|
|
İşkence ve düşünce*Bir süredir naçiz yazarınızın Antik Yunan filozoflarına karşı durulmaz bir ilgi beslediğini herhalde fark etmişsinizdir. Felsefe ve mantık, zaten ilgimi çeken öğretilerdi; ama arkadaşım Christophe Bardeche'in (kendisi şakır şakır Türkçe konuşan bir Fransız allamesidir) armağan ettiği bir kitap, eski düşünürlere karşı tutkumu depreştirdi. Luciano De Crezcenzo'nun kaleme aldığı 'Yunan Felsefe Tarihi'nin özelliği, okuru yalnız düşünce anlamında aydınlatması değil, düşünürlerin yaşamlarına ilişkin aktardığı öykülerle de şaşırtması. Kitabın her bölümü, beni günümüzle köprüler kurmaya, karşılaştırmalar yapmaya itiyor. Dedikoduyu da pek sevdiğim için, kurduğum ilişkileri sizinle paylaşmak için yanıp tutuşuyorum tabii.Dünkü Radikal'de okudunuz: Kara kıllı soluk beniz Erol Evcil, ne kabadayılık, ne de delikanlılığa yakışmayacak biçimde şakımış poliste. Yıllardır kabara kabara dolaşan bu haydut kılıklı hindi müsveddesi, bülbül kesilmiş yakayı ele verince. Yalnız kendi cinayet azmettiriciliğini değil, tüm dost ve post ilişkilerini de bir bir anlatmış. Şimdi, "İşkence gördüm," di ye inkâr ediyor ama, siz aldırmayın. İster danışıklı döğüşüklü bir işkence altında olsun, İster üstünde, itiraflarının hiçbiri icat edilecek türden değil. Hepsi doğru ve böylesi alçakların zaten ne kendileri, ne de ele verdikleri alçaklar 'adam' değil. Bunlar, parayı ya da zoru görünce babasını bile satabilen 'madama'lar.Filozof Zenon, işkence altında ölen bir düşünür. Ölümünden birkaç yıl önce, sanki başına gelecekleri biliyormuş gibi, kendisine felsefenin neye yaradığını soran Denysos adlı tirana: "Ölümü aşağılamaya yarar," dediği söylenir. Sonra kimilerine göre başka bir tiran, kimilerine göre ise Sirakusa kenti demokratik parti lideri Nearkhos'a karşı kurulan siyasal bir komplonun başını çeker. Nearkhos, yaklaşık 75 yaşındaki düşünür Zenon'a, diğer komp locuların adlarını vermesi için işkence yaptırır. Zenon, inanılmaz bir alayla, Nearkhos'a en yakın kişilerin adını sayar bir bir. Nearkhos, aldatıldığını anlayınca işkencenin dozu artırılır. Acı dayanılmaz bir hale gelince Zenon, adları itiraf edeceğini, ama yalnız Nearkhos'un kulağına fısıldayacağını söyler. Nearkhos ağzına doğru eğilince, Zenon tiranın kulağını dişleriyle kapar ve cellatlar kendisini bıçaklarla delik deşik etmeden bırakmaz. Delik deşiktir, ama yaşamaktadır henüz. İşkence yeniden başlar. Bu kez Zenon, dişleriyle kendi dilini koparıp, Nearkhos'un suratına tükürür. Kanlı dili suratının ortasına yiyen Nearkhos, anlamıştır. Zenon işkenceyi ve ölümü aşmış, bilinci dışında itirafçı olabilecek tek organını kendisi kesip atmıştır. Nearkhos, cellatlara işi bitirmelerini emreder. Filozofun bedeni, önce kuşbaşı kesilir, sonra dev bir havanda dövülür. Luciano De Crescenzo, filozofun yaşlı gövdesinden yapılan kıymanın, daha sonra kime yedirildiğini belirtmemiş. Ama ne önemi var? Sanırım Zenon'un işkencesinde gerek yazar, gerekse okuru en dehşete düşüren bölüm, yaşlı düşünürün kendi dilini kendi dişleriyle koparıp işkencecisinin suratına tükürecek gücü gösterdiği an. İşte size bir adam.Elbette adamlığın ölçüsü, işkenceye direnç değil. Ama acı karşısında, düşüncenin hayrete değer bir gücü var. İyi ya da kötü, doğru ya da eğri bir düşünceye inanan insanlar, hiçbir anlamda kolay dize gelmiyorlar. Paradan alınan güç ise, çakaralmaz çakıcılar ya da evcil madamalarda izlediğiniz gibi, zoru görünceye kadar. *(Mine G. Kırıkkanat, Radikal) |