| . |
| İlk güneşi duyuyoruz etimizde |
| Derimizde ansızın kaçak bir rüzgar yakalıyoruz |
| Bir serinliyoruz bilseniz bir serinliyoruz |
| Her gün gidip beş vakit |
| Denizi öpsek yeridir. |
|
| Bir karınca durmuş yaşamayı anlatıyor |
| Bir dinliyor böcekler görseniz bir dinliyor |
| Bir çoban yıldızları sayıyor |
| Bir arabacı şapkasını atıyor havaya. |
|
| Sabah oluyor yalınayak koşuyoruz yeni bir çağa |
| Derin asfaltları duyuyoruz |
| Sıcaklığını duyuyoruz |
| Bazen bir serinlik doluyor içimize |
| Ayaklarımızdan |
| Göğü kapatan çatıları yıkıyoruz ellerimizle |
| Ve şunu iyi anlıyoruz |
| En iyisi yürüyerek gidilir yaşamağa. |
|
| İstanbul , 1960 |
|