Hasan Cemal - MİLLİYET - 24.04.2001

Sisko, hantal devletten kurtulmak...

Kapitalizm ya da pazar ekonomisinin esasi özel mülkiyettir. Ama tek degil birden çok modeli vardir. Amerikan, Alman, Japon modelleri diye üçe indirgenebilir kapitalizmin modelleri.

Amerikan modeli son yirmi yildir aldi basini gitti. Büyüme, verimlilik ve zenginlikte digerlerine fark atti.

Japon modeli ise özellikle Japonya'da yillardir krizden çikamiyor. Japonya, ekonomik ve siyasal sistemini bir bütün olarak bir türlü reforma tabi tutamadigi için büyüme ve rekabette Amerika'nin gerisinde kalmaya basladi.

Daha çok Kara Avrupasi'nda geçerli olan Alman modeli de sikisti. Yüksek issizlik, yavas büyüme ve düsük verimlilik hiziyla Amerika karsisinda fena halde zorlaniyor, rekabette geriliyor.

Alman modelinde devlet müdahalesi ekonomik ve sosyal alanda agir basar. Vergiler yüksektir. Sosyal güvenlik, egitim ve saglik alanlarinda devlet harcamalari Amerika modeline göre çok daha fazladir.

O yüzden, Alman modeline göre sekillenmis ekonomilerde devlet büyük, Amerikan modelinde 'küçük'tür.

Ikinci Dünya Savasi sonrasinda Bati Almanya'nin kalkinmasina damgasina vuran Alman modeli oldu. Almanya'daki bu model, refah devleti olarak geçti literatüre.

Ayrica, bu modelin çerçevesini çizdigi pazar ekonomisinin basina bir sosyal sifati eklenerek, sosyal pazar ekonomisi diye anilmaya basladi.

Ama simdi bu Alman modeli, demin belirttigim gibi, ekonomik açidan Amerika karsisinda nal toplamaya basladigi için elestiriliyor. Büyüme, verimlilik rekabet gibi alanlarda modelin yeniden gözden geçirilmesi gerektigi, çünkü ayak bagi oldugu savunuluyor.

Bu görüste olanlardan biri de, Almanya'nin eski Merkez Bankasi Baskani Hans Tietmeyer. Yeni Sosyal Pazar Ekonomisi Inisiyatifi adini tasiyan bir hareketi Almanya'da baslatmis durumda. (Wall Street Journal, 12 Nisan 01, sayfa 6'daki Hans Tietmeyer imzasini tasiyan 'Germany Reborn' baslikli makale)

Özetle diyor ki:

Almanya bu modelle savas sonrasi büyük isler basardi. Ama simdi bu model ihtiyarladi. Bu sistem böyle kalirsa, kendini yenileyemezse Alman ekonomisi geriler. Bu kadar 'sisko' devletle, vergileri bu kadar yüksek mali düzenle, ne ekonomik büyüme hizlanabilir, ne de issizlik sorunu çözülebilir. Bu nedenle, devlet müdahalesini en aza indirelim, yeni bir sosyal pazar ekonomisi yaratalim...

Alman Merkez Bankaci böyle demis.

Hafta sonu yaptigim birikmis okuma turu sirasinda, sisko devlet ya da hantal devlet konusunda ilginç bir arastirmanin sonuçlarina da rastladim. (Wall Street Journal, 10 Nisan 01, sayfa 10'daki Keith Marsden imzali makale)

Amerika'nin basini çektigi bazi ülkelerle, Almanya'nin basini çektigi Fransa, Italya, Belçika ve Isveç'i devletin büyüklügü küçüklügü açisindan iki gruba ayirmis. Birinci grup için sirim gibi ince devlet, ikinci grup için sisko devlet tarifi getirmis. Bu tasnifte vergi yüküyle devlet harcamalarini esas almis.

Ayrica bu iki grubu, son yirmi yilin büyüme, özel tüketim, tasarruf, yatirim ve istihdam, issizlik, egitim, saglik, sosyal güvenlik ve gelir dagilimi açilarindan karsilastirmis.

Ilginç olan su:

Sisko devletler sinifta kalmis... Arastirmacinin tavsiyesi, sisko devletlerin mutlaka rejim yapmalari, yani küçülmeleri...

Dervis'in dedigi...

Bu yazinin esin kaynagi, Kemal Dervis'in geçen pazar günü Antalya'daki tekstil seminerindeki yaptigi konusma oldu.

Ne dedi Dervis?

Devletin reel tasarrufla küçülmesini savundu. Politikacinin devlet harcamalarini partizanca kullanmasina, yani benim esnafim, benim çiftçim, benim memurum diyerek ekonomiyi kendi dar çikarlarina alet etmesine karsi çikti. Yani popülizme hayir dedi.

Kamu bankalarinin özellestirilmesini, siyasetçinin devreden çikarak devletin gizli borçlanma uygulamasina son verilmesini istedi.

Devleti verimli kilmak için yalniz yasa degil kafa degisiminin de sart olduguna, bunun için devlete daha çok nitelikli insan kazandirilmasi geregine hakli olarak isaret etti.

Kisacasi:

Devlette reform istiyor Dervis...

Almanya gibi bizden çok daha ileri ülkelerin gündeminde bile devlet ve reform konusunu yer alirken, biz fazlasiyla gecikmedik mi? Siyaset sinifi hala uyumaya devam mi edecek?

Bu ülkede sisko ve hantal devlet bin yildir yoksulluk ve yolsuzluk düzeninin temelinde yatmiyor mu? Daha ne ayak sürüyoruz?..

 

Hosted by www.Geocities.ws

1