Richard Wright'ın kovuluşu hakkında...

lunaticsite


röportajlar
anasayfa
gitarcılar için...
fotoğraflar
şarkı sözleri




Stüdyolarda çalışırken gerilimin sürekli olarak artmasının, işlerin, Wright'ın gruptan atılmasına kadar varmasının sebepleri nelerdi?

Ezrin: Grup üyeleri arasında gerginlik vardı, hatta karıları arasında bile. Fransa'da bir ara durum öyle bir hale geldi ki birbirlerine düşmanca davranmaya. İngiliz usulü pasif-saldırgan tavırlar takınmaya başladılar.

   Mason: Bob, bunu büyük bir olasılıkla savaş gibi görüyordu çünkü saldırı altındaydı. Yaşamındaki en inanılmaz dönemi yaşıyordu -aşağıda Nice'de kalıyordu biz ise tepelerde. Çalışma bittikten sonra Nice'ye geri dönüyor, sanırım çılgın geceler geçiriyor, sonra ertesi sabah geç gelip de bizi sinir olmuş bir vaziyette bulunca şaşırıyordu.

   Ezrin: Özellikle Roger ve benim için zor günlerdi, çünkü geçinemiyorduk. Çalışmalar sırasında beni deli ediyordu ve gerilimin artmasından korkuyordum. Bu yüzden ertesi sabah stüdyoya geç kalmak için çeşitli bahaneler buluyordum. Roger oradayken orada bulunmamayı tercih ediyordum.

   Waters: Çalışma ortamında kesinlikle bir gerginlik vardı. Fakat sabahtan uyandığımda hissettiklerim çok olumlu şeylerdi, arabaya atlayıp stüdyoya gitmek için can atıyordum. Ama açıkça söylemek gerekirse Rick ile sorunlanmız vardı. Orada gibiydi ama aslında orada değildi.

   Gilmour: Tartışmaların çoğu sanatsal uyuşmazlıklardan çıkıyordu. Tam anlamıyla bir savaş olduğu söylenemez. Ama ortamda negatif bir elektriklenme olduğu kesindi -özellikle Rick'e karşı- çünkü üzerine düşeni yapmıyordu.

   Wright: Çalışmak istiyordum ama Roger her şeyi zorlaştırıyordu. Sanırım daha önceden beni gruptan atmayı kafasına koymuştu.

   Ezrin: Olanlan gördükçe hasta oluyordum. Rick'in üzerine çok fazla baskı kurulduğunu hissedebiliyordum. Beklentileri karşılaması mümkün değildi. Sanki başarısız olması daha önceden planlanmıştı. Bu şartlar altında grupta kalması çok zordu.

Rick'in gruptan çıkmasını neden istediniz?

Waters: Rick'i neden mi kovdum? Albümü yaparken işbirliği yapmıyordu. (Bunu açıklamaktan usanmış bir halde!) Aslında olan şuydu ki; The Wall, prodüksiyon aşamasının grubun tüm üyeleri tarafından paylaşılmadığı ilk albümdür. Albüme başlarken Bob Ezrin'i getireceğimi ve ona para ödeneceğini söyledim. 'Üretime ben ve Dave de katkıda bulunacak, bu yüzden biz de para alacağız, fakat Nick, albüm için gerçek anlamda üretim yapmıyorsunuz, Rick sen de öyle. Bu yüzden size ödeme yapılmayacak, dedim. Nick bunun adilce olduğunu söyledi. Ama Rick 'hayır, söylediğin doğru değil, bende en az sizin kadar albüme katkıda bulunurum' dedi. Bu yüzden biz de albüme başladıktan sonra durumun ne hal alacağını görmeye karar verdik. Ancak bir hakem lazımdı. Ezrin'de karar kıldık. Rick stüdyoya tam zamanında geliyordu, ki bu alışık olduğumuz bir durum değildi, ve her akşam çalışma bitene kadar stüdyoda kalıyordu. Bir gün Ezrin bana -onun varlığından sinirlenmişe benziyordu- 'Rick neden yine burada'dedi. Ben de 'Görmüyor musun? Albümün üretim aşamasına katkıda bulunduğunu göstermek için tam zamanında geliyor. Bu konuyu onunla bir konuş' dedim. O da konuştu. Bu olaydan sonra klavye çalmasını istediğimiz zamanlar dışında çalışmalara hiç katılmadı. Zaten doğru dürüst klavye de çalamıyordu. Her şey bir kabustu. Sanırım bu olay sonun başlangıcı oldu. Sonunda albümü Ekim'de bitirmeye karar verdik ve Ağustos'da tatile çıktık. Oturdum ve ihtiyacımız olan parçaları yazmaya başladım. Bir iş programı yaptım ve albümü zamanında bitiremeyeceğimizi anladım. Ezrin'i arayıp 'klavye bölümlerini Rick'le Los Angeles'da bir hafta erken yapmaya başlasak sana uyar mı?' diye sordum. Klavye bölümlerini Rick'le yapma fikrinden rahatsız oldu ama sonunda 'Tamam' dedi. 'Eğer Rick işin altından kalkamazsa başka bir klauyeci bulsan iyi olur. Albümün zamanında çıkması için biz gelmeden önce o kayıtların yapılmış olması lazım' dedim. Bir kaç gün sonra O'Rourke aradı. 'Rick'le konuştunuz mu?' diye sordum. 'Evet konuştuk. Roger'a söyle siktirsin gitsin' dedi. Tamam, her şey buraya kadardı. Tüm işi ben yapıyordum, Rick aylarca hiçbir şey yapmadan yan gelip yatıyordu ve bana da siktir çekiyordu. Nick ve Dave'le konuştum, 'onunla çalışamam, işleri imkansız hale getirdi' deyince her ikisi de bana katıldı ve 'evet, haklısın' dediler.
   Her neyse, herkes aynı fikirdeydi. En sonunda iki seçenek sundum Rick'e: ya uzun sürecek bir savaşa girecekti ya da albümü bitirip hissesini alacaktı ama ondan sonra sesizce gruptan aynlacaktı. Rick kabul etti. Yani kötü adam Roger'ın hiçbir sebep olmaksızın aniden Rick'e tekmeyi koyduğu fikri acayip saçma.

Peki siz Roger'ın Rick'e olan bu tavrına nasıl yaklaştınız?

Gilmour: (İç çekerek) Buna razı olmadım. Roger onunla bu konuşmayı yaptıktan sonra Rick'le bir akşam yemeğe çıktım ve eğer grupta kalmak isterse onu destekleyeceğimi söyledim. Rick'e albüm için çok fazla bir şey yapmadığını ve açıkçası ondan çok da memnun olmadığımı belirttim -gerçekten çok az şey yapmıştı, klavye bölümlerinin büyük bir kısmını ben, Roger, Bob Ezrin, Michael Kamen ve Freddie Mandell yapmıştık. Ama gruptaki yeri benim için kutsaldı. O zaman ve şimdi, bu konuyla ilgili olarak benim düşündüğüm şey değişmedi; eğer insanlar yapılan işi beğenmiyorlarsa ayrılma seçenekleri vardır, ama başkalarını gruptan kovma hakları yoktur.

Grup üyelerinden bu davranışınıza nasıl bir tepki geldi?

Waters: Dave'le Güney Fransa'daki evimin bahçesinde konuşuyorduk ve bana 'Nick'den de kurtulalım' demişti. Bahse girerim hatırlamıyordur. Ben de, 'Sakinleş bakalım Dave, Nick benim arkadaşım' demiştim.

Siz bu olayı duyunca ne yaptınız?

Mason: Büyük bir ihtimalle gruptan atılacak bir sonraki kişi bendim. Ve daha sonrasında da Dave gidecekti. Şimdi bu konudan bahsederken meraka düşüyorum. Sanırım Roger, bu albüm için fikir ortaya atanın kendisi olduğunu düşünüyordu ve kontrolü ele geçirmek istiyordu. Roger'la grup kurulmadan önce öğrencilik yıllanndan arkadaştık ve bu yüzden güçlü bir konumda olduğumu sanıyordum. Benim düşündüğüm, grup içinde aslında felsefi bir bölünme olduğuydu. Ben ve Roger özel efektleri, gösteri yapmayı, teknolojiyi, bir anlamda müzik dışı şeyleri seviyorduk. Oysa Dave ve Rick müzikal anlamda kusursuz bir konumda olmayı yeğliyorlardı. Genelleme yapmak istemiyorum ama proje basından beri büyük bir teatral yapım olarak düşünüldüğü için ayrılıklar başladı. Çünkü Rick kavga edebileceğiniz biri değildir, fazlasıyla yumuşak huyludur. Olanlara karşı koyabilirdi ama sanırım Roger iyi manevra yaptı, (gülüyor) Stalin'i bile serseme çevirebilirdi. O zaman durumu değiştirmek ya da bir şeyler yapabilmek için çaresizdik, çünkü Roger, Rick grupta kalırsa kendinin ve albümün olmayacağını açıkça belirtmişti. Mali kriz içindeydik -sadece kayıplar değil, gerçek anlamda iflasın eşiğinde olmamız da- hepimizi dehşete düşürüyordu. Üzerimizde çok baskı vardı. Kendimi suçlu hissetmiştim. Hala gerçekten suçlu olduğumu düşünüyorum. İnsan geçmişe baktığında bir olayla ilgili olarak iyi bir şey yapabileceğini ama yapamadığını düşünmeyi sever.

Roger'dan gelen bu tepkinin altında başka bir neden olabileceğini düşündünüz mü hiç?

Wright: 'Evet, gruptan ayrıldı çünkü çok fazla uyuşturucu kullanıyordu ya da içkiyle başı dertteydi' demek kolay olabilirdi. Dürüstçe konuşmak gerekirse bu kesinlikle uyuşturucuyla ilgili bir sorun değildi. Şüphesiz hepimiz uyuşturucu kullanıyorduk, ben, Roger, Dave, Nick, Bob Ezrin, ama sadece keyif için bir toplulukta.

   Waters: Aramızda uyuşturucu kullananlar vardı -bazılarının bu konuyla ilgili gerçekten büyük sorunları vardı. Ben kesinlikle uyuşturucu kullanmadım.

   Wright: Şimdi düşünüyorum da başından beri Roger ve ben asla iyi arkadaş olamadık fakat o egosunun derdine düşene kadar düşman da olmadık. Her şeyi kontrol etme sevdasına kapılınca attığı ilk adım, 'Rick'i gruptan atacağım, zaten onu başından beri sevmemiştim' demesi oldu. Bu adım, lider, söz yazan, prodüktör olması için yaptığı büyük planın sadece bir bölümüydü. İnsanlar onun için çalacaktı. Diğer adım, arkadaş olsalar da, duyduklarıma göre Nick'i gruptan atmak olacaktı. Bunların saçmalık olduğunu düşünebilirsiniz ama böyle planlar kurduğunu tahmin edebiliyorum.

   Sanırım size, gruba olan ilgimi kaybettiğimi söyleyecektir -"Animals" albümünü yaparken menajerimizle konuştuğumuzu hatırlıyorum, 'gruptan ayrılacağım, Roger'ın işleri halletme tarzına dayanamıyorum' demiştim. Fakat çoğu zaman mutlu olamasam da ayrılma konusunda ciddi değildim. O zamanlar karımdan boşanmaya uğraşıyordum ve "The Wall" için çalışırken çok hevesli değildim. Elimde hiç bir şey yoklu. Roger katkıda bulunamayışımın sebebini çok rahatlıkla anlayabilirdi. Fransa'da "The Wall"un kayıtları bittikten sonra bir ara verdik ve ailemi görmek için Yunanistan'a gittim. Steve O'Rourke beni aradı, 'Hemen Los Angeles'a gel, Roger klavye bölümlerine başlamanı istiyor' dedi. Ben de 'çocuklarımı aylardır görmedim, kararlaştırdığımız tarihte geleceğim' dedim. 'Haklısın, anlıyorum' dedi. Kararlaştırılan gün Steve yanıma geldi ve Roger'ın gruptan ayrılmamı istediğini söyledi.

   Mason: Rick sadece bu isteği kabul etti ve ayrıldı. Sanırım, 'zaten böyle giderse dayanamayacağım' diye düşündü.

Neden gruptan ayrılmayı kabul ettiniz?

Wright: Dave ve Nick 'Bu doğru değil, bunun adilce olduğunu düşünmüyoruz' diyebilirlerdi. Toplandığımızda 'Bak, ya gidersin ya da elimdeki malzemeleri sana veririm, The Wall'u sen yaparsın'dedi. Bu bir blöf olabilirdi ama bana aynen böyle dedi. Parasal durumumuz berbattı ve bana 'tüm paranı son kuruşuna kadar alacaksın fakat şimdi ayrıl, albümü bitirmek için senin yerine başka birklavyeci bulalım' dedi. Tüm bunları uzun uzun düşündüm, uykusuz geceler geçirdim. Blöfü anlayıp 'Tamam, sen git ve solo albümünü yap' diyebilirdim ve o da bana 'Pekala, tüm yapılanları parçalayıp atacağım' diyebilirdi -her şey onundu ve bu yüzden bunu yapmaya hakkı vardı.- Düşündüm, düşündüm ve sonunda bu adamla zaten çalışamayacağıma karar verdim. Mali durum beni endişelendiriyordu ve tüm grubun yavaş yavaş dağıldığını hissediyordum. Eğer 'hayır, gitmiyorum' desem ne olurdu bilmiyorum ve sanırım ölene kadar da bilemeyeceğim. Doğru ya da yanlış ayrılmaya karar verdim. Fakat albümdeki klavye kayıtlarımı da bitirecektim, albümün canlı gösterilerinde de bulunmak istedim. Daha sonra gruba 'Hoşçakal' diyecektim.

   Tüm bu olayların içinde en enteresan şey, Roger'ın çalamadığımı düşündüğü halde neden 'Tamam, bu iyi, albümü bitirebilirsin, gösterilere de katıl' demesi oldu. Bu çok tuhaftı. Özel hayatımda gerçekten kafamın kanştığını hissettiğim ender anlardan biriydi bu.

   Guthrie: İnsanlar hatırlasa da hatırlamasa da Rick bu albümde çok güzel çaldı.

   Wright: Terapistim bu konuda hala çok kızgın olduğumu düşünüyor. Çok çirkindi. Pink Floyd, onun olduğu kadar benim de grubumdu. Roger, Nick ve Dave, The Wall'dan sonra bozuşmalanna rağmen "The Final Cut"ı çıkardılar. Anladığım kadarıyla bu çok saçma bir işti çünkü stüdyoda çok büyük kavgalar olmuş ve nerdeyse birbirlerine girmişler. Dave albümde isminin görünmesini istememiş. Bunları duymak, gruptan kovulmamla başa çıkmama yardımcı oldu. Bana yapılanlar hoş değildi -aradan 18 yıl geçmesine rağmen hala bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Umarım günün birinde Roger'la otururuz ve bana 'evet, sana yapılan haksızlıktı' der.

   Waters: Hayır. Bu yapılacak en doğru şeydi.

Hosted by www.Geocities.ws

1