|
şakacı diyanete şaka yaptık mı ? |
C A H
İ L
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
üstelik
Y A
L A N C I
DİNDEN SORUMLU DEVLET MÜESSESİMİZ
CAHİLLİKTE SINIF ATLAYARAK GENE BİRİNCİ OLDU
HALKA YANLIŞ BİLGİ VERME VE HEDEF GÖSTERME SAPLANTISI
VE MODASINI
TAKİP EDEN BU KURUM
BU ÜLKENİN YETİŞTİRDİĞİ HEAVY METALCİLERİ YİNE HEDEFE KOYDU
DEĞERİ PAHA BİÇİLMEZ YAZARIMIZ ENGİN ARDIÇ'IN BAŞLATTIĞI
BU SALDIRILARA DİYANET BİR DEVLET KURUMU OLARAK
SON DARBEYİ VURDU
Y A Ş A S I N
VURUN
BİZİ ÖLDÜRÜN
S İ Z S İ N İ Z
S A T A N İ S T
(tıkla)
ÜLKEDEKİ GENÇLERİ BİLE TANIMAYAN
ZİHNİYET SİZLERİ ESEFLE KINIYORUZ
DİYANET İN DUYURUSU BUYURUN OKUYALIM
MAAŞLARINI CEBİMİZDEN ÖDEDİĞİMİZ
ADAMLAR DAHA PENTAGRAM YAZMASINI BİLMİYOR
YADA BUNUN DİYANETCESİ
Pendagram
D A H A S I
İŞTE
DUYURU
KOMİK Mİ KOMİK
YANLIŞ BİLGİLERLE DOLU
DUYURULAR
|

|
SATANİZM
Özel olarak Hıristiyanlığa, genel olarak
da bütün dinlere karşı “alternatif din” olarak sunulmak
istenen yeni din arayışlarından birisi de Satanizm’dir.
Kelime olarak Şeytan’a inanma, tanrı diye
tapınma anlamlarına gelen Satanizm; Şeytan’a tapınma faaliyeti
adı altında Yahudi- Hıristiyan geleneğine, Yahudi-Hıristiyan
din tahakkümüne ve özellikle de Hıristiyanlığa karşı
başlatılan bir reaksiyonun adı olmuştur. Buna “Modern Protesto
Hareketi” demek de mümkündür. Bu hareket başta Hıristiyanlık
olmak üzere, bütün dinlere ve dinlerin ortaya koymuş olduğu
kutsal değerlere karşı bir başkaldırıyı temsil etmektedir.
Dolayısıyla, başta İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere
bazı Avrupa ülkelerinde ve özellikle de Amerika’da ortaya
çıkan, oradan diğer ülkelere yayılan Satanizm; Şeytan’ın en
önemli özelliği olan muhalefet ve başkaldırıyı esas alarak,
dinin ve dini olan her şeyin karşısında, fakat Şeytan’ın ve
onun temsil ettiği şeyin yanında yer alma hareketidir.
Satanizm’in temelinde, geleneksel düşman olarak Hıristiyanlık
dini görülmekte, toplum tarafından kabul gören temel ahlak
kuralları reddedilmektedir. Cinsel sapıklıklar, cinayetler,
kara büyü ve cadılık Satanistlerin bizzat yaptıkları
olaylardır. Satanizm’de bazı sayıların özel bir anlamı ve
önemi vardır. 13 sayısının kutsallığına inanılır. 666 sayısına
da özel bir önem verdikleri bilinmekte olup, bu sayının kutsal
kitaplarda (Tevrat, Zebur, İncil) geçen Şeytan ile ilgili ayet
sayısına denk olduğu düşünülmektedir. Kedinin dünyada Şeytan’a
en yakın hayvan olarak kabul edildiği, bu sebeple âyinlerinde
kedi kurban edilerek ruhi anlamda Şeytan ile birleşmenin kabul
gördüğü düşünülmektedir.
Satanizm
günümüzde ağırlıklı olarak Norveçte görülmektedir. ABD’de
göçmen olarak dünyaya gelen Anton Szandor Lavey isimli Macar
asıllı bir şahsın öncülüğünde kurulmuş ve bu kişi Satanist
Kültüre birçok taraftar kazandırmıştır. LAVEY’in yazmış olduğu
“ SATANİST BİBLE” (Şeytanın Not Defteri), isimli kitap,
Satanist guruplarca Şeytan’ın kutsal kitabı olarak kabul
edilmektedir.
Bu kitapta;
1-Sonsuz kişisel tatmin için çalış, 2) Hayatı canlı yaşa, 3-
Düşmanından nefret et, sana vuranı yok et, 4) Basit bir hayat
yaşa, hayvanlar gibi ol. 5) Şeytan, günah adı verilen düşünsel
ve duygusal yücelikleri savunur. 6) Şeytan bir öcü gibi
kullanıldığı takdirde, tüm dinlerin en iyi dostudur. 7)
İstenmedikçe kimseye akıl verme 8) Kendini sakın kandırma,
şefkat gibi duygulara sakın kapılma... ilkeleri, Satanizmin
temel öğreti ve felsefesi olarak açıklanmaktadır.
Satanizm olgusu günümüzde düşüncede kalmayıp, bir inanç
tarzına dönüştürülmüş, bu inancın öğretisi bazı sembolik tören
ve ayinler olarak ortaya çıkmıştır. Satanist törenler, ortaya
konulan pentagram işareti etrafında mumların yakılması,
baltaların elde tutulması, ters haç işaretin çizilmesi veya
tahta bir haç’ın yakılması, Şeytan’a dua edilmesi ve kurban
olarak bir kedinin kesilerek kanının içilmesi ile gelişip,
genellikle burçları aynı olan veya birbirine yakın kız ve
erkeklerin cinsel ilişkiye girmeleri ile biter. Kedinin kurban
edilmesinin sebebi ise kedinin Şeytan’a en yakın havyan olarak
görülmesidir. Ayrıca törenlerinde civcivleri de ayak altında
ezmek suretiyle öldürmektedirler. Yabancı ülkelerde yapılan
ayinlerde ise Şeytan’a bakire kızlar da kurban edilmektedir.
Satanizmin kendine has bazı özelliklerinin bulunduğu, bunların
başında da büyük bir gizliliğin geldiği, grup üyelerinin aile
ve yakın çevrelerinden bile Satanist olduklarını gizledikleri,
buna sebep olarak herhangi bir açıklamada bulunmaları halinde,
Şeytan’ın lanetine uğrayarak başlarına kötü olayların
geleceğine inanmalarıdır.
Satanist olaylar ülkemizde Ataköy’de meydana gelen iki gencin
intiharı olayı ile ilk defa adını duyurmuş olup, günlerce
tartışılmıştır. İntiharın seçilme sebebi; bütün semavi
dinlerin kişilerin kendi hayatlarına son vermesini kesin bir
şekilde yasaklamasından dolayıdır.İntihar eden şahıslar veya
bazı gurup elemanları tarafından yapılan telkinlerle buna
zorlanan şahıslar bir an önce ölüp Cehenneme giderek Şeytan’a
hizmet etmeyi düşünmektedirler.
Nasıl Satanist olduğunu anlatan bir yurttaşımızın ifadeleri
çok dikkat çekicidir;
“Ailemden kopmuş, sevgi
bağım kalmamıştı. Maddi açıdan durumum ailem sayesinde oldukça
iyiydi, zengin aile çocuğuydum kısacası. Değişik arayışlar
içindeydim, macera arıyordum. Beyoğlunda takılıyorduk.
Satanist bir grupla tanıştım ve Ataköy’de oturduğumu öğrenince
benimle yakından ilgilendiler. Bana okumam için Satanizmle
ilgili kitaplar verdiler. Okuduğum zaman oldukça ilgimi çekti.
İşte aradığım şey dedim hemen. Mistik şeyler vardı kitapta,
kıyamet gününden bahsediyordu, ölümsüzlükten falan
bahsediyordu. Daha sonra beni Ataköy’de oturano gruptan diğer
kişilerle tanıştırdılar. İlk başta benim oyun olarak baktığım
ayinler yapıyorduk. Kendimi tutamayıp gülüyordum ama onlar çok
ciddiydiler, sanki uçuyorlardı. İlk başlarda korktum
gerçekten, ama sonra ben de onlardan biri oldum. Heavy Metal
türü müzikler dinlerdik. Bu müzikleri yapanlara tapardık. Kedi
kanına bayılırdık.
Kedi
öldürmeye, kanlarını akıtıp kurban etmeye bayılırdık. Akla
hayale gelmeyen sapık zevklere sahiptik. Aklıma geldikçe
kendimden utanıyorum. Kedi kanını içip ölümsüzlüğe ulaşmaya
çalışanlar bile vardı içimizde. Ben de buna inanmıştım. Kanı
içmek için içimden büyük bir istek geliyordu. Fakat midemin
bulanması bunu engelliyordu. Kandırdıkları gençlere
ölümsüzlüğü ve dünyayı ele geçirmeyi vadediyorlardı. Bir oyun
oynuyorduk sanki. Şeytan’a tapar gözükecektik fakat asıl
amacımız Şeytan’ı yok edip dünyayı ele geçirmekti. Şimdi tüm
bunlara gülüyorum.”
Bu kişi tanıdığı bir Satanistin bazı davranışlarını şöyle
anlatıyor:
“Sürekli Pendagram’ı dinleyen Serdar isimli arkadaşımız, gizli
güçlerle bağlantısı olduğunu iddia ederdi, evine gittiğimizde
bazen aklını kaçırmış gibi delilikten öte hareketlerde
bulunurdu. Kur’an yapraklarının üstüne oldukça sapık
eylemlerde bulunduğuna bizzat şahit oldum. Hepimiz tambir din
düşmanıydık, özellikle İslamiyet’in. Kur’an-ı Kerim
yapraklarına, cami duvarlarına ve cami bahçesindeki musalla
taşlarına akla gelmedik sapıkça eylemlerde bulunur ve
kendimizi tatmin ederdik. Böyle yaparak Şeytan’a hizmet
edeceğimiz şeklinde beynimiz yıkanmıştı. “Eminim Şeytan bizi
seyrederken kıskanıyordur” diye onunla alay ederdik.
İnternetten Şeytan’la sohbet ederdik. En çok onu yaparken
heyecanlanırdık.”
Genç bir nufusa sahip olan ülkemizin gelişmesini istemeyen
bazı odakların, gençlerimizi ya sapık düşünce ve örgütlerin
maşası haline getirmek istedikleri, ya da sigara, alkol ve
uyuşturucu gibi zararlı maddelere alıştırabilmek için gayret
sarfettikleri bilinmektedir.
Dini
çoğulculuğun ve çeşitli dini inanç ve kültüre mensup
insanların karşılıklı anlayış ve hoşgörü içerisinde bir arada
yaşamasının giderek önem kazandığı günümüz dünyasında,
Satanizm gibi, yeri geldiğinde şiddet ve teröre de
başvurabilen bir hareketi “din” olarak kabul etmek mümkün
olmadığı gibi “din” kisvesi altında ortaya konulmak istenen ve
bir anlamda –İslam da dahil- bütün dinleri ve mensuplarını
ilgilendiren bu harekete karşı ilgisiz kalmak da mümkün
değildir.
|
|
BUNLAR
VE BENZERLERİ
KURUM VEYA ŞAHISLAR
BİZLERLE UĞRAŞIRKEN
MEDYA SOYTARILIĞINA
DURMAKSIZIN DEVAM EDERKEN
VE GENÇLER İNTİHAR EDERKEN
BUNLAR
Kİ
BUNLAR
HEAVY METALCİLERİ SATANİST
HER GÖRDÜKLERİ SAKALIYI DA BABALARI ZANNETTİLER
BU ZİHNİYETİN KARŞISINDA
GERÇEĞİ HAYKIRAN TEK BİR YAZAR OLDU
BU ARADA DİYANETCİLER
HZ MUHAMMED ŞEYTANI YAKALAMIŞTI DA NE YAPMIŞTI
ANLATSANIZA
|
İntihar
tarikatları 5 yıldır Türkiye’de
|
|
Bundan 20-25 sene önce ‘‘Satanist’’
olduklarını söyleyen bazı kişilerle tanışmış, ne yapıp ettiklerini merak
etmiş ve bu sayede inançlarını bir yere kadar öğrenmeye fırsat
bulmuştum.
Şimdi, zamanın beni haklı
çıkartacağına inanarak söylüyorum: Türkiye'de günlerdir tartışılan
intihar salgınının gerisinde varolan kavram ‘‘Satanizm’’ değil, Batı'nın
‘‘suicide cults’’ dediği Amerikan kökenli ‘‘intihar tarikatları’’dır.
Satanizm ‘‘hayatta olmayı’’, intihar tarikatları ise 'ölümü' isterler.
Bu tarikatlardan biri veya birkaçı şu anda Türkiye'de! Nihayet bunları
da ithal ettik ve okullarımızda bir ‘‘ölüm kültü’’ kol geziyor! İşte bu
tarikatların ve marifetlerinin bir listesi...
Satanizm, genç çocukların kendi canlarına kıymaları üzerine Türkiye'nin
gündemine hüzünlü bir şekilde, girdi. Günlerdir Lara'nın,
Ceylan'ın, Aslı'nın ve Cenan'ın acı kaderlerini,
dolayısıyla da Satanizm'i yani ‘‘şeytana tapma’’yı tartışıyoruz.
Tartışmalar devam edip giderken yetkili ne kadar kişi ve kuruluş varsa
önce canlarına kıyan çocukların ‘‘bunalımda olduklarını’’ ileri
sürdüler, daha sonra polis İstanbul'da ‘‘Satanist avı’’na çıktı.
Sokakta rastlanan koyu renk elbiseli, sivri sakallı, dövmeli yahut
halkalı gençler toplandı, böylelikle ‘‘şeytani tarikatın önünün
alındığı’’ zannedildi ve birkaç saat sonra da hepsi serbest
bırakıldı.
Şimdi bir anlığına, bundan yıllar öncesine dönmem gerekiyor: Ben,
1970'lerin sonundan itibaren, Türkiye'de Satanizm'e meraklı bazı
kişileri yakından tanıdım. Okumuş, etmiş, sosyal bir mevkiye sahip, en
azından iki yabancı dile hakim olan, modern bir hayat süren ve
dışarıdaki dünyayı yakından takip eden insanlardı. Zannedildiğinin
aksine hiçbiri ruhunu şeytana satmamış, su yerine kedi kanı yudumlamamış
ve beş köşeli yıldızın ortasında iblisin gelmesini beklemekle vakit
geçirmemişlerdi. Aslında şeytana değil, ‘‘dünya dışı’’ işlere
meraklıydılar ama söz dönüp dolaşıp ‘‘Satanizm’’ üzerinde
düğümleniyordu ve kendi akıllarınca bazı sembolik merasimleri
yapmalarının şart olduğuna inanırlar ve herşey bittikten sonra bu
çocukluklara bizzat kendileri kakahalarla gülerlerdi.
ANUBİS’E TAPANLAR
Mısır'da yaşadığım senelerde de, fantazik bir şekilde de olsa, eski
Mısır inançlarına yani Firavunlar döneminin tanrılarına meraklı
kişilerle birarada oldum. Ortak özellikleri en büyük tanrı Ra'ya değil,
onun rakiplerine, meselá ölüler tanrısı Anubis'e bağlı
olmalarıydı. Hepsi mevki sahibi koca koca adamlardı ama vücudu köpeği
andıran Anubis için senenin belli günlerinde ayin yapmadan duramazlardı.
Derken aradan seneler geçti, bu kişilerin hemen hepsi dünyaya veda
ettiler ama uğurlanmaları şeytani değil, İslami ádetlerle oldu.
Ben, şimdi ‘‘Satanizm’’ dediğimiz konularla işte bu kişiler
vasıtasıyla karşılaştım. Ama aralarına girip onlarla aynı şeylere
inandığımı falan zannetmeyin, sadece ne yapıp ettiklerini merak ettim ve
bu merakım sayesinde böylesine garip bahislerde birçok şeyleri öğrenmeye
fırsat buldum.
Bunları yazmamın tek bir sebebi var: Bütün bu işlerin temeli iyi ile
kötünün, siyah ile beyazın mücadelesinde ‘‘kötü’’ ve ‘‘siyah’’
diye bilinen tarafı tutmak, o taraf için çalışmaktır ve bu
çalışmanın ilk şartı da ‘‘dünyevi iktidar’’a sahip olmak, yani
hayatta kalıp elde edilecek olan gücü bu dünyada kullanmaktır. Ölüm,
güce sahip olmanın önündeki en büyük engeldir; ‘‘şeytan’’
kendisine ölmüş değil, ‘‘hayatta olan’’ müridler arar.
CALIFORNIA MALI TARİKATLAR
Dolayısıyla, çocukların canlarına kıymalarından sonra başlayan
tartışmada herşeyi ‘‘Satanizm’’e bağlayıp bir başka ihtimali
gözardı ediyoruz: Amerikalılar'ın ve İngilizler'in ‘‘suicide cults’’
dedikleri ‘‘intihar tarikatları’’nın varlığını, bu
tarikatların Türkiye'ye de gelip seçkin okullara sızmış olabileceğini...
Bilmeyenler için, bu tarikatların ne olduklarını kısaca anlatayım:
Genellikle Amerikan kökenlidirler ve California tarafından çıkarlar.
Hepsinin bir peygamberin, genellikle de Hazreti İsa'nın reenkarnasyonu
yani yeniden bedenlenmiş hali olduğuna inandıkları bir lideri vardır.
Yüksek bir varlığı rehber edinmişlerdir, ortak düşüncelerinin başında
öldükten sonra bir yıldızda yeniden hayata dönmek gelir. Dolayısıyla bu
dünya onların gözünde ‘‘hiçbirşey’’dir, yıldızlarda yeniden
doğabilmeleri için bu hayattan kurtulmaları gerekir ve kurtulmanın tek
yolu intihardır ve işin kesin olan tarafı da, bu garip inançların hiçbir
şekilde Satanizm olmadığıdır.
Yandaki kutuda bazı intihar tarikatlarının marifetleriyle beraber bir
listesini veriyor ve zamanın beni haklı çıkartacağına inanarak
söylüyorum: Bu tarikatlardan biri veya birkaçı yaklaşık beş seneder beri
Türkiye'de! Canlarına kıyan çocukların anne ve babaları da şimdi bir
‘‘ölüm kültü’’nden sözediyorlar. En nihayet bu tarikatları da ithal
ettik ve gençler ‘‘Satanizm’’ gibi saçmalıklara değil, daha da
saçma olan bu intihar tarikatlarına kurban gidiyorlar.
Bu işin gerisindeki ‘‘yıldızı’’ ve tarikatın ithalátçısını
hakikaten merak ediyorum!
Yeni Zelanda’da intiharcı turist avı
Yeni Zelanda'da, 1999 Mayıs'ında bir ‘‘intihar tarikatı’’ teláşı
yaşandı. Polis, böyle bir tarikatın mensuplarının toplu halde intihar
etmek maksadıyla ülkeye turist olarak geldiklerini belirledi ve
Interpol'ün de desteğiyle hemen geniş bir soruşturma başlattı.
Araştırmalar, gelenlerin yeni yılı ülkenin en doğusundaki Gisborne
şehrinde kutlamaya hazırlandıklarını ortaya çıkarttı. Geliş sebepleri,
yeni milenyumda bir yıldızda doğacaklarına inanmalarıydı ve milenyumun
başlangıcı olan 2000 yılına dünyada ilk girecek olan yer Gisborne idi.
Diğer yıldıza gitmenin yolu sadece ve sadece intihardan geçiyordu ve
tarikatın mensupları kendi canlarına burada kıymayı planlamışlardı.
Toplu intiharlar önlendi ama Yeni Zelandalı yetkililer, bu işin önünü
nasıl aldıklarını açıklamadılar. Sadece, ülkeye ileriki aylarda gelen
turistlerin bir bölümünün yapılan araştırmalardan sonra hemen sınırdışı
edildikleri öğrenildi, o kadar.
İşte, ölüme çağıranlar
HALKIN TAPINAĞI: En büyük toplu intihar olayı, eski bir rahip
olan Jim Jones'in kurduğu bu tarikatın Guyan'daki merkezinde,
1978 Kasım'ında yaşandı. Tarikat mensupları, kendileri hakkında
soruşturma yapmaya gelen Kongre üyesi Leo Ryan ile
beraberindekileri öldürdükten sonra topluca zehir içtiler. İntiharı
reddedenler arkadaşları tarafından vuruldu ve tarikata ait olan köyde
914 kişinin cesedi bulundu.
TA HE: Vietnam'da, 1993 Ekim'inde, Hanoi'nin 380 kilometre
kuzeyindeki bir köyde yaşayan 53 kişi, hemen cennete gideceklerini
vaadeden Ca Va Liem isimli tarikat liderinin talimatıyla çakmaklı
tüfekler ve baltalar kullanarak intihar ettiler. Ölenlerin 19'u çocuktu.
GÜNEŞ TAPINAĞI: İntiharın, Sirius yıldızında yeniden
dünyaya gelmeyi saylayacağı temeline dayanan tarikat, Luc Jouret
tarafından kurulmuştu. Tarikatın 53 mensubu, 1994 Kasım'ında İsviçre'nin
ve Kanada'nın değişik yerlerinde aynı anda intihar ettiler. Güneş
Tapınağı tarikatına bağlı 16 kişi 1995 Kasım'ında Fransa'da, beş kişi de
1997 Mart'ında Kanada'da kendilerini yaktılar.
ON EMİR: Uganda'nın batısındaki Kunungu bölgesinde yaşayan 470
kişi, 2000 yılının 20 Mart günü kendilerini kilitledikleri ahşap
kiliseyi ateşe vererek topluca intihar ettiler. Bir yıl içerisinde
kıyametin kopacağına inanıyor ve cennette önceden yer kapmaya
çalışıyorlardı. Topluca intiharlarından bir gün önce yüzlerce Coca Cola
satın almış ve kilisede birbirlerine bir ‘‘Cola partisi’’
vermişlerdi.
DAVİD'İN YOLU: Tarikat, müridleri tarafından Hazreti İsa olduğuna
inanılan David Koresh tarafından kurulmuştu ve Teksas'taki bir
çiftlikte toplu halde yaşıyorlardı. Burada kaçak içki yapıldığı ihbarını
alan polis, 1993 ilkbaharında çiftliği kuşattı. Kuşatma 51 gün sürdü,
David Koresh kafasına kurşun sıkarak intihar ederken 70 müridi
binaları yakarak kendilerini ateşe attılar.
CENNETİN KAPISI: Birleşik Amerika'nın Santa Fe şehrinde faaliyet
gösteren tarikatın ismi, ancak 1997 Mart'ındaki toplu intiharlarından
sonra duyuldu. Ruhlarının ve bedenlerinin dünyadan ayrılıp Hale-Bopp
adındaki kuyruklu yıldızda yeniden doğacağına, Hazreti İsa'nın
da bu yıldızdan geldiğine ve yıldızın 2 bin senelik bir ayrılıktan sonra
yeni milenyuma doğru kendilerini almak üzere dünyaya yeniden
yaklaşacağına inanıyorlardı. Marshall Apple white'ın
kurduğu tarikatın mensupları, Santa Fe şehrinin dışında geniş bir
çiftliğe yerleşip ‘‘yolculuğa’’ hazırlandılar. Bekledikleri an
1997 Mayıs'ında geldi. Valizlerini yapıp en şık elbiselerini giydiler,
sonra birbirlerine zehirli içkiler ikram ettiler, yataklarına uzanıp
uzay gemisinin gelişini sonsuz bir uykuda beklemeye başladılar. Polis,
çiftlikte 39 kişinin cesedini buldu.
03 ŞUBAT 2002 HÜRRİYET |
P E K İ
ANLAYIŞINIZ BU KADAR VAHİM İKEN
BAKALIM BİZİM ASİL ÇOCUKLAR NE YAPMIŞ
15 YILDAN BERİ HEAVY METAL MÜZİK YAPAN PENTAGRAM'IN
SON İKİ ALBÜMÜ DÜNYA ÇAPINDA SATIŞA SUNULMUŞTUR.
TÜRKİYE'DE
7 KASIM 1999'DA AGİT ZİRVESİNDE ÜYELERİNE, 62 DEVLET BAŞKANI,
(ARALARINDA CLİNTON'INDA BULUNDUĞU) DÜNYANIN
ÖNEMLİ İSİMLERİNİN KARŞINA ÇIKMIŞ
VE HALK OZANIMIZ AŞIK VEYSEL'İN
“GÜNDÜZ GECE” İSİMLİ PARÇASINI KENDİ
TARZINDA YORUMLAMIŞTIR.
PENTAGRAM
ALMANYA'NIN EN BÜYÜK ROCK FESTİVALLERİNDEN
"WACKEN"E DE KATILMIŞTIR. DÜNYA'NIN ROCK DEVLERİ ARASIN DA TÜRKİYE'NİN
SESİNİ DUYURMUŞTUR

D A H A S I
SERTAP ERENER İLE
BİRİNCİ OLAN PARÇANIN YARATICISI DA
PENTAGRAMIN ESKİ GİTARCISI
DEMİR DEMİRKAN OLMUŞTUR
P E K İ
ŞU TAKTIĞINIZ 5 KÖŞELİ YILDIZ PENTAGRAM NEDİR?
(Kİ TARİHİ OLDUKÇA ESKİLERE DAYANIR)
BİZİM ANLAYIŞIMIZA GÖRE
5 KÖŞE BİRLİKTE YAŞAMI SİMGELER
NEDİR BU KÖŞELER
TOPRAK
ATEŞ
HAVA
SU
f
VE
ÖZGÜRLÜK
İŞTE HEPSİ BUDUR
VE YUVARLAK RUHUN SİMGESİDİR
ÇOK FAZLA
KONUŞMAK İSTEMİYORUM
BİR
ALBÜMÜNÜ
BİR KERE
DİNLEYİN ANLARSINIZ
HER ŞEYİ
BİR
ATEŞ TOPRAK HAVA OLMUŞ
YAĞMUR OLMUŞ HAYAT VERMİŞ SANA
KALBİN OLMUŞ RUHUN OLMUŞ
AKLIN OLMUŞ YOL GÖSTERMİŞ SANA
BİR ÖMÜRLÜK MACERANDA
HİKAYENİ ANLAT BANA
NE ANLAM VERDİN SEN BUNA
RUHUNDA NELER VAR SENİN
KORKMA ONDAN BUNDAN
NE ÖLÜMDEN NE HAYATTAN
BU DÜNYADA GÖRDÜKLERİNİN
HEPSİ BİR HEPSİ HAKTAN
ATALARINA MALUM OLMUŞ
KİTAP YAZMIŞ ANLATMIŞLAR SANA
İMAM RAHİP REHBER OLMUŞ
YALAN YANLIŞ AKTARMIŞLAR SANA
GÜNÜMÜZÜN DÜNYASINDA
HEPSİ AYNI HEPSİ ALA
İSA MUSA MUHAMMED BUDA
NEYİN VARSA BİLMİŞ SENİN
İNSANOĞLU KENDİNİ ARAR
DÜNYA DÖNER MİLİM MİLİM
EĞER GÖÇÜP GİDERSEN BU GÜN
YARIM KALAN İŞİN VAR SENİN
KORKMA ONDAN BUNDAN
NE ÖLÜMDEN NE HAYATTAN
BU DÜNYADA GÖRDÜKLERİNİN
HEPSİ BİR HEPSİ HAKTAN
PENTAGRAM
böyle diyor
JANOWAR
NAM_I DİĞER
DELİ OZAN İSE
SON OLARAK DİYOR Kİ
TÖRKİŞ KEBAPTAN SONRA
TUrKİŞ SATANİZM İHRAÇ EDELİM
(TIKLA)
KOLLUK KUVVETLERİMİZ DE
ARTIK ŞEYTANI YAKALASIN LÜTFEN
ŞAKA BİR YANA
şeytan bizim neremizde
be adamlar
bu arada sizin nerenizde
NERENİZE kaçmış :)))
O ZAMAN ŞAKAYA DEVAM
akıllı olun biraz
YETER
BİNLERCE PIRIL PIRIL İNSANI
ÖN YARGILARINIZLA KARALAMAYIN
KENDİNİZE BAŞKA UĞRAŞLAR BULUN
MESELA BİLGİ EDİNMEK GİBİ
"Benim bir dinim yok ve
bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum.
Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf
yöneticilerdir,
adeta halkı bir kapana kıstırırlar.
Benim halkım demokrasi ilkelerini gerçeğin emirlerini
ve bilimin öğretilerini öğrenecektir.
Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi
ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler.
Ama bu davranış ne sağduyulu
mantıkla çelişmeli ne de başkalarının
özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır.. "
Atatürk-1926
Andrew Mango, Atatürk Syf.447

|
Evlatlarının ardından
"şeytan aldı götürdü"
diyebilen toplum
Üzülme Türkiye, O
satanistti...
Bir gencin daha,
henüz 16 yaşındayken, artık yaşamamaya karar vermesi, 'insanım'
diyenlerimizi sarstı. Lara'nın cenazesinde, iki yıl önce aramızdan
benzer şekilde ayrılan Ceylan'ın babasının da bulunması, olayı tekil
bir trajedi olmaktan çıkarıyor.
Nitekim 18 Ocak günü
iki büyük gazetenin genel yayın yönetmenleri, Mehmet Y. Yılmaz ile
Ertuğrul Özkök, köşelerinde, müzminleşmeye başlıyor görünen bu
meseleyi ele aldılar. Mehmet Yılmaz, gazetesinin manşetini de bu
konuya ayırmıştı.
Milliyet, liseli
genç intiharları ile Fantasy Role Playing (FRP) oyunları arasında
bağ olabileceğini öne sürüyordu. Gazetenin genel yayın yönetmeni,
işi bu kadar basit de görmüyor ve her şeyden önce bu intihar
hadiselerinin üstünün örtülmemesini, derinlemesine araştırılmasını,
böylelikle acılardan dersler çıkarılabileceğini anlatıyordu.
Yılmaz'ın özellikle vurguladığı nokta, liseli gençleri intihara
sürükleyen sürecin ancak aileler, polis ve okul yöneticilerinin
işbirliğiyle, ama hepsinden önce gençlerle sahici bir iletişim
kurabilecek uzmanların işe el atmasıyla aydınlatılabileceğiydi.
Ertuğrul Özkök de
Hürriyet'te intihar eden gençlerin bıraktıkları izlerdeki birtakım
ortak özelliklere dikkat çekiyor ve meselenin "satanizm"le
açıklanamayacağını ileri sürüyordu. Doğru dürüst bir yaklaşımla
liseli genç intiharlarını aydınlatamadığımız için "çocukların seri
intiharı, bizim işlediğimiz seri cinayetlere dönüşüyor", diyordu.
Bu iki gazete
yöneticisine de, durum böyleyse, niye Lara'nın intihar haberi ilk
defa duyurulurken, bir arkadaşının hatıra defterine yazdığı "melekle
şeytanın aynı bedende buluşması" motifinin öne çıkarıldığını
sormalıyız. Ama özellikle Milliyet sözkonusu olunca, genel yayın
yönetmeninin sağduyulu yazılarını bir yanda, bu yazılarda yanlış
bulunan yaklaşımlarla hazırlanmış gazete sayfalarını öbür yanda
görmeye alışığız. Yine de iyi niyetli olalım ve Yılmaz ile Özkök'ün
yazılarını bir tür "uyanış" kabul edelim. Eğer sahiden dedikleri
gibi meselenin üzerine ciddî şekilde giderlerse, koskoca iki gazete,
tabiî ki işe yarar sonuçlar ortaya çıkabilir.
Sorumluluktan yırtma
çabası
Benim burada dikkati
çekmeye çalışacağım nokta, basın dahil, hepimizin, genç
intiharlarıyla karşılaşınca gösterdiğimiz ilk tepkinin korkunçluğu.
Hemen bu gençlerin "satanist" olduğunu birbirimize dikte etmeye
girişiyoruz.
Bu, bizim bazı
toplumsal davranış alışkanlıklarımıza pek uygun bir tepki biçimi.
Çünkü bu
gençleri "satanist" ilân etmekle, her şeyden önce, onları bu dünyayı
terk etmeye zorlayan süreçteki bütün sorumluluklarımızdan sıyrılmış
oluyoruz. Tıpkı "onlar terörist" diyerek, dağa çıkmış 16-17
yaşındaki gençleri öldürüp sıra sıra dizerkenki vicdansızlığımız
gibi bir musibet bu. "Terörist" ile "satanist" arasında bu açıdan
hiçbir fark yok. (Nitekim, ABD'nin Afganistan'ı niya işgal etmek
istediğinden, İncirlik üssünün kullanımındaki pürüzlere kadar bir
dizi konuda beni aydınlatan bir taksi şöförü kardeşim, hakkını
aramak için gösteri yapan ve asla polisle karşı karşıya gelmeyi
düşünmeyen Türk esnafının arasına 'sağcı, solcu veya satanist'lerin
karıştırıldığını, bunların polise taş atıp olay çıkardığını anlattı
geçen gün.)
Faili yakala, sorun
bitsin
İntihar eden
genç "satanist" ise, meşum ve meçhul bir iradenin etkisine girmiş
sayılıyor. Bu, bir başka bağ kurmamızı sağlıyor zihinsel
alışkanlıklarımızla: Biryerlerde kötü niyetli birtakım failler
birtakım komplolar hazırlıyor, gençleri tuzağına düşürüyor, bir süre
sonra bu gençlerin iradesi de artık o meşum iradeyle birleşiyor,
bizim, normal insanların oluşturduğu âleme düşman iradenin parçası
oluyor. Zaten bu noktadan sonra, intihar etmeseler bile bu gençler
potansiyel düşmanlar haline geliyor. İntiharları, bu açıdan, çok da
acı duymamız gereken bir olay değildir.
Zaten sorumlu da
değiliz olanlardan...
Aslında, zaman zaman
korkunç ve acılı sonuçlara yolaçsa da, satanizm türü modalar o kadar
büyük toplumsal sorunlar yaratmıyor. Bunların yarattığı özgün
âlemler, ancak çok sınırlı sayıda genci cezbedebiliyor. Pek az
sayıda genç, kendini bunlara sahiden angaje ediyor, uğruna öldürecek
veya ölecek kadar içine düşüyor. Yine de, bir genç bile bu yüzden
ölmüşse sorunu "hayatî" saymamız gerekiyor.
Oysa biz, anlatmaya
çalıştığım gibi, aksini yapıyoruz. Madem o gençler böyle bir "hayat"
tercihi yapmışlar, o zaman onları bizim hayatımızın dışına çıkmış
sayıyoruz. Ölümleri artık tâli bir mesele oluyor.
Bu haldeyken asla
çözemeyiz
Bizim, şu andaki
zihniyetimizle, liseli genç intiharları sorununu çözmemiz ne yazık
ki imkânsız. Çünkü, aile düzeyinde, zaten halimiz belli. Üstelik,
bilinen intihar vakalarının en azından bazılarında, evlatlarına
karşı hayli anlayışlı, düzgün ailelerin sözkonusu olduğunu görüyoruz
ki, bu, sorunu çok daha karmaşık hale getiriyor.
Toplumsal ve idarî
düzeyde, durum daha kötü. Benzer bir olaydan sonra okulda
öğrencilerle bambaşka, sahici bir iletişim kurma yönünde değişik
düzenlemeler yapmış, kanallar yaratmış bir okul yönetimi bilmiyoruz.
Polis derseniz, acaba o işe hiç karışmasa daha mı iyi olur? Çünkü
polisin yapacağı, bilinen koşullarda, gidip satanist örgütün merkez
komitesini yakalamaya çalışmak olacaktır. Ve gözleri bağlanıp sorgu
odasına sokulacak birtakım gençler ibre 70 volt civarını gösterirken
böyle bir suçu üstlenmek zorunda kalacaklar, devlet açısından sorun
çözülmüş sayılacaktır. PKK sorunu nasıl 30 bin ölüyle "çözüldü" ise,
liseli gençlerin intiharı da alt tarafı 10-20 ölüyle bu şekilde
halledilir.
Yine de, şunu
gözönüne almalıyız: Okul yönetimleri de polis de bir ölçüde başka
türlü, araştırıcı-yapıcı davranmaya zorlanabilirdi. Eğer toplumsal
zihniyetimizde azıcık farklı yaklaşımlara yer olabilseydi.
İşte basına
bir görev alanı
İşte yine
basının pekâlâ önemli rol oynayabileceği bir alandayız. Madem iki
büyük gazetenin genel yayın yönetmenleri de bu konuya karşı bu kadar
hassaslar, öncelikle kendi gazetelerinden başlayarak, basının
gençlere ve gençlik fantezilerine yaklaşımını düzeltmeye
çalışsınlar. Meselâ Milliyet'in 18 Ocak'ta yaptığı da epey
tehlikeliydi. FRP oyunları oynayan veya gizli gizli chat yapan bütün
gençlerin potansiyel satanist olarak görülmesine yolaçabilir öyle
bir tam sayfa. Ayrıca, aynı gün Sabah, Lara'nın intiharı ile önceki
liseli genç intiharları arasında bağ kurulamayacağına dair de
ciddîye alınmaya değer olgular sıralıyordu. Belki de sahiden, 70
milyonluk nüfus içinde kabul edilebilir oranda, tekil, bireysel
trajedilerden sözediyoruzdur. Lüzumsuz bağlantılar kurarak hiç âlemi
yokken bir toplumsal sorun da yaratıyor olabiliriz. Gençlerin başına
yeni çoraplar (bunu yeni kontrol ve baskı mekanizmaları olarak
okuyabiliriz) örmemek için işin bu tarafına da dikkat etmeliyiz.
Biz ne kadar, ilk
anda yapıştırdığımız "satanist" yaftasıyla, gencecik yaşlarında
dünyadan kopup gitmeye karar vermiş evlatlarımızı kendi kendilerinin
katili ilân ederek sorumluluktan sıyrılmaya çalışıyorsak da,
vicdanımızın bizi rahat bırakmayacağını unutmayalım.
Ben Lara'nın da
şeytanla buluşmadığından eminim. Belki şimdiden anababasını,
arkadaşlarını özlemeye başlamıştır bile. Umarım, bütün bu satanist
bahaneleriyle, ona karşı fazlasıyla gecikmiş bir anlayış gösterme
çabasından bile kaçınmaya uğraşan bir topluma inat, gittiği yerde
saçlarını okşayarak "aldırma sen onlara" diyecek şefkatli birileri
vardır yanında.
Şeytanla
buluşanlar, intihar eden gençlere satanist diyerek sorumluluktan
kaçmaya çalışanlarla, acılı bir ailenin en korkunç anlarını kare
kare görüntüleyip gazetelere basanlardır.
|
|
ŞİMDİ
GELELİM
NEYMİŞ BU SATANİZM ?
DİYANETE BİLGİ VERELİM DERKEN BURADA
GENE SATANİST OLMAKLA SUÇLANMA RİSKİNİ GÖZE ALIYORUM
ZATEN ALIŞKINIZ
SATANİST DEĞİLİZ AMA DURUMDA BU
OKUMA TEMBELLİĞİNİ BIRAKINDA OKUYUN
SATANİZMİN 9
BİLDİRİSİ
Anton Szandar
Lavey
-
Satanizm sana kendini
sakinmayi degil, istedigini yapma ozgurlugunu sunar.
-
Satanizm sana ruhsal boş
umutlar, hayaller yerine hayati varoluşu sunar.
-
Satanizm sana, iki yuzlu
bir sekilde kendini aldatmak yerine, lekesiz, tertemiz akli sunar.
-
Satanizm sana, nankor
kişiler icin boşuna harcanan sevgi yerine, hakedenlere incelik gostermeni
saglayacak kişilgi sunar.
-
Satanizm sana, sana vurana
obur yanagini donmektense, intikam alicak gucu sunar.
-
Satanizm sana, vampir olmak
icin vakit harcamak yerine, ugrasman gereken daha gercel sorumluluklarin
oldugunu hatirlatir.
-
Satanizm sana derki: insan
diğer dört ayak ustunde yuruyen hayvanlardan, bazen daha iyi sik sik daha
kotudur. Zekasal gelisimi ve ayird edebilme yeteneginden dolayi, insanoglu
butun hayvanlardan daha vahşi olabilir.
-
Satanizm sana, gunah die
tabir edilen hersein aslinda fiziksel, duygusal ve zekasal birer zevkten
ibaret oldugunu soyler.
-
şeytan kilisenin su ana
kadar sahip oldugu en sadik arkadaşidir... cunku O, bu işi yilardir
yapiyor...
|
Bilmem dikkat
ettinizmi, Satanizm insanlara kedi kesmek icin bicak sunmuyor.. Ya da
siyah giyinmeyi ongormuyor.. Hattaa muzik lafi hic gecmiyor..
Saclardanda bahsedilmedi sanirim... Kurallar bunlarmiş işte... Fakat
cocuklarinizi da kendiniz gibi cahil ve kultursuz yetiştirme
politikaniz yuzunden her uzun sacli satanist, her satanist te
potansiyel katil olarak biliniyor. Bence, tecavuzlerin, cinayetlerin
sorumlulari, sac sakal yada muzik degil, kultursuz ve cahil beyninizle
kurdugunuz carpik otoritenin altinda kişilik kazanamayan hasta
evlatlariniz, kompleksli cocuklariniz ve sizsiniz. |
|
Requiem Aeterna
Satanizm`in 9 Büyük Günahı
|
Stupidity(Aptallık) : Satanist günahlarının ilki aptallıktır. Bu
çok kötü birşeydir çünkü aptallıkta acı yoktur. Umursamamak
birşeydir ama toplumu gittikçe aptallaştırıyoruz(Bazı
toplumlarda doğuştan aptal oluyor...). Çünkü insanlar olur olmaz
söylenen herşeye inanıyorlar. Medya iyi eğitilmiş aptalları
kabullenerek övgüyle yüceltir. Satanist, tuzakların olduğunu
bilmeli ve aptal olmamak için elinden geleni yapmalıdır.
|
|
Preteniousness (Olmadığın Gibi Gözükmek) : Boş böbürlenmeler çok
rahatsız edici olabilir ve Lesser Magic`in Kardinal kurallarına
hitab etmez. |
|
Solipsizm : Solipsizm Satanistler için çok tehlikelidir. Bir
başkası üzerinde tepkilerini, mantığını ve sorumluluklarını
dengele. Çünkü, bu kişi muhtemelen senin yaptıklarına karşılık
veremeyebilir(Sana ayak uyduramayabilir). Herkezi kendin gibi
değerlendirmek büyük hatadır. Ve herkezden, senin doğal olarak
gösterdiğin saygıyı, inceliği, ve anlayışı beklemek hatadır.
Bunun yerine Satanizm, kişi sana nasıl davranıyorsa seninde ona
öyle dawranmanı öğütler(O sana ayak uyduramayacaxa sen ona
uydur). Bu hepimizin bir görevidir. Ve kolaylıkla yanılgı
içerisine düşeceğini düşünerek, her zaman tetikte ol. |
|
Self –
Deciet (Kendini Kandırmak) : Diğer en büyük Kardinal günahlardan
biriside kendini kandırmaktır. Bize sunulan kutsal ineklere
saygı göstermemeliyiz(Kutsal inekler... Hiç saygıyı
haketmediğini %100 bildiğimiz halde yanlızca bize kutsal
oldukları söylenmiş olmasından ötürü birşeye kendimizi kandırıp
saygı gostermemeliyiz demek istiyor...). Çünkü bunlar bizi, bize
düşürmek için oynanan oyunlardır. Ancak, eğlenirken yada
kendinde olmadığın zamanlarda kendini kandırmaya meğilli
olabilirsin. Fakat daha sonra bunu asla yapma! |
|
Herd
Conformity (Sürüye Uymak) : Bir kişinin, diğer bir kişinin
isteklerini yerine getirmesi ona tam olarak fayda getiriyorsa bu
kabul edilebilir ve sadece aptallar sürüyü takip eder. Bu da
sizin kişiselliğinizi kaybedip emirlere uymanız demektir.
Anahtar, birçok kişinin isteklerine uyup, köle olmaktansa,
akıllı bir efendi seçmektedir. |
|
Lack Of
Perspektive (Perspektif Eksikliği) : Perspektif eksikliği, bir
Satanist`i bütün acılara götürebilir. Varlığınızla kim
olduğunuzu ve ne yaptığınızı unutmamalısınız. Hergün tarih
yapıyoruz. Herzaman geniş tarihsel ve sosyal görünüm aklınızda
olsun. Çünkü bu hem Lesser`in hem de Büyük Büyü (Greater Magic)`nün
anahtarı için önemlidir. Bir puzzle ın parçalarını bulmaktan
ziyade, o parçaları yerli yerine oturtmak ve onu görmek daha
önemlidir. Özgürlüğünüzü kısıtlayacak sürüden etkilenmeyin.
Sadece dünyanın geri kalanından farklı bir derece, durum için
çalıştığınızı bilin. |
|
Forgetfulness Ortodoksies(Ortodoksları unutamamak) : Gerçekte,
önceden yada bir zamanlar kabul edilmiş şey, şimdi yeni
paketlerde sunulduğunda, sadece farklı ve yeni olduğu için bunu
kabul etmek, beyni yıkanmış insanlar içindir. Bunun her zaman
farkında ol. Çünkü bunun farkında olmak bir anahtardır. Bizden
yaratıcıyı ovmemizi ve orjinaliteyi unutmamızı beklerler. Bu,
kullanılıp bir kenara atılmak istenen bir toplum içindir. |
|
Conterproductive Pride : İlk kelime çok önemlidir. Satanizm`in
kuralı “eğer sizin için faydası warsa, yapın”dır. Fakat sizin
aleyhinizeyse ve köşeye sıkıştığınızda tek çıkış “Üzgünüm bir
hata yaptım, keşke anlaşabilsek” demek ise bunu yapın. Fakat
sonra tekrar deneyin. |
|
Lack Of
Aesthetics (Estetik eksikliği): Bu fiziksel yapınızın denge
faktörüne uyması için bir bildiridir. Bu Lesser Magic için
önemlidir. Bu sevimli veya hoş olmanız için istebilen birşey
değildir. Ne olduğunuzu göstermek içindir. Estetik, oldukça
kişisel bir şeydir. Ve kişinin kendi doğasını yansıtır. Evrensel
bir estetiğin ve görünümün olduğu inkar edilemez bir gerçektir.
Fakat yinede kişi, evrenselliği bir kenara bırakarak hissettiği
gibi görünme özgürlüğüne sahip olabilmelidir. |
|
Requiem Aeterna |
|
YETER BU KADAR ANLAMADINIZ MI HALA
PEKİ O ZAMAN
KOLLUK KUWETLERİMİZ
İZMİR POLİSİNİN RAPORUNA BAKALIM
NELER SAÇMALAMIŞLAR
POLİSE GÖRE SATANLARIN
EYLEM PLANLARINI
HEMEN BEN ANLATAYIM GERİSİNİ SİZ OKUYUN
Ayrıca Ülkemizdeki şimdiki eylem planlan Sultanahmet Camii' nin
yıkılması, Taksimde Cami yapılmak istenen meydanın işgali, el yazması bir
Kur' an-ı Kerim' in yırtılarak klozete veya denize atılması, Kaşıkçı Elması'
nın çalınması, kendilerine muhalif olup zarar verebilecek insanların Şeytana
kurban edilmesi, gücü ellerine geçirdikleri zaman ise din ayırımı
gözetmeksizin bütün ibadethaneleri tahrip edeceklerini, ayrıca Hitler
Faşizmini benimseyerek Türkiye' yi yabancı ırklardan temizleme gibi planları
vardır. Faaliyetlerinin yoğun olduğu iller İstanbul, Ankara, İzmir, Adana,
Antalya, Bursa, Eskişehir, Kayseri’ dir.
BİRDE ŞUNA ÇOK GÜLDÜM
Kedi kanı içerler ve bununla ölümsüzlüğe ulaştıklarını iddia ederler.
Satanistlerin nihai hedefi şeytanı da yenerek sonuçta dünyayı ele
geçirmektir. 7, 13, 666 sayıları, keçi, şarap ve ekmek onlar için kutsal
sayılır.
İŞTE KOSKOCA EMNİYETİN RAPORU
VAH KOLLUK KUVVETLERİM VAH
OKUYALIM
yakında satanizm yazmayı öğrenecek kollukcularımız abisi üzülme
İZMİR EMNİYET RAPORU
|
SATAİNİZM |
|
Fransızca bir kelime olan "SATAN" kelimesinin
Türkçe karşılığı "ŞEYTAN"'dır.Satanizm ise şeytana ve kötülüğe
gösterilen bağlılık ve onları yüceltme demektir. Geniş anlamda
"Hristyanl ık
dininin kurallarının değiştirilmesi"
anlamına da gelir. Ayrıca Satanizm diğer
anlamıyla da Tevrat' tan gelir ve " Karşı Çıkan"
anlamındadır.
Satanizm akımını kuran ve onu bir doktrin olarak
empoze eden ve onu bir din olarak ilan kişi ABD de Kara Papa
lakaplı Sandor Anton LAVEY isimli bir şahıstır. LAVEY 11 Nisan 1930
yılında ABD de doğmuştur. Kafkas kökenli bir aileden gelen LAVEY
önce aslan terbiyeciliği, polis fotoğrafçılığı, kriminoloji
uzmanlığı, oyunculuk ve hipnotizörlük yapmıştır. 5 yaşından itibaren
müzikle uğraşmış, yıllar sonra Elektronik müziği seçerek Synthesizer
teknolojisi üzerinde çalışmalar yapmıştır. Majikal müziği ararken
Okült müzik adını verdiği parçalar besteliyordu. Ona göre insan;
egoist, çirkin, habis ve korkulması gereken bir varlıktı. Kötü olan
şeytan değil, aksine insanın kendisi idi ve kötülüklerini şeytan
adının ardına gizliyordu.
Lavey 30 Nisan 1966 tarihinde ABD nin San
Fransisco kentinde Şeytan Kilisesi'nin (Satanik Kilise)
açılışını yaptı. Örgüt; Seçkin, zengin, eğitimli, üretken, eksantrik
kişilerden oluşuyordu. Şahsın 1997 de 67 yaşında ölmesinden sonra şu
anki liderliğini Amerika' lı bir kadının yaptığı bilinmektedir.
Ayrıca Satanistler LAVEY' in yazmış olduğu "THE: SATANİK BİBLE:
(Satanik İncil)" ve
"SEVEN GATE(Şeytanın Ayetleri)" isimli kitaplara
inanırlar. En son olarak bilinen ABD' de bir Kiliselerinin ve
yaklaşık 20 bin üyelerinin olduğu bilinmekledir.
Lucifer, Beelzebub, İblis ve Karanlıklar Prensi
gibi isimler ile tanımlanan Şeytan' ın çeşitli sembolleri
bulunmaktadır. Fakat sembollerin en önemlisi Pentagram adı
verilen beş uçlu yıldızı, kollarını açmış bir adam olarak ifade
etmek mümkündür. Satanizmi benimseyen ve sempati duyan şahıslar
canlı ve cansız alemde yegane gücün şeytanda olduğunu bir kişinin ne
kadar çok kötülük yaparsa şeytana o kadar yakın olunacağına ve
derecesinin de o alanda büyük olacağına Şeytana yakın olanların ise
öbür alemde Cehennemde fazla ceza çekmeyeceğini ve şeytanın
hizmetlerinde olacaklarından dolayı rahat bir ortamda zebanilik
yapacaklarına inanırlar.
Ayrıca LAVEY
"SATAN İZMİN
TEMEL İLKELERİ"
isimleriyle yazdığı
kitabında şeytanı tanımlamış ve onun müsamahayı, realiteyi, duru ve
temiz bilgeliği, nezaket ve kibarlığı temsil etliğini
söylemiştir.Burada LAVEY' in şeytanı sevimli hale getirme uğraşısı
açıkça hissediliyor. Lavey' in şeytanı bu şekilde yorumlaması
ilginçtir. O, kötülüğün ve şerrin kaynağı olarak bilinen şeytana,
başka bir urba giydirerek sevimli hale getirme uğraşısı içinde
gibidir. LAVEY Şeytana sadece güzel olan şeyleri layık görmemiş,
bazı olumsuzlukları da nispet etmiştir. O nazik olduğu yerde aşırı
serttir, hoş gördüğü anda baş kaldırıcı ve asidir. LAVEY,
etrafındakilere; Allah' ın iyi Şeytanın kötü olduğunu dikte eden bir
çevrede yetiştiklerini, iyi ve kötüyü, insanların kendi amaçlarına
uydurup kullandıkları, rotatif terimler olduğunu söylemektedir. İşte
Şeytan bu seçim gücünün sembolüdür.
SATAN İSTLERİN
BELİRLEYİCİ ÖZELLİKLERİ :
Satanistlerin ortak özelliği giyimlerinde siyah
ve kırmızı renkleri tercih ederler.
Deri pantolon,başlıklı tişörtler.abartılı gümüş
takılar. Yaz kış bot.postal ve çizme giyerler.
Kiliselerde yapılan ayinlere katılırlar.Çünkü
Satanistler kiliseyi Şeytan için En iyi arkadaş görürler.
Çoğunluğu yukarıda da belirtildiği üzere
Satanistliğin Hıristiyanlık kurallarının değiştirilmesi amacını
taşıdığından ters haç takarlar.
Kıyafetlerinde Satanist amblemleri taşırlar. Bu
amblemlerin en önemlisi çift daire içerisindeki yıldızdır.Diğerleri
ise hayali çizilmiş insan ve hayvan karışımı yaratıklardır.
Özellikle geceleri metruk yerlerde ve
mezarlıklarda toplanıp ayin yaparlar.
Satanistler lider olarak kabul ellikleri Anton
Sandor LAVEY' in kitaplarını okurlar.
Metal Müzik satan kasetçilere ve kafelere
takılırlar.
Kedi kanı içerler ve bununla ölümsüzlüğe
ulaştıklarını iddia ederler. Satanistlerin nihai hedefi şeytanı da
yenerek sonuçta dünyayı ele geçirmektir. 7, 13, 666 sayıları, keçi,
şarap ve ekmek onlar için kutsal sayılır.
Bütün dinler ve bütün kutsal kitaplara karşı
aşırı bir saldırganlık içerisinde olurlar.
Guruba dahil her üyeye bir Mitolojik isim
verilir. Özellikle Yunan tanrı ve tanrıçalarının isimleri ile
mitolojik kahramanların isimleri verilir.
Satanistler kendileri dışındaki herkesi,
bilinçsiz, bilgisiz ve aptal görürler.
SATAN İZME
GÖRE ŞEYTAN:
Şeytan yasaklayıcılığı değil, affediciliği temsil
eder.
Şeytan boş hayallerin değil, asıl gerçekliğin
temsilcisidir.
Şeytan ikiyüzlülüğü, hilekarlığı değil, bilgeliği
temsil eder.
Şeytan nankörler için boşuna harcanmış sevgiyi
değil, hak edenlere gösterilen şefkati temsil eder.
Şeytan kötülere karşı öbür yanağı dönmeyi değil,
intikamı simgeler.
Şeytan bazen insanı, bazen de hayvanı temsil
eder. Bazen daha farklı bir yaratık olarak dört ayak üzerinde
yürüdüğü farz edilir.
Şeytan günah diye nitelendirilen fiziksel, akli
ve duygusal zevklere neden olan tüm zevklerin simgesidir.
Şeytan kilisenin şimdiye dek sahip olduğu en iyi
arkadaşıdır.
Şeytan barışçı değil savaşçıdır.
Kötülüklere karşı suskun kalmak yerine, intikam
almayı öngörür.
Günah diye nitelendirilen, fiziksel, akli ve
duygusal tüm zevklerin simgesidir
SATAN İZM'
İN İLKELERİ:
LAVEY’ in yazmış olduğu
THE SATAN İK
BİBLE
isimli kitabında Satanistlerin
hayat kurallarını şu 11 madde şeklinde sıralamıştır;
Size sorulmadığı sürece fikirlerinizi kimseye
söylemeyin.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak
isteyenler dışında kimseye açmayın.
Bir başkasının evinde misafirseniz ev sahibine
saygılı olun veya daha işin başında oraya gitmeyin.
Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder,
canınızı sıkarsa sizde ona karşı zalimce davranın,
Karşı cins açıkça davet etmedikçe karşınızdaki
insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin
Problemi çözüp birini derdine çare olmak gibi bir
mesuliyetin haricinde siz ile ilgisi olmayan hiçbir işe burnunuzu
sokmayın.
Kendi emel ve arzularınızı gerçekleştirmede,
şayet sihrin gücünü kullanarak başarılı olduysanız mutlak suretle
sihrin hakkını verin. Onun gücünü kabul edin.
Sizinle alakalı olmayan hiçbir şeyden şikayette
bulunmayın.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.
Vahşi hayvanlara zarar vermeyin.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.
Eğer birisi sizi rahatsız ederse ona, bunu yapmamasını söyleyin,
eğer hala buna devam ederse onu ortadan kaldırın.
SATAN İZMİN
YAYILMA STRATEJİSİ :
1-SEMPATİZAN :
Bu tür işlere ve eylemlere meraklı tipler zaten birer satanist
adayıdır. Bunlar belirli bir şahısın etrafında toplanmaya başlarlar.
Onun gibi giyinme, onun gibi konuşma, benzeri hareket ve tavırlar
takınmaya başlarlar.
2-ADAYLIK: Satanist guruba takılan bir kişi
onlarla birlikle hareket etmeye başladıktan sonra bu gurup içinde
bulunan ve gurubu gözaltında bulunduran kişi, belirli kıvama gelen
kişileri seçmeye ve onlarla ilgilenmeye başlar. Kendisi ile
ilgilenildiğini anlayan kişi kendisini daha fazla önemsemeye başlar,
eğitimci tabir edilen gurupla ilgilenen şahıs ilgilendiği kişilerin
sosyal ve ekonomik durumları ile yapabileceği işlerin hangi derecede
olduğunu anlamaya çalışır. Yani gruplarına katılmaya çalışan
şahısları kendilerine bir kötülük amacıylamı yoksa bilerek ve
isteyerek mi girdiğini sınamaya başlar.
4- KÖLELİK:
Grup içerisindeki lider konumunda bulunan şahıs artık kurbanı etkisi
altına almaya başlamıştır. Bu kişinin her dediği yapılır ve o örnek
alınır,sözünden dışarı çıkılmaz, maddi ve manevi yönden gurup lideri
beslenmeye başlanır. Örnek olarak bu şahıs sizi birisinin
kötülüğünden koruyorsa sizde ona yemek söylersiniz veya hediye
vermeye başlarsınız.
4– E ĞİTİM:
Şahıs yavaş yavaş Satanist olmaya başlamıştır, fakat bu hiçbir
zaman karşı tarafa söylenmez, ilgilenen kişi kurbanın fiziki
yapısına göre savaşçı, düşünce yapısına göre filozof, her iki
özellik bir arada varsa yaylımcı kadroya dahil eder veya büyü ve
ayin işlerine meraklı bir kişiliğe sahipse büyücü veya ayinci olarak
yetiştirirler. Zeka ve kabiliyetlere göre tüm faaliyetlere katılıp
eğitimci olunur.
5- E ĞİTİM
SÜRECİNİN TAMAMLANMASI:
Vampirlikte denilebilir. Artık şahıslar
güneş ışığından sıkılmaya, güneşe çıktığında vücudunun yandığını
hissetmeye başlamıştır. Bundan böyle şahıslar kötülük yapma
derecesini yükseltmeye başlarlar. Hoşlanmadığı veya kendisine zarar
verebileceğini düşündüğü kişilerin enerjisini çekmeye çalışır.
Kendisine gönderilen kötü enerjileri geri göndermeye ve karşı tarafa
savaş açmaya başlanır. 16 ve 17. kademeye kadar bu eğitim ve kendini
geliştirme çabaları bu şekilde devam eder. 32. derecede artık bir
Cadı veya bir Vampir derecesine gelmiş şahıs gelebileceği en üst
makamda bulunmaktadır. 33 ve en son derece olan Şeytanın Oğlu
olabilme en nihai derecedir.
SATANİST AYİNLERİ :
Satanist ayinleri her ayın 13. de genellikle
metruk binalarda, mezarlıklarda ve ormanlık alanlarda tam gece
yarısı ve genellikle yedi kişinin katılımıyla KARATEKE ismini
verdikleri gurup liderlerinin öncülüğünde yapılır. Karateke üzerine
Satanist amblemi taşıyan siyah bir cübbe giyer. Bir masa üzerine
ters haç veya pentagram işareti çizilerek ortasına gümüş bir kupa
konur. Dünyada yaşayan iki canlı olan kedi ve keçinin kanının sadece
negatif iyonu taşıdığı, keçinin kendileri için kutsal sayılması,
kedinin ise nankör olduğu için düşman olarak görürler ve kedinin
boğazını keserek kupanın içerisine akıtırlar. Önce gurup lideri
ardından da üyeleri kanı içerler. Pozitif iyon taşıyan insan kanı,
kedi kanı ile birleşince insanda rahatlama olur ve bu rahatlama
devam edene kadar ayin devam eder. Bazen de Black Metal veya Death
Metal müziği eşliğinde toplu ve bir arada seks yapılır.
Bu ayinlerde gön, kedi kanı, kara ip, şarap,
kılıç, zil ve mum gibi bazı ritüelleri kullanırlar. LAVEY' in
Satanik incil' de bahsettiği bütün argümanların mutlaka bulunması
zorunluluğu yoktur. Bir miktar para, şilte, gonlar siyah cübbe,
kadeh ve kılıçların konulabileceği özel bir şey olmayabilir. İhtiyaç
duyulan şey sadece sessiz bir yerdir. Satanist kilise bu durumdaki
bir sataniste şu tavsiyede bulunur. Mumu yakın ve önünüze koyun. Dik
oturun derin nefes alın ve sakinleşin. Şuurunuzu, tüm dış
düşüncelerden temizleyin. Aleve bakarken içinizden veya yüksek sesle
"KARANLIĞIN EFENDİSİ! BEN HAZIRIM, SENİN GÜCÜNÜ HİSEDİYORUM, BEN
ŞEYTANIN SAHİPLENDİKLERİNDEN BİRİSİYİM, SELAM ŞEYTAN" deyin.
Yapılan ayinlere yabancılar katılamaz. Ayin
esnasında olanlar başkalarına anlatılmaz. Anlatanlar ise
cezalandırılır. Bu cezalar vücutta sigara söndürme, elleri ve
ayakları arkadan bağlanarak kafaya boş bir teneke geçirilir ve şahıs
çıldırana kadar tenekeye su damlatılır. Diğer bir ceza ise kadınlar
tarafından uygulanan hadım etmelerdir.
TÜRK İYE'
DE SATANİZM
Satanizm, Türkiye'de ilk olarak internet' le
yayılmaya başladı. Daha sonraları Heavy Metal grupları vasıtasıyla
ilk adımlarını atarak özellikle gençler arasında yayıldı. Şeytana
tapanların çoğunluğunun gelir seviyesi yüksek vatandaşların
çocukları olduğu, bu çocuklarında din ve öteki Kutsal değerlere
karşı oldukları bilinmektedir. Gençlerin bu işe başlaması önce bu
müzikleri dinlemesi ile başlar, sonra ise masum görünümlü arkadaş
gurupları içerisinde satanist inancı yavaş yavaş empoze edilir.
Ülkemize bir başka giriş şeklide İnternet’ in
dünyada sonraları da Türkiye de yaygınlaşması ile birlikte iyice
taraftar topladı. Özellikle maddi durumu iyi olanların bu iş içinde
olmasının nedeni evlerinde bilgisayarı ve kendisine ait bir odası
olan gençler eğlence için internete bağlanarak "Chat" denen
karşılıklı sohbetler yaparlar. Chat' Ieşme esnasında Satanistlerin
ilginç chatları ile karşılaşır ve sohbete başlarlar. Bu ilk adımdır.
Sonra Satanistler bu şahsa çeşitli bilgiler verir. Mesela;
Satanizmin geçmişi ve geleceği, bulunduğu ildeki kendilerine yakın
müzik marketler, şahıslar ve adreslerini vererek bunlarla bağlantı
kurmalarını isterler ve böylece hedeflerine ulaşırlar.
Türkiye'deki Yayınları: Non Serviam, Şebek (Köprüaltı),
Ölüm ve Cenaze, Mahşer, Aşk ve Şarap, Shamain, Kadavra Zine, Piramit
Zine, Mazine, Sombre, Toprak, Rockline, Mat gibi dergiler.
Türkiye'deki Müzik Gurupları: Satanic Werses,
Ehrimen, Witctrap, Pagan, Shamain, Asceraus, Sarkofokos, Sagu,
Hezzihill, Mopheus, Death Out gibi yerli Heavy Metal gurupları.
Ayrıca Ülkemizdeki şimdiki eylem planlan
Sultanahmet Camii' nin yıkılması, Taksimde Cami yapılmak istenen
meydanın işgali, el yazması bir Kur' an-ı Kerim' in yırtılarak
klozete veya denize atılması, Kaşıkçı Elması' nın çalınması,
kendilerine muhalif olup zarar verebilecek insanların Şeytana kurban
edilmesi, gücü ellerine geçirdikleri zaman ise din ayırımı
gözetmeksizin bütün ibadethaneleri tahrip edeceklerini, ayrıca
Hitler Faşizmini benimseyerek Türkiye' yi yabancı ırklardan
temizleme gibi planları vardır. Faaliyetlerinin yoğun olduğu iller
İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Eskişehir, Kayseri’
dir. |
|
|