ÇEŞİTLİ


  Yorgun görünüyorsun,biraz uzan istersen
           Sever gibi yapma artık
           Daha henüz vakit varken
           Bir kaç yaralı ruh
           Bir kaç bira sisesi
           Elimizde bunlar var
           Mutlu olmaya yetmez ki ask

  Yalanlarımız güzel,inanması zevkli
           Bir sey sevmeye degerse,
           Ölmeye de deger mi?
           Bir kaç uyku hapı
           Bir kaç kıskançlık krizi
           Elimizde bunlar var
           Mutlu olmaya yetmez ki

  Çalısmıs, kaybetmis, kosmus, yorulmustuk
           Birbirimize içmeden dokunamaz olmustuk
           Bir kaç kalp agrısı
           Bir kaç imdat çagrısı
           Elimizde bunlar var
           Mutlu olmaya yetmez ki ASK...

  Bazı yalanlar güzel
           Bazı gerçekler acıymıs
           Bazı ölümler uzun
           Bütün hayatlar kısaymıs . . .


-----------------------------------------------------------


  Batıya gidiyorum... 

  Batmak bilmiyor güneş inatlaşırmışçasına bulutlarla
  Gitmek istiyor sanki ama gidemiyor çıldırasıya gitmek istediği yere 
  Görmek istiyor belki, göstermek ya da görünmeyenleri sonsuza dek
  Bir sonu olduğunu kabul etmek istemiyor belki de herşeyin
  Sonsuzluğa inanmanın verdiği azametle duruyor yerinde
  Ve bu inançla görmezden geliyor yaklaşan kızıllığı, beliren yıldızları
  İsyan etmek haykırmak istiyor belkide gökyüzüne dönüp 
  Yararsız olduğunu o da biliyor ve lanet ederek kaderine 
  Kayboluyor....

  Batıya gidiyorum ...  karanlıkta...

--------------------------------------------------

  Yoksun umurumda bile değil...
  Yüreğime gidişin hiç dokunmadı, 
  Yoksun eşiğimdeki ayak izin hergün 
  Gelişin gözlerimce gidişin hiç bilinmedi, 
  Varsın böyle geçsin yalancı günler 
  Varsın canımı yaksın yine yanlızlık seninle doluyken baktığım dünler 
  Yıkar mı sandın beni bu yalancı ayrılık, 
  Varsın böyle geçsin yalancı günler 
  Varsın canımı alsın yine yanlızlık kokunu verirken vazomda güller 
  Yıkar mı sandın beni bu yalancı ayrılık!!!

---------------------------------------------------

	Ben ümitsiz aşklar için yaratılmışım
	Ayrılıklar için, sonsuz kederler için
	Ne zaman ta derinden sevsem birini
	Ezilmeli yeni açmış gülleri kalbimin
	En güçlü zehir olmalı aşk dediğin
	Alkol gibi damarlarımda yürümeli
	Sarmalı her yanımı gece olunca
	İçim de bir çıbancasına büyümeli
	İnsan sevince hergün birkez ölmeli
	Her gün bir başka yerine saplanmalı o kurşun
	Yollara düşmeli, perişan deli divane
	Erimeli potasında o garip varoluşun
	Artık uzak bir anıdır huzur ve sukun
	O büyük yangın başlamışsa yürekte
	Bir gün gelirde bu çaresizliğin
	Aranır bütün tesellisi  yürekte
	O yerde sevilmekte yalan sevmekte
	Nereye baksan diz boyu  karanlık
	Boşuna bir ışık arama göklerde
	Herşeyinle aşkın  içindesin artık
	Böyle gitgide derinlere çeker o bataklık
	Orada ölümsüz olur nice kara sevdalı
	Sevmek, hiç sevilmeden; korkunç güzel
	Aşk dediğin karşılıksız olmalı

-----------------------------------------------------

  İnsanların yüzlerini göremiyorum 
  Boğazım düğüm düğüm çözemiyorum 
  İstesem de yanına gelemiyorum 
  Tutsam şu karanlığı tutsam da yırtsam 
  Ah elim tutuşmasa elini tutsam 
  Susmasam konuşsam sesini duysam 
  Tutsam güzel yüzünü bağrıma bassam.....
  can canım canlarım 

----------------------------------------------------

	Geçtiğin yollarda hiç görmesende
	Yolunda taş olsam o bana yeter
	Seni sevdiğimi hiç bilmesende
	Gözünde yaş olsam o bana yeter
	Ruhum binbir pınar hep sana koşar
	Sevinçler içimde sel olur taşar
	Çiçekler açar mevsimler coşar
	Bir yaprak bağışla o bana yeter
	Şu kuşlar ağaçlar ne güzel
	Sakın ha kırmasın seni esen yel
	Saçımı okşasada bir başka el
	Selamını gönder o bana yeter
	İsmimi ansanda hiç anmasanda
	Beni tanısanda tanımasanda
	Otur bir kahve iç garip masamda
	Hatırımı sorsan o bana yeter

-----------------------------------------------------

  Hazır mı koynunuzda yerim
  gün olur gecikmiş çocuk gibi bağıra çağıra gelirim, 
  sıcak saklayın gecelerimi 
  karlar altından çıkıp geleceğim düşlerinizin alevinden 
  ılık bir rüzgar gibi eseceğim.....

------------------------------------------------------

  karanlık yollardan geçtik, 
  zehir gibi sular içtik, 
  bir yanımızda ölüm, bir yanımızda yar sevdik, 
  bir değil binbir kere sırat köprüsünden geçtik, 
  cehennem denen illetin ta göğsünü deldik geçik....


Back
1
Hosted by www.Geocities.ws