|
Atilla Özdür - AKİT - 24.04.2001 Anarşist sosyalizmde "Mülkiyet Hırsızlıktır" ... Anarsist sosyalistlerden ve hatta o okulun kurucularindan Proudhon, mülkiyetin hirsizlik oldugunu söyler. Müsaade edin, adamin dogru söyledigini biz de tasdik edelim. Hem Akit gazetesinden, hem Müslümanlardan ve hem de özel mülkiyet hakkinin savunucularindan olalim; ayni zamanda, anarsist sosyalizmin kurucu babalarinin mülkiyet hakkindaki hükümlerini begenip, görüs ve tanimlamalarini tasdik edelim. Reha Muhtar açisindan hayret verici bir durum. Dünyanin sonu mu geliyor acaba!.. Su anda Türkiye’nin mülkiyet ve servet parkina baktiginizda, hirsizlarin çocuklar gibisinden sen sakrak zip zip oynamakta olduklarini pek rahatlikla görebilirsiniz. Beyaz zehir ve beyaz kadin kaçakçiligindan sonra pek klâsik ve harcialem bu islerin akabinden bir de Beyaz Enerji hirsizligiyla tanistirilmistik. Yetmedi, bunlarin üzerine ayni renkten bir baska hirsizligin hadisesi eklendi. Beyaz Benzin... Bunlarin hamulesi; büyük adamlar, küçük adamlar, hamallar ve bürokratlar olarak epeyi hacim kapliyor. Bunlarin hepsini bir kenara atalim. Degerlendirmeye bile almaya gerek yok. Zira gayri kanuni servet edinme yollarindan sayilmakta bunlar. Amma kanuni olanina ne demeli? Anarsist sosyalizm, “mülkiyet hirsizliktir” derken, Arsimend’in “evreka, evreka” haykirislariyla hamamdan disariya firlamasi gibi, bayrak gösterisine kalkistiginda, gerekçesini faiz unsuruna bagliyor. Proudhon’un devri, her devirde oldugu gibi, tefecilerin egemen olduklari bir devir. Ve iktisap edilen servet de, maddeye dönüsmüs faizden baskaca bir sey degildir. Faiz ise tek kelimeyle bir soygun silahi, ayni zamanda. Ahmet Kurtcebe Alptemoçin bir sanayici. Bir zamanlar devletin hali islerinden sorumlu bakani idi. Tipki Cavit Çaglar gibi. Lâkin Alptemoçin, alni ak, yüzü pak, tezgâhlarinin basinda. Dolayisiyla konusuyorsa, dediklerine, sözlerine itibar etmek gerek. Alptemoçin’in sahibi oldugu sirket, 2000 yilina büyük ümitlerle baslamis. Amma, krizle birlikte tüm kazançlarini bankalara faiz ödemesi olarak teslim etmis. Buradan yakar misiniz lütfen!.. Bu, tek bir örnek ve bütün Türkiye bu türden örneklerle kayniyor. Simdi bu durumda mülkiyetin kökeninde hirsizligin bulunmadigini, soygun ve talanin yer almadigini kim iddia edebilir? Türkiye gibi iktisaden az gelismis ve bunun yaninda halkinin agzi dili cebren baglanmis memleketlerde servetin kökenine hirsizligi yerlestiren faktörün sadece ve bir tek faizden ibaret olmadigi da bir baska gerçektir. Devalüasyon öncesi Merkez Bankasi’ndan üç-bes milyar dolar satin aliveren bir-iki bankanin haksiz iktisabi kimden gaspedilmis sayila! Bankanin eski baskani bile, amma az amma çok, kendi parasi ile bir miktar Amerikan parasi satin aliverip, otuz-kirk milyar lira civarinda beklenmedik bir kazanç sahibi olmus. Amma içten ve samimiyetle veya göstermelik, Çagdas Yasami Destekleme Dernegi bile, onca Atatürkçü projeleri için paraya ihtiyaci olmasina ragmen; bu paranin, bu beklenmedik ani kazancin kendilerine hibe edilmesine, elinin tersiyle karsi çikiverdi. Rengi kara imis diye... Çikiverdi de, biz de bu dernegin yöneticilerine bravo çekmistik. |