Anasayfa
Hayat
Leviathan
Meclise dikiz
Medya
Tarih
Görsel
Linkler
[email protected]
Cyberman
Çizgili Roman
Leviathan
"Ulusal Füze Savunması"
National Missile Defense 15 Mart 2002 günü Pasifik Okyanusu'nun 140 mil üzerinde bir "Minuteman" kıtalararası balistik füzesi imha edildi. Modifikasyonlu, savaş başlıksız füze 30 dakika önce California'daki Vandenberg Hava Kuvvetleri Üssü'nden fırlatılmıştı. Yerel saatle 09:11'de. Füzeyi imha eden enterseptör ise, 4800 mil uzaklıktaki Marshall Adaları'ndan yola çıkmıştı. Füzenin fırlatılışından 20 dakika sonra harekete geçen enterseptör ve onu yönlendiren sistem, testleri devam eden "National Missile Defense" (Ulusal Füze Savunma") programının bir parçasıydı.
2. Dünya Savaşı'nın son günlerinden beri ABD Savunma Bakanlığı'nın gündeminde olan "ulusal füze savunması" kavramı, son 10 yıllık dönemde bir "teknoloji geliştirme projesi" olmaktan çıkıp uygulamaya doğru adım adım gidiyor.

Türkiye'de medyada zaman zaman "füze kalkanı sistemi" olarak da gündeme gelen bu programın hedefi, ABD topraklarını sınırlı füze tehditlerinden (kaza sonucu fırlatmalar dahil) korumak üzere, düşük maliyetli ve operasyonel açıdan etkili bir sistem kurmak.

Kimyasal ve biyolojik yük taşıyabileceği gibi, nükleer başlık taşıma olasılığı da öngörülen füzelere karşı geliştirilen sistemin işlevsel kompozisyonu şöyle:

- Balistik füze tehdidini karşılayabilecek bir NMD sisteminin oluşturulması
- Düşman balistik füzelerinin fırlatılmasınndan itibaren seyrinin algılanması
- Bu balistik füzelerin seyrinin yer radarllarıyla izlenmesi
- Söz konusu balistik füzelerin, atmosferinn üzerinde karşılanması ve vurularak imha edilmesi

1996 öncesinde bir teknoloji geliştirme programı olarak yürütülen program, bu tarihte bir "Ana Savunma Tedarik Programı"na dönüştürüldü. İlk üç yıllık evrenin ardından, 2000 yılında, ABD Başkanı Clinton, Savunma Bakanlığı raporuna dayanarak sistemin konumlandırılıp konumlandırılmaması konusunda bir karar verme noktasında bulunuyordu. Bu kararında temel alacağı ana kriterler arasında ise şunlar vardı:

- ABD'ye yönelik Kıtalararası Balistik Füzee Tehditi
- NMD sisteminin teknik açıdan olgunluk düzzeyi
- NMD sisteminin maliyet projeksiyonu

Bu aşamada Başkan Clinton, sistemin konumlandırılması kararını vermek yerine, söz konusu kararı kendisinden sonra gelecek başkana bırakmayı tercih etti. Bu tercihinin arkasındaki faktörler, sistemle ilgili testlerin henüz yeterli görülmemesi, hızlandırıcı roketleriyle ilgili testlerin yapılmamış olması ve sistemin, düşmanın karşı önlemleri açısından yeterliliği hakkında tam olarak cevaplanmamış sorular bulunmasıydı.

Konumlandırılması ve servise sokulmasıyla ilgili karar artık Başkan George W. Bush'un sorumluluğu ve yetkisinde olan NMD sistemi şu unsurlardan oluşuyor:

- Yerden Fırlatılan Enterseptörler (GBI) - Savaş İdare, Komuta, Kontrol ve Muhaberatt (BMC3)
buna dahil olan
- Savaş İdare, Komuta ve Kontrol (BMC2) ve
- Uçuş halinde Enterseptör Muhaberat Sistemi (IFICS)
- X-Bant Radarlar (XBR'ler)
- Yenilenmiş Erken Uyarı Radarı (UEWR)
- Savunma Destek programı uyduları / Uzay mmerkezli Infrared Sistemi (SBIRS)

Sistem nasıl çalışıyor?

Yerden Fırlatılan Enterseptörler (GBI): NMD sisteminin "silahı" olan GBI'ların misyonu, ülkeye yönelen füzelerdeki savaş başlıklarını atmosferin dışında (exoatmospheric) yakalayıp vurarak imha etmek. Enterseptörler, uçuşları sırasında BMC2'den IFICS aracılığıyla, balistik füzelerin konumunu güncelleyen enformasyon alıyorlar. Bu enformasyon sayesinde, GBU'ların üzerinde bulunan algılama (sensor) sistemi, hedefi tanıyor ve hedefe yöneliyor. GBI füzesi iki ana unsurdan oluşuyor: EKV ("Kill Vehicle") ve katı yakıtlı hızlandırıcılar. Her GBI operasyon sahasının, ilk aşamada 20 enterseptör füze alabilmesi ve 100 enterseptör füzeye kadar genişlemeye elverişli olması gerekiyor. GBI'lar, yeraltı fırlatma silolarında bekleyecek ve ancak fırlatma anında yüzeye çıkacak. Fırlatma kararı ise, sadece ABD'nin bir balistik füze saldırısına uğraması halinde alınacak.

Savaş İdare, Komuta ve Kontrol (BMC2): ABD'ye yönelik bir balistik füze saldırısı halinde NMD sistemi, BMC3'ün alt unsuru ve tüm sistemin "beyni" olan BMC2 üzerinden kontrol ve idare edilecek. BMC2, karar destek sistemleri, savaş idare sistemleri, savaş idare ekranları ve gelişen durum hakkında enformasyon güncellemesi sağlıyor. İzleme uyduları ve yer radarları, hedefin konumunu belirliyor ve savaş idare birimlerine hedefle ilgili seyir verilerini iletiyor. Savaş idare birimlerinde ise bu enformasyon işleniyor ve enseptörlere hedefle ilgili görevler iletiliyor. BMC2 operasyonları, büyük ölçüde, NMD sistemiyle ilgili veri işleme ve idare işlevlerinden oluşuyor ve saldırıyı hazırlıklı karşılama, izleme ve bakım işlevleri açısından sistem için bir merkez olarak işlev görüyor.

Uçuş halinde Enterseptör Muhaberat Sistemi (IFICS): BMC3'ün alt unsuru olan sistem, uçuş sırasında GBI'lara hedef ve durum verilerini sağlayan, coğrafi olarak dağıtılmış yer istasyonlarından oluşuyor. NMD sisteminin desteklenmesi için 14 IFICS (7 çift) bulunması gerekiyor. IFICS sahalarında, bakım çalışmaları haricinde, sürekli personel bulundurulması gerekmiyor.

X-Bant / Yer Radarları (XBR): ABD'ye yönelen balistik füzelerin izlenmesi, ayırdedilmesi ve vurulmasında veri sağlayan, yerde konumlandırılmış, çok işlevli radarlar, hedef çözünürlüğünün artırılması için yüksek frekans ve ileri radar sinyal işleme teknolojisi kullanıyorlar. Bu, birbirine yakın uzay cisimlerinın ayırdedilebilmesine olanak veriyor. Radar, daha ilk aşamadan balistik füzenin seyriyle ilgili veri sağlamaya başlıyor ve gerçek zamanlı olarak izlemeye ve seyirle ilgili verileri BMC2'ye geçmeye devam ediyor.

Yenilenmiş Erken Uyarı Radarı (UEWR): ABD'yi hedef alan balistik füzeleri algılayan ve füzelerin seyrini izleyen mevcut radarlardaki yazılımların yenilenmesi, bu radarları, NMD sistemini destekleyecek düzeye çıkaracak.

Savunma Destek Programı uyduları / Uzay merkezli Infrared Sistemi (SBIRS): Mevcut Savunma Destek Programı uyduları, ABD'ye erken uyarı yeteneği sağlıyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde Uzay merkezli Infrared Sistemi (SBIRS) bu uyduların yerini alacak. NMD, konumlandırma kararı alındığında bu sistemlerin hangisi devredeyse onu kullanacak. Konumlandırma kararının geçiş aşamasına rastlaması halinde ise, iki sistemin kombinasyonunu kullanacak. NMD'nin gelecekte kullanacağı sistem olan SBIRS, halen NMD'den bağımsız olarak ABD Hava Kuvvetleri tarafından geliştiriliyor. NMD programında kullanıldığında, SBIRS'a dahil olan algılayıcı (sensor) uydular, balistik füzeleri seyir boyunca takip edecek. Bu enformasyon, BMC2'ye mümkün olan en erken seyir tahminlerini sağlayacak.

ABM Anlaşması'ndan çekilme kararı

Aslında NMD programı, kökleri 2. Dünya Savaşı'ndaki "Nazi Füze Programı"na kadar giden "Ballistic Missile Defense / Balistik Füze Savunması" (BMD) konseptinin bir uzantısı. O tarihlerde, Almanya tarafından hazırlanan, dünyanın ilk kıtalararası balistik füze (ICBM) planlarının savaş sonrasında ABD tarafından öğrenilmesinin ardından, benzer füze saldırılarına karşılık verecek bir savunma sisteminin oluşturulmasıyla ilgili uzun vadeli araştırmalara başlanmış. Balistik Füze Savunması konsepti çerçevesindeki proje ve uygulamalar, Soğuk Savaş yıllarındaki faaliyetlerle zenginleşerek bugüne ulaşıyor.

13 Aralık 2001 tarihinde ABD Başkanı George W. Bush'un, 1972 tarihli Anti - Balistik Füze Anlaşması'ndan (ABM) çekilme kararını açıklamasının ardından, NMD programı, Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya ve Çin başta olmak üzere tüm dünyanın daha da büyük bir hassasiyetle izlediği bir konu haline gelmiş durumda.

"Medeniyet Savaşı"
Mark Twain'e göre, bir soyluyla anaconda arasındaki fark