AZİZ NESİN


ACININ DUVARI ASILINCA

Kendisi çatlamadan 
Toprağı çatlatamaz tohum

Asmışım sinirini mutsuzluğun
Ayrımsayamıyorum bile öyle mutsuzum

Acısını artık duyamıyorum
Ki kendim öyle bir acı olmuşum

Nasıl görmezse göz kendini
Kendimi arıyor bulamıyorum.


-------------------------------------


             ARKADAŞIM BADEM AĞACI

             Sen ağacların aptalı
             Ben insanların
             Seni kandırır havalar
             Beni sevdalar
             Bir ılıman hava esmeye görsün
             Düşünmeden gelecek karakış..
             Açarsın çiçeklerini ..
             Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
             Bir güler yüz bir tatlı söz..
             Açarım yüreğimi hemen
             Yemişe durmadan çarpar seni karayel
             Beni karasevda
             Hemde bilerek kandırıldığımızı
             Kaçıncı kez balanmışız bir olmaza
             Koo desinler bize şaşkın
             Sonu gelmesede hiç bir aşkın
             Açalım yinede çiçeklerimizi
             Senden yanayım arkadaşım
             Havanı bulunca aç çiçeklerini
             Nasıl açıyorsam yüreğimi
             Belki bu kez kış olmaz
             Bakarsın sevdan düş olmaz
             Nasıl vermişsem  kendimi son sevdama
             Vur kendini sende bu güzel havaya


---------------------------------------------------------


BOŞUNA

Sen yoksun.........
Boşuna yağıyor yağmur...
Birlikte ıslanmayacağız ki.....
 
Boşuna bu nehir......
Çırpınıp pırpırlanması.....
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...
 
Uzar uzar gider..
Boşa yorulur yollar..
Birlikte  yürüyemiyeceğizki..
 
Özlemlerde ayrılıklar da boşuna
Öyle uzaklardayız..
Birlikte ağlayamayacağız ki
 
Seviyorum seni boşuna..
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı Bölüşemiyeceğiz ki ...
 

---------------------------------------


ÇOĞALMAK

Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
Yalnızladıkça birbirimizi 
Haydi çoğalalım
Çoğaltarak kendimizi

Bir canım çoğal da bin can ol
Isıt yaşlıların yalnızlıklarını
Silinsin üşümüşlüğü birakılmışların

Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
Çoğal gözlerim çoğal
Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
Ellerime tutunun ellerime çoğalin
Okşayın sevecenlikle çocukları
Hıçkırırlarken uykularında bile


---------------------------------------


KENDİME ÖĞÜT

Uslanma hiç hep deli kal
Büyüme sakın çocuk kal
Es deli deli böyle kal
Son harmanında sevdanın
Tüken toz toz savrula kal
Suçüstü bulmalı ölüm
Ölürken de sevdalı kal ...


-----------------------------


OKUL

Mapus damı bana çok sey öğretti
Ama en çok sabretmeyi
Yalnızken kalabalık olmayı
Kalabalıktayken de kendimle kalmayı
Ve sürekli kavga edip
Durmadan kendimle barışmayı
Hiç gocunup yüksünmeden
İhanetlere katlanmayı
Beş metrede beşbin metreyi yürümeyi
Ve duvarların darlığında
Dünyaları dolaşmayı
Ve hepsinden de çok
Bütün yuvarlakları yüreğimde bileyip sivriltmeyi
İnsan olmayı insan olmayı


---------------------------------------------------


ÖLÜME EĞİLMEK

Uyumaya değil
Rüyalarıma gidiyorum
Orada yasayacağım isteğimce
Uyanıkken hiç yaşayamadığım

Hepsi de gençti güzeldi
Sevdim sevildim diye aldanarak
Son gördüğüm onlar olacak
Bunca yıldır sevgiye dayanamadığım

Ölüme değil
Sonsuzluğa gidiyorum
Orda dinleneceğim gönlümce
Yaşarken hiç mi hiç dinlenemediğim

Kalemim yine elimde
Kağıtlarım da önümde
Son uykusunda düşecek başım
Sağlığımda hiç eğmediğim


-----------------------------------------


SEN SÖYLEMEDEN DE BİLİYORUM

Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
 
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
 
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
 
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama isini bırak  bende
 
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
 
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
AMA KENDİNİ BIRAK BENDE


---------------------------------------


SUSARAK

Güneş altında söylenmedik söz yokmuş..
Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi..
Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz..
Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde..
Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik...
Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde....
Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor...
Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ...
Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde .....


------------------------------------------


YOK

Kitabımı sana adamak istedim
Gözlerine baktım
Gözlerin yok
Öpmek istedim
Yüzüne baktım
Yüzün yok
Tutmak istedim elini
Elin yok
İşit sözlerimi yüreğe işleyen
kulakların yok
Anlat bana bişey anlat
Dilin yok
Haydi yanyana
yanın yok
Kitabımı sana adamak istedim
Adın yok
Güvercin getirdi şiirimi geriye
Bu dünyada anlattığın kadın yok ....
 

----------------------------------------


YOKLUĞUNDAKİ SEN

Yine yalnız değilim her zamanki gibi
Bu Uzakdoğu gecesinde yokluğunlayım,
Aramızda yirmibeşbin kilometre
Sen kıştasın ben yazdayım
Sen bir yarısında dünyanın
Ben öte yarısındayım
Yine de bırakmıyor ellerimi yokluğun
Daha da bir gönlümcesin
Varlığından bin kat güzel
O yalımsal çıplaklığın yalaz yalaz
Ve en gizlerden konuşurken ellerin
İçimden gelmiyor mektup yazmak demeden
Sevişiyoruz yirmibeşbin kilometreden


------------------------------------------


YUVA

Yanyana geldikçe daha uzak
Birlikteyken daha kimsesiz
Bir ağrı sızım sızım yeri belirsiz
O da yalnız
Ben de yalnız
Acılar tutuyor bacamızdan
Görünmeyen taş duvarlar örmüşüz
Duvar olduk kendimize kendimiz
Ne yana dönsek
Kendimize çarparız


Back
1
Hosted by www.Geocities.ws