Süper
Bilgisayar
Süper
bilgisayarlar biz görmesekte, kullanmasakta modern çagin ayrilmaz bir parçasi.
Kredi kartlari hesaplarinin islenmesinden, gen haritalarinin çikartilmasina,
uzay arastirmalarindan, hava tahminlerine, savas araçlarinin simüle edilmesine
kadar pek çok alanda insanliga hizmet ediyorlar. Süper bilgisayarlar,
üzerlerinde bulunan yüzlerce mikro boyuttaki paralel islemcinin (CPU) ayni anda
islem yapmasi ilkesine göre çalismaktalar.
Bir
problem süper bilgisayarlara verildiginde, özel yazilmis yazilimlar problemleri
parçalara bölünüyor ve islemcilere paylastiriliyor. Herbir islemci parçasi da
ilgili problemin bir bölümünü çözmekle ugrasiyor ve sonuca dogru gerekli
islemleri yapiyorlar. Yine yazilim sayesinde üretilen sonuçlar bilestirilerek
nihayi sonucun görüntülenmesi saglaniyor. Bu yöntem süper bilgisayarlarin islem
yapma kapasitesini ve hizini ciddi anlamda arttirmakta.
Süper
bilgisayarlar kavrami aslinda tek bir bilgisayar sistemini tanimlamak için
kullanilmiyor. Belli bir zaman diliminde en fazla islem yapabilme kabiletine
sahip bilgisayarlara süper bilgisayar deniyor. Teknoloji gelistikçe yillar önce
süper bilgisayar olarak anilan koca koca bilgisayarlari artik koltugumuzun
altinda tasiyabilir hale geliyoruz.
Intel
firmasinin kurucusu Gordon Moore 1960li yillarinin ortalarinda yaptigi gözlem
ve çalismasiyla Moore yasasi olarak bilinen, kendi düsüncelerini açikladi. Bugün
Moore yasasi blgisayarlarla hasir nesir olan çok kisi tarafindan ismende olsa
biliniyor. Fakat teknik bir konu üzerine bir yasa çikartmasinin da etkisiyle
yanlis olarak biliniyor. Moore yasasinda, bilgisayar mikroçiplerinin
(islemcilerinin) birim basina düsen entegre sayisinin 18 ayda iki katina
çikacagini söylemistir. Yani islemcilerin saat frakans hizlarinin ikiye
katlanmasi degildir. 30 küsür yildir, bu yasanin dogrulugunun sürmesi, her gün
gelisen bilgisayar teknolojisi için oldukça hayret verici bir olay. Son yillarda
transistör yogunlugunun artis hizinda azalmalar olsa da bu yasa Mooreun ne
kadar ileri görüslügü oldugunun bir göstergesi. Uzmanlar Moore yasasinin en az
15-20 yil daha geçerliliginin sürecegini söylüyorlar. Izleyip
görecegiz...
Ilk
süper bilgisayarlar
Gordon
Moore yasasini yayinlamasinin üzerinden, 10 yil geçmeden, 1972 yilinda ilk süper
bilgisayar üretildi. 1958 yilinda ilk tam anlamiyla transistörlü bilgisayari CDC
(Control Data Coperation) için gelistiren Seymour Cray, ürettigi süper
bilgisayara kendi adini verdi : Cray1.
Cary1,
1946 yilinda 50 kisi tarafindan gelistirilen ilk bilgisayar ENIACtan
(Electronic Numeric Integrator and Computer / Elektronik Sayisal Bütünlestirici
ve Hesaplayici) binlerce kez daha küçük ve saniyede 1 milyona yakin hesap
yapabilmekteydi. Daha sonra Cray kendi firmasini kurdu ve IBM ve HP gibi
teknoloji devleri piyasaya girene kadar, pazarin liderligini kimseye kaptirmadi.
Günümüzde ise süper bilgisayarlar, müsteriye özel olarak
gelistirilmekte.
Ilk
süper bilgisayarlardan bugüne kadar teknoloji akil almaz sekilde ilerledi.
Verkörel isleme (Vektor processing) ilk olarak 1960li yillarin basinda
Westinghouse tarafindan bulundu. Vektörel islemenin temelinde bir adet islemciye
(CPU) bagli, çok sayida basit yapiya sahip matematik yardimci islemcinin (ALU)
kullanilmasi yatiyor. Islemcinin içine bir saat çevrimi içinde farkli
kaynaklardan gelen matematik ve mantiksal degerleri isleyecek komutlar
eklenmesiyle paralel çalisma imkanli hale geldi.
Westinghouse
çalismalarini 1962 yilinda iptal ettigini duyurdu. Fakat Amerika Birlesik
Devletlerinin Chicago eyaletindeki Illinois üniversitesi projeyi ILLIAC IV
olarak yeniden baslatti. Projenin hedefi 256 ALUlu 1GFLOP islem üretebilen bir
süper bilgisayar üretmekti. Fakat proje 1972 yilina geldiginde sadece 64 ALU ve
150 MFLOP üretebiliyordu.
Fakat
bu teknik ilk olarak Cray-1 ile basariya ulasti. Cray-1 öncüllerinin yasadigi
bellek kullanimindaki sorunlari vektör yazmaç (vector register) kullanarak asti.
Bu teknikle herbir islemci bellekten 64 bit ayrilmis alan almaktaydi. Islemci
üzerindeki komut setleri de bu yazmaçlarla konusarak bellege daha hizli erisimi
saglamaktaydi. Cray-1 performansi 80 MFLOP seviyesindeydi, fakat üç sira halinde
kullandigi islemciyle 240 MFLOPluk bir performansa
ulasabilmekteydi.
Süper
bilgisayarlardan önce kullanilan süper! bilgisayarlar, tek islemcili ve tek bir
bellege sahipti. Fakat teknolojileri çok ilkel degildi ve sayisal olarak
programlanabiliyordu. Hatta ilk dijital programlanabilir elektronik bilgisayar,
savunma sanayisi için gelistirildi. Colossus ismindeki bu süper! bilgisayar 2.
Dünya savasinda Alman askerlerinin haberlesme aglarindaki sifreleri (enigma)
kirmak için kullanildi. CDC firmasi gelistirdigi Colossus, diger rakip
firmalarin gelistidigi süper! bilgisayarlara göre 10 kat daha
hizliydi.
1970li yillarda nerdeyse bütün süper bilgisayar vektor
islemcileri kullanmaktaydilar. Yeni oyuncular kendi ürettikleri ucuz
islemcilerle pazara girmeye basladilar. 1980 ile 1990 yillari arasinda yeni
teknolojiler gelistirilmeye devam etti. Firmalarda vektör islemcilerden daha
güçlü olan yüzlerce islemciyle paralelel islem yapabilen sistemlere ilgilerini
yönlendirdiler. Bu sekilde özel olarak dizayn edilmis sistemler yerine hazir ve
satistaki (off the shelf) birimleri satin alip kullanilabilir hale getirdiler.
Bugün paralel islem yapan sistemler satista olan Apple, IBM ve Motorolanin 1991
yilinda ortaklasa bulup gelistirdikleri PowerPC veya Hewlett-Packerd firmasinin
gelistirdigi Precision Architecture (kesinlik mimarisi) kullandigi PA-RISC gibi,
RISC mikroislemcileri kullanmaktalar. Fakat Intelin bu konuda ezici bir
üstünlügü bulunmakta.
En
hizli 500
1980li yillarda Erich Strohmaier adli bir
arastirmaci, piyasadaki süper bilgisayarlari hakkinda bilgi toplayip, istatistik
tutmaya basladi. Yaptigi istatistikleri gazete ve dergilerde yayinlandi. 1993
yilinda da Stromaier arastirmasini Internet ortamina tasimaya karar vererek,
Top500 (en iyi 500) adinda bir site kurdu: www.top500.org
<http://www.top500.org/>. En iyi
500 listesinde yer alan ve çogunlugu ABDde bulunan süper bilgisayarlar hakkinda
istatistikler yilda iki defa yenilenmekte. Dünya çapinda taninan bu listeye
girmek için, firmalar birbirleriyle yarismakta ve listeye girebilen süper
bilgisayar ise üreticilerine büyük bir prestij getirmekte.
Bilgisayarin
Hizi
Flops
kelimesi floating point operations per second (saniyede kayan nokta
islemleri)nin bas harflerinden olusturuluyor. Flops, özelliklle bilimsel
hesaplamalarda kullanilan kayan nokta hesaplamalariyla bilgisayalarlarin
performansi gösteren bir ölçü birim olarak kullanilir. Kayan nokta tabir edilen
de reel sayilar üzerinde yapilan islemlerdir.
Kayan
nokta uygulamalarinda, hesaplama yapan araçlarin performansi çok genis aralikta
degisim göstermektedir. Bir hasap makinesi 10 flopsluk bir performans
gösterirken, bugünün masaüstü bilgisayarlari birkaç gigaflops (109 flops)
seviyelerinde olabilmekte.
Bugünün
çogu güçlü süper bilgisayarinin hizi, teraflops (1012 flops) seviyesine
ulasmistir. Su anda Japonlarin, jeolojik hareketleri gözlemleyen süper
bilgisayar Earth Simulator 35 teraflopsluk hiziyla resmi olarak rekoru elinde
bulunduruyor. Fakat IBM firmasinin 100 milyon dolara mal olan ve 65,536 adet
islemcinin kullanildigi Blue Gene projesinin ilk denemeleri yakinda petaflops
(1015 flops) hizlarina erisecegimizi gösteriyor. Denemelerde 360 teraflops
hizlara ulasan Blue Gene, su anda Dünyanin en hizli süper bilgisayarindan bile
on kat hizli olacak. Ilk prototipleriyle ilk 500 listesine 4. ve 8. siradan
giren Blue Gene/L IBM tarafindan oldukça önemseniyor.
Flopslarin
kayan nokta islemlerinde yararli bir ölçü birimi olmasi için, standart bir
performans testinin (benchmark) yapilmasi gereklidir. Genelde bullanilan
performans testi LINPACKdir.
Fakat
modern bilgisayarlar için flopslari bir performans birimi olarak kullanmak
yanlis olabilir. Kayan noktalarini hesaplanmasindaki hizdan daha fazla, iki
birim arasindaki iletisim, bellek hiyararsisi, ön bellek kararliligi gibi
bilgisayarin performasina etki eden faktörler vardir.
Bilimsel
olmayan uygulamalarda, tam sayi islemlerinde saniyede islenebilen komut sayisi
ölçü birim olarak kabul edilmektedir. MIPS (Million Instructions per seconds /
saniyede milyon komut) masaüstü bilgisayarlarinda kullanilabilecek bir ölçü
birim olabilir.
Bugün
süper bilgisayarlar
Bugün
evlerde isyerlerinde kullandigimiz bilgisayarlar, bir bilgisayar kullanicisinin
bütün islemlerini ve ihtiyaclarini cevap verebilecek seviyede. Bu
bilgisayarlarinda performansi her geçen gün artiyor. Ayni sürede daha çok veriyi
daha hizli isleyebilecek islemciler ve mimariler gelistirilmeye devam ediyor.
Fakat
özel uygulamalar için, bu bilgisayarlar yetersiz kaliyor. Hata iyi bellek
yönetimi saglayan ve islem yapabilme hizi arttirilmis bilgisayarlar, yüksek
islem gücüne ihtiyaç duyan islemler için üretilmeye ve gelistirilmeye devam
ediyor. Bu da masaüstü bilgisayarla, süper bilgisayarlar arasindaki kullanim
farkliligini ortaya koyuyor. Dünya çapinda büyük arastirma sirketleri, farkli
kaynaklardan gelen milyonlarca veriyi ayni anda isleyebilmek ve sonuçlarini
göstermek için, topladiklari verileri hizli bir sekilde degerlendirmek
sorundalar. Böyle bir islemi ne kadar hizli bir islemci, ne kadar genis bir
hafiza kullanirsaniz kullanin yapmaniz olanaksiz. Ayni sekilde film efekterini
vermek için de masaüstü bilgisayarlar ne kadar hizli olursa olsun yetersiz
kalacaktir. Iste bu noktada süper bilgisayarlar devreye giriyor. Örnegin Matrix
filiminin o muhtesem görsel efektlerini hazirlayabilmek için, yapimcilar süper
bilgisayarlari kullandilar.
Süper
bilgisayarlar mimari olarak masaüstü bilgisayarlar gibi islemleri yapabilmek
için islemcilere ve bellege ihtiyaçlari vardir. Islemci verileri bellekten alir,
isler, tekrar bellege gönderir. Buraya kadar her iki mimaride ayni sekilde
davraniyor. Fakat mimari olarak farklilik bir problemi çözmek için süper
bilgisayarlarin islemleri, birbirine bagli yüzlerce hatta binlerce islemciye
bölerek, islemlerin es zamanli olarak yapilmasini saglamakta. Sadece süper
bilgisayarlarin üzerlerindeki bellegi satin almak bile nerdeyse bir
servet.
Süper
bilgisayarlar özel isler için özel olarak gelistirilmekte. Kullanilis amaci,
sistemin performansini ve kapasitesi belirlemekte. Masaüstü bilgisayarlar
saniyede 100 milyon islem yapabilmekteyken, bir süper bilgisayar 12 trilyon
islemi bir saniyede yapabilecek seviyede.
Karmasik
hesaplamalari olabilecek en hizli sekilde yapabilmek üzere gelistirilen süper
bilgisayarlar islem yaparken 2 yöntem kullaniyorlar. Ilk yöntem, tampon
yönetimidir. Bu yöntemde, bilgisayar birbirine benzeyen sayilari gruplayarak ve
sirayla islemciye göndererek karmasik hesaplamalari yapmaya çalisirlar.
Bilgisayarlara yeni veriler girildigi sürece bu sekilde çalismaya devam ederler.
Bu yöntem genellikle istatistiki birçok verinin kullanildigi uygulamalar için
uygundur. Diger yöntem ise, islemleri adim adim yerine getiren paralel
yöntemdir. Sistem, verilen problemin çözüm hesaplamalarinin ortak olan
kisimlari belirlenerek islemciler arasina taksim edilir.Eklenen her yeni bir
bilgi de, parça parça alakali hesaplama bölgesine gönderiliyor. Belli bir
problemin çözümü veya belli bir islemin tamamlanmasi için bu yöntem
uygundur.
Bazi
süper bilgisayarlar bu iki yöntemlerden sadece birini kullanirlarken,
bazilarinda her iki yöntemi de kullanilabiliyor. Ancak hesaplamalari daha hizli
yapma ihtiyaci, Çoklu-Paralel Islemcili süper bilgisayarlarin ortaya çikmasina
neden oldu. Bu bilgisayarlarin yüksek paralellik seviyesine ulasmasi için bir
çok bilgisayarin birbirine baglanmasi gerekiyor.
Bilgisayar
Kümeleri
1994
yilinda Thomas Sterling ve Don Becker adli iki arastirmaci, NASA için bir proje
gelistirdiler. Bu projede süper bilgisayar yapmak için bilgisayarlari ethernet
agi üzerinden birlestirdikleri bir bilgisayar kümesi olusturdular. Belli
hesaplamalari yapmak için o an piyasada satilan parçalarla olsuturduklari 16
adet bilgisayardan olusan bilgisayar kümesine Beowuf ismini verdiler. O kadar
basarili oldu ki, bu çalisma birçok arastirmaciyi ve firmayi bu konu üzerinde
çalismalar yapmaya yönlendirdi. Islemci teknolojisinin ilerlemesi ve yüksek
hizda bilgisayar aglarinin uygulanabilir maliyetlere inmesi, Linux isletim
sistemi üzerinde çalisan Beowulf bilgisayar kümesinin yaygin olarak
kullanilmasini sagladi.
Süper
Yazilimlar
Mimari
olarak masaüstü bilgisayarlardan farkli olan süper bilgisayarlar kendilerine
göre yazilmis programlari kullanabilmekte. Hatta bir süper bilgisayar için
kullanilan yazilim, diger bir süper bilgisayar için kullanilamiyor. Bu yazilim
farkliliginin nedeni, özel olarak gelistirilen sistemlerde kullanilan,
islemcilerin ve bilesenlerin farkli olmasi. Fakat yazilimlarinda bir standardi
ve belli bir yapisi var.
Bu
problemi çözmek için, dagitik islemlerin yapacak yazilim araçlarinin için
standart APIler (application programming interface / uygulama programlama
arayüzü) kullaniliyor. Örnegin MPI (message passing interface / meaj iletme
arayüzü) bilgisayarlarin haberlesmesi saglarken, PVM (parallel virtual machine /
paralel gerçek makine) yazilim araci, bilgisayarlarin paralel olarak aga
baglanmasini sagliyor. Çogu yazilim Beowulf ve openMosix gibi açik kaynak kodlu.
Bu sekilde istenen sonuçlar ve gelisen isterler için kolay bütünlesmeyi
sagliyor.
Isletim
sistemi olarak, genellikle UNIXün türevleri kullaniliyor. Bununda nedeni, süper
bilgisayarlarin masaüstü bilgisayarlarinin yaptigi islemlere ve servislere
ihtiyaç duymamasidir. Masaüstü isletim sistemleriyle (Windows, Linux vb.)
internete baglanmak, müzik dinlemek, yazi yazmak, oyun oynamak gibi isleri
yerine getirecek bir çekirdege sahip olmasi. Süper bilgisayarlar genelde bir
zamanda bir isi yapacak sekilde yapilandirilmistir. Daha degisik bir tabirle,
ayni zamanda es zamanli olarak yapilan isler, masaüstü bilgisayarlarinin is
yükünü arttirmakta. Süper bilgisayarlarda ise, istenen bir zamanda bir ise
ayrilmasi ve sonucu bildirmesi.
Süper
bilgisayarlarin paralel mimarisi, özel programlama tekniklerinin kullanilmasina
yönlendirmekte ve bu basarili tekniklerde islemlerin daha hizli yapilmasina
olanak sagliyor. Özel amaçlar için hazirlanmis Fortran derleyicileri, C veya C++
derleyicilerine nazaran daha hizli ve basarili kodlarin üzerilmesini sagliyor.
Bu yüzden de Fotran bilimsel programlama dili olarakta bilinir.
Multivac
gerçek olacak mi?
Bugünlerde
sinemalarda yayinlanan Ben Robot filmini yazari Isaac Asimovun ünlü hikaye
serisinde Multivac adinda bir süper bilgisayar, Dünya üzerindeki bütün bilgileri
toplayip, bu bilgiler isiginda bütün sorulara cevap verebiliyordu. Asimov
Multivac hakkinda ilk hikayesini 1956 yilinda Last Question adinda kitabinda
yayinladi. Ama o zamanlardan bugüne teknolojik gelismeler Asimovun tahmin
edebildiginden de fazla.
Bugün
Beowulf kümesi kullanarak saniyede 1 trilyon islem gücüne sahip gece gündüz
çalisan aglar var. Bu aglar farkli çalisma alanlarinda dogal seçilim yoluyla
evrimlesme süreçlerini arastiriyor. Bu programlara, daha az enerjiyle daha
performansli bilgisayar nasil yapilir? gibi sorular yöneltiliyor. Sistem sonucu
üretebilmek için farkli kaynaklardan topladigi verileri degerlendirerek
algoritmalar ve yöntemler çikartmaya çalisiyor. Çikarttigi sonuçlari da eleyerek
dogru sonuca ulasmaya çalisiyor. Kusaklar süren dogal seçilim ve mutasyon
sonucunda arastirmacilar, bir gün eldeki sorunu tamamiyla dogru sonuca
ulsatiracak bir program yazacaklarina inaniyorlar. Bu konuda bir yorum yapmasi
oldukça güç, çünkü Internette bugün nerdeyse her konunun cevabini
bulabildigimiz düsünürsek, bu bilgileri degerlendirerek yeni bir bilgi
üretebilecek bir programin varligi imkansiz gibi görünmüyor.
Süper
Bilgisayarlarin Kullanimi
Genel
ve özel amaçlara uygun hazirlanan süper bilgisayarlar askeriyeden bilimsel
arastirmalara kadar genis bir alanda kullanim alani bulmakta. Yapilmasi ve
isletilmesi çok pahali olan süper bilgisayarlar, çok karmasik matematiksel
islemleri yapabilmekte.
Uluslararasi
anlasmalarla, yasaklanan nükleer silahlarin üretimi ve testleri süper
bilgisayarlar üzerinde yapiliyor. ABD Enerji Bakanliginin nükleer silahlarin
etkilerini degerlendirmesi ve sonuçlarin simülasyonlarla gözlenebilmesi için IBM
firmasinin gelistirdigi süper bilgisayar ASCI White tam bir dev. 100 tondan
fazla agirliga sahip bilgisayar ayrica iki basketbol sahasi genisliginde bir
alana sahip ve 7.226 teraflos islem yapabilmekte. Sahip oldugu kapasite, bir
nükleer patlamanin üç boyutlu olarak canlandirilmasina yeterli gelmekte.
Dünyanin
dört bir yaninda müsterileri olan kredi karti servisi veren Visanin süper
bilgisayarlari saniyede 3000den falza müsterisine hizmet verebiliyor.
Milyonlarca müsterisinin oldugu düsünülürse, saniyede 3000 kisinin kayidina
ulasmak, gerekli bilgileri vermek, kontrol etmek ve güncellemek ancak süper
bilgisayarlarin altindan kalkacagi bir is. Hata tek bir süper bilgisayar degil
dünyanin farkli bölgelerine dagilmis 4 süper bilgisayar
kullaniliyor.
Insan
genleri üzerine üzerinde çalisan Celera Genomics firmasi, DNA haritasini
çikartmak için süper bilgisayarlari kullaniyor. Insan DNAsinda üç milyar baz
çiftinin çözümlenmesi islemi, 10 binden fazla islemcili bir süper bilgisayar
tarafindan yapiliyor. Gen haritasinin bir bölümü tamamlandiktan sonra daha büyük
mali destek verilen projeye hergün daha fazla islemci eklenmekte. Gen
haritasinin tam anlamiyla çikarilmasiyla kanser gibi yen ilaçlar ve tedavi
yöntemleri gelistirelcek ve birçok hastalik tarih olacak.
IBM
firmasinin ürettigi ünlü satranç bilgisayari Deep Blueda bir süper
bilgisayardir. Dünya üzerinde bilgisayarla insan çekismesi ilk degildi ama ilk
defa bir dünya sampiyonu Garry Kasparov bir bilgisayara yenildigi için büyük bir
yanki uyandirdi. 1996 yilinda yapilan ilk karsilasmayi kazanan Deep Blue, daha
sonraki 5 maçin üçünü kaybetti, ikisinde ise berabere kaldi. Ertesi yil yapilan
2 maçida alan Deep Blue süper bilgisayarlarin geldigi noktayi
göstermekte.
Bu
örnekleri çogaltmamiz mümkün. Süper bilgisayarlar bilgi çaginin degisilmez yapi
taslarinin basinda geliyor. 15 yil öncesinin süper bilgisayarlari ancak bugün
kullandigimiz masaüstü bilgisayarlarinin kapasitesindeydi. Yillar geçtikçe,
teknoloji ilerlemekte ve büyük miktarda verileri çok hizli bir sekilde isleyecek
süper bilgisayarlar üretilmekte. Yakin gelecekte hangi arastirmalarin
yapilacagini bilemeyiz ama bildigimiz tek sey, arastirmacilarin en büyük
yardimcilarinin süper bilgisayarlar olacagidir.
Anil Sezer Byte Türkiyenin editörlerindendir.
Kendisine [email protected]
<mailto:[email protected]>
adresinden ulasabilirsiniz.