-
-
- Pardon! Acaba sizi sevebilir
miyim?
-
- Neden?
- Neden olacak, korkuyorum!
- Korkuyor musun?
- Evet ya, korkuyorum.
Çünkü seni seversem hemen huyun suyun değişecek. Sende sevdiğim şeyler
farklılaşacak. Şımaracaksın. Beğenmez olacaksın artık beni. Çünkü ben artık
muhtaç olmuş olacağım sana, senin gözünde. Öyle değil mi?
-
- Bilmez misin?
- Muhtaç olmak acizliktir.
Simdi seni sevdiğim için cezalandıracaksın beni biliyorum! Hor göreceksin,
bekleteceksin, aramayacaksın.
- Çıkarların on plana
çıkacak. Eğer çıkarlarını da sevmezsem beni sileceksin. Yalan mi? Sileceksin iste!
-
- Sonra her gün benden azar
azar uzaklaşacağını izleyip kahrolacağım.
- Yahu ben bir seven'im. Yani
seni sevgimle onurlandırmış bir insan.
- Dünyayı ayakta tutacak
insan kudretinin adıdır Sevgi...
- Simdi ben sevdim diye, bu
kudrete ve cesarete sahip oldum diye
- sen beni nasıl ve ne hakla
cezalandırabilirsin? Aklim almıyor.
- Zeka seviyem de,
insanlığım da, Yüreğim de.
-
- Yok! "Seni
seviyorum" cümlesini çok sarf etme eskir!
- Yok! Herkese "seni
seviyorum" deme, sadece aşık olunca kullan!
- Yok! "Seni
seviyorum" demeden önce bindir hokkabazlık yap ve
- şirin görün ki sevdiğin
sevildiği için kendini dev aynasında
- görmesin, onu inlet,
surundur, aklini başına getirt, mahvet!
- Neden? Çünkü, bu makbul.
- Kaç.... sevsen de sevmesen
de kaç!
- Neden? Çünkü kaçan
kovalanır aptal! Kaçan kovalanır...
-
- iyi de, neden sevdiğim
için kaçıyorum ki?
- Ben kaçacak ne yaptım?
- Kaçarak daha mi makbul
olacağım?
- Kaçarsam daha mi kıymetim
anlaşılacak?
-
- Sevmek utanç verici bir
şey mi ki kaçmam gerek?! Anlayamıyorum...
- Oysa ben zaten sevdiğimi
severek devleştirmişimdir.
- Onun dev aynasında
kendisini yeniden devleşmesine ne gerek var ki?
- Bir görebilse benim
gözlerimle kendini, eminim kıskanacaktır bendeki kendisini... Yok ama yok!
- Bilmez sevgililer sevilmenin
eşsizliğini, bilmez...
- Ondandır bol keseden
sevgiyi böyle tüketişleri... Ben hiç şımarmayan, değişmeyen, yozlaşmayan, uçup
gitmeyen, tükenmeyen sevgi görmedim.
-
- Artık cenaze törenleri iki
turlu yapılmalı. Biri bedenler için,
- Diğeri zorla öldürülen
sevgiler için!... Ne demiş Yılmaz Erdoğan,
- " Ben senin beni
sevebilme ihtimalini sevdim" Anlayın artık varlıkları değil, ihtimalleri sever
olduk...
-
- Neden?
-
- Çünkü ihtimaller
hayallerimizdir. Sevmekse hayatin bir gerçeği.
- Hayallerimizde sevgilimiz
hiç değişmez. hatta "seni seviyorum" dedikçe ya gözleriyle, ya elleriyle ya
da tatlı diliyle " beni sevdiğin için teşekkür ederim askım " der...
-
- Teşekkür etmek?! Beni
sevdiğin için...
- Evet ya... Bir onurdur, bir
ödüldür, bir şereftir sevmek ve sevilmek.
- Özgürlüğümüzdür,
cesaretimizdir, insanlığımızdır, ayrıcalığımızdır.
- Ama ne yazık ki birde butun
bunları farkında olamayışımızdır
- sevmek...
-
- Korkuyorum.
- Hep sevdiğim için
cezalandırıldım. Artık "seni seviyorum" derken
- bana tuhaf tuhaf bakmayacak
varlıkları daha çok sevmeye
- niyetliyim...
- Bir çiçek gibi...
- Bir hayvan gibi...
- Bir dağ manzarası gibi...
- Bir su damlacığı gibi...
- Bir küçük tomurcuk gibi
- henüz doğmakta olan...
-
- Çünkü hepsinin insanlarda
var olan bir büyük silah dan arındırılmışlığı var. Yani dilleri yok, dilleri!
Konuşamazlar... Sadece dinlerler...
- Sevginizi anlayarak
hissederek dinlerler.
- Onlara "Pardon! Acaba
sizi sevebilir miyim? " demeniz gerekmez.
- Direkt söylersiniz
sevginizi hesapsızca, umarsızca... Saymadan...
-
- Ve sevgimi ifade edecek her
turlu çılgınlığı hesapsızca yapmak
- istiyorum. Gurur denilen
sözcüğü sözlüklerden çıkartmak,
- sevdiğim için sevilerek
ödüllendirilmek istiyorum...
-
- Yazarı bilinmiyor....
|