http://www.geocities.com/lordunuz

Haftanın Yazısı Önceki Yazılar Gidin, okuyun, seyredin, dinleyin Sesinizi Duyurun Başkalarının Sayfaları Lordunuz Kimdir, Ne Yer, Ne İçer? Yazın Bakalım Başkaları Ne Düşünmüşler, Ne Demişler?


Yollayın Bakalım!


The Cell


Rol Yapanlar: Jennifer Lopez, Vince Vaughn, Vincent D'onofrio
Yönetici: Tarsem Singh

Önce kahramanlarımızı tanıyalım: Catherine (Jennifer Lopez), özel yeteneklere sahip olduğuna inanılan başarılı ve aynı zamanda tabii ki taş gibi bir psikolog ablamız. Carl (Vincent D'onofrio) ise kendini sırtına monte ettiği halkalara kanca takmak vasıtasıyla tavana asmak gibi entresan zevklere sahip olan, boş zamanlarında gözüne kestirdiği kadınları çölün ortasında hazırladığı cam bir kafese koyup 48 saat içinde kafesi suyla dolurmak suretiyle öldürmekten zevk alan ruh hastasi bir tip. Bu arkadaş, son avını kafese koyduktan sonra keyif sürerken aniden geçirdiği bir kriz sonucu şoka girer ve de tam o esnada esas oğlan ve arkadaşları tarafından kıskıvrak yakalanır. Maalesef bu yaratıcı arkadaşımız girdiği şok sonucu gerçek dünya ile bağlantısını sonsuza dek yitirir, oysa ki zavallı kurbanın ("kurbağanın" gibi olmuş:) - lordunuz) yerini -haliyle- sadece Carl bilmektedir. Geriye kalan tek seçenek 48 saat dolmadan önce Catherine'in çalışmakta olduğu labaratuvardaki donanım sayesinde Carl'dan bu bilgiyi zihinsel ortamda ama Carl'ı kıllandırmadan almaktır. Bu aşamada verdiğim teknik bilginin yetersizliğinin farkındayım, şimdi aklınıza "donanım ne? labaratuvar ne iş? Kim bu insanlar? Karl nası bi şoka girdi? Esas oğlan nası bi tip?" gibi sorular geliyor, biliyorum ama o kadar detaya girip filmin bokunu çıkarmayayım.

Zihinsel triplerin olduğu sahneler gerçekten muhteşem ve nefes kesici. Tahminlerime göre yönetmen ya da senarist arkadaş LSD ortamlarına biraz fazla mariz kalmış ama görüntülerin güzelliği ve hayal gücü etkileyiciydi. Kimi zaman kendimi bir NIN videosu seyredermis gibi hissettiğim anlar da olmadı değil, akbabalar, deforme edilmis yüzler ve vücutlar gibi tanıdık öğelerin olduğu sahnelerin çokluğundan olsa gerek. Gel gör ki beyindeki bu seyahat ortamlarıyla kimi zaman ardarda kimi zaman da aynı anda gösterilen polisiye sahneler filmi adeta ortadan ikiye boluyor, "ulan bu ne biçim perhiz bu ne biçim lahana turşusu?" diye ukalaca düşünüyorsunuz. Ya da sadece ben düşünüyorum. Bilmiyorum.

Ork (Düzeltiyorum, Sir Ork- lordunuz)





This page is hosted by

Hosted by www.Geocities.ws

1