01.12.2006 SONRASI  HABERLER

Cumhuriyet Gazetesi

02/03.12.2006

Babil �lkesinde tutsak bar��


 


B
A�LARKEN

Mezopotamya'da ge�en y�zy�lda yap�lan arkeolojik �al��malar sonucunda elde edilen bulgular, �zellikle de �iviyaz�l� tabletlerin ��z�lmesi sonucunda elde edilen bilgiler, tek tanr�l� �� b�y�k dinin Sumer k�lt�r�nden nas�l "esinlendi�ini" ortaya koydu. As�rlard�r farkl� dinlerden diye birbirleriyle sava��yor insanlar. Peki, ayn� Tanr�'ya inan�yorlarsa neden sava��yorlar? Sak�n iktidar olmas�n yan�t�? Bir yandan da, Ortado�u'daki petrol kaynaklar�na g�z dikmi� olan emperyalist �lkeler, "B�l ve Y�net" politikas� ile yan yana ya�ayan halklar� birbirine d���r�yorlar.

��te kan g�l�ne d�nen Irak, i�te yeni bir i� sava��n e�i�indeki L�bnan. ABD'nin Ortado�u politikas� ve Papa'n�n M�sl�manlar� k�zd�ran s�zleri, "Yeni Ha�l� Seferleri" tart��mas�n� canland�rd�. Hedef "Kud�s'� kurtarmak" gibi g�sterilmi�ti ancak yoksul Bat�'n�n, zengin Do�u'yu ya�malama seferleriydi Ha�l�lar�nki...

Bu dizide, tek tanr�l� dinlerin ortak k�kenini anlat�p, benzerliklerden �rnekler veriyor; tarihin ba�lad��� yerden, Mezopotamya'dan g�n�m�z Irak'�na g�ndermeler yap�yoruz. Sumer k�lt�r� ile ilgili �al��malar�ndan �ok�a yararland���m�z; 92 ya��nda bilimin ve ayd�nl���n bayra��n� cesurca ta��yan

Muazzez �lmiye ��� 'a selam olsun!



B�L�M�N YARGILANDI�I DAVA

Muazzez �lmiye ��� , 1914 y�l�nda Bursa'da do�du. Bir s�re ��retmenlik yapt�ktan sonra 1936'da yeni a��lan Ankara Dil ve Tarih Co�rafya Fak�ltesi'ne girdi. Fak�lte'nin Sumeroloji, Hititoloji ve Arkeoloji b�l�mlerindeki e�itimini 1940'ta tamamlayan ���, �stanbul Arkeoloji M�zelerine �iviyaz�lar� uzman� olarak atand�. M�zede bulunan Sumer, Akad ve Hitit dillerinde yaz�lm�� 74 bin �iviyaz�l� belge �zerinde 33 y�l �al��t�ktan sonra emekli oldu. Birikimlerini 75 ya��ndan sonra yazarl��a d�ken ���'�n kitaplar� aras�nda "Bereket K�lt� ve Mabet Fahi�eli�i", "Kur'an, �ncil ve Tevrat'�n Sumer'deki K�keni" bulunuyor.

Ancak, son zamanlarda en �ok konu�ulan kitab� "Vatanda�l�k Tepkilerim" oldu. ��� hakk�nda, kitab�nda, Sumerlerde fahi�elerin ba�lar�n� �rtt���n� yazd��� i�in, "Halk� kin ve d��manl��a tahrik etmek ve a�a��lamak" su�undan dava a��ld�. 1 Kas�m'da yap�lan mahkemede ��� ve yay�nc�s� hakk�nda beraat karar� ��kt�.




Matematik, astronomi, ziraat ve sanat�n temellerinin at�ld���, medeniyetin ba�lang�� noktas� kabul edilen co�rafya...

Mezopotamya'n�n bereketli topraklar�

Dicle ve F�rat nehirlerinin aras�ndaki Mezopotamya, 5 bin y�l �nce yaz�n�n ke�fedildi�i co�rafyad�r. Sumerler, Mezopotamya'ya ilk yerle�en topluluklardand�r.
Mezopotamya, "meso-potamios" , yani "iki nehrin aras�" yd�. Dicle ve F�rat nehirlerinin aras�ndaki bu alan�n b�y�k b�l�m�, bug�nk� Irak topraklar� i�inde yer al�yor.

Mezopotamya, yapay sulamayla tar�m�n ilk kez yap�ld��� "Bereketli Hil�l" olarak da biliniyor. �nsanl�k tarihinde medeniyetin ba�lang�� noktas�, be�i�i olan Mezopotamya, matematik, astronomi, ziraat, mimarl�k ve sanat�n temellerinin at�ld���; 5 bin y�l �nce yaz�n�n ke�fedildi�i co�rafyad�r.

Mezopotamya'ya ilk yerle�en topluluklardan olan Sumerler, g�ky�z�n� incelemi�ler; Ay'�n hareketine g�re seneyi 30'ar g�nl�k 12 aya b�lm��lerdi.

Sumerlerin en �nemli iki politik miras�ndan biri olan ve M� 3000 y�llar�nda kurduklar� �ehir beylikleri, Hindistan'dan Akdeniz'e kadar olan alandaki ve orta�a� Avrupas�'ndaki �ehir krall�klar�n�n �nc�leri olmu�tur. Ninova, Babilon, Nimrud ve d�nyan�n ilk �ehirlerinden birisi olan Uruk, Babil Kulesi ve d�nyan�n yedi harikas�ndan birisi olarak kabul edilen Babil'in Asma Bah�eleri buradayd�.

Sumerlerin ikinci politik miras�, yaz�l� kanunlard�r. Al�m sat�m, bor�lanma, kira, miras b�l��t�rme gibi her t�rl� hukuksal i�lerin birer yaz�l� antla�ma ile yap�lmas� ilk Sumerlerde ba�lam��t�r.

Ta��nmaz mallar ilk olarak bir kadastro yoluyla Sumer'de g�venceye al�nm��t�r. Mezopotamya, Kitab-� Mukaddes'in ilk b�l�m� olan Eski Ahit'in geldi�i yerdi. Tek tanr�l� �� b�y�k dinin kurucusu Hz. �brahim bu topraklarda do�mu�tu. �zellikle, 20. yy'da yap�lan kaz�larla on binlerce �iviyaz�l� tablet bulunmu�, yaz�lar okunmu�, diller ��z�lm�� ve tamam�yla unutulmu� en az be� bin y�ll�k Ortado�u tarihi b�ylelikle ortaya ��km��t�.

Sumerolog Muazzez �lmiye ��� , "Bilindi�i gibi y�zy�llar boyunca Bat� k�lt�r�n�n temeli, Yunanl�lara, dini de Tevrat'a dayand�r�l�yordu. Fakat, Sumerlerin k�lt�r� ortaya ��kmaya ba�lay�nca, Bat� d�nyas�n�n geli�mesindeki ana kayna��n onlarda oldu�u anla��ld�" diyor.

���, arkeolojik kaz�lar ve �iviyaz�lar�n�n ��z�lmesiyle elde edilen bilgilerin Bat�'da bile uzun s�re bilimsel �evrelerle s�n�rl� kald���n�, T�rkiye'de ise yeni yeni i�lendi�ini s�yl�yor. "Peki dinlerin k�keni bilimsel olarak b�ylesine ispatland��� halde, radikal dinci ak�mlar neden bu kadar h�z kazand�" sorusuna ise "Bilineni, kabul edileni reddetmek kolay de�il" diye yan�t veriyor.

'ORTA�A� G�B� OLDUK...'

Din ad�na yap�lan sava�lar� ise "iktisadi" olarak tan�mlayan ���, "Siyaset ve din birbirine kar��t�r�l�yor. Orta�a� gibi olduk..." diyor. "Tek tanr�l� dinler neden hep ayn� topraklardan ��km��?" sorusuna, "Birbirlerinin devam� olduklar� i�in" yan�t�n� veriyor.




Kutsal kitaplarda benzer �yk�ler

Baz� ki�ilerin �ld�kten sonra Tanr� olmas� d���ncesi Anadolu ve Mezopotamya'da �ok eski bir gelenek. Hititlerde krallardan 'Tanr� oldu' diye s�z edilirmi�. Romal�lar ise imparatorlar�na, 'Tanr�n�n o�lu' derlermi�.
Nuh Tufan�'n� bilmeyenimiz yoktur. �ok eski �a�larda, Tanr�'n�n insanlar� cezaland�rmak amac�yla b�y�k bir tufan ��kard��� hik�yesinin, yaln�zca ilk kutsal kitap Tevrat'ta yaz�l� oldu�u san�l�yordu.

�lk Asurbilimcilerden George Smith 'in, Musul yak�nlar�ndaki Ninova'da yap�lan kaz�larda, Asur Kral� Asurbanipal '�n k�t�phanesi i�inde buldu�u tablet d�n�m noktas� oldu. Smith, 1872 y�l�n�n Aral�k ay�nda, elindeki tabletler aras�nda Tufan'�n bir hik�yesini okudu�unu ve bunun Kutsal Kitap'ta yer alan hik�yeyi tamamen kapsad���n� bildirdi�inde, Kutsal Kitap'�n basit fakat �ok eskilere dayanan "d�nyan�n ilk, en eski kitab�" olma ayr�cal��� sona erdi.

���'�n da yazd��� gibi bug�ne kadar yap�lan ara�t�rmalar, hangi din kitab� olursa olsun, yaln�z onu yaratan halklar�n �r�n� olmad���n� ortaya koyuyor. �yle ki, bunlar�n kom�u haklar�n geleneklerini, efsanelerini de al�p kendi g�r�� ve k�lt�rlerine g�re de�i�tirerek ya da eklemeler yap�larak yaz�ya ge�irdikleri anla��l�yor. Bunun en g�zel �rne�i tek tanr�l� dinlerin ilk kitab� olan Tevrat't�r. Tevrat'ta Sumerlerden ve Babillilerden, kom�ular� Kenanl�lardan, M�s�rl�lardan, �ran'dan ve Hititlilerden bir�ok etki g�r�l�r. Peki bu etkile�im nas�l ger�ekle�ti?

BAB�L H�K�YELER�

Babil Kral� Nabukadnezar (M� 586-538) �srail topraklar�na girer. Buras�n� yak�p y�kar, mabetlerini yerle bir eder. Bu arada pek �ok �srail bilginini Babil'e s�rg�n olarak g�t�r�r. S�rg�ne giden bilginler orada bo� durmazlar. �iviyaz�s�n� ��renip, Babil kitapl�klar�n� incelerler.

���'a g�re bir�ok konuyu da kulaktan dolma elde ederler. S�rg�nden geri d�nenler kendi halklar�n� bir araya toplamak i�in Tevrat'� kaleme al�rlar. Yani Babil'in hik�yelerini kutsal kitaplara bu �ekilde ta��rlar.

�rne�in, Musa'n�n kanununda bulunan ana babaya sayg�, kimseyi �ld�rmeyeceksin, zina yapmayacaks�n, �almayacaks�n, yalan tan�kl�k etmeyeceksin, kom�unun kar�s�na ve mal�na g�z dikmeyeceksin gibi kurallar Sumer kanununda da ayn�. Yaln�z Sumer kanunu daha insanc�l; g�ze g�z, di�e di� yok cezalarda. Yahudilere tek tanr� d���ncesi Musa ile giriyor. Ondan �nce Sumer etkisiyle �brahim'in �ahsi tanr�s� vard�. Sumerlere g�re her insan�n kendisine ait bir tanr�s� bulunuyordu. Tevrat'a g�re �brahim'in tanr�s� aile tanr�s�, kabile tanr�s�, �srail tanr�s�, en sonra da b�t�n insanlar�n tanr�s� oluyor.

Sadece Yahudilerin de�il H�ristiyan ve M�sl�manlar�n atas� olarak kabul edilen �brahim Peygamber ve ailesi, Tevrat'a g�re, Mezopotamya'da Kaldeali Ur'dan Harran'a g��m��, oradan da bir t�ccar kolonisi i�inde Filistin'e girmi�ti.

Askerleri ve parasal g�c� ile kendi tanr�s�n� onlara tanr� olarak kabul ettirmi� ve bu arada Mezopotamya'dan getirdiklerini a��lam��t�.

"Kur'an �ncil ve Tevrat'�n Sumer'deki K�keni" kitab�nda ��yle devam ediyor ���: "Evrenin ve insan�n yarat�lmas�, yasak meyve, cennetten kovulma, Havva'n�n �dem'in kaburgas�ndan var edilmesi, �dem ve Havva'n�n �ocuklar� Habil ve Kabil'in �yk�s�, Tufan, Ey�p'�n sabr�, sular�n kana d�nmesi, �brahim'in torunu Yusuf'un r�yas� �zerine karde�lerinin, onun kendilerinden �st�n olaca��n� yorumlayarak onu �ld�rmeye kalkmalar� konular� hep Sumerlerde de g�r�lmekte. Bu konular� y�zeysel olarak Kuran'da da buluyoruz. Son zamanlarda saptad���m�z bir ayet bunlara ek oluyor:

�nsanlardan kimi Allah'a yaln�z bir y�nden kulluk eder. ��yle ki: Kendisine bir iyilik dokunursa buna pek memnun olur, bir de musibete u�rarsa �ehresi de de�i�ir." (Hac Suresi, ayet 11.)

Bunun benzerini Sumer �iirinde buluyoruz:

E�er a� iseler �lm�� gibidirler

E�er tok iseler tanr�larla yar���rlar

E�er i�leri yolunda giderse g��e uzanm�� gibidirler,

S�k�nt�da iseler yeralt�na girmi� gibi olurlar.

�SA �LE �OBAN TANRISI DUMUZ� BENZERL���

"Tarih Sumer'de Ba�lar" kitab�n�n yazar� ve art�k hayatta olmayan tan�nm�� Sumerolog Samuel Noah Kramer ise Hz. �sa ile Sumer'de �oban Tanr�s� olan Dumuzi (Tanr��a �nanna 'n�n kocas�) aras�nda paralellikler kuruyor. Buna g�re �sa'n�n �lmeden �nce g�rd��� i�kence ve eziyetleri ve �ld�kten sonra sonland�r�lacak diye beklenmesi, Dumuzi'nin cinler taraf�ndan yeralt�na g�t�r�l�rken vurulmas�, d�v�lmesi ve yeralt�ndan ��kmas�n�n beklenmesini hat�rlat�yor.

Kramer, ayn� hik�yenin �sa'ya yak��t�r�lm�� oldu�unu vurguluyor. Ayr�ca �sa'n�n kendisi i�in "Ben iyi bir �oban�m, koyunlar�m u�runa can�m� veririm" demesi de Dumuzi'nin �obanl���n� �a�r��t�r�yor. Onun "Tanr�n�n o�lu" olmas� Sumer inan���ndan kaynaklan�yor.

Dumuzi, bug�n kulland���m�z takvimde Temmuz diye ge�iyor. Yahudilerde ise Tammuz ad�n� al�yor. Bu ay�n 17'sinde �srail kad�nlar�n�n oru� tutarak mabet kap�s�na gidip a�lamalar�, Dumuzi'nin yeralt�na g�t�r�l��� dram�n� canland�r�yor. Baz� ki�ilerin �ld�kten sonra Tanr� olmas� d���ncesi Anadolu ve Mezopotamya'da �ok eski bir gelenek. Hititlerde krallardan "Tanr� oldu" diye s�z edilirmi�.

Romal�lar ise imparatorlar�na, "Tanr�n�n o�lu" derlermi�. Ya da kendileri Tanr�'n�n o�lu olduklar�n� ilan ederlermi�. H�ristiyanl�kta Zerd��t inanc�ndan da etkiler g�r�yoruz. Zerd��t inanc�nda, �yilik ve ayd�nl�klar Tanr�s� Ahuramazda (H�rm�z), Karanl�klar ve K�t�l�kler Tanr�s� Ahriman vard�r. Evrenin yazg�s� bu iki tanr�n�n birbiriyle m�cadelesi i�erisinde s�r�p gitmektedir.

H�ristiyanl�k ortaya ��k�nca bu inanca MS 3. y�zy�lda ya�ayan Mardinli Mani veya Manes yeni bir yorum getirmi�tir. �sa, Ahuramazda'n�n yerine, �eytan ise Ahriman'�n yerine ge�mi�tir.




Meryem hik�yesi de eskiye dayan�yor

Hz. Meryem'den �nce de �e�itli k�lt�rlerde Tanr�'dan gebe kalma hik�yeleri g�r�yoruz. Hintlilerde bakire Rohini bir Tanr� o�lu do�uruyor. �in'de Tanr� Foe 'nin annesi G�ne� �����ndan gebe kalm��. Mo�ol Buyan Han '�n k�z� Alankowa kap�dan giren Ay �����ndan gebe kald���n� s�yl�yor. �lgin� olan�, bunlara benzer olaylar K�z�lderililerde de bulunuyor. Kuzey Amerika'da ya�ayan Hopi yerlileri aras�nda bir �yk�de, hi�bir erkekle beraber olmayan bir k�z sabaha kar�� odas�na giren G�ne� ���nlar�ndan gebe kal�yor.

Sumer a�k Tanr��as� �nanna ; Akadlarda ��tar , �srail'de Astarta , Yunanl�larda Afrodit , Romal�larda Ven�s ad� at�nda sayg� g�rm�� ve varl���n� s�rd�rm��t�r. Bug�n de �sa'n�n annesi Meryem 'e, �nanna'ya ait nitelikler yak��t�r�l�yor. O da �nanna gibi, g���n h�kimesi, sosyal adaletin savunucusu, fakirlerin, ezilenlerin koruyucusu say�l�yor. Yine, Mezopotamya'da eski �a�lardan ba�layarak Yeni Babil devrine kadar adak olarak veya k�tl�ktan korunmak �zere �ocuklar mabede verilirdi. Meryem hik�yesinde bu gelene�in s�rd��� anla��l�yor.

SUMER'DE TANRI EV� VE AY K�LT�

Sumer'de krallar�n nas�l saraylar� varsa Tanr�lar�n da �yle evleri olmal�yd�. Bunun i�in "Tanr� evi" ad� alt�nda g�rkemli tap�naklar, yanlar�nda Tanr�larla insanlar� yakla�t�rd��� d���n�len basamakl� kuleler yap�lm��t�. Daha sonra da bu Tanr� evleri sinagoglara , kiliselere, camilere d�n��t�. Hil�l, Sumer Ay Tanr�s�'n�n sembol�d�r. Sumer dininde Ay k�lt�n�n �nemli bir yeri vard�r. Ay�n ilk g�r�nd��� g�n, 15 g�nl�k oldu�u ve g�r�nmedi�i g�nlerde t�renler yap�l�r, hatta baz� yiyecekler yenilmezdi. �slamiyette de oru� ve bayramlar Ay'�n g�r�n���ne g�re d�zenlenmi�tir.

Sumer kanunu, Babil Kral� Hammurabi 'nin yapt��� kanuna temel olmu�, ondan Musa ve Yahudi kanunu, ondan da �slam kanunu etkilenmi�tir. Hammurabi'nin (M� 1750) G�ne� Tanr�s�'ndan kanunu al���, Musa'n�n Tanr�'dan kanunu al���na �rnek olmu�tur. �lgin� olan, �slamda hukukun, Araplar�n Irak topraklar�n� ele ge�irdikten sonra kuralla�mas�d�r.





ZERD��T �NANCINDAN GE�ENLER

Sumerlere g�re �l�ler, "kur" adl� karanl�k, d�n��� olmayan bir yeralt� d�nyas�na gidiyorlar. Tevrat'ta bu; �eol, Yunan'da hades, �slamda ahret olarak devam etmektedir. Sumerlere g�re burada tekrar dirilme yok. Fakat yeralt� d�nyas�, oran�n Tanr�lar�, rahipleri, �lenlerin g�lgeleriyle olduk�a hareketli bir yer. Buradan baz� �zel durumlarda g�lgeler yery�z�ne ��kabiliyor. G�lgame� 'in �a�r�s� �zerine arkada�� Enkidu' nun g�lgesi ��karak iki arkada� konu�uyorlar. Tevrat Samuel 1: 28'de Kral Saul 'un iste�i �zerine Samuel'in g�lgesi yeralt�ndan ��k�yor. Cinlerin yok edilmesi dualar� da Babil k�kenlidir. �l�lerin tekrar dirilece�i, cennet, cehennem ve S�rat K�pr�s� inan��� ise Yahudilere Zerd��t dininden ge�mi�tir. Bu da Babil tutsakl��� s�ras�nda Perslerin etkisiyle olmu�tur. Tek tanr�l� dinlerle Sumer k�lt�r� aras�ndaki benzerlikler yazmakla bitmiyor. ��yle ki:

* Sumerler kad�nlar� bir tarlaya benzetmi�ler. Ayn� deyim hem Tevrat hem Kuran'da var. Kuran'da "Kad�nlar�m�z sizin i�in bir tarlad�r, tarlan�za nas�l dilerseniz �yle var�n" yaz�l� (Bakara Suresi, ayet 223).

* Sumerlerde 7 say�s� �ok �nemlidir. 7 g�n ge�mek, 7 da� a�mak, 7 ���k, 7 a�a� gibi. Ayn� �ekilde Tevrat ve Kuran'da da 7 say�s� bolca bulunmaktad�r. �slama g�re cennetin 7 kap�s� vard�r; Sumer yeralt� d�nyas�n�n da 7 kap�s� bulunuyor.

* Sumerlerde, okul tabletlerine g�re 6 g�n �al��ma, 7. g�n dinlenme var. Bu Yahudilere �abbat olarak ge�mi�. On emirde, "�abbat'� d���n, onu kutsal g�n olarak g�r!" deniyor. Yahudilere ve Kuran'a g�re Tanr� 6 g�nde d�nyay� yarat�p yedinci g�n dinlenmi�. Bu g�n�n cumartesi olmas� da Babillilerden ge�mi�. Babilliler her ay�n 7. g�n�nde (�apatu) bir kutlama yaparlard�. �slamiyette bu g�n cuma g�n�ne d�n��t�r�lm��, ancak kurallar� daha hafifle�tirilmi�tir.

EY�P PEYGAMBER �YK�S�

"Ey�p Peygamber'in sabr�" hik�yesinin de Sumerlerden kaynakland���, ancak 20. y�zy�l�n ikinci yar�s�ndan sonra anla��labilmi�. Bu metnin yaz�ld��� tabletlerin bir k�sm� Philadelphia �niversitesi'nde, di�er k�sm� �stanbul Arkeoloji M�zeleri'nde bulunmu�. Bunlar ayr� ayr� okunup birle�tirilince 135 sat�ra ula�an �iir tarz�nda yaz�lm�� bir hik�ye ortaya ��k�yor. Fakat par�alar�n bir�ok yeri k�r�k ve bozuk oldu�undan metnin t�m� tam olarak elde edilememi�.

Hik�yenin ana fikri; insan�n felaketlere u�rad��� zaman bunu yapan Tanr�ya lanetler sa�aca�� yerde, onu y�celterek, ona yalvar�p yakararak kalbini yumu�at�p, bu felaketlerden kurtulabilecekleridir. Sumer'de yalvar�lan Tanr�, insan�n kendi Tanr�s�d�r. O, Tanr�lar meclisine bu dualar� g�t�rerek iyi sonu� al�yor.






Mezopotamya'n�n talihsiz miras��lar�

Irak'ta i�galden bu yana Musul'daki H�ristiyanlar�n yar�s� �lkesini terk etmi�.
Irak'ta, yani Mezopotamya'n�n kalbinin oldu�u topraklarda bug�n i� sava� ya�an�yor. Emperyalizmin, daha �nce yan yana ya�ayan farkl� etnik ve dini gruplar� birbirine nas�l d���rd���n� g�rmek a��s�ndan Irak g�ncel bir �rnek. Farkl� etnik ve dini gruplar bir yana, art�k ayn� a�iret i�indeki farkl� mezhepler aras�nda bile kavgalar ba�lam�� durumda. ABD i�galinin ard�ndan tam bir cehenneme d�nen Irak'ta can g�venli�inden bahsetmek hi� m�mk�n de�il.

Birle�mi� Milletler M�lteciler Y�ksek Komiserli�i (BMMYK), ABD'nin Irak'� 2003 y�l�nda i�gal etmesinden bu yana 1.6 milyon ki�inin �lkeyi terk etmek zorunda kald���n� a��klad�. 2003 y�l�ndaki n�fusu 26 milyon olan Irak'ta 1.5 milyon ki�i de �lke i�inde yerinden edilmi� durumda.

Irak'ta n�fusun y�zde 4'�nden (bir milyondan daha az) daha az bir kesimini olu�turan H�ristiyanlar da h�zla �lkeyi terk ediyor. BMMYK'nin yay�mlanmam�� bir raporuna g�re 2006 y�l�n�n ilk �eyre�inde, �rd�n'�n ba�kenti Amman'daki s���nmac�lar aras�nda Irakl� H�ristiyanlar ba�� �ekiyordu. BMMYK verilerine g�re Irak'�n ABD taraf�ndan i�gal edildi�i 2003 y�l�ndan bu yana Suriye'ye s���nan Irakl�lar�n y�zde 44'� H�ristiyan. Cinayetler, adam ka��rmalar ve �l�m tehditleri y�z�nden Ba�dat'tan, �ngilizlerin kontrol�ndeki Basra'dan, Musul'dan ka��yor H�ristiyanlar. Ba�dat'taki Piskopos Andreos Abouna 'n�n s�yledi�ine g�re 2003 y�l�ndan bu yana H�ristiyanlar�n yar�s� �lkeyi terk etmi�.

Irak'ta bir�ok H�ristiyan, �okuluslu g��le i�birli�i yapmakla ve Bat�'ya destek vermekle su�lanm��. Oysa, H�ristiyan liderler Bat�'n�n kendilerine �ok az destek vermesinden �ik�yet�i. 2004 ve 2005 y�llar�nda bir�ok kilise bombalanm��.. ancak su�lular bulunamam��. Paskalya ve Noel kutlamalar�na art�k �ok az insan kat�l�yor. Kiliseleri korumak ise H�ristiyanlar�n kendilerine kalm��.

2003 y�l�ndan bu yana Musul'daki H�ristiyanlar�n yar�s� bu topraklar� terk etmi�, geride kalanlar da ayr�lmay� d���n�yorlar. Ailelerden �o�u Avustralya ve �sve�'e gitmi�, bir�o�u s���nmac� konumuna d��m��. H�ristiyanlar i�in �nemli bir yer olan Ninova, Kutsal kitaplarda ge�en ve "Yunus Peygamber'in kendisini yutan bal���n karn�ndan ��kar�ld���na inan�lan yer."

Eski Ninova'da, Asurlular�n tap�na�� olan bir yap� Yunus Peygamber ad�na ithaf edilerek Yunus Manast�r� haline getirilmi�. �ngiltere'de yay�mlanan The Guardian gazetesine konu�an Musul Vali Yard�mc�s� Dr. Yusuf Lalo , H�ristiyanlar olarak Ninova'y� kendi b�lgeleri kabul ettiklerini, ABD i�galinden sonra Musul ve Ba�dat'tan H�ristiyan k�kenli 3 bin 500 ailenin gelip buraya yerle�ti�ini belirtiyor. Saddam H�seyin 'nin Arapla�t�rma kampanyas� y�z�nden daha �nce bir�ok aile Ninova'daki topraklar� terk etmek zorunda kalm��.

'�NCEDEN B�RL�KTE YA�IYORDUK'

Saddam H�seyin devrildikten sonra Irak'ta may�s ay�nda kurulan ilk h�k�mette �nsan Haklar� Bakan� olan H�ristiyan k�kenli Vijdan Mikha'il ise �unlar� s�yl�yor:

"Ben kendimi �nce Irakl� sonra H�ristiyan olarak g�r�yorum. �nceden, hep birlikte ya��yorduk, kimse sen S�nnisin, �iisin ya da H�ristiyan diye d���nmezdi. Ama durum �imdi farkl�." Mikha'il, Irak'� terk eden H�ristiyanlarla ilgili soruya ise ��yle yan�t veriyor:

"Bu s�re� sava�tan �nce ba�lad� ve giderek h�z kazand�. Okullarda bug�n H�ristiyanlara k�fir diyor di�er �ocuklar, bu da M�sl�mandan farkl� oldu�u anlam�na, dolay�s�yla farkl� muamele g�rebilece�i anlam�na geliyor. B�yle giderse 20 y�l i�inde Irak'ta hi� H�ristiyan kalmayacak."








ABD i�galinin ard�ndan �lkedeki arkeolojik alan ve m�zeler ciddi tahribata u�rad�, �ok say�da eser �al�nd�.

Irak'ta ya�malanan insanl�k tarihi

D�nyadaki m�zecilere g�re Irak'taki m�zelerin ya�malanmas�, bu alanda II. D�nya Sava��'ndan sonra ya�anan en b�y�k h�rs�zl�k.

Mo�ollar�n 1258'de Ba�dat'� yak�p y�kmas�, �skenderiye K�t�phanesi'nin 5. y�zy�lda yak�lmas� gibi, Irak'�n ABD taraf�ndan 2003 y�l�nda i�galinden sonra m�zelerin ve arkeolojik alanlar�n ya�malanmas� insanl�k tarihine kara bir sayfa olarak a��ld�. Ayaklar alt�na al�nan sadece bir �lkenin k�lt�r� de�il, d�nya miras�yd�. Mezopotamya'n�n kalbini ta��yan bug�nk� Irak, binlerce arkeolojik b�lgeye sahip bir �lke. Ne yaz�k ki bunlardan baz�lar�n�n �zerine ABD ve �ngiliz u�aklar� bombalar ya�d�rd�. 2003'te ba�ta Irak Ulusal M�zesi'nde (Ba�dat M�zesi) olmak �zere ya�malama s�ras�nda ya�ananlar, sald�r�lar� ger�ekle�tiren insanlar�n profesyonel olmad���n� g�steriyordu. Ellerine ne ge�iyorsa al�yorlar ya da k�r�yorlard�. Ya�mac�lar aras�nda kad�nlar, �ocuklar ve ya�l� insanlar vard�. E�itimsiz insanlard�. Bu insanlar�n �o�u yoksul �ii b�lgesinden geliyordu. Uzak bir k��ede bulunan �slami el yazmalar�, �branice yaz�lar ve binan�n zeminindeki eserler ya�madan kurtulabilmi�ti ancak. Bu arada, insan bir yandan soruyor kendisine, Irak'a birka� kuru� para biriktirmek i�in ya da "ramboluk" yapmaya giden ABD'li gen� askerler Sumer k�lt�r�nden, Mezopotamya'n�n medeniyetin be�i�i oldu�undan haberdar m�yd�? Ge�mi�i ancak birka� y�zy�la dayanan ABD'nin askeri, ge�mi�i 5 bin y�l �ncesine giden insanl�k tarihini korumay� kendili�inden ak�l edebilir miydi?

ABD'DE TEPK�

ABD'de bile baz� sanat �evreleri de h�k�mete Irak'taki hastane, okul ve k�lt�rel ��eleri i�eren binalar�n vurulmamas�, korunmas� �a�r�s�nda bulunmu�tu, ancak seslerini yeterince duyuramad�lar. Bush y�netimine k�lt�rel konularda dan��manl�k veren iki ki�i istifa etti. Baltimore'daki Walters Art Gallery'nin M�d�r� Gary Vikan "Benzin nas�l arabalar�m�z i�in gerekliyse, Sumerlerden kalan tabletlerin de ge�mi�imiz i�in o kadar �nemli oldu�unu bir anlam�� olsayd�k, bunlar olmazd�" diyerek isyan ediyordu.

SAKLANAN ESERLER

Neyse ki �al�nan 15 bin par�a eserden yakla��k yar�s� daha sonra geri geldi. Baz� eserler de sakl� oldu�u i�in kurtulmu�tu. M�zenin �evresindeki sakl� be� g�venlik odas�nda, merkez bankas�n�n alt�ndaki mahzenlerde ve Ba�dat'�n �evresinde yeralt� s���naklar�nda binlerce par�a sakl�yd�. ABD i�galinin ard�ndan Ba�dat'ta her k��ede ger�ek ya da sahte tarihi eserler pazarlan�yordu. Ancak sahtecilik �ylesine geli�mi�ti ki bu eserler �zerinde bile Irak Ulusal M�zesi m�hr� vard�. D�nyadaki m�zecilere g�re Irak'taki m�zelerin ya�malanmas�, bu alanda II. D�nya Sava��'ndan sonra ya�anan en b�y�k h�rs�zl�kt�.

Bu arada, ABD i�gali ba�lamadan da baz� tarihi eserlerin �al�nd��� iddia edildi. Hatta Saddam '�n o�lu Uday '�n uluslararas� pazarlarda satt��� tarihi eserlerden milyonlar kazand��� ileri s�r�l�yordu. Irak Ulusal M�zesi, 1921'de Irak'�n s�n�rlar�n� �izen �ngiliz arkeolog ve casus Gertrude Bell taraf�ndan kuruldu. M�ze, 1991 y�l�nda K�rfez Sava�� y�z�nden kapatt��� kap�lar�n� 10 y�l sonra yeniden a�m��t�.








'Arkeoloji bilmeyenler k�lt�r bakanl���nda

Irak Ulusal M�zesi'nde, M� 3200 y�l�na ait eserler bulunuyordu. Ya�malama sadece ABD'nin 2003 y�l�ndaki i�galinde ger�ekle�memi�, daha �nce 1991 y�l�ndaki K�rfez Sava�� s�ras�nda ya�anan kar���kl�k s�ras�nda da benzeri ya�anm��. K�rfez Sava��'ndan sonra da Irak'ta Saddam'a kar�� geni� �apl� ayaklanmalar oldu�unda ya�anan kar���kl�kta bir�ok �nemli m�ze ve arkeolojik alan ya�malanm��. Yakla��k 4 bin par�a tarihi eser kaybolmu� veya tahrip edilmi�. Irak'a uygulanan yapt�r�mlar y�z�nden artan yoksulluk sonucunda arkeolojik alanlardan ve m�zelerden tarihi eserler �al�nm��. Kolay ta��ns�nlar diye kimisi par�alanan �al�nt� eserlerin �srail ve �svi�re �zerinden Londra'ya uzanan yolculuklar�, a��k art�rmalarda ya da antikac�lar�n arka odalar�nda son bulmu�.

SADDAM'IN TAR�H MERAKI

Bir�ok diktat�r gibi Saddam H�seyin de tarihi ki�iliklere �zeniyordu. Ulusal uyan�� ve ge�mi�teki zaferlerin benzerlerini ba�araca��na s�z veren Saddam, Babil'deki �nl� Asma Bah�eleri'ni kurduran Nebuchadnezzar ile k�yasl�yordu kendisini. Hatta kentin duvarlar�n�n restorasyonu s�ras�nda �zerinde Nebuchadnezzar ile kendi ad�n�n yaz�l� oldu�u tu�lalar kulland�rtm��t�. Arkeoloji alan�nda Saddam'�n kendisi i�in yapt�rd��� bir saray bile vard�.

Dr. Donny George , Irak'ta Tarihi Eser ve Miras� Kurulu Ba�kan�'yd�. 2003'te Irak Ulusal M�zesi'ni korumak ve ya�malanan eserleri kurtarmak i�in verdi�i u�ra�larla tan�n�yordu. Hatta elemanlar�na silah da��t�p i�galcilere ve ya�mac�lara kar�� direnmelerini istemi�ti. George y�llarca verdi�i u�ra�a ra�men A�ustos 2006'da istifa etti. Ailesiyle birlikte Suriye'nin ba�kenti �am'a ka�mak zorunda kald�. George, "Eyl�lden itibaren maa�lar� �deyecek para yok" demi�ti. Ona g�re �zel stat�deki tarihi eserleri korumakla g�revli 1400 ki�inin maa�s�z kalmas�, olas� ya�malamalar�n �nlenmesi i�in �ok az �aba harcanaca�� anlam�na geliyor. Asuri H�ristiyan olan Dr. George, tarihi eserlerle ilgili �al��malar�n Irak'taki mezhep farkl�l�klar�ndan ve bunlar�n y�netime yans�mas�ndan olumsuz etkilendi�ini belirtiyor.

Ayl�k Art Newspaper'�n a�ustos say�s�na konu�an George, Irak K�lt�r Bakanl��� kadrolar�n�n �ii Mukteda el Sadr yanda�lar� ile dolduruldu�unu s�yledi. El Sadr'�n, Tarihi Eser ve Miras� Kurulu �zerindeki etkisinin giderek artt���n� s�yleyen George, "Yeni bakanl��a gelen bu ki�ilerle �al��amam. Arkeoloji ya da tarihi eser nedir bilmiyorlar..." diyor... George'a g�re radikal �slamc�lar sadece �slam eserleriyle ilgileniyorlar, Irak'�n �slam �ncesi tarihini ise �nemsemiyorlar.


Hosted by www.Geocities.ws

1