|
Engin Ardıç - STAR - 24.04.2001 Amerikan süvari alayi nerede kaldi? Öyledir efendim, ortalik karisinca kafalar da karisir... Bazi gençlerin nasil 'Islamci komünist', 'Müslüman rock'çi', 'Amerikanci solcu', 'seriatçi feminist' falan seklinde saçmaladiklarini, o semt sinemalarinin karanliklarinda çilginca yiyisen sikmabas kizlarla çember sakalli oglanlari, 'esyanin tabiatina aykiri' olaylari hatirlayin... Simdilerde de toz duman bozbulanik, ortalikta da gene birtakim kirik dökük laflar, kavramlar, terimler, deyimler, cümle parçalari uçusuyor; pek az kisi at izini it izinden ayirip tabloyu olanca çirkin netligi ve aci gerçekligiyle görebiliyor: Çogunlugun zihninde, 'görev zarari', 'bono itfasi', 'yeniden yapilanma', 'derin devlet' gibi ne olduklarini tam da bilemedigi birtakim söz kirintilari dolanip durmakta. 'Seffaflasma', 'yapisal degisiklik' gibi iyi niyetli beklentiler hemen herkesçe paylasiliyor da, bunun nasil olacagini söyle açik seçik ve somut ortaya koyan pek yok. Hani sosyaldemokratlarin, 'emekçiyi ezdirmeyecegiz' falan diye atip tutup, is basa düsünce de bu yönde ne halt edeceklerini pek bilememeleri gibi... Herze yemis bazi kisilere yüklenince de çogu zaman 'kisilerle ugrasmayi birakin, sistemi elestirin' gibi klasik ve beylik tepkiler aliyorsunuz. Oysa, bazi konular sanildigindan çok daha net. Hiç de öyle mürekkep yalamislik gerektirmiyor anlamak ve anlatmak için. Alin mesela Cavit... Sultanhamam piyasasinin diplerinden, kaldirimlarindan, 'ayakçiliktan' gelmis, günahi söyleyenin boynuna iplik karaborsasi, flos kaçakçiligi falan gibi, Sultanhamam taraflarinin hiç de yabanci olmadigi islere bulasmis, 'zamaninda' vergi kaçirmis oldugunu da erkekçe itiraf etmis ve bu yüzden epey tepki de toplamis, kisa zamanda 'köseyi dönüp' holding molding kurmus, tekstil krali olmus, paraya para dememis bir adam. Kebap göbegi, kisa boyu, yayvan surati, igneli kravati ve gümüs tesbihiyle tipik bir tasra kökenli tacir, tipik bir 'Demirel yandasi'. Hani o bildiginiz eski ve tipik Adalet Partisi tayfasi... Nedense bana hep, Lüküs Hayat'taki Zonguldakli Riza Bey'i hatirlatirdi! Bursali Cavit Bey... Ispartali Süleyman Bey'in 'sitayisle bahsettigi' gibi, 'mülti trilyoner' bir zat. Böyle bir adam niçin ille siyasete girmek için yanip tutusur? Turgut Özal, onun Demirel'in destekçisi oldugunu bildigi için evvelce çok ümügünü sikmis, bogmaya çalismistir da, eline firsat geçince intikam almak arzusuyla mi kivranmaktadir? ('Resmi' açiklama budur!) Ne yani, özel uçak sahibi adam, Türk Hava Yollari'nin beles biletine mi tamah edecektir? Villalari olan fabrikatör, lojman derdinde midir? Trilyoner isadami, 'kiyak emeklilik' hesabi mi yapmaktadir? Önünde binlerce kisinin el pençe divan durdugu patronun, 'havaya' mi ihtiyaci vardir? Hayir efendim, hayir. Mesele son derece basittir. Yil 1991... Cavit'in Ziraat Bankasi'na 48 milyon dolar borcu var. Olur ya, mütesebbis isadami... Alacagi da olacak, borcu da... Demirel, basinin pust kesiminin destegi ve 'baba degisti' propagandasiyla iktidara geliyor, Cavit de, kendisine vermis oldugu gerek manevi gerekse 'maddi' destegin ödülü olarak, bakan yapiliyor. Yapilir ya, siyaset bu... Yapiliyor ama, Ziraat Bankasi, devlet bankasi ya, kendisine baglaniyor! Ve birdenbire, Cavit'in emri altindaki bankaya borcu her ne hikmetse 8 milyon dolara iniveriyor! 'Kolaylik olsun diye' Türk Lirasi'na da çeviriliyor. Kim indiriyor ve kim çeviriyorsa artik!.. Cavit bunu da ödemiyor. Ödemedigi gibi, gidiyor 350 milyon dolara bir baska banka satin aliyor. (Borcunu ödeyecek parasi çikismayan adam, Amerikan hakimine de 5 milyon dolar teklif etti biliyorsunuz, 'kefalete rapten tahliyesi' için...) Hiç daha uzaga gitmeyiniz, meselenin, düzenin, sistemin, olayin özü budur, 'sokaktaki vatandasin da anlayabilecegi' sadelikte... O adama o bankayi hangi orospu çocugu verdiriyor, sonra o banka kimlere nasil devrediliyor ve bu kez kimler nasil soyuyorlar, isin o yanlarina girmiyorum. Sonra basima dert almayayim. Hadi 'tek kisilik ordu' Kemal Dervis gelsin de bu soygun düzenini degistirsin bakalim. 'Tek kisilik ordu degil', diyeceksiniz, 'arkasinda George W. Bush, Amerikan hariciyesi ve Pentagon da var.' Olsun, gene de filmin sonunu pek merak ediyorum... Bakalim, hosur kizi haydutlarin elinden kurtarmaya esas hafiyeyle beraber mavi ceketli Amerikan süvarileri de boru çalarak yetisecekler mi? Simdilik kasabanin gögsü yildizli serifi çeteden birini tutuklayip içeri tikmis durumda ama... Çete de henüz daglarda... Üstelik yeni yeni çufçuflu tren ve posta arabasi soygunlari pesinde... |