Richard Wright'ın kovuluşu hakkında... |
lunaticsite
|
Stüdyolarda çalışırken gerilimin sürekli olarak artmasının, işlerin, Wright'ın gruptan atılmasına kadar varmasının sebepleri nelerdi?
Ezrin: Grup üyeleri arasında gerginlik vardı, hatta karıları arasında bile. Fransa'da bir ara durum öyle bir hale geldi ki birbirlerine düşmanca davranmaya. İngiliz usulü pasif-saldırgan tavırlar takınmaya başladılar. Rick'in gruptan çıkmasını neden istediniz?
Waters: Rick'i neden mi kovdum? Albümü yaparken işbirliği yapmıyordu. (Bunu açıklamaktan usanmış bir halde!) Aslında olan şuydu ki; The Wall, prodüksiyon aşamasının grubun tüm üyeleri tarafından paylaşılmadığı ilk albümdür. Albüme başlarken Bob Ezrin'i getireceğimi ve ona para ödeneceğini söyledim. 'Üretime ben ve Dave de katkıda bulunacak, bu yüzden biz de para alacağız, fakat Nick, albüm için gerçek anlamda üretim yapmıyorsunuz, Rick sen de öyle. Bu yüzden size ödeme yapılmayacak, dedim. Nick bunun adilce olduğunu söyledi. Ama Rick 'hayır, söylediğin doğru değil, bende en az sizin kadar albüme katkıda bulunurum' dedi. Bu yüzden biz de albüme başladıktan sonra durumun ne hal alacağını görmeye karar verdik. Ancak bir hakem lazımdı. Ezrin'de karar kıldık.
Rick stüdyoya tam zamanında geliyordu, ki bu alışık olduğumuz bir durum değildi, ve her akşam çalışma bitene kadar stüdyoda kalıyordu. Bir gün Ezrin bana -onun varlığından sinirlenmişe benziyordu- 'Rick neden yine burada'dedi. Ben de 'Görmüyor musun? Albümün üretim aşamasına katkıda bulunduğunu göstermek için tam zamanında geliyor. Bu konuyu onunla bir konuş' dedim. O da konuştu. Bu olaydan sonra klavye çalmasını istediğimiz zamanlar dışında çalışmalara hiç katılmadı. Zaten doğru dürüst klavye de çalamıyordu. Her şey bir kabustu. Sanırım bu olay sonun başlangıcı oldu.
Sonunda albümü Ekim'de bitirmeye karar verdik ve Ağustos'da tatile çıktık. Oturdum ve ihtiyacımız olan parçaları yazmaya başladım. Bir iş programı yaptım ve albümü zamanında bitiremeyeceğimizi anladım. Ezrin'i arayıp 'klavye bölümlerini Rick'le Los Angeles'da bir hafta erken yapmaya başlasak sana uyar mı?' diye sordum. Klavye bölümlerini Rick'le yapma fikrinden rahatsız oldu ama sonunda 'Tamam' dedi. 'Eğer Rick işin altından kalkamazsa başka bir klauyeci bulsan iyi olur. Albümün zamanında çıkması için biz gelmeden önce o kayıtların yapılmış olması lazım' dedim.
Bir kaç gün sonra O'Rourke aradı. 'Rick'le konuştunuz mu?' diye sordum. 'Evet konuştuk. Roger'a söyle siktirsin gitsin' dedi. Tamam, her şey buraya kadardı. Tüm işi ben yapıyordum, Rick aylarca hiçbir şey yapmadan yan gelip yatıyordu ve bana da siktir çekiyordu. Nick ve Dave'le konuştum, 'onunla çalışamam, işleri imkansız hale getirdi' deyince her ikisi de bana katıldı ve 'evet, haklısın' dediler. Peki siz Roger'ın Rick'e olan bu tavrına nasıl yaklaştınız? Gilmour: (İç çekerek) Buna razı olmadım. Roger onunla bu konuşmayı yaptıktan sonra Rick'le bir akşam yemeğe çıktım ve eğer grupta kalmak isterse onu destekleyeceğimi söyledim. Rick'e albüm için çok fazla bir şey yapmadığını ve açıkçası ondan çok da memnun olmadığımı belirttim -gerçekten çok az şey yapmıştı, klavye bölümlerinin büyük bir kısmını ben, Roger, Bob Ezrin, Michael Kamen ve Freddie Mandell yapmıştık. Ama gruptaki yeri benim için kutsaldı. O zaman ve şimdi, bu konuyla ilgili olarak benim düşündüğüm şey değişmedi; eğer insanlar yapılan işi beğenmiyorlarsa ayrılma seçenekleri vardır, ama başkalarını gruptan kovma hakları yoktur. Grup üyelerinden bu davranışınıza nasıl bir tepki geldi? Waters: Dave'le Güney Fransa'daki evimin bahçesinde konuşuyorduk ve bana 'Nick'den de kurtulalım' demişti. Bahse girerim hatırlamıyordur. Ben de, 'Sakinleş bakalım Dave, Nick benim arkadaşım' demiştim. Siz bu olayı duyunca ne yaptınız? Mason: Büyük bir ihtimalle gruptan atılacak bir sonraki kişi bendim. Ve daha sonrasında da Dave gidecekti. Şimdi bu konudan bahsederken meraka düşüyorum. Sanırım Roger, bu albüm için fikir ortaya atanın kendisi olduğunu düşünüyordu ve kontrolü ele geçirmek istiyordu. Roger'la grup kurulmadan önce öğrencilik yıllanndan arkadaştık ve bu yüzden güçlü bir konumda olduğumu sanıyordum. Benim düşündüğüm, grup içinde aslında felsefi bir bölünme olduğuydu. Ben ve Roger özel efektleri, gösteri yapmayı, teknolojiyi, bir anlamda müzik dışı şeyleri seviyorduk. Oysa Dave ve Rick müzikal anlamda kusursuz bir konumda olmayı yeğliyorlardı. Genelleme yapmak istemiyorum ama proje basından beri büyük bir teatral yapım olarak düşünüldüğü için ayrılıklar başladı. Çünkü Rick kavga edebileceğiniz biri değildir, fazlasıyla yumuşak huyludur. Olanlara karşı koyabilirdi ama sanırım Roger iyi manevra yaptı, (gülüyor) Stalin'i bile serseme çevirebilirdi. O zaman durumu değiştirmek ya da bir şeyler yapabilmek için çaresizdik, çünkü Roger, Rick grupta kalırsa kendinin ve albümün olmayacağını açıkça belirtmişti. Mali kriz içindeydik -sadece kayıplar değil, gerçek anlamda iflasın eşiğinde olmamız da- hepimizi dehşete düşürüyordu. Üzerimizde çok baskı vardı. Kendimi suçlu hissetmiştim. Hala gerçekten suçlu olduğumu düşünüyorum. İnsan geçmişe baktığında bir olayla ilgili olarak iyi bir şey yapabileceğini ama yapamadığını düşünmeyi sever. Roger'dan gelen bu tepkinin altında başka bir neden olabileceğini düşündünüz mü hiç?
Wright: 'Evet, gruptan ayrıldı çünkü çok fazla uyuşturucu kullanıyordu ya da içkiyle başı dertteydi' demek kolay olabilirdi. Dürüstçe konuşmak gerekirse bu kesinlikle uyuşturucuyla ilgili bir sorun değildi. Şüphesiz hepimiz uyuşturucu kullanıyorduk, ben, Roger, Dave, Nick, Bob Ezrin, ama sadece keyif için bir toplulukta. Neden gruptan ayrılmayı kabul ettiniz?
Wright: Dave ve Nick 'Bu doğru değil, bunun adilce olduğunu düşünmüyoruz' diyebilirlerdi. Toplandığımızda 'Bak, ya gidersin ya da elimdeki malzemeleri sana veririm, The Wall'u sen yaparsın'dedi. Bu bir blöf olabilirdi ama bana aynen böyle dedi. Parasal durumumuz berbattı ve bana 'tüm paranı son kuruşuna kadar alacaksın fakat şimdi ayrıl, albümü bitirmek için senin yerine başka birklavyeci bulalım' dedi. Tüm bunları uzun uzun düşündüm, uykusuz geceler geçirdim.
Blöfü anlayıp 'Tamam, sen git ve solo albümünü yap' diyebilirdim ve o da bana 'Pekala, tüm yapılanları parçalayıp atacağım' diyebilirdi -her şey onundu ve bu yüzden bunu yapmaya hakkı vardı.- Düşündüm, düşündüm ve sonunda bu adamla zaten çalışamayacağıma karar verdim. Mali durum beni
endişelendiriyordu ve tüm grubun yavaş yavaş dağıldığını hissediyordum. Eğer 'hayır, gitmiyorum' desem ne olurdu bilmiyorum ve sanırım ölene kadar da bilemeyeceğim. Doğru ya da yanlış ayrılmaya karar verdim. Fakat albümdeki klavye kayıtlarımı da bitirecektim, albümün canlı gösterilerinde de bulunmak istedim. Daha sonra gruba 'Hoşçakal' diyecektim. |