BÜLENT ECEVİT
GÖÇMEN
sevdiklerimin başında bir bilmediğim
görmediğim özlemediğim özlediklerimin başında
yurdum olmadan sıladayım
kimsem ölmeden yasta
yollarda gözlediğim ne
mektuplarda beklediğim ne
nereden sürmüşler beni buralar nere
buralar nere, buralar nere
bir bildiğim olmali, bilmez olmuşum
bir derdim olmalı, gülmez olmuşum
buralara konmuş göçmen olmuşum
bir derdim olmalı, gülmez olmuşum
---------------------------------------------------
Pulumur'un bir dağ köyünde gördüm onu
Yaşını sordum, bir giz gibi güldü
Kimi seksen dedi köylülerden, kimi yüz
Yüzüne baktim... bir giz gibi güldü
Bir asa vardı elinde
Bir solmuş krallığın
Kadifeden harmanisi üzerinde
Bir Hititliydi o, bir Selçuklu
Bir Ermeniydi, bir Kürttü
Bir Türk...
Yaşını sordum, bir giz gibi güldü
Koluma girdi bir soylu kadınca
Tozlu koy yolunda sürükleyerek eteğini
Beni bir tek gözlü sarayına götürdü
Köy yapısı kulübesinin
Zamanı onda yitirdim ben
Yitik zamanlara onda eriştim
En soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında
Bir taç gibi kondu başIma Turkiyeliğim.