştır.

Sonuç ve Tartışma

Ege Bölgesinde Entegre Mücadele 1998 yılında 58 serada (50 domates, 3 hıyar, 2 fasulye ve 1 biber) uygulanmıştır.

Entegre Mücadele yürütülen seralarda yaprak galeri sineği erginleri ilkbaharın başından itibaren bulunmasına (maksimum 34 adet/tuzak/hafta) ve bazı seralarda yüksek yoğunluğa (maksimum 11 adet/tuzak/hafta) erişmesine karşın larva yoğunluğu çok düşük yoğunlukta (0.001-1.7 adet/yaprak) bulunmuştur. Zararlı yoğunluğu parazitoidleri tarafından baskı altına alınmış; hiçbir serada bu zararlıya karşı herhangi bir ilaç atılmamıştır. Oysa entegre mücadele uygulanmayan seralarda bu zararlıya karşı 3-7 defa ilaç atılmaktadır. Entegre mücadelenin 3-4 yıl boyunca uygulandığı seralarda, zararlı hemen hemen hiç görülmemiştir. Buna karşın Muğla’da devamlı ilaçlama yapan bir üretici, domates serasını yaprak galeri sineği zararından dolayı bozmak zorunda kalmıştır.

Beyaz sinek yoğunluğu genellikle yaz başlangıcında artmaya başlamıştır. Ergin yoğunluğu üretim mevsiminin sonuna doğru artmasına karşın (maksimum 150 adet/tuzak/hafta), larva yoğunluğu çok düşük (0.01-6.1 adet/yaprak) olmuştur. M.caliginosus beyaz sineğin serada görülmesiyle birlikte görülmeye başlayıp, yoğunluğu (maksimum 4.3 adet/yaprak) artmaktadır. Entegre Mücadele yürütülen seralarda çoğunlukla beyaz sinek populasyon yoğunluğunun (0.01-6.1 adet/yaprak), M.caliginosus (0.08-4.3 adet/yaprak) tarafından baskı altına alındığı saptanmıştır. Sadece iki serada beyaz sinek ergin yoğunluğu çok yüksek (maksimum 820 ve 13000 adet/tuzak/hafta ergin, sırasıyla 15.86 ve 29.2 adet/yaprak larva) olmuştur. Bu seralardaki predatör yoğunluğu (maksimum, sırasıyla, 0.016 ve 0.048 adet/yaprak) zararlıyı baskı altına alamamıştır. Bu seralarda dışarıdan devamlı beyaz sinek bulaşmasının olduğu, beyaz sinek larva yoğunluğunun mücadele eşiğini aştıktan sonra predatörünün görülmeye başladığı; ancak zararlıyı baskı altına alamadığı saptanmıştır. Entegre mücadelenin devamlı uygulandığı seralarda beyaz sinek yoğunluğunun giderek düştüğü ve 1998 yılında hemen hemen hiç görülmediği saptanmıştır. Buna karşın entegre mücadele uygulamayan üreticiler beyaz sineğe karşı 4-9 adet ilaçlama yapmışlardır.

Yaprak biti ilkbaharda lokal olarak görülmüştür. Yaprak bitinin görülmeye başladığı dönemde doğal düşmanlarının da görülmesi halinde çoğunlukla yaprak biti yoğunluğu baskı altına alınmıştır. Parazitlenme oranı %2-60 arasında değişmiştir. Parazitlenme yaprak biti yoğunluğunun yüksek olduğu dönemde artmıştır. Yaprak bitinin görülmesiyle (0.01-0.1 adet/yaprak) birlikte Coccinellidae (0.02-13 larva/yaprak), Chrysopidae (0.01-2 larva/yaprak) türleri serada bulunmuştur. Syrphidae türleri (0.03-1.2 larva/yaprak) ise yaprak biti yoğunluğunun maksimuma ulaştığı dönemde görülmüştür. Bu sırada da yaprak biti yoğunluğunun önemli oranda azaldığı saptanmıştır. Yaprak bitinin dışardan devamlı bulaşması halinde dahi yaprak bitinin yoğunluğu sera genelinde mücadele eşiğini aşmamıştır. İlkbaharda havanın devamlı yağışlı olması ve bu koşulların yaprak biti yaşama isteklerine uygun olmasına karşın yaprak biti yoğunluğu doğal düşmanları tarafından baskı altına alınmıştır. Beş serada yaprak biti yoğunluğunun lokal olarak mücadele eşiğini aşması sonucunda tavsiyeler doğrultusunda iki kez ilaçlama yapılmıştır. Bu şekilde yapılan ilaçlamalardan sonra predatör yoğunluğu azalmakla birlikte 10-15 gün içerisinde predatör yoğunluğu tekrar artmaya başlamıştır. Parazitlenme oranının ise ilaçlamadan sonra da giderek arttığı belirlenmiştir. Üç serada tavsiye dışı ve geniş spektrumlu insektisit iki kez atılmıştır. Bundan sonra predatörler hiç görülmemiş; parazitlenme oranının da azaldığı saptanmıştır. Entegre mcadele uygulamayan üreticiler yaprak bitine karşı 3-7 kez ilaç atmaktadır.

Kırmızı örümceğin üretimin sonuna doğru görülmeye başladığı (0.02-1.8 adet/yaprak) ve bu dönemde predatör faaliyetinin fazla olduğu saptanmıştır. Predatörlerden Syrphidae (0.03-1.2 adet/yaprak), Coccinellidae (0.02-13 adet/yaprak) ve Chrysopidae (0.01-2 adet/yaprak) türlerinin yoğun olduğu ve zararlıyı baskı altında aldığı belirlenmiştir. Ancak, yaprak bitine karşı tavsiye dışı ilaçlama yapılan seralarda, ilaçlamadan sonra kırmızı örümcek yoğunluğunun hızla artarak (1.21-10.7 adet/larva) mücadele eşiğini aştığı saptanmıştır. İlaçlamadan sonra predatörlerin görülmediği ve yoğunluklarının önemli oranda azaldığı saptanmıştır. Predatörlerin baskısı ortadan kalktıktan sonra kırmızı örümcek yoğunluğunun arttığı belirlenmiştir. Özellikle, Coccinellidae ve Chrysopidae türlerinin azaldığı dönemde artmaya başladığı ve bu türlerin artmaya başladığı tarihlerde ise zararlı yoğunluğunun azaldığı saptanmıştır. Entegre mücadele yürütmeyen üreticiler yaprak bitine karşı yetiştirdikleri bitkiye göre değişmekle beraber 4-9 kez ilaçlama yapmaktadırlar.

Pas akarı genellikle üretimin sonuna doğru ortaya çıkmıştır. Pas akarı predatör yoğunluğunun çok düşük olduğu veya hiç görülmediği seralarda veya dönemlerde artmıştır. Predatörlerin bulunmadığı seralarda yoğunluğunun çok fazla artması (bitkilerin yer yer pas rengi alması) sonucu dört serada 1-2 kez ilaçlama yapılmıştır. Üreticiler bu zararlıya karşı 3-4 kez ilaç atmaktadırlar.

Yaprak piresi tuzaklarda devamlı yakalanmasına karşın yapraklarda ergin ve nimfi hemen hemen hiç görülmemiştir. Dana burnu ve bozkurda karşı beş serada fide döneminde zehirli yem kullanılmıştır.

Entegre mücadele yürütülen seralarda zararlı böcek ve akarlara karşı uygulanan alternatif mücadele yöntemleriyle ilaçlamalar önemli oranda azaltılmıştır. Bölgede entegre mücadele yürütülen seraların %62’sinde hiç insektisit kullanılmamış; %16’sında bir insektisit; %22’sinde iki insektisit kullanılmıştır.

Nematoda karşı mücadelede Muğla’da tek ürün yetiştiriciliğinde solarizasyon yapılmıştır. Beş serada solarizasyon tekniğine uygun şekilde yapılmadığından etkili olmamıştır. Bu nedenle ekim öncesi veya sonrasında ilaçlama yapılmıştır. İzmir ve Aydın’da yaz boyunca üretim yapıldığından solarizasyon yapılamamıştır. Entegre mücadele seralarının onbirinde nematoda karşı kimyasal mücadele yapılmıştır.

Bakteriyel solgunluk ve kanser hastalığı 4 domates serasında; Domates öz nekrozu hastalığı 2 serada görülmüştür. Hastalıklı bitkiler sökülüp atılarak bu hastalıkların yayılması önlenmiştir. İki serada Bakteriyel benek hastalığına karşı ilaçlama yapılmıştır.

Domates seralarından ikisinde tobaco mosaic virus (Tütün mozaik virus), üçünde tobaco mosaic virusunun ırkı olan (domates iç kahverengileşme hastalığı) ve domates spotted wilt virus (Domates lekeli solgunluk virus) hastalıkları tesbit edilmiştir. Hastalıkların yayılmasını önlemek için viruslu bitkiler seradan uzaklaştırılmıştır.

Entegre mücadele uygulanan seralardan 21’inde Domates mildiyösü, 17’sinde Domates erken yaprak yanıklığı, 15’inde Kurşuni küf, 9’unda Domates yaprak küfü, 3’ünde Domates küllemesi, birinde hıyar mildiyösü görülmüştür. Seralarda üretim mevsimi boyunca domates mildiyösüne karşı 1-11 kez, domates erken yaprak yanıklığına karşı 1-3 kez, kurşuni küfe karşı 1-5 kez, domates yaprak küfüne karşı 1-6 kez, domates küllemesine karşı 1-2 kez, hıyar mildiyösüne karţı 4 kez ilaçlama yapılmıştır. Entegre mücadele uygulanan seraların %21’inde hiç ilaç kullanılmamış; %11’inde bir; %25’inde iki; %9’unda üç; %14’ünde dört, %4’ünde beş, %2’sinde altı, %4’ünde yedi; %4’ünde sekiz; %2’sinde onbir; %4’ünde onüç adet ilaçlama yapılmıştır. Dört serada ortaya çıkan değişik fungal hastalıklara karşı havalandırma, hastalıklı bitkilerin sökülüp imhası gibi kültürel önlemlerin alınması sonucu ilaçlamaya gerek kalmadan hastalıkların yayılması durdurulmuştur. Entegre mücadele uygulamayan üreticiler hastalıklara karşı mücadelede hastalık görülmeden önlem almak amacıyla ilaçlama yapmaktadır. Bu nedenle haftada en az bir veya iki ilaç atmaktadır.

Bir serada çiçek burnu çürüklüğüne karşı kireç uygulaması yapılmıştır. Bir serada zarar oranı %10-40 arasında değişen don zararı olmuştur. İzmir’de ilkbahar üretimi yapıldığından ve sera içi sıcaklığı çiçek döllenmesi için yeterli olması nedeniyle bitki gelişim düzenleyicisi kullanılmamıştır. Buna karşın diğer üreticiler üretim mevsimi boyunca bitki gelişim düzenleyicisi uygulamaktadır. Aydın ve Muğla’da aralık-mart aylarında sera içi sıcaklığı çok düşük olduğundan bitki gelişim düzenleyicisi kullandırılmıştır. Bu seralarda da önerilen dozlar kullandırılarak, bitki gelişim düzenleyicisi kullanımı en az düzeye indirilmiţtir. Bir serada Bombus spp. arısı kullanılmıştır. Domates seralarından 10’unda bitki gelişim düzenleyicisi kullanılmamıştır. Entegre mücadeleyi 4 sene boyunca uygulayan ve toprak analizi yaparak gübre kullanan üreticiler ile çiftlik gübresi kullananlar daha az kimyasal gübre kullanmışlardır. Entegre mücadele uygulanan domates serasında verim 12-25 ton/da, hıyar serasında 13.6-30 ton/da olmuştur. 1998 yılında ürün fiyatları düşük olduğundan seralar erken bozulmuştur. Bu birim alandan alınan verim de genel olarak düşük olmuştur. Bu nedenle iki serada bakım işlemlerinin yapılması ve seranın çok erken bozulması nedeniyle verim çok düşük (1 ve 7 ton/da) olmuştur.

Sonuç olarak: Ege Bölgesi’nde 1998 yılında yürütülen entegre mücadele uygulamalarında toplam 58 seranın %17'’inde pestisit kullanılmamıştır. Bu seraların %13’ünde bir, %13’ünde iki, %9’unda üç, %7’sinde dört, %13’ünde beş, %7’sinde altı, %4’ünde yedi, %2’sinde sekiz, %7’sinde on, %4’ünde onbir, %2’sinde ondört, %2’sinde onaltı ilaçlama yapışmıştır. İlaçlama sayısının fazla olduğu (ilaçlama sayısının 5 ve üzeri olan) seralar genellikle Muğla’da kış aylarında üretimin yapıldığı seralar olup, üretim mevsiminin uzun olmasından ve kış aylarında hastalıkların daha fazla çıkmasından kaynaklanmaktadır. Bu dönemde meyveler henüz olgunlaşmamış olup yararlılar da havaların serin olması nedeniyle nadiren görülmektedir. Bu nedenle fazla ilacın atıldığı dönemde rezidü kalıntısı ve doğal düşmanlara yan etkileri açısından önemli bir sorun oluşturmamıştır. Entegre mücadele uygulanan seralarda çok kısıtlı alternatif mücadele yöntemleri kullanılmasına karşın ilaçlama sayısı %40-100 arasında azaltılmıştır. Buna karşın entegre mücadele uygulamayan üreticilerin haftada en az bir, genellikle iki ilaçlama yaptığı ve bu ilaçlamalarda en az bir fungusit, bir insektisit uyguladıkları saptanmıştır. Üretim mevsiminin en az 6-10 ay sürdüğü göz önüne alındığında entegre mücadele yürütülün seralardailaçlama sayısının önemli oranda azaltıldığı görülmektedir. Ege Bölgesi’nde 1995 yılından beri 4 serada, 1996 yılından beri 3 serada, 1997 yılından beri 14 serada devamlı olarak entegre mücadele programı yürütülmektedir. 2-4 yıl boyunca entegre mücadele yürütülen seralarda doğal denge korunmuş ve yararlılar üretim mevsiminin başında ve zararlı yoğunluklarının çok düşük olduğu zaman görülmeye başlayarak çoğunlukla zararlıları baskı altına almışlardır. Bu seralarda zararlılar hemen hemen hiç görülmemiş ve hastalıklar da diğer seralara göre daha az görülmüştür.

İlk adım olarak entegre mücadele ile başlanılan üretimde alternatif mücadele ve yetiştirme tekniklerinin geliştirilmesi halinde son hedef organik tarım olmaktadır. Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde organik tarımın gerçekleştirilebilmesi için zararlılara karşı alternatif mücadele metotlarının geliştirilmesi, yetiştirme tekniklerinin belirlenmesi toprak işleme konularında organik tarıma uygun tekniklerin belirlenmesi; üreticilerin organik tarıma geçebilmesi için ise bu konuda bilinçlendirilmeleri, organik tarım ürün fiyatlarının özendirici hale getirilmesi, pazar olanaklarının sağlanması; Türkiye organik tarım standartlarının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrınca organik tarımı özendirici ve destekleyici önlemlerin alınması yerinde olacaktır.

Kaynaklar

Bora,T.,Delen N.,1981. Türkiye’de bitkisel üretimde tarımsal ilaç sorunu ve öneriler. 2. Türkiye İktisat Kongresi.

Tarım Komisyonu Tebliğleri, 809-824.

Delen,N., Özbek,T.,1992. Tarım İlaçları ve Çevre Tarım ve Mühendislik, 42:12-15. Tüzel,Y.,1999.

Greenhouses. Production methods in organic agriculture. Normative ve principles and technical

aspects. Ders kitabı: Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi İzmir-TÜRKİYE.

Tüzel, Y., 1999. Greenhouses. Production methods in organic agriculture. Normative principles and technical

aspects. Ders kitabı. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi İzmir-Türkiye

Hosted by www.Geocities.ws

1