TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI

 

KURUCU DÖNEM

(20 Aralık 1954 – 9 Mart 1955)

 

TMMOB ve Odaların kuruluşu 6235 sayılı TMMOB Yasasının geçici 2. maddesi uyarınca gerçekleşmiştir. İlgili maddeler şöyledir:

Muvakkat Madde 2 - Bu kanunun neşri tarihinden itibaren bir ay içinde Bayındırlık Vekaleti’nin teşebbüsü ile mezkûr tarihte faaliyet halinde bulunan mesleki birliklerce gönderilecek ikişer temsilci ile Bayındırlık Vekaleti’nin tayin edeceği beş temsilciden müteşekkil müteşebbis heyet Bayındırlık Vekaleti’nde toplanır. Kanunun neşrinden itibaren üç ay içinde Odalar Birliği Talimatnâmesiyle kurulacak odaların hazırlıklarını ve ilk umumi heyet toplantısı için lüzumlu diğer bilumum hazırlıkları tamamlar ve ilan eder. Kanunun neşrinden itibaren altı ay içinde o tarihte faaliyette bulunan birlikler , umumi heyetlerini toplayarak üç kişiden az olmamak üzere kayıtlı azalarının yüzde beşi nispetinde delegelerini seçer, bunların isim ve adreslerini Bayındırlık Vekaleti’ne bildirir. Vekaletçe bir ay içinde birliklerce seçilen delegelere yazılı davetiye gönderilerek toplantıya davet olunur. Toplanan bu heyet Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğinin birinci umumi heyetini teşkil eder. Umumi Heyet, toplantısını idare etmek üzere bir reis, iki reis vekili, dört de katip seçer. Bu heyet kararlarını ekseriyetle verir. Yalnız Talimatnameye alt kararlarda üçte iki ekseriyet aranır.

Muvakkat Madde 3- Birinci Odalar Birliği Umumi Heyetinin vazifeleri: a) Müteşebbis heyet tarafından hazırlanmış bulunan Odalar Birliği Talimatnamesini müzakere ve kabul etmek; b) Kurulması icabeden ve müteşebbis heyet tarafından hazırlanmış olan odaları tespit etmek ve oda teşkili mümkün olmayan meslek mensuplarının hangi odaya kayıtlı olacaklarını tetkik ve tayin etmek;c) Odalar Birliği idare Heyetini ve yedeklerini seçmek; c) Odalar Birliği Umumi Katibini ve murakıplârını seçmek; d) Yüksek Haysiyet Divanı azalarını ve yedeklerini seçmek.

TMMOB'nin 1. Genel Kurulu 18-22 Ekim 1954 tarihleri arasında yapılmıştır. Bu Kurula Bayındırlık Bakanlığı temsilcilerinin dışında Türk Yüksek Mühendisler Birliği, Türk Mühendisler Birliği, Türk Yüksek Maden Mühendisleri Birliği, Karabük Ağır Sanayi Mühendisleri Derneği, Türk Mühendis Jeologlar Derneği, Harita ve Kadastrocular Derneği, Türk Ormancılar Cemiyeti, Türk Yüksek Ziraat Mühendisleri Birliği temsilcileri katılmışlardır.

İlk Genel Kurul ile 10 Oda kurulmuştur. Bu Odalar ve kuruluşlarındaki üye sayıları şöyledir:

Elektrik                        672                Maden               313

Gemi                              96                Makine              902

Harita Kadastro             62               Mimarlar           746

İnşaat                        2.371               Orman                615

Kimya                          312               Ziraat                 733

Toplam  6.822

                                                     

18 –22 Ekim 1954 tarihinde gerçekleştirilen TMMOB’nin ilk genel kurulunda, TMMOB’yi oluşturan dernek ve cemiyetlerden oluşturulacak 10 adet mesleki disiplini bünyesinde barındıran odaların kurulması kararının ardından, 20 Aralık 1954 tarihinde maden, metalurji, jeoloji, seramik, izabe ve jeofizik mühendislerini bünyesinde barındıran TMMOB Maden Mühendisleri Odası’nın kurulması ve genel kurulunun yapılması kararı alınıyor. Türk Yüksek Maden Mühendisleri Cemiyeti, Karabük Ağır Sanayi Mühendisleri Derneği ve Türk Mühendis Jeologlar Derneği üyeleri tarafından iskeleti oluşturulan odamız kurucu genel kurulunu 313 kişilik üye kadrosu ile gerçekleştiriliyor. Kurucu genel kurulumuza aşağıdaki üyelerimiz katılıyor;

T.Necmettin AKMAN               Zakir BİRCAN                               Hüseyin GEZGİN

Halim AKOL(İzabe Müh.)        Mustafa CAN                                 Parisa GÖNÜLDEN

S.Vedat AYTAMAN               Sezai CANKUT(Met. Müh.)           Azmi HALULU

Hürrem ALTAY                      Raşit CEYLAN(Jeo.Müh.)           Kamil HAZNEDAROĞLU

Mehmet APAYDIN                 Hamdi ÇELİK                                Murtaza KARATAŞ

Yusuf APAYDIN                     Mustafa ÇINAR                          Hilmi KURTAY(Met. Müh.)

Muhsin AVŞAR                       Burhanettin ÇITAY                        Lütfi KALAY

Vedat ALPDOĞAN(İzabe Müh.)    Mekarim DEREKÖY               Kemal LOKMAN(Pet.Müh.)

Ruhi ALKOR                            Bedii DİNÇEL(Pet.Müh.)           Halil ONAT

Rauf ALPSOY                          Fahrettin DORUK                      Kasım ÖNDER(Pet.Müh.)

Kazım AKYEL                         Ekrem DURUCAN                     İ.Nazmi ÖZKUL

M. Kemal ATASOY                  Selahi DİKER                            Ferhan SANLAY(Jeofiz.Müh.)

Reşat AYANOĞLU(Met. Müh.)     E.Necdet EGERAN              Hilmi SANALAN

Cihat BARUT(Met. Müh.)             Kemal ERDEM                     İbrahim SANER

Mahmut BAŞBÖLÜK                     Ali ERGİN                           Fahri SAVAŞKAN

M.Enveri BAŞKAYNAK               Abdülkadir ERKMAN             Mithat TOLGAY(Jeo.Müh.)

Hamza BATUK                          Abdülkadir ERYILMAZ           Nevzat YERDEL

Turan BAYKAL                               Tarık G.GÖKÇEN              Ekrem YAZICI(Jeofiz.Müh.)

 

Daha iyi anlaşılabilmesi açısından 20 Aralık 1954 tarihinde gerçekleştirilen ve odamızın temellerinin atıldığı kurucu genel kurulunun oda arşivinde bulunan genel kurul tutanaklarını olduğu gibi aktarıyorum.

20.12.1954 PAZARTESİ SAAT 16.00 DA KIZILAY SALONUNDA YAPILAN MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI KONGRESİNE AİT TUTANAK

Türk Mühendis ve Mimar Odaları İdare Hey'eti reisi Naim ŞUKAL ve Umumi Kâtip Muzaffer BİNİCİ'nin birer hitabesinden sonra kongre divanı seçimine geçildi. 
Kongre başkanlığına Osman Reşit GENCER, I.Başkan Vekilliğine Nevzat YERDEL, 2. Başkan Vekilliğine Mahmut BAŞBÖLÜK Katipliklere Halil ONAT, Necdet AKMAN, Mümtaz GERÇEK ve Tevfik SEYHAN ittifakla seçildiler. 
Başkanın teşekküründen sonra inşaat mühendisleri odası ve Türk Yüksek Mühendisleri Birliğinden gelen başarı yazıları okundu ve cevap yazılmasına karar verildi. 
Müteakiben yoklamaya geçildi. 278 azâdan 72 azânın mevcut olduğu tespit edildi. 
Halil ONAT - Usul hakkında söz isteyerek gündemin 7.nci maddesinin 3.maddeden sonra 4.maddeden evvel müzakeresini teklif etti. 
Bahri SAVAŞKAN - Bu hususta konuşacak arkadaşların fikir sahibi ol- sı icap edeceğinden bütçe ve kadro tespitini İdare Hey'etine seçilecek azâlar tarafından görüşülmesini istedi. 
Naim ŞUKAL - Halil ONAT'ın teklifinin yerinde olduğunu fakat 3. madde görüşüldükten sonra nazarı itibara alınması söyledi. 
Halil ONAT - Teklifini geri aldı. 
Kemal ERDEM - a) İdare Hey'etine seçilecek azâların her meslek zümrelerini temsil etmek üzere tespit edilmesini 
b) Maden emniyet nizamnamesinin 4ll.maddesinin değişmesi için idare hey'etine vazife verilmesini teklif etti. 
Ahmet ÇAYCI - Her meslek grubundan bir azanın idare hey'etine seçilmesi teklifini destekledi. 
Rauf ALPSOY - Her meslek grubundan bir arkadaşın girmesini mahzurlu buluyorum. Meslek ayrılığı dolayısı ile 1-2 azâ ile bu odaya kayıtlı olanların ekseriyeti temin eden diğer meslek grupları arasında % itibarile temsil edilmesi zor olacağından teklifin aleyhinde konuştu.
Kemal ERDEM - Yalnız bu idare hey'eti için oda talimatname tasarısı hazırlanacağından her meslek grubunun kendi menfaatlerini koruyabilmesi için birer kişi ile temsil edilmesinin doğru olacağını söyledi. 
Hamza BATUK - Muhtelif branştaki namzetlerin oda haysiyet divanı seçilirken nazarı itibara alınması daha iyi olacağını 
Rauf ALPSOY - Hamza BATUK'un teklifini mahzurlu olduğunu ve reddini. 
Naim ŞUKAL - Oda talimatnamesinin hazırlanmasında seçilecek idare hey'etine birliklerin temsilci göndererek yardım edebileceklerini esasen meslek gruplarına ait azaların tespitle seçilmesinin odalar birliği talimatnamesine de aykırı olduğunu ve diğer kurulan odalarda da bu hususta karar verildiğini. 
Muzaffer BİNİCİ - Oda İdare Hey'etinin bir sene vazifeli olduğunun ve Naim ŞUKAL'ın izahatını teyit etti. 
Vedat ALPDOĞAN - Kemal ERDEM'in a) bendinde yazılan teklifi desteklediğini söyledi. Ancak Oda İdare Hey'eti namzetlerinin isimlerinin karşısına mesleklerini yazmak suret ile seçimin yapılmasını. 
Şahap BİRGİ - Vedat ALPDOĞAN'ın teklifinin reye konulmasını istedi. 
Halil ONAT - Bu hususta konuşmanın kafi olduğuna kanaat getirdiğini ve kifayeti müzakere teklif ederek oya müracaat edilmesini, 
Başkan - Mesleklerden seçilecek azâların umumi hey'ete arz ve bunun Umumi Hey'et tarafından reye sunulmak sureti ile nazarı itibara alınmasını arzu ettiğini, 
Halil ONAT - Müzakerelerden çıkan neticeye göre 3 hususun reye konulmasını, 
a) Oda İdare Hey'etine her meslek grubundan bir kişinin seçilmesi. 
b) Kül halinde meslek düşünülmeden seçim yapılması. 
c) Her namzetin ismi karşısında mesleğinin de yazılarak seçime geçilmesini 
Abdurrahman AYDIN - Boş yere temennilerle vakit geçiriyoruz. Seçilecek arkadaşların tahtaya isimlerinin yazılarak reye konulmasını, 
Halil ONAT - Her meslek sahibinin isimleri karşısına isimlerinin yazılmak sureti ile umumi hey'ete arzını. 
Abdurrahman AYDIN - Bu hususta fazla konuşulduğunu durumun reylerle tebellür etmesini istedi. 
Başkan, Halil ONAT'ın a, b, c; tekliflerini ayrı ayrı reye koydu a, b, teklifleri reddedilerek c teklifi ekseriyetle kabul olundu. 
Kemal LOKMAN - Jeoloji mühendislerinin de odaya girebilmesinin Umumi Hey'ete arzını. 
Azmi HALULU - Odalar Birliği İdare Hey'eti adına konuşuyorum. 
Odalar Birliği Umumi Hey'etinde Jeolog mühendislerini temsilen kimse bulunamadığı için maden odasına dahil edilmediklerini, girmeleri için bir mahzur olmadığını, ancak jeologların mühendis olmadıklarından giremeyeceklerini söyledi. 
Bu teklif başkan tarafından reye konuldu ve ekseriyetle kabul edildi. 
Abdülkadir ÜNEK - Cemiyet ve odaların durumları ve yapacakları işlerin ayrılmasının lüzumlu olduğunu. 
Naim ŞUKAL - Bu hususun Türk Yüksek Mühendisleri Birliği'nde de mevzubahis edildiğini ve Cemiyetlerin birer lokal halinde, Kültür merkezi olarak teşkilatlandırılması için hazırlıklara karar verildiğini, Odalar Birliği İdare Hey'etinin de bu mevzu etrafında gelecek toplantıda görüşeceğini söyledi. 
Mümtaz GERÇEK - Seçilecek İdare Hey'etine Kemal ERDEM'in teklif etmiş olduğu b) bendindeki 41l. maddenin vazife olarak verilmesini isteyerek Maden Emniyet Nizamnamesi'nin I maddesi ile 411.maddesini okudu ve aradaki büyük tezada işaret ederek, Maden Mühendislerince meşhur 411.madde Maden Mühendislerinin bütün hak ve salâhiyetlerini kaldırdığını ve maden mühendisleri bu maddeye göre ancak bir taş ocağı işletebileceklerini söyledi; ve 41l.maddeyi tekrar okuyarak;
Her ocak için, ocağın bütün idari ve teknik hususlarının yürütülmesinden mesul olmak üzere bir ocak amiri tayin olunur. Ve keyfiyet Ekonomi ve Ticaret Vekâletine bildirilir. 
24 saatte çalıştırılan işçi sayısı 300 kişiyi tecavüz eden ocaklarda, her ocak amirine yardımcı olarak bir ve her artan 300 işçi için ayrıca birer yardımcı tayin edilir. Bu yardımcıların, maden mühendisi olması lazımdır. Yardımcı tayinini gerektiren ocakların ocak amiriyle işçi sayısı ne olursa olsun icabında aynı günde ayni mesul mühendis tarafından idare ve kontrolü mümkün olacak derecede birbirine yakın birden fazla ocaklardan terekküp eden veya grizu intişarı, kömür tozu infilaki, bizatihi yanma istidadı olan damarların mevcudiyeti ve anormal tabaka tazyikleri gibi, ağır faaliyet şartlarına haiz olan yahut temizleme, kıymetlendirme ve mümasili sanayi tesisleri bulunan veya istihsal işleri geniş ölçüde makineleştirilen ocak işletmelerinin mesuliyetini deruhte eden ocak amirliğinde "Yüksek Maden Mühendisi veya Maden Mühendisi" tavzif olunur. Diye değiştirilmesini veya bu madenin tamamen kaldırılması için İdare Hey'etine salâhiyet verilmesini, 
Şahap BİRGİ - İlk defa olarak böyle bir şeyden haberdar oluyorum. Bu teklifin Umumi Hey'et tarafından desteklenmesini istiyorum. Seçilecek İdare Hey'etine vazife olarak verilmesini, 
Rauf ALPSOY - Bu nizamnamenin hazırlanmasında bulunanlardan birisinin de kendisi olduğunu o zamanlar simdi burada açıklanmayacak sebeplerden dolayı bu maddenin konulmuş bulunduğunu fakat maden mühendislerinin baltalandığı fikrine iştirak ettiğini, teklifin idare hey'etine vazife olarak verilmesini kabul ettiğini söyledi. 
Bu husus başkan tarafından reye konuldu ve ekseriyetle kabul edildi. 
Mekârim DEREKÖY - Fennî, ilmi dergilerin idare hey'eti tarafından çıkarılmasını, konferanslar tertip edilmesi temennisinde bulundu. 
Vedat ALPDOĞAN - Bol bol meslek mecmuası getirtmek ve mümkünse mütehassıs getirtip konferans verdirtmek. 
Halil ONAT - Maden mühendislerinin kesif olduğu Zonguldak ve Garp Linyitleri İşletmelerinde Odanın birer şubesinin açılabilmesi için İdare Hey'etine vazife verilmesini , 
Şahap BİRGİ - Karabük ve Kırıkkale'de de böyle bir teşebbüse geçilmesini
Reşit Osman GENCER - İstanbul'da da açılmasını,
Azmi HALULU - Kurulacak Oda Şubelerinin fazla masrafı icap ettireceğinden gelecek umumi heyette görüşülmesini 
Halil ONAT - Oda İdare Hey'etinin hazırlayacağı talimatnamede bu hususta nazarı itibare alınmasını ve bu takdirde gelecek umumi hey'et toplantısında konuşmanın yerinde olacağını söyledi. 
Halil Onat'ın bu teklifi ekseriyetle kabul edildi. 
Halil ONAT - 7.maddenin şimdi konuşulması teklifinin reye konulmasını, zira idare hey'eti, haysiyet divanı ve murakipler hey'eti namzetlerinin bütçe müzakereleri esnasında huzur hakları konuşulurken mütalealarını serdedemiyeceklerini gözönünde bulundurarak bu teklifi yaptığını
Başkan - 3 kişilik tasnif hey'eti seçildikten sonra teklifi reye koyacağını 3 kişilik tasnif hey'eti için namzetler gösterilmesini istedi.
Abdülkadir ERKMAN, İhsan ÖKSÜZ ve Ekrem DURUCAN ekseriyetle seçildi. 
Azmi HALULU - Muvakkat bütçenin umumi hey'etin tasvibine arz edilmesinin yerinde olacağını.
Abdurrahman AYDIN - Bütçenin seçilecek idare hey'etine yaptırılmasının daha doğru olacağını.
Halil ONAT - Umumi hey'ette kabul edilmesini Odalar Birliği talimatnamesinin emrettiğini, esasen böyle bir bütçenin hazır olduğunu söyleyerek, muvakkat bütçe tasarısını okudu.
G E L İ R : 
1 - Giriş aidatı (10 liradan) 2.690,-
2 - Aylık aidatı (Ayda 5 lira, üç ay) 4.035,-
3 - ‰ 5'ler (üç aylık 5 liradan) 1.345,-
4 - Bağışlar (itibari olarak) 1,- 
8.071,- 

G İ D E R 
1 - Birliğe verilecek hisse (% 20) 1.601,-
2 - Oda kirası (3 X200) 600,-
3 - Ücretli memur ve müstahdem (300+150) 1.350,-
4 - Tashin, tehvir (3X100) 300,-
5 - Möble 1.000,-
6 - Kırtasiye ve talimatname
baskı masrafları 500,-
7 - Yolluklar 800,-
8 - Huzur hakları İdare Hey'eti 3(7X75) 1.575,- 
Haysiyet divanı (5X25) 125,-
Murakıplar Hey'eti (3X50) 150,-
9 - Müteferrik masraflar 71,- 
8.071,-
Fasıllar arasında münakale salâhiyeti verilmesi. 
Şahap BİRGİ - Gelirlerin, giriş aidatı ve aylık aidat hakkında malumat istedi.
Halil ONAT - Giriş aidatlarının 10 lira, aylık aidatın Odalar Umumi Hey'eti toplantı tarihi olan 5 Nisan 1955'e kadar 5 lira olarak odalar birliği umumi hey'etince kabul edildiğini binde beşlerin ise kanunda kabul edilmiş olduğunu izah etti.
Muvakkat bütçe reye kondu ve ekseriyetle kabul edildi. 
Fasıllar arasında münakale salahiyetinin idare heyetine tanınmasına karar verildi.
Gündemin 5.maddesine geçildi. 
Hulusi ORPEN - İdare hey'etinin Ankara'da bulunan azâlardan seçilmesinin yolluklar bakımından tasarruf olacağını. 
Muhsin AVŞAR - Meslek mensuplarının kesif olduğu bölgelerden seçilmesinin doğru olacağını 
Şahap BİRGİ - Çalışabileceklerin seçilmesini 
Azmi HALULU - Evvela talimatnamede yazılı olan 5 veya 7 rakamlarında İdare Hey'eti adedinin tespitinin icap ettiğini. 
Hamza BATUK - İdare Heyetine seçilecek arkadaşların çalışmaya hevesli olanlardan seçilmesini istedi. 
Başkan İdare Heyetinin 5 veya 7 olması teklifini reye koydu İdare Hey'etinin 7 kişi olması ekseriyetle kabul edildi. Bundan sonra İdare hey'etine seçilecek şâhıslar hevesli olanlardan reye kondu ve kabul edilerek namzetler isimlerini tahtaya yazdırdılar. 
Namzetler 
Maden Müh. Y. Maden Müh. Seramik Müh. 
Başbölük Halulu Erdinç 
Onat Batuk 
Dereköy Haznedaroğlu 
Gerçek Danışman
Erdem Pekkan
Orpen 
Birgi 
Yerdel 
Baykal

Petrol Jeolojik Metalurji 
Çaycı Dizioğlu Cankut 
Berilgen Yazıcı Alpdoğan
Lokman 
Namzetlerin tespitinden sonra isimler okunarak reyler gizli olarak verildi. Reyler tasnif edilirken ikinci fevkalâde toplantı tarihi 9 Mart 1955 Çarşamba saat 10.00 da olmak üzere tespit edildi. 
İdare Heyeti seçimine 64 kişi iştirak etti. Alınan neticeler:
İdare Hey'eti Azâları
Asil Azmi HALULU 49 reyle
Halil ONAT 47 reyle
Mahmut BAŞBÖLÜK 45 reyle
Hamza BATUK 43 reyle
Vedat ALPDOĞAN 37 reyle 
Nevzat YERDEL 30 reyle
Sezai CANKUT 29 reyle
Yedek Ö.Necmettin DANIŞMAN 28 reyle
Mekarim DEREKÖY 27 reyle
Ahmet PEKKAN 26 reyle
Mehmet DİZİOĞLU 26 reyle
Turan BAYKAL 26 reyle
Kemal ERDEM 24 reyle
Ahmet ÇAYCI 23 reyle

Oda Haysiyet Divanı seçimine 51 azâ iştirak etti.
Oda Haysiyet Divanı
Asil Osman Reşit GENCER 34 reyle
Tahsin YALABIK 31 reyle
Bahri SAVAŞKAN 28 reyle
Şahap BİRGİ 27 reyle
Hilmi SANALAN 25 reyle
Yedek Necdet AKMAN 25 reyle
Mümtaz GERÇEK 24 reyle
Abdurrahman AYDIN 24 reyle
Selim ÖZŞAHİN 20 reyle
Ö.Necmettin DANIŞMAN 19 reyle


Oda Murakıplar Hey'eti
Asil Kemal LOKMAN 38 reyle
A.Kadir ERYILMAZ 30 reyle
Hikmet SÖZEN 29 reyle
Yedek Fahrettin DORUK 29 reyle
Ekrem KOÇKAR 28 reyle
Rauf ALPSOY 27 reyle

Oda Haysiyet Divanı seçiminde Hilmi SANALAN ve Necdet AKMAN 25 er reyle 5. ve 6. cı olarak seçildiklerinden Necdet AKMAN yedek olarak kalmakta arzu ettiğini, 
Oda murakıplar hey'etinde Hikmet SÖZEN ve Fahrettin DORUK 29 ar reyle 3. ve 4.cü vaziyetinde seçildiklerinden Fahrettin DORUK yedek olarak kalmak arzu ettiğini beyan ederek haklarından feragat ettiler. 
Başkan l. Başkan Vekili 2. Başkan Vekili
Reşit Osman GENCER Nevzat YERDEL Mahmut BAŞBÖLÜK 
İmza İmza İmza

Kâtipler 
Halil ONAT Necdet AKARSUN Mümtaz GERÇEK Tevfik SEYHAN
İmza İmza İmza İmza

Genel kurulun ertesinde yeni seçilen yönetim kurulumuz; Oda merkezi olarak vilayete resmi ikametgah ve posta adresi olarak Türk Yüksek Maden Mühendisleri Cemiyeti'nin Ankara,Atatürk Bulvarı, İşçi Sigortaları Apartmanı 24 no'daki lokalini gösteriyor. Cemiyet'le de yönetim kurulu toplantılarının yapılması ve çalışmaların bu mekanda yapılabilmesi için ricada bulunuyorlar. Bunun karşılığı olarak odacı vs. gibi ufak tefek masraflara da odamız ortak oluyor.

Cemiyet lokalinde, 21 Aralık 1954 tarihinde, yönetim kurulumuz ilk toplantısını gerçekleştirerek görev dağılımı yapıyor ve ilk yönetim kurulumuzu belirliyor. Buna göre;

Reis (Başkan) : Nevzat YERDEL
Umumi Katip (Yazman) : Azmi HALULU
Muhasip Aza (Sayman) : Sezai CANKUT (Metalurji Müh.)
Azâlar (Üyeler) : Hamza BATUK
Halil ONAT
Vedat ALPDOĞAN
Mahmut BAŞBÖLÜK
İlk etapta odamız için ihtiyaç duyulan mühür, makbuz, mektup, kağıt ve zarf evrakların matbu olarak bastırılması için karar alınıyor. Bu işler için yönetim kurulu adına Sezai CANKUT ve Mahmut BAŞBÖLÜK görevlendiriliyor. Ayrıca odanın kuruluşu, kanuni formalitesi ve bunlarla ilgili işlemler içinde Azmi HALULU görevlendiriliyor. Odamızın ilk yazışması; özellikle Avrupa'daki ülkelerle mesleki ve kültürel ilişkiler çerçevesinde İngiliz, Fransız ve Alman büyükelçiliklerine ve Amerikan Haberler Bürosu'na mektup yazılması şeklinde gelişiyor. 

1954 yılında kurulan Odamız 6235 sayılı kuruluş kanunu ve tüzüğü gereği üst kuruluşu olan TMMOB'ye yıllık bütçe rakamının % 20'sini "Birlik Hissesi" adı altında ödeme yapıyor. Bu durum odamızın üyelerinden aldığı aidatlara da yansıyor, ve odamız üyelerden her genel kurulda belirlenen aylık aidatın yanı sıra ‰5'i (binde beş)oranında da ayrı bir ücret kesiliyor. Ayrıca Odamıza giriş aidatı olarak ilk etapta bir kereye özel olarak 10 lira giriş aidatı alınıyor. Özel olarak çalışan üyelerimizden de, kamuda çalışan üyelerimizden yıllık olarak alınan aidatlar hesaplanarak, bu miktara karşılık gelecek oranda ve aylık aidatlar şeklinde toplanıyor. Yalnız bu arada hemen şunu belirtmeliyim ki; 6235 sayılı TMMOB kanunu gereğince kamuda yada özel bir şirkette bordro karşılığı çalışan üyelerimizin brüt maaşlarından kesilen ‰5'lik rakamlar, çalıştıkları şirketler tarafından ödeniyor. Yani bu durumda üyelerimizi asıl ilgilendiren ödemeler aylık aidatlar olarak görünüyor. Odamızın ilk üç aylık kuruluş döneminde 5 lira olan aylık aidatlar, 9 Mart 1955 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda 2,5 lira olarak belirginleştirilmiştir. Bu konunun daha net belirginleşmesi için 30 Nisan 1956 tarih ve 321 sayılı Odamız yazısını örnek olması açısından sizlere sunmak isterim.
Bay Ali ERKİN (Murgul Bakır İşl.)

Oda aidatınıza mahsuben ;
Şahsen gönderdiğiniz 36.-
Murgul Bakır İşl. namınıza gönderdiği 39.50.-
TOPLAM 75.50.-

Bu paradan 55 yılı aidatınız;
2.- lira hüviyet cüzdanı bedeli
10.- giriş aidatınız
37.50.- On iki aylık sabit aidat (ilk üç ayı 5,diğer 9 ayı 2,5 liradan)
36.- binde beşleriniz (Brüt maaşınızdan ayda 3 lira)
85.50.- TOPLAM (1955 yılı)

10.- Ocak-Nisan 1956 sabit aidatınız (2,5 liradan)
12.- Ocak-Nisan 1956 binde beşleriniz (3 liradan)

1955 ve 1956 yılı dört aylık aidatınız yekünü 107.50.- liraya baliğ olmuş,gönderdiğiniz 75.50.- lira tenzil edilince 32.- lira borcunuz tahakkuk ettirilmiştir. Mezkur meblağın (Maden Mühendisleri Odası P.K.516 Ankara) adresine gönderilmesini rica ederiz.
Odanın kuruluş döneminde rutin işlerin geliştirilmesi ve takibi için eleman ihtiyacı hissedilse de, maddi olanaksızlıklar nedeniyle 1. genel kurula kadar bu işlerin yönetim kurulunca yürütülmesine karar veriliyor. Ayrıca bu üç buçuk aylık sürede MTA Enstitüsü'nden 1.500 lira, Etibank'dan 10.000 lira, Karabük Demir-Çelik Fabrikaları'ndan 3.000 lira ve MKE Kurumu'ndan 2.500 lira odamıza bağışta bulunuyorlar.

Kuruluş dönemimize son verirken 1953 yılındaki ülkemiz madenciliğini ve Demokrat Parti'nin iktidara gelmesinin ardından ülkemizde etkisini oldukça arttıran dış sermaye ile ilgili olarak kaleme alınmış bir yazıyı aktarıyorum. Daha sonraki dönemlerde de yönetim kurulu genel sekreterliği yapan, hatta 2000'li yıllarda dahi odamızdan hizmetlerini esirgemeyen Sayın Ahmet PEKKAN'ın kişiliğinde o tarihteki yönetim kurulu üyesi meslektaşlarımızın düşüncelerini de aktarması açısından ilginç olsa gerek.




Yazan: Ahmet Pekkan
Yüksek Maden Mühendisi 
Ankara: Ağustos, 1953. 

MADENCİLİKTE ECNEBİ SERMAYE MESELESİ

Tarihçe: 
Türkiye'de hususi madenciliğin inkişaf etmeyişinin muhtelif sebepleri vardır; mesela sermaye, teknik bilgi, iş adamı gibi lüzumlu unsurların noksanlığı. Fakat, bütün bunlardan evvel Devletleştirme siyasetinin kötü tatbikatı gelir. Bu hususu biraz izah edelim. Eskiden (1920 sıralarına kadar) madenlerimiz umumiyetle ecnebilerin elinde idi. Büyük Nutuk'dan öğrendiğimize göre, Fransızlar İstiklâl harbi sıralarında Ergani Bakır Madeninin imtiyazını ele geçirmek için epice gayret sarf etmişler. Cumhuriyet Hükümeti, 1924 de Zonguldak'ta açtığı maden mektebinde 1928-31 arasında 70 kadar Yüksek Maden Mühendisi yetiştirdi. Bu mühendisler mezun olduktan sonra Zonguldak kömür madenlerinde ecnebi şirketlerin ve ecnebi mühendislerin elinde epice sıkıntı çektiler ve çırpındılar. 

Bu yüksek maden mühendisleri yetiştirildikten sonra Maden Kanununda bir değişiklik yapmak sureti ile madenler, bilhassa Zonguldak kömürleri, Devletleştirildi. Bu suretle ecnebi entrikaları süpürüldü ve Milli Bünye kuvvetlendirildi. İşin kötüsü bundan sonra geldi, yani, Devletleştirme kanunları alet edilerek Türk vatandaşlarının elindeki maden işletmeleri de alınmaya başlandı. Buna birkaç misal verelim: Kütahya taraflarında bazı linyit madenleri, Yerköy'deki Nihat KORAL'a ait linyit madeni, Turhal'daki Özdemir Ltd. şirketine ait Antimuan madeni. Kütahya'daki linyitler sahiplerinden 1938-42 arasında alınmış ve muattal bırakılmıştır. Nihat Koral ile Özdemir Ltd. şirketi de madenlerini vermemek için sekiz on sene kadar devletle mücadele etmişler, nihayet 1945 de çok partili devreye girmek sureti ile madenlerini kurtarabilmişlerdir. Düşünün bir kere, bir vatandaş devletteki bir zihniyetle mücadele ediyor, beş on kuruş sermayesini, madenini ve elindeki ekmeğini vermemeye çalışıyor; bunun manasını anlamak için insanın bunu kemiklerine işleyerek hissetmesi lazımdır. Daha başka misaller verilebilir, fakat herhalde verilen misaller kafidir. Bu durum karşısında hiç bir sermayedar madenciliğe girmemiş; girenler de devletin gözünden kaçmak için her türlü hileye başvurmuşlardır. Mesela bir linyit madencisi istihsalini iki bin tondan yukarı çıkarmadığı gibi el arabası dahi kullanmamış, gayet iptidai şekilde, eğri büğrü mail galerilerden yukarıya insanlar başlarında sepet, sepetin içinde linyit taşımışlardır ve halen de böyle yapıyorlar. Bu suretle, madenci devletin gözünden kaçmaya muvaffak da olmuştur. 

Bir mühendis vardır, on beş sene evvel mesleği bırakmış, taahhüt işlerine başlamış ve üç sene evveline kadar hep bu işlerle uğraşıyordu. Epi de para kazanmıştı. Şimdi hala, büyük taahhüt işleri ile uğrattığı gibi Avrupa'nın bazı Büyük Firmalarının da mümessilliğini de yapıyor. Üç sene evvel devletin madencilere karşı siyasetinde bir değişme başlayınca, yani kapalı sahalar açılınca, bu zat da krom madeni sahaları almış ve madencilikle de meşgul olmaya başlamıştı. Bugün kendisi hususi krom müstahsilleri listesinde başa yakın gelmektedir ve madencilikten üç sene zarfında on beş senede kazandığından fazla para kazanmıştır. Memleketimizde, Türk vatandaşlarında madencilik yoluyla sermaye terakümüne, bu, eşsiz bir misaldir ve bu zât memleketimiz için iyi bir iş adamıdır.... Bu şahsa beş altı ay evvel, "iptidai maddesi Etibank madenlerinden birinde olan müspet bir îzabe tesisi kurmasını teklif ettim. İlk ve son sözü şu oldu: "iptidai madde için Etibank'a bağlanmak lazım geliyor; Etibank bir devlet müessesesidir; devletle mukaveleye girilmez". Bu sözler bir Türk sermayedarının düşünce ve korkularını açıkça gösteriyor. 

Birçok ecnebi sermayedarlar Türkiye'ye para yatırabilmek için devletten garanti istiyorlar. Devletin her şeyden evvel bu garantiyi Türk vatandaşlarına temin etmesi bir zarurettir, fakat halen kimse bundan bahsetmiyor. 

Şimdi ki Durum: 
"Madencilik" kelimesi hukuken muteber olacak şekilde tarif, edilmediği için herkes kendi anlayışına göre bir mana vermektedir. Bu hal, büyük anlaşmazlıklar doğuracağından önceden halli gereken mühim bir meseledir. Anlayışımıza göre "Madencilik" maden minerallerini aramak için yola çıkmakla başlar, kazı yapmak, istihsal yapmak, zenginleştirmek, izabe etmek ve tasfiye ederek piyasaya netice mahsulü arz etmekle nihayet bulur. Görülüyor ki kelimenin manası ve şümulü çok geniştir. Madencilik oldukça muayyen safhalara ayrılabilir: maden istihsali maden zenginleştirilmesi, maden izabesi, ve maden tasfiyesi gibi. Bu safhalar, madenin cinsine ve bulunduğu şartlara göre ayrı müteala edilemeyecek kadar birbirine bağlı olabilecekleri gibi, birbirinden ayrı faaliyet sahaları da olabilirler. Her maden ocağı için bu "ayrı faaliyet sahaları olup olamama'' keyfiyeti münferiden tayin edilebilir. 

Münferit faaliyet sahası olan bazı madencilik safhaları için ecnebi sermaye ve tekniği düşünülebilir, fakat, bazı safhalar vardır ki ecnebi sermayesinin girmesi Milli Servet ve Milli Bünyeye son derece zararlıdır. Bundan dolayı, "Madencilik" kelimesi ve "safhaları''nın hukuken makbul bir şekilde tarif ve tayin edilmeli, ondan sonra da mevzuu bahis safhalardan hangilerinde ecnebi sermayeye ne derece yer verilebileceği tespit edilmelidir. 
Ecnebi sermayenin kat'iyen sokulmaması icabeden "Madencilik safhası" maden istihsalidir ki bu husus maden imtiyazı almayı icabettirir. Ecnebilere maden imtiyazı verilmesindeki mahzurlar aşağıda belirtilmiştir. 

Mevcut Maden Nizamnamesine göre ecnebiler Türkiye'de Maden İmtiyazı alamıyorlar. Yeni hazırlanan maden kanunu tasarısına göre, ecnebilerin bir şirket kurdukları takdirde şirket adına maden imtiyazı almalarına müsaade edilecektir. Buna sebep olarak da madenciliğin büyük para işi ve teknik bir iş olduğu, halbuki Türkiye'de kafi sermayedar ve kafi teknîk adam bulunmadığı ileri sürülmektedir. Halbuki: 
a) Memleketimizde maden işlerine yatırılacak kafi sermaye vardır. Buna bir delil olarak son üç sene zarfında kurulmuş ve inkişaf etmekte olan birçok maden şirketlerinin mevcudiyetlerini zikredebiliriz. 
b) Memleketimizde kafi maden mühendisi de vardır ve memleketimizde madencilik inşikafını idare edebilirler. Maden mühendislerinin bir kısmı serbest sahada halen çalışmaktadır, bazıları da serbest sahaya geçmek için madencilerle anlaşma fırsatı aramaktadırlar. Bir taraftan da yeni maden mühendisleri yetişmektedir. Ecnebiler maden imtiyazı alırlarsa madenlerde hep kendi adamlarını kullanacaklar ve 1930-35 yıllarında olduğu gibi Türk maden mühendislerinin inkişafına mani olacaklardır. Bu gün Türkiye'de ecnebi sermayesi ile çalışan birkaç maden firması vardır ve yalnız teknik adamlarının değil memurlarının da yarısından fazlası Türk olmayan kimselerdir. 
c) Maden kanunumuzun temel prensiplerinde birisi Madenlerimizin Milli Servet sayılmasıdır. Madem ki madenlerimizi milli servet sayıyoruz, öyle ise milli servetlerimiz üzerinde ecnebilere imtiyaz hakkı tanımamalıyız. Madencilikteki büyük kazançlar milli milli servetin karşılığıdır, ecnebilere verilmemesi gerektir. Bu mevzuda bazı Etibank madenlerinin birkaç senelik kar tablolarını tetkik etmek faydalı olur.

Şark Kromları Ergani Bakır Murgul Bakır
İşletmeler İşletmesi İşletmesi İşletmesi

Ödenmiş Sermayesi TL. 1.300.000 10.000.000 15.000.000
Senelik Net Kar TL.
1948 8.300.000 9.000.000 -
1949 7.200.000 3.500.000 -
1950 6.300.000 10.700.000 -
1951 6.500.000 20.000.000 592.000
1952 7.000.000 20.000.000 10.000.000

Yukarıdaki tablo gösteriyor ki bir milyon üç yüz bin lira  sermayesi olan Şark Kromları İşletmesi 951 senesinde  altı buçuk milyon lira ve 952 senesinde yedi milyon lira kar getirmiştir. On milyon lira sermayesi olan Ergani Bakır  İşletmesi 951 ve 952 yıllarında yirmişer milyon lira kar getirmiştir. On beş milyon lira sermayesi olan ve 951’de faali yete geçen Murgul Bakır İşletmesi o sene beş yüz doksan iki bin lira ve 952 yılında ise on milyon lira kar getirmiştir. Bu fazla karlar, konan sermayenin veya tatbik edilen tekniğin değil, Milli Servet olan maden cevherlerimizin kıymetleridir. Bu karlar memlekette  yeni işlerin açılması için sermaye olarak kullanılmaktadır. Ecnebilere maden imtiyazları vermek sureti ile bu karları ecnebilerin, cebine akıtmayı ve memleketi bu sermaye kaynaklarından mahrum etmeyi düşünmek dahi  acıdır.

d) Hükümet, programında ecnebi sermaye ve tekniğinin Türkiye’de iş yapmasını, prensip olarak kabul etmiştir ki muvafık bir fikirdir. Fakat, ecnebi sermaye sahipleri, Türkiye’ye gelip bir motor fabrikası, bir şişe fabrikası, veya benzeri bir sanayi müessesesi kurmak tekliflerinde pek yavaş hareket ettikleri halde maden imtiyazlarını almak için müteaddit hücumlar yapmışlardır. Mesela, dünyanın birçok yerlerinde çıkan kromların istihsallerini kontrolü altında bulunduran ve merkezi Londra’da olan bir şirket, Türkiye’deki krom sahalarının mühim bir kısmının da imtiyazlarını eline geçirmek için 1951 ve 1952 yıllarında on sekiz aylık bir tetkik yaptırmıştır. Bu şirket, Sadrettin Enver'in 1931 tarihinde basılan (Türkiye ve krom) adlı kitabında yazıldığına göre  aynı şekilde bir hamlede o zaman yapmış ve maden kanununun müsaadesizliği yüzünden muvaffak olamamıştır. Şimdi başka bir şirket de Volfram sahalarını eline geçirmek için beklemektedir. Çok kıymetlidir, Milli servettir, diye bağırıp çağırarak vilayetleri volfram aramalarına kapatan MTA enstitüsünden en ümitli volfram sahaları bu ecnebi şirket tarafından yeni maden kanunu çıkar çıkmaz alınacaktır. Aynı sahalara para dökmek isteyen birkaç tane de Türk, sermayedarı vardır, fakat bunlar iyi organize edilmediği için ilk hamlede  esaslı teklifler yapmayacaklar ve zaten bir ecnebi hayranlığı  olduğu için o kıymetli sayılan volfram sahaları ecnebilere verilecektir. Volfram madenine yatırılması gereken sermaye iki üç milyon lirayı geçmez ve iki sene sonra her sene beş milyon lira kar getirecek duruma girer. Milli servetin maddi kıymeti olan bu karların memleket dışına çıkması herhalde iyi  olmaz.

Ecnebilere maden ruhsat veya imtiyazı verilmesi doğru değildir.

 

 

index

Hosted by www.Geocities.ws

1