|
|
|
İlk Yazım...
Pazar günü dehşet dolu dakikalar yaşadım. ATV'de yayınlanan, adının sonradan Pasifik Polisleri olduğunu öğrendiğim diziyle karşılaştım.
Adından da anlaşılacağı üzere bu dizi Amerika'da Pasifik Kıyısında Los Angeles olduğunu tahmin ettiğim şehirde maceradan maceraya umarsızca koşan polisler hakkındaydı. Ama bu polisler daa önceki dizi ve filmlerden alıştığımız eski amerikan arabası, kahve ve donut üçlemesiyle uzaktan yakından alakalı değildi.
Eskiden Kara Şimşek Michael olarak tanıdığımız David Haselhoff'un Bay Watch adlı dizisini izleyen bir prodüktör ya da her neyse, düşünmüş, taşınmış, kendi kendine "Ya ben de böyle içinde yanık tenli güzel kızların ve yapılı erkeklerin oynadığı, denizkıyısında, kumsalda geçen, seyrederken güldürmediği kadar da düşündürmeyen bi dizi yapayım" demiş, ve ortaya aciz, zavallı, gariban bir dizi çıkmış.
Bu dizideki polislerin öncelikle kıyafetleri çok falsolu. Bu polis grubunun lideri olan Yüzbaşı rütbeli, saçları karizmatik olsun diye şakakları hafif kırlaştırılmış komiserimiz dahil herkes siyah tayt ve beyaz tişört giymekte. O eski lanet aynasızlar imajından çok uzak. Daha kötüsü, ve giydikleri kıyafetin bir yerde izahatı bu polisler bisiklete biniyorlar. Şehirde olay mı oldu, hoop atla bisiklete, pedala kuvvet olay yerine. Bisikletler de bildiğimiz, benim jenerasyonumun ortaokul çağlarından kalma BMX'ler. Bir de dizide herkesin müthiş bir yön adres tahmin edebilme yeteneği var. Dizinin bir yerinde kesinlikle kısaltmadığım şöyle bir konuşma geçti:
(Telsiz anonsu) Tüm ekiplerin dikkatine!
(Esas kız) Tamam oraya geliyoruz!
Nereye gidiyosun, niye gidiyosun. A güzel kızım bir dinle, belki anonsun sonunda daha farklı birşeyler söyleyecek, belki biryere gitmene gerek kalmayacak. Hayır beni daha da hayrete düşüren şey, kızın gittiği yerde hakkaten bi cinayet vardı. Bir adam kasap havasında halay çeken sarhoş duruşuyla havuzun ortasında suyun içinde duruyor, bizim yanık tenli polislerimiz olayın bir cinayet olduğunu şıp diye anlıyor ancak bizim pskletli polislere kıl olan cinayet masasının fena polisi adamın sarhoş olup suya düştüğünü iddia ediyor. Bu iddiadan iki saniye kadar sonra tabiki bizim adamların sayesinde bir ipucu bulunuyor ve cinayet olduğu anlaşılıyor ve bunun üzerine dizi boyunca çeşitli kovalamacalar ve heyecanlar başlıyor. Bizim pasifik aynasızları bu kovalamacalar boyunca nice otomobil ve motosikletin peşine takılıp, mahkum oldukları basit mekanik makinenin lanetiyle başarısız oluyorlar, düşüyorlar, oraları buraları yara bere içinde kalıyo (Benim kaçırdığım nokta, adamın teki kalkıp bir dizi yapıyo, esas kız ve esas oğlan rolünde oynattığı herkesi maymuna çeviriyo, ama bu diziyi yapan kadar oynayanlar da oynatanlar da ve bizim gibi salak salak seyredenler de kabahatli). Dizi boyunca topu topu iki kişi yakalayabilen yanık tenli arkadaşlarımız, bunlardan sadece birini bisikletleriyle başarabiliyorlar. Diğerini ise iki polis kızımız striptiz yaparak yakalıyo. Dizinin başında bu bisikletli manyaklara kıl olan cinayet masasının fena polisi bu başarılarından sonra bizimkleri tebrik ederek "İnsanın kendi hatalarını kabul etmesi ne büyük erdemdir" teması işleyerek diziyi bitiriyor.
Midem bulandı!
|
|
This page is hosted
by 
|
|
|