![]() |
Dünyaya ilk göz
kırpış ve son kırpış arasında sıkışır hayat. Bir an mı yoksa bin yılmı
geçer.İlk ağlama ile son inilti arasında hiçbir fark yoktur. İkisinide bilmeden
çıkarırsın. işte o arada geçen kahkaha ve iniltilerdir yaşam.Hep bir olayın sonu
bu iki şey ile sonlanır.Ya doya doya kahkaha atarsın yada inliyerek ağlarsın veya
kahredersin. işte bukadar basit iki olay arasında gidip gelip yaşadığımızı
anlarız.Herşey boştur. Şu oturduğumuz koltuk yumuşaksa bize haz verir gülümsetir,
taştan döşekse inletir.yoksa oturulan yerin yeşilmi? sarı mı? kadife mi?keten mi
olduğu önemli değildir. Pencereden baktığında gördüğün ağaçlar ve rengarenk çiçeklerdir seni mest eden, yoksa gözünün önünde seni hapis eden mavi kırmızı perdeler değildir... Ya çok halsiz ve yalnız hissettiğinde kendini saran kolların, cılız veya esmer olması değildir önemli olan, onun seni sararken duyduğun emniyet ve sana tattırdığı güven hissidir. |
|
| Elinde tutuğun bardaktaki
susuzluğunu gideren sıvı; annenin senin için kaynattığı şerbettir,sana güç veren,süslü kavanozlarda rengarenk karton kutulardaki tatlı içecekler değildir.Başına koyduğu elidir hasta vücudundaki ateşi dindiren,sevgisi ilgisidir. Gülümseyerek içten gelerek yapılan herşeyde sevgi vardır. sevginin yumuşatmadığı döşek, yumuşatamadığı kalp yoktur. İlk ağlamamız ile son vedamız arasında çok iyi hareket etmemiz gerek. Hep gülümseyebilmek, hatta gülümsetebilmemiz için şefkatli kollara,gülümseyen gözlere, paylaşımcı bir yüreğe sahip olmamız gerek. Bunu elde edebilmek için var gücümüzleçalışmamız gerek. bir araba, bir ev almak ister gibi. Ki sevgi çemberi ile sarılı kocaman yürekli insanların olduğu bir dünyada son iniltiyi gülümsiyerek verelim... Ferda_ K.yaka (bir yaşım daha göçtü)08.7.2004 |
![]() |